Geri Dön

Posterior inferior konka hipertrofisi etiyolojisinde gastroözofageal reflünün yeri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 786805
  2. Yazar: BÜŞRA BALCIOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE ASLI ŞAHİN YILMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
  6. Anahtar Kelimeler: pHmetre, konka, reflü, alerji, Prick, Etyoloji, Gastroözofageal reflü, Hidrojen iyon konsantrasyonu, Hipertrofi, Nazal konka, pHmeter, turbinate, r eflux, allergy, Prick, Etiology, Gastroesophageal reflux, Hydrogen-ion concentration, Hypertrophy, Nasal turbinates
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Hamidiye Uluslararası Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Kulak burun boğaz pratiğinde sık karşılaşılan bir sorun olan alt konka hipertrofisi burun tıkanıklığının en sık nedenlerindendir. Alt konka hipertrofisi septum deviasyonuna sekonder olarak geliştiği gibi, alerjik ve non-alerjik rinitler, eosinofili sendromu, ilaca bağlı rinit ya da kronik sinüzit gibi nedenlere de bağlı olarak görülebilmektedir. Güncel bazı çalışmalarda gastroözofagial reflü hastalığının (GÖRH) alt konka hipertrofisinde patofizyolojide önemli bir ajan olabileceği, gastroözefagial reflünün alt konkanın glandüler hipertrofisini tetikleyebileceğini ve mukoid sekresyonunu arttırabileceğini öne sürülmüştür. Bu çalışmanın amacı gastroözefagial reflü hastalığının posterior inferior konka hipertrofisiyle ilişki olup olmadığını araştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi kayıtlarından tek merkezli Vaka-Kontrol Çalışması olarak 05/01/2021-05/12/2022 arasında Gastroenteroloji Kliniği tarafından pH metre uygulanmış ve sonucunda gastroözofageal reflü hastalığı tespit edilmiş veya edilmemiş hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm hastalara subjektif semptomlarını ölçmek için Türkçe validasyonu yapılmış olan SNOT-22 formu doldurtulmuş ve sonrasında alerjik durumlarını belirlemek için Deri Prick testi uygulanmıştır. Hastalara nazal endoskopik muayene yapılmış posterior inferior (mulberry) hipertrofisi, nazofarengeal sekresyon, posterior farengeal mukozada kaldırım taşı bulgusu, adenoid hipertrofisi, torus tubarius anomalileri ve inferior konka hipertrofisi evrelenerek kayıt altına alınmıştır. Hastalar PHmetre bulgularına göre iki gruba ayrılmıştır. Deri Prick testi pozitif çıkan hastalar grup dışı bırakılmıştır. Grup 1'e alerjisi ve reflüsü olmayan hastalar, Grup 2'ye alerjisi olmayan ve reflüsü olan hastalar dahil edilmişlerdir. Veriler Spss 25.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Kolmogorov Smirnov testi ile verilerin dağılımının normal dağılıp dağılmadığıma bakılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotların (Ortalama, Standart sapma, frekans) yansıra parametrik veriler (yaş) için t- testi kullanılmıştır. Non parametrik veriler için Mann Whitney U testi (snot22 skoru, pH metre) testi kullanılmıştır. Kategorik veriler ki kare testi ile karşılaştırılmıştır. Nicel veriler arasındaki ilişkiyi belirlemek Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Anlamlılık istatistiksel analizler için p<0,05 düzeylerinde değerlendirilmiştir. BULGULAR: PHmetre ölçümü yapılmış 140 hastaya ulaşılmıştır. 32 tanesi çalışmaya katılmayı kabul etmemiştir. 5 hasta alerji testi yaptırmak istemediği için, 6 hasta da nazal endoskopik muayene istemediği için çalışma dışı bırakılmıştır. Çalışma toplam 97 hasta ile tamamlanmıştır. 67'si (%69.07) kadın, 30'u (%30.92) erkek olan hastaların yaş ortalaması 49,60±11,73 yıl olarak saptanmıştır. Bu hastaların %56,7'sinin reflüsü varken %43,3'ünde reflü saptanmamıştır. Ayrıca hastaların %32,98'inde konka hipertrofisi varken %67,02'sinde hipertrofi saptanmamıştır. Konka hipertrofisi olan hastaların %63,46'sında reflü, %38,46'inde alerji pozitif olarak saptanmıştır. Ancak konka hipertrofisi olan hastalarda alerji ve reflü arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunamamıştır. Alerjisi olmayan hastaların 30'unda (%46,15) reflü, bu hastaların da 17 sinde (%56,66) konka hipertrofisi saptanmamıştır. Alerjisi olmayan hastalarda konka hipertrofisi ve reflü arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır. Diğer nazal muayene bulguları karşılaştırıldığında Alerjisi olmayan hastaların 30'unda (%46,15) reflü olup bu hastaların hiçbirinde posterior inferior (mulberry hipertrofi ) saptanmamıştır. Yine bu 30 hastanın 11' inde (%36,66) nazofarengeal sekresyon, 9'unda (%30) posterior farengeal mukozada kaldırım taşı bulgusu, 2'sinde (%6,66) adenoid hipertrofi, 1'inde (%3.33) torus tubarius mukozal anomalileri saptanmıştır. Alerjisi negatif olup reflüsü pozitif olan ve olmayan hastalar arasında nazal muayene bulguları açısından istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır (p>0.05). Prick testi negatif olup, GÖRH tespit edilen hastalarla SNOT ortalaması 28,23±18,54 , GÖRH tespit edilmeyen hastalarda ise SNOT ortalaması 26,12±14,92 olup iki grup hasta arasında SNOT skorları açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır p>0.05). SONUÇ: Çalışmamızda ulaşılabilir literatürde daha önce gösterilmemiş olan GÖRH tanısı olan hastalarda reflünün posterior inferior konka hipertrofisine etkisi incelenmiştir. GÖRH ile posterior inferior konka hipertrofisi arasında bir ilişki tespit edilmemiştir. Benzer şekilde GÖRH olan hastalarla GÖRH olmayan hastalar arasında nazal semptom skorları ve nazal muayene bulguları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Prick testi pozitif olan hastalarda GÖRH olma olasılığı anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. GÖRH mevcudiyetinin nazal fonksiyonlara bir etkisi olmasa da alerjik rinit ile ilişkisinin araştırılacağı daha yüksek sayıda hasta popülasyonu içeren ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: Inferior turbinate