Geri Dön

Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalına ceza ehliyeti değerlendirilmesi için müracaat ettirilen erişkinlerin adli psikiyatrik ve sosyodemografik özelliklerinin incelenmesi

Examination of the forensic psychiatric and sociodemographic characteristics of adults WHO are applied to the Akdeniz University department of forensic medicine for the evaluation of criminal license

  1. Tez No: 790325
  2. Yazar: MUSTAFA YAŞAR
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET ATILGAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Adli psikiyatri, Adli tıp, Ceza ehliyeti, Cezai sorumluluk, Retrospektif çalışmalar, Sosyodemografik özellikler, Forensic psychiatry, Forensic medicine, Criminal liability, Retrospective studies, Socio-demographic characteristics
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Adli Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Ceza sorumluluğu kavramı, eski çağlardan beri hem kamu vicdanı açısından, hem de hukuki ve tıbbi açılardan en tartışmalı konulardan biri olmuştur. Günümüzde bu kavram üzerinde eskiye göre güçlü bir toplumsal fikir birliği bulunmaktadır ve ülkemizde Türk Ceza Kanunun 31. maddesinde yaş küçüklüğü, 32. maddesinde akıl sağlığı, 33. maddesinde sağır ve dilsizlik, 34. maddesinde ise geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma başlıkları altında yasal çerçevede ele alınmıştır. Çalışmamızda Anabilim Dalımıza erişkinlerde ceza ehliyeti değerlendirilmesi için müracaat ettirilmiş olguların ceza sorumluluğu kararları ile, sosyodemografik özelliklerinin, işledikleri iddia olunan suç türlerinin ve adli psikiyatrik özelliklerinin birbiriyle ilişkisinin değerlendirilmesi ve bu sayede literatüre katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalına 01.01.2016- 31.12.2020 tarihleri arasında ceza ehliyeti değerlendirilmesi için müracaat ettirilen olguların verileri retrospektif olarak Anabilim Dalı fiziki arşivi, elektronik rapor veri tabanı ve Hastanemiz Mia-Med bilgi işlem sistemi üzerinden elde edilmiştir. 1011 olgudan elde edilen veriler IBM SPSS versiyon 26.0 (IBM Corporation, Armonk, NY, USA) aracılığıyla bilgisayar ortamına yüklenmiş ve gerekli istatistiksel analizler yapılmış, istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmamızda değerlendirilen 1011 kişinin yaş ortalaması 37,04 olup; %84'ü (n:849) erkek, %16'sı (n:162) kadındır. Eğitim süresi ortalaması 8 yıl olup, %53,5'i (n:541) ilköğretim mezunu, %49,8'i (n:503) bekardı, %55,1'inin (n:557) çocuğu yoktu, %48,7'si (n:492) olay tarihinde işsizdi. Olguların yalnızca %26,7'si (n:270) alkol kullanıyordu, %29,8'inin (n:301) ise madde kullanım öyküsü bulunuyordu. Olguların %26,3'ünün (n:266) yaralama, %23,2'sinin (n:235) hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik, %11,6'sının (n:117) hakaret veya tehdit ve %7,8'inin (n:79) cinsel saldırı suçları işlediği iddiasıyla müracaat ettirildikleri belirlenmiştir. Öldürme suçu işlediği iddia edilen olguların %66,7'sinin (n:8), yaralama suçu işlediği iddia edilen olguların %55,6'sının (n:148), cinsel saldırı suçu işlediği 111 iddia edilen olguların %53,2'sinin (n:42), hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik suçu işlediği iddia edilen olguların %51,9'unun (n:122) ilköğretim mezunu olduğu, terör suçu işlediği iddia edilen olguların ise %62,5'inin (n:5) üniversite mezunu olduğu belirlenmiştir. Kayıtlara göre; yaralama, cinsel saldırı ve hırsızlık, sahtecilik veya dolandırıcılık suçları işlediği iddia edilen olguların olay tarihinde en sık çalışma durumunun işsiz kategorisinde olduğu ve oranların sırasıyla %52,3 (n:139), %46,8 (n:37) ve %47,2 (n:111) olduğu tespit edilmiştir. Öldürme suçu iddiasıyla müracaat ettirilen olguların %66,7'sinin (n:8) ve terör suçu işlediği iddia edilen olguların ise %75'inin (n:6) olay tarihinde bir işte çalıştığı belirlenmiştir. Olguların yalnızca %37,8'inde (n:382) suç öyküsü bulunuyorken; öldürme, yaralama, cinsel saldırı ve hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik suçları iddiasıyla müracaat ettirilen olguların çoğunlukla bilinen bir suç öyküleri olmadığı ve suç öyküsüne rastlanmama oranların sırasıyla %75 (n:9), %65 (n:173), %78,5 (n:62) ve %51,5 (n:121) olduğu; askerden veya cezaevinden firar eden veya asker kaçağı olan olguların ise %55,9'unun (n:33) suç öykülerinin bulunduğu kayıtlıdır. Yapılan psikiyatrik ve nörolojik muayeneler sonucunda; olguların %22,6'sına (n:228) şizofreni veya psikotik bozukluk, %11,1'ine (n:112) bipolar bozukluk, %10,2'sine (n:103) ise zeka geriliği tanısı konduğu, tespit edilmiştir. Olguların %41'inde (n:414) TCK 32/1 kapsamında ceza ehliyeti olmadığı, %37,3'ünde (n:378) ceza ehliyetinin tam olduğu, %8,8'inde (n:89) TCK 32/2 kapsamında azaltılmış ceza sorumluluğu olduğu, %0,2'sinin (n:2) TCK 34/1 kapsamında ceza ehliyetinin geçici olarak ortadan kalkmış olduğu kararı verildiği, %12,7'sinin (n:128) kapalı psikiyatri servisinde gözlem altına alınarak karar verilmesi için sevk edildiği belirlenmiştir. TCK 32/1 veya TCK 32/2 maddeleri kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu kararı verilen olguların en çok ilköğretim mezunu (oranlar sırasıyla %44,6 (n:185) ve %57,3 (n:51)), ikinci sıklıkta lise mezunu (oranlar sırasıyla %23,6 (n:98) ve %14,6 (n:13)) olduğu; ceza ehliyeti tam olan olguların %61,9'unun (n:234) ilköğretim, %17,7'sinin (n:67) lise mezunu olduğu kayıtlıdır. TCK 32/1 ve TCK 32/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu kararı verilen olguların olay tarihinde çoğunlukla işsiz (oranlar sırasıyla 112 %56,3 (n:232) ve %48,3 (n:43)) olduğu; ceza ehliyeti tam olan olguların ise %46,9'unun (n:177) aktif olarak bir işte çalıştığı, %40,5'inin (n:153) işsiz olduğu belirlenmiştir. TCK 32/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun bulunan 414 olgunun %30,2'sinin (n:125) yaralama, %17,2'sinin (n:71) hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik suçları; TCK 32/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun bulunan 89 olgunun %32,6'sının (n:29) hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik, %28,1'inin (n:25) yaralama suçu, ceza ehliyeti tam olan 378 olgunun %28,9'unun (n:109) hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik, % 21,6'sının (n:82) ise yaralama suçu işledikleri iddiasıyla müracaat ettirildikleri belirlenmiştir. Şizofreni veya psikotik bozukluk tanısı konmuş 228 olgunun %84,7'sinin (n:193), bipolar bozukluk tanısı alan 112 olgunun %82,2'sinin (n:92), zeka geriliği tanısı konmuş 103 olgunun %73,8'inin (n:76) TCK 32/1 maddesi kapsamında ceza ehliyeti olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Sınırda mental kapasiteye sahip 15 kişinin %73,4'ünün (n:11) TCK 32/2 maddesi kapsamında, %13,3'ünün (n:2) TCK32/1 maddesi kapsamında, %13,3'ünün (n:2) ise ceza ehliyetinin tam olduğu; hafif zeka geriliği bulunan 57 olgunun %75,4'ünün (n:43) TCK 32/1 maddesi, %24,6'sının (n:14) TCK 32/2 maddesi kapsamında olduğu; orta düzeyde zeka geriliği (n:28) ve ağır zeka geriliği (n:3) bulunan olguların tamamının ise TCK 32/1 maddesi kapsamında olduğu şeklinde raporlandığı belirlenmiştir. Ceza ehliyeti değerlendirmesi sonucunda“ceza ehliyetinin etkilendiği”, yani TCK 32/1, TCK 32/2 veya TCK 34/1 maddelerinden birinin kapsamında olduğu şeklinde rapor verilen 505 olgunun ceza ehliyetlerinin etkilenmesine sebep olan hastalıklar açısından dağılımına bakıldığında; %41,3'ünün (n:209) şizofreni veya psikotik bozukluk, %20,7'sinin (n:105) bipolar bozukluk, %20'sinin (n:101) ise zeka geriliği nedeniyle ceza ehliyetlerinin etkilendiği, saptanmıştır. Ceza ehliyeti etkilenmiş olgular tarafından işlendiği iddia olunan yaralama (n:150) suçlarının %46,7'sinin (n:70) şizofreni veya psikotik bozukluk, %22,7'sinin (n:34) bipolar bozukluk, %15,3'ünün (n:23) zeka geriliği; cinsel saldırı (n:41) suçlarının %51,2'sinin (n:21) zeka geriliği, %26,8'inin (n:11) şizofreni veya psikotik bozukluk, %9,8'inin (n:4) bipolar bozukluk; hırsızlık, 113 dolandırıcılık veya sahtecilik (n:102) suçlarının %29,4'ünün (n:30) zeka geriliği, %29,4'ünün (n:30) şizofreni veya psikotik bozukluk, %18,6'sının (n:19) bipolar bozukluk, %2,9'unun (n:3) kleptomani tanısı konulan olgular tarafından işlendiği belirlenmiştir. Çalışma kapsamında değerlendirilen 1011 olgunun ağırlıklı olarak 30-44 yaş grubu, erkek, ilköğretim mezunu, bekar, çocuk sahibi olmayan, işsiz, madde kullanım öyküsü bulunmayan ve alkol kullanmayan kişilerden oluştuğu görülmüştür. Yapılan psikiyatrik ve nörolojik muayeneler sonucunda en çok şizofreni veya psikotik bozukluk, bipolar bozukluk ve zeka geriliği tanılarının konduğu, olguların %34,8'inin ise muayene sonucunun doğal bulunduğu veya tanı konamadığı anlaşılmaktadır. Zeka geriliği tanısı alan 103 olgunun 57'sinin (%55,3) hafif zeka geriliği, 28'inin (%27,2) orta düzeyde zeka geriliği, 15'inin (%14,6) sınırda mental kapasite ve 3'ünün (%2,9) ağır zeka geriliği düzeyinde olduğu saptanmıştır. Olguların %50'sinin ceza ehliyetlerinin etkilendiği (yani TCK 32/1, TCK 32/2 veya TCK 34/1 maddesi kapsamında oldukları), %37,3'ünün ceza ehliyetinin tam olduğuna karar verildiği, %12,7'sinin ise kapalı psikiyatri servisinde gözlem altına alınarak karar verilmesi için sevk edildiği belirlenmiştir. Şizofreni veya psikotik bozukluk, bipolar bozukluk ve zeka geriliği tanısı konmuş olguların çok büyük kısmının (n=361, %81,5), TCK 32/1 maddesi kapsamında, organik beyin sendromu ve Asperger sendromu tanısı konmuş kişilerin tümünün (n=10, %100) TCK 32/1 maddesi kapsamında, kleptomani tanısı konmuş olguların tümünün (n=3, %100) ise TCK 32/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesinin uygun bulunduğu belirlenmiştir. Sınırda mental kapasite tanısı konan olguların büyük kısmının (n=11, %73,4) TCK 32/2 maddesi, hafif zeka geriliği olduğu belirlenen olguların büyük kısmının (n=43, %75,4) TCK 32/1 maddesi kapsamında, orta ve ağır derecede zeka geriliği olduğu belirlenen olguların ise tümünün (n=31, %100) TCK 32/1 maddesi kapsamında değerlendirildiği belirlenmiştir. 114 Ceza ehliyetleri etkilenmiş olguların bu duruma sebep olan psikiyatrik veya nörolojik hastalıklarının dağılımına bakıldığında sırasıyla en çok sizofreni veya psikotik bozukluk (n=209, %41,3), bipolar bozukluk (n=105, %20,7) ve zeka geriliği (n=101, %20) sebebiyle ceza ehliyetlerinin etkilendiği belirlenmiştir. Ceza ehliyeti etkilenmiş olguların işledikleri iddia edilen yaralama suçlarının sırasıyla en sık olarak şizofreni veya psikotik bozukluk (n=70, %46,7), bipolar bozukluk (n=34, %22,7) ve zeka geriliği tanılı olgular (n=23, %15,3) tarafından işlendiği görülmüşken; cinsel saldırı suçlarının %51,2'sinin (n=21) zeka geriliği, %26,8'inin (n=11) şizofreni veya psikotik bozukluk, hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik suçları işlediği iddia edilenlerde ise sırasıyla en çok zeka geriliği (n= 30, %29,4), şizofreni veya psikotik bozukluk (n=30, %29,4) ve bipolar bozukluk (n=19, %18,4) tanılı olgulara rastlandığı belirlenmiştir. Gerek bu çalışmada, gerekse Adli Tıp ve Psikiyatri polikliniklerinde ceza ehliyeti değerlendirmelerine dayanan diğer çalışmalarda, olguların önemli bir kısmı hakkında ceza ehliyeti kararı verilememekte (n=128, %12,7) ve kapalı psikiyatri servisinde gözlem altına alınarak karar verilmesi için olgu sevk edilmektedir. Ancak çalışmalar sevk edildikleri kapalı servislerde olguların çok azı hakkında ceza sorumluluğu olmadığı yönünde karar verildiğini ve ceza sorumluluğu olmadığı belirlenen kişilerin büyük çoğunluğunda psikotik bozukluk saptandığını göstermektedir. Müzekkerelere tıbben ve hukuken daha doğru yanıtlar verebilmek, psikotik bozukluk gibi hastalıkların tanısını daha rahat koyabilmek ve bu sayede gözlem altında karar verilmesi için sevk edilmek zorunda kalınan hasta sayısının azalmasını sağlamak, kapalı psikiyatri servislerindeki ağır yükü hafifletmeye katkıda bulunmak dosyalardaki eksikliklerin giderilerek olguların ve belgelerinin tekrar gönderilmesinin yaratacağı zaman kaybına ve hukuki gecikmelere engel olabilmek için, tüm tıbbi ve adli belgelerin müzekkere ve olgu ile birlikte gönderilmesi gereklidir.

Özet (Çeviri)

The concept of criminal responsibility has been one of the most controversial topics in terms of public conscience, legal and medical aspects since ancient times. Today, there is a strong social agreement on this concept compared to the past, and this situation is also taken into the legal framework in Turkish laws under Turkish Penal Code 31st, 32nd, 33rd and 34th articles, which comprises crimes committed by underage, mental health disorders, deafness and temporary reasons, such as being under the influence of alcohol or drug, respectively. In our study, it was aimed to evaluate the relationship between criminal responsibility decisions, types of crimes alleged to have been committed, sociodemographic and forensic psychiatric characteristics of the adult cases that were applied to Forensic Medicine Department for the evaluation of criminal responsibility, thus, to contribute to the medicolegal literature. The data of the cases, which were applied to Akdeniz University Faculty of Medicine, Department of Forensic Medicine for the evaluation of criminal responsibility between 01.01.2016 and 31.12.2020, were obtained retrospectively through the electronic and physical archive of Forensic Medicine Department, and the Mia-Med information processing system of the Hospital. The data obtained from 1011 cases were uploaded to IBM SPSS version 26.0 (IBM Corporation, Armonk, NY, USA) and the statistical significance level was accepted as p<0.05 by performing the necessary statistical analyzes. While the average age of 1011 people evaluated in our study was 37.04, 84% (n:849) were male and 16% (n:162) were female and the average education period was 8 years. Additionally, 53.5% (n:541) of the cases were primary school graduates, 49.8% (n:503) were single, 55.1% (n:557) had no children, 48.7% (n:492) was unemployed at the time of the incident. Only 26.7% (n:270) of the cases were using alcohol, and 29.8% (n:301) had a history of substance use. 116 Alleged crimes committed was assault in 26.3% (n:266) of the cases, theft, fraud or forgery in 23.2% (n:235), insult or threat in 11.6% (n:117) and sexual assault in 7.8% (n:79). Primary school graduates were comprised of 66.7% (n:8) of the cases claimed to have committed murder, 55.6% (n:148) of the cases alleged to have committed the crime of assault, 53.2% of the cases alleged to have committed the crime of sexual assault (n:42), 51.9% (n:122) of the cases alleged to have committed theft, fraud or forgery. On the contrary, 62.5% (n:5) of the cases alleged to have committed terrorist crimes were university graduates. According to reports, cases alleged to have committed assault, sexual assault, and theft, forgery or fraud were most frequently unemployed at the date of the incident and this group's rates in these crimes were 52.3% (n:139), 46.8% (n:37) and 47.2% (n:111), respectively. It was determined that 66.7% (n:8) of the cases who were applied with alleged murder and 75% (n:6) of the cases that were alleged with terrorist crime were working in a job on the date of the incident. While only 37.8% (n:382) of the cases had a previous criminal history, it was found that the cases applied for alleged murder, assault, sexual assault and theft, fraud or forgery mostly do not have a known previous criminal history, with rates of 75% (n:9), 65% (n:173), 78.5% (n: 62) and 51.5% (n:121), respectively. It was observed that 55.9% (n:33) of the cases who escaped from the military or prison or who were deserters had previous criminal histories. As a result of psychiatric and neurological examinations; It was determined that 22.6% (n:228) of the cases had been diagnosed with schizophrenia or a psychotic disorder, 11.1% (n:112) with bipolar disorder, and 10.2% (n:103) with mental retardation. No criminal responsibility had been detected, in accordance with TPC article 32/1, in 41% (n:414) of the cases, criminal responsibility had determined to be unaffected in 37.3% (n:378), reduced criminal responsibility was determined, in accordance with TPC article 32/2, in 8.8% (n:89). There had been reduced criminal responsibility, in accordance with TPC article 34/1, in 0.2% (n:2) of 117 cases, and 12.7% (n:128) of them had been referred to a closed inpatient psychiatric clinic to be evaluated under close observation. The cases that were decided to be within the scope of TPC articles 32/1 or 32/2 were most commonly primary school graduates (44.6% (n:185) and 57.3% (n:51), respectively), and the second most common was high school graduates (23.6% (n:98) and 14.6% (n:13), respectively). Moreover, 61.9% (n:234) of the cases with full criminal responsibility were primary school graduates, 17.7% (n:67) were high school graduates. The cases, within the scope of TPC articles 32/1, and 32/2, were mostly unemployed at the date of the incident (56.3% (n:232) and 48.3% (n:43) respectively), while 46.9% (n: 177) of the cases with full criminal responsibility were found to be actively working in a job, and 40.5% (n: 153) were unemployed. In all 414 cases determined to be in the scope of TPC article 32/1, 30.2% (n:125) of them allegedly committed assault, 17.2% (n:71) allegedly committed theft, fraud or forgery. On the other hand, in all 89 cases determined to be in the scope of TPC article 32/2, 32.6% (n:29) allegedly committed theft, fraud or forgery, 28.1% (n:25) allegedly committed assault. Among the 378 cases with full criminal capacity, 28.9% (n:109) of them allegedly committed theft, fraud or forgery, 21.6% (n:82) of them allegedly committed assault. In 84.7% (n:193) of 228 cases diagnosed with schizophrenia or psychotic disorder, 82.2% (n:92) of 112 cases diagnosed with bipolar disorder, and 73.8% (n:76) of 103 cases diagnosed with mental retardation were determined to have no criminal capacity in scope of TPC article 32/1. Of the 15 people with borderline mental capacity, 73.4% (n:11) were considered under TPC Article 32/2, 13.3% (n:2) were considered under TPC Article 32/1, and 13.3% (n: 2) of them were determined to have full criminal capacity. Moreover, 75.4% (n:43) of 57 cases with mild mental retardation were within the scope of TPC Article 32/1, 24.6% (n:14) were within the scope of TPC Article 32/2. It was determined that all of the cases with moderate mental retardation (n:28) and severe mental retardation (n:3) were considered within the scope of TPC Article 32/1. 118 Considering the distribution of 505 cases, which were determined to be within the scope of TPC Articles 32/1, 32/2 or 34/1 as a result of the criminal responsibility assessment, it was observed that the main disorder that affected their criminal responsibility was schizophrenia or psychotic disorder in 41.3% (n:209), bipolar disorder in 20.7% (n:105), and mental retardation in 20% (n:101). Among alleged assault suspects (n:150), whose criminal responsibility was determined to be affected, 46.7% (n:70) had schizophrenia or psychotic disorder, 22.7% (n:34) had bipolar disorder, 15.3% (n:150) had mental retardation. Among alleged sexual assault suspects (n:41), whose criminal responsibility was determined to be affected, 51.2% (n:21) had mental retardation, 26.8% (n:11) had schizophrenia or psychotic disorder, 9.8% (n:4) had bipolar disorder. Moreover, among alleged theft, fraud or forgery suspects (n:102), whose criminal responsibility was determined to be affected, 29.4% (n:30) had mental retardation, 29.4% (n:30) had schizophrenia or psychotic disorder, 18.6% (n:19) had bipolar disorder, 2.9% (n:3) had kleptomania. It was observed that the 1011 cases evaluated within this study were predominantly comprised of cases that is 30-44 years old, male, primary school graduate, single, without children, unemployed, without a history of substance or alcohol abuse. As a result of the psychiatric and neurological examinations, it was observed that the most common diagnoses were schizophrenia or psychotic disorder, bipolar disorder and mental retardation. On the other hand, in 34.8% of the cases, the results of the examination were normal, or the diagnosis could not be made. The distribution of mental retardation degree of 103 cases diagnosed with mental retardation was as mild mental retardation (n=57, %55,3), moderate mental retardation (n=28, %27,2), borderline mental capacity (n=15, %14,6) and severe mental retardation (n=3, %2,9) respectively. It was determined that criminal responsibility of 50% of the cases were affected (i.e., they were in accordance with TPC Articles 32/1, 32/2 or 34/1), 37.3% of the cases were considered to have full criminal responsibility, 12.7% 119 were referred to a closed inpatient psychiatric clinic to be evaluated under close observation. It was seen that most of the cases diagnosed with schizophrenia or psychotic disorder, bipolar disorder and mental retardation (n=361, %81,5), were considered to have no criminal responsibility, in accordance with TPC Article 32/1. Similarly, all the cases diagnosed with organic brain syndrome and Asperger's syndrome (n=10, %100) were determined to have no criminal responsibility, while all the cases diagnosed with kleptomania were (n=3, %100) considered to have reduced criminal responsibility within the scope of TPC Article 32/2. It has been seen that most of the people diagnosed with borderline mental capacity (n=11,%73,4) were evaluated according to TPC Article 32/2, most of the cases with mild mental retardation (n=43, %75,4) were evaluated according to TPC Article 32/1, and all of the cases with moderate and severe mental retardation (n=31, %100) were evaluated within the scope of TPC Article 32/1. Considering the distribution of psychiatric or neurological diseases that caused this situation, it was determined that criminal responsibility was affected mostly due to schizophrenia or psychotic disorders (n=209, %41,3), bipolar disorder (n=105, %20,7) and mental retardation (n=101, %20), respectively. While the alleged assault crimes, that was committed by the cases whose criminal responsibility was affected, were mostly committed by the ones diagnosed with schizophrenia or psychotic disorder (n=70, %46,7), bipolar disorder (n=34, %22,7) and mental retardation (n=23, %15,3), respectively, it was determined that sexual assault and theft, fraud or forgery were mostly committed by cases with mental retardation (n=21, %51,2) (n=30, %29,4), schizophrenia or psychotic disorder (n=11, %26,8) (n=30, %29,4) and bipolar disorder (n=19, %18,4), respectively. Both in our study and in other studies conducted on criminal capacity in Forensic Medicine and Psychiatry outpatient clinics, it was found that for a significant portion of the cases no decision could be made about the criminal responsibility and they were referred to closed psychiatry clinics (n=128, %12,7). 120 However, it was understood that in these clinics, very few of the cases were determined to have no criminal responsibility, and the majority of the people who were determined to have no criminal responsibility also had psychotic disorders. Therefore, it has been concluded that it is of great importance to receive the previous medical and forensic documents together from the authorities to give more accurate medical and legal answers to the authorities, to prevent legal delays and unnecessary reexamination of the patient due to incomplete medical history, to diagnose diseases such as psychotic disorders more easily, to reduce the number of patients that needs to be referred to closed inpatient psychiatry clinics and alleviate the heavy burden in these clinics.

Benzer Tezler

  1. Ferrokrom fabrikasında çalışan işçilerde stogenetik çalışmalar

    Başlık çevirisi yok

    AYNUR ACAR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tıbbi BiyolojiAkdeniz Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜVEN LÜLECİ

  2. Maymun Dağı ve Beşparmak Dağlarının (Denizli - Afyon) florası

    A study of the flora of Maymun and Beşparmak Mountains (Denizli - Afyon)

    ZEKİ AYTAÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    BotanikGazi Üniversitesi

    YRD. DOÇ. DR. MECİT VURAL

  3. Çinkonun eritrosit membran akışkanlığına etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ABDURRAHMAN ŞERMET

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    BiyokimyaAkdeniz Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLSEN ÖNER