Hastanede yatarak izlenen lokalize akciğer tutulumlu COVID-19 hastaları ile yaygın tutulumlu hastaların klinik ve laboratuvar özellikleri ile mortalite açısından değerlendirilmesi
Evaluation of hospitalized COVID-19 patients with localized and extensive lung involvement in terms of clinical, laboratory features and mortality
- Tez No: 776644
- Danışmanlar: PROF. DR. GÜNAY TUNCER ERTEM
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: COVID-19, PCR, pnömoni, risk faktörleri, SARS-CoV-2, bilgisayarlı tomografi, Akciğer hastalıkları, Bilgisayarlı görüntüleme, COVID 19, Polimeraz zincirleme reaksiyonu, SARS virüsü, Tomografi-x ışınlı-bilgisayarlı, Yatan hastalar, COVID-19, PCR, pneumonia, risk factors, SARS-CoV-2, computed tomography, Lung diseases, Computer imaging, COVID 19, Polymerase chain reaction, SARS virus, Tomography-x ray-computed, Inpatients
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Çin'in Wuhan şehrinde Aralık 2019'da, artan pnömoni vakalarında yeni bir koronavirüs saptanmıştır. Yeni tip koronavirüs (2019-nCoV) olarak adlandırılan bu virüs, daha sonra 'SARS-CoV-2' olarak yeniden isimlendirilmiştir. Yaptığı hastalık ise Koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) olarak adlandırılmıştır. Tüm dünyada vaka sayılarının hızla artması sebebiyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 11 Mart 2020 tarihinde pandemi ilan edilmiştir. COVID-19 tanısında, RT-PCR (reverse transcription polymerase chain reaction/ters transkripsiyon polimeraz zincir reaksiyonu) standart tanı yöntemidir. COVID-19 tanısı düşünülen hastalarda, yüksek çözünürlüklü görüntü verebilmesi ve yapıların anatomik olarak farklı açılardan görüntülenmesine izin vermesi nedeniyle erken tanı ve takipte Toraks Bilgisayarlı Tomografi (TBT) öne çıkan bir görüntüleme yöntemidir. Yaygın akciğer tutulumu olan hastalarda hastaneye yatış gereksinimi ve mortalite artmaktadır. Bu çalışmanın amacı; COVID-19 tanısı ile hastanede yatarak tedavi gören hastalarda akciğer tutulumu yaygın olanlar ile lokalize olanların epidemiyolojik ve klinik özellikler, laboratuvar bulguları ve mortalite açısından kıyaslanmasıdır. Etkilenen akciğer hacmi ile hastalığın klinik seyri, hastaların oksijen ihtiyaçları, demografik verileri, komorbiditeleri, semptomları ve laboratuvar bulguları arasındaki ilişki değerlendirilecektir. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji kliniğinde 9 Ağustos 2020–15 Ekim 2021 tarihleri arasında hastanede yatarak izlenen 18 yaş ve üzeri, SARS-CoV-2 PCR testi pozitif ve TBT çekilmiş hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların demografik verileri, kronik hastalıkları, hastaneye kabul sırasında bakılan vital bulguları, başvuru anındaki semptomları, laboratuvar parametreleri, aldıkları tedaviler ve hastanede kalış süreleri hasta dosyaları ve hastane bilgi yönetimi kayıtlarından incelendi. SARS-CoV-2 PCR sonuçları Halk Sağlığı Yönetim Sistemi kayıtlarından bakıldı. Hastaların hastaneye yatışları sırasında çekilen TBT'leri hastanemiz radyoloji kliniği tarafından değerlendirildi. Akciğer tutulumları lokalizasyon veya yaygınlık açısından farklı şekillerde gruplandırıldı. İlgili gruplar arasında epidemiyolojik ve klinik özellikler, laboratuvar bulguları ve mortalite açısından istatistiksel analizler SPSS 24.0 paket programı kullanılarak yapıldı. Bağımsız kategorik değişkenlerin analizinde ki-kare ve Fisher kesinlik testleri kullanıldı. Sürekli değişkenlerin analizinde normal dağılım Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Toplam 556 hastanın yaş ortalaması 60,7±15,1 olup; %48,9'u kadın idi. En sık görülen komorbiditeler hipertansiyon (%47,1), diyabetes mellitus (%34,9) ve koroner arter hastalığı (%17,1) olarak saptandı. Hastaların %99,6'sının hastaneye yatışı sırasında en az bir semptomu olup, en sık görülen semptomlar halsizlik (%84,7), dispne (%63,3) ve öksürük (%61,2) idi. Hastaların klinik durumlarına bakıldığında; yaklaşık yarısının (%49,8) klinik durumu ağır, %32,2'sinin hafif-orta ve %18'inin ise kritik seyrettiği görüldü. Hastaların %18,2'sinin YBÜ'de yatışı gerekti, %91,5'i oksijen tedavisi aldı ve %4,9'u hayatını kaybetti. Kortikosteroid kullanım süresi ortalama 8,8±4,9 gündü. Akciğerlerde %95,1 oranında bilateral, %36,7 oranında diffüz, %97,3 oranında multilober tutulum görüldü. Bilateral akciğer tutulumu olan grupta unilateral tutulum olan gruba göre erkek hastaların oranı daha fazla (p=0,022), semptom süresi daha uzun (p=0,035), SpO2 (oksijen saturasyonu) değeri daha düşük (p=0,003), steroid tedavisi kullanım oranı daha fazla (p=0,026) bulundu. Diffüz akciğer tutulumu olan grupla periferik tutulum olan grup arasında yaş ve cinsiyet açısından fark saptanmadı (sırasıyla p=0,295, p=0,988). Diffüz akciğer tutulumu olanlarda periferik tutulumu olanlara göre dispne ve göğüs ağrısı daha fazla (sırasıyla p<0,001, p=0,002), YBÜ'de yatış oranı ve mortalite daha fazla (sırasıyla p<0,001, p=0,028), hastanede yatış süresi daha uzun (p<0,001), SpO2 daha düşük (p<0,001) ve dakikadaki solunum sayısı daha yüksek (p<0,001) bulundu. Makine desteksiz ve destekli oksijen tedavileri ile steroid tedavisinin de diffüz akciğer tutulumu olan grupta daha fazla kullanıldığı görüldü. Tutulan akciğer hacminin değerlendirildiği TBT skoruna göre skorun 18 ve üzeri olduğu grupta skorun düşük olduğu gruba göre erkek hastaların oranı daha fazlayken (p=0,001), yaş açısından fark saptanmadı (p=0,207). TBT skoru 18 ve üzerinde olan grupta, skoru 18'in altında olan gruba göre dispne daha fazla (p=0,001), yoğun bakım ünitesine (YBÜ) yatış oranı daha fazla (p<0,001), hastanede yatış süresi daha uzun (p <0,001), SpO2 değeri daha düşük (p<0,001), dakikadaki solunum sayısı daha fazla (p<0,001) bulundu. Skorun yüksek olduğu grupta makine desteksiz ve destekli oksijen tedavileri ile steroid tedavisinin daha fazla kullanıldığı, steroid kullanım süresