Geri Dön

2013-2021 yılları arasında Çocuk Endokrin Polikliniğinde erken ergenlik tanısı alan hastaların değerlendirilmesi

Evaluation of patients diagnosed of precocious puberty in Pediatric Endocrinology outpatient Clinic between 2013-2021

  1. Tez No: 777413
  2. Yazar: MUSTAFA BEYKAN İSTANBULLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SERVET ERDAL ADAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: COVID 19, Endokrinoloji, Ergenler, Ergenlik, Erken ergenlik, Gonadotropin serbestleştirici hormon, Vücut kitle indeksi, Çocuk hastalıkları, COVID 19, Endocrinology, Adolescents, Puberty, Early puberty, Gonadotropin-releasing hormone, Body mass index, Child diseases
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Medipol Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çalışmada erken ergenlik yakınmalarıyla başvuran olguların etiyolojik dağılımın yapılması, santral erken ergenlik tanısı alan kızların Gonadotropin Releasing Hormone agonist (GnRHa) tedavisi sürecinde antropometrik verilerinin incelenmesi ve tedavinin final boy yakını boya etkisinin değerlendirilmesi hedeflendi. Ayrıca Covid-19 pandemisinden önce ve sonra başvuran olguların tanı anı klinik bulgularında farklılık olup olmadığına dair tek merkezli durum tespiti yapılması amaçlandı. Olguların başvuru şikayetleri, tanı anı Covid-19 pandemi durumu, tanı anı takvim yaşı ile kemik yaşı, antropometrik verileri ve standart deviasyon skorları, laboratuvar ve görüntüleme parametreleri, tedavi modaliteleri, ailevi boy değerleri kullanılarak hedef boy ortalamaları, kemik yaşı verisi kullanılarak tedavi öncesi erişkin öngörülen boy değeri, final boy yakını boy değeri ve tedavi başlangıcı erişkin öngörülen boy arasındaki fark değeri kaydedildi. Olguların %20,51'i (160/780) santral puberte prekoks (SPP) tanısı almış olup bunların içerisinde kız/erkek oranı 31/1 idi. Kız olgularda %87,1 (135/155) ile en sık görülen başvuru yakınması memede büyüme olup, izole memede büyüme yakınması olguların %40'ında (62/155) görüldü. Tanı anı takvim yaşı (TY) 8,39±0,85 yıl, kemik yaşı (KY) 10,13±0,95 yıl, KY-TY değeri 1,74±0,85 yıl saptandı. Tanı anı VKİ persentillerine göre %65,2'si (101/155) normal kilolu grupta iken, %34,1'i fazla kilolu/obez (53/155) grupta yer aldı. Olguların %76,1'i (118/155) Covid-19 pandemisinden önce, %23,9'u (37/155) Covid-19 pandemisinden sonra ilk başvurularını gerçekleştirip SPP tanısı aldı. Her 2 grubun tanı anı antropometrik ve ailesel verileri kıyaslanmış, istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,005). Tedavisi tamamlanan olguların ortalama takip süresi 2,61±0,78 yıl idi. Bu olgularda final boy yakını boy (FBYB) ve başlangıç öngörülen erişkin boyu arasındaki fark 3,65±5,66 cm bulundu. Boy-SDS (standart deviasyon skoru) ve ağırlık-SDS değerleri tanı anı ve tedavinin 1.yılında benzer olmakla birlikte tedavi boyunca istatistiksel olarak anlamlı azalırken (p<0,001), vücut kitle indeksi standart deviasyon skorunda (VKİ-SDS) tanı anı ile tedavi boyunca istatistiksel anlamlı değişim saptanmadı. Tedavi başlangıç yaşları <8 ve ≥8 yaş olarak gruplandırıldığında FBYB ile başlangıç öngörülen erişkin boy arası ortalama fark sırasıyla 3,21±7,68 cm ve 4,25±5,68 cm bulundu. Sekiz yaşından önce GnRHa tedavisi başlayan ve tedavisi tamamlanan olgularda final boy yakını boy ortalaması tedaviye 8 yaşından sonra başlayan olgulara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (p=0,043). Normal kilolu grupta tedavisi tamamlanan kız olguların VKİ-SDS değeri istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermezken, fazla kilolu/obez grupta yer alan olgularda VKİ-SDS değeri istatistiksel olarak anlamlı azaldı. GnRHa tedavisinin; tanı anı takvim yaşı ≥8 olsa bile boy kazanımına katkıda bulunduğu, tedavi sürecinde olguların VKİ-SDS değerlerinde artışa yol açmadığı ve hatta fazla kilolu/obez grubun VKİ-SDS değerlerinde anlamlı azalma sağladığı sonucuna varıldı. Covid-19 pandemisinin santral puberte prekoksa etkisinin değerlendirilebilmesi için olguların daha uzun süreli takip edilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

In our study, it was aimed to determine the etiological distribution of the cases who applied with the complaints of early puberty, to examine the anthropometric data of the girls who are diagnosed with central precocious puberty and treated with Gonadotropin Releasing Hormone agonist (GnRHa) treatment, and to evaluate the effect of the treatment on near final height. In addition, it was aimed to determine a single-center status on whether there is a difference between the data on the date of diagnosis of the cases who are applied before and after the Covid-19 pandemic. The complaints of the cases, the Covid-19 pandemic status at the time of diagnosis, the chronological age and bone age at the time of diagnosis, anthropometric data and standard deviation scores, laboratory and radiological parameters, treatment modalities, parental heights, target height, near final adult heights were recorded. Predicted final adult height according to bone age at the beginning of the treatment were calculated. 20.51% of our cases who applied with the complaints of early puberty were diagnosed with central prepubertal precocious (CPP), and the female/male ratio was 31/1. Breast enlargement was the most common complaint with a rate of 87.1% in female cases, and isolated breast enlargement was observed in 40% of the cases. The chronological age at diagnosis (CA) was 8.39±0.85 years, bone age (BA) was 10.13±0.95 years, and BA-CA value was 1.74±0.85 years in our female patients with CPP who were followed up. According to the BMI percentiles at the time of diagnosis, 65.2% were in the normal weight group, while 34.1% were in the overweight/obese group. 76.1% of the cases were diagnosed with SPP before the Covid-19 pandemic, and 23.9% after the Covid-19 pandemic. Anthropometric data at the time of diagnosis of both groups were compared and no statistically significant difference was found (p>0.005). The follow-up period of the patients whose treatment was completed was 2.61±0.78 years. In these cases, the difference between near final height and initial predicted adult height was found to be 3.65±5.66 cm. The height-SDS (standard deviation score) and weight-SDS values were similar at the time of diagnosis and in the first year of treatment, they decreased statistically significantly during the treatment (p<0.001). The standard deviation score of body mass index (BMI-SDS) was not changed statistically significant during the GnRHa treatment period. When treatment onset ages were grouped as <8 and ≥8 years, the mean difference between the near final height and initial predicted adult height was 3.21±7,68 cm and 4.25±5,68 cm respectively. In cases who started GnRHa treatment before the age of 8, the near final height was statistically significantly higher (p=0.043) than who started GnRHa treatment after the age of 8. While the BMI-SDS value of the female subjects in the normal weight group did not show a statistically significant difference during treatment, the BMI-SDS value was statistically significantly decreased in the subjects in the overweight/obese group. For GnRHa treatment; it was concluded that even if the chronological age at the time of diagnosis is ≥8 it contributes to height gain, does not cause an increase in BMI-SDS during treatment process, and even causes a decrease in BMI-SDS in the overweight/obese group. More comprehensive and further follow-up studies are required in order to to evaluate the effect of the Covid-19 pandemic on central precocious puberty.

Benzer Tezler

  1. Çocukluk çağında graves hastalığı tanısı ile izlenen olguların değerlendirilmesi

    Evaluation of the cases followed with the diagnosis of graves disease in childhood

    HAKAN FELEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİLİZ TÜTÜNCÜLER KÖKENLİ

  2. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi çocuk endokrin polikliniğinde tiroid nodül tanısı alan ve izlenen hastaların klinik, patolojik, radyolojik özellikleri ve prognozu

    Clinical, pathological, radiological characteristics and prognosis of patients with thyroid nodules diagnosed and monitored in Çukurova University Medical Faculty pediatric endocrine polyclinic

    MEHMET ÇALKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİLGİN YÜKSEL

  3. Ocak 2010- aralık 2016 yılları arasında çocuk nörolojisi servisine ataksi nedeni ile yatırılan hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective analysis of the patient who they evaluated for ataxia from january 2010 to december 2016 inpatient clinic of pediatric neurology

    MURAT KARDAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NUR AYDINLI

  4. Williams sendromlu hastaların klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi

    Evaluation of clinical and laboratory findings of patients with williamssyndrome

    ORUÇ BARKIN TIĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BANU NUR

  5. Merkezimizde tedavi edilen santral sinir sistemi embriyonel tümörleri ve prognostik özellikleri

    Central nervous system embronic tumors and prognostic properties treated in our center

    ALİ ÖKSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE NUR OLGUN