hypertrophy, which is a common problem in otolaryngology practice, is one of the most common causes of nasal obstruction.Nasal obstruction also significantly reduces the quality of life.In the literature, a relationship was found between inferior turbinate hypertrophy and extraesophageal reflux, and there is no study investigating the relationship between gastroesophageal reflux disease (GERD).Thus, antireflux treatment before surgical treatment in inferior turbinate hypertrophy may take its place among the medical treatment options. The aim of this study is to investigate the relationship of GERD with posterior inferior turbinate hypertrophy. MATERIALS AND METHODS:From the records of the University of Health Sciences Ümraniye Training and Research Hospital, as a single-center Case-Control Study, a pH meter was applied by the Gastroenterology Clinic between 05/01/2021 and 05/12/2022, and patients with or without gastroesophageal reflux were included in the study. All patients filled out the Turkish-validated SNOT-22 form to measure their subjective symptoms, and then the Skin Prick test was applied to determine their allergic status. Nasal endoscopic examination was performed on the patients, and posterior inferior (mulberry) hypertrophy, nasopharyngeal secretion, cobblestone finding in the posterior pharyngeal mucosa, adenoid hypertrophy, torus tubarius anomalies and inferior turbinate hypertrophy were staged and recorded. The patients were divided into two groups according to the PHmeter findings. Patients with positive skin prick test were excluded from the group.Patients with positive Allergy Prick test were excluded from the group.Patients without allergy but without reflux were included in Group 1, and patients with non-allergic and reflux were included in Group 2.The data were analyzed using the Spss 25.0 package program.With the Kolmogorov Smirnov test, it was checked whether the distribution of the data was normally distributed.While evaluating the study data, t-test was used for parametric data (age) as well as descriptive statistical methods (mean, standard deviation, frequency).Mann Whitney U test (snot22 score, pHmeter) test was used for non-parametric data.Categorical data were compared with the chi-square test.Spearman correlation analysis was used to determine the relationship between quantitative data. Significance was evaluated at p<0.05 for statistical analysis. RESULTS: 140 patients were reached, whose pH meter was measured. 32 of them refused to participate in the study. 5 patients were excluded from the study because they did not want to have an allergy test and 6 patients did not want a nasal endoscopic examination. The study was completed with a total of 97 patients. The mean age of the patients was 49.60±11.73 years. While 56.7% of these patients had reflux, 43.3% did not have reflux. In addition, while 32.98% of the patients had turbinate hypertrophy, 67.02% of them did not have hypertrophy. Reflux was positive in 63.46% of patients with turbinate hypertrophy, and allergy was positive in 38.46%. However, no statistically significant relationship was found between allergy and reflux in patients with turbinate hypertrophy. Reflux was not found in 30 (46.15%) of the patients without allergy, and turbinate hypertrophy was not found in 17 (56.66%) of these patients. No statistically significant correlation was found between turbinate hypertrophy and reflux in patients without allergy. When other nasal examination findings were compared, 30 (46.15%) of the patients without allergy had reflux, and posterior inferior (mulberry hypertrophy) was not detected in any of these patients. Again, of these 30 patients, 11 (36.66%) nasopharyngeal secretions, 9 (30%) cobblestone findings in the posterior pharyngeal mucosa, 2 (6.66%) adenoid hypertrophy, 1 (3.33%) torus tubarius mucosal anomalies were detected. No statistically significant correlation was found between the patients with negative allergy but positive and non-allergic reflux in terms of nasal examination findings (p>0.05). The prick test was negative and the mean SNOT was 28.23±18.54 in patients with GERD and 26.12±14.92 in patients without GERD, and there was no significant difference between the two groups in terms of SNOT scores p>0.05). CONCLUSION: In our study, the effect of reflux on posterior inferior turbinate hypertrophy in patients with a diagnosis of GERD, which has not been shown in the available literature before, was investigated.No relationship was found between GERD and posterior inferior turbinate hypertrophy.Similarly, no statistically significant difference was found between patients with GERD and patients without GERD in terms of nasal symptom scores and nasal examination findings.The probability of having GERD was found to be significantly higher in patients with a positive prick test.Although the presence of GERD does not have an effect on nasal functions, further studies with a larger number of patient populations are needed to investigate its relationship with allergic rhinitis.

Benzer Tezler

  1. Posterior fossa tümörleri

    Başlık çevirisi yok

    SERHAT AYDINER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NöroşirürjiGazi Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı

  2. Edgewise ve Begg teknik yöntemleri ile tedavi edilen vakalarda yüzün dik yön boyutlarında görülen değişiklikler

    Başlık çevirisi yok

    HAKAN GÖGEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Diş HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL KÖKLÜ

  3. Dejeneratif lomber spinal stenozlu hastalarda ve fikse kadavralarda redundant sinir kökleri

    Başlık çevirisi yok

    ALİ KALKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonİstanbul Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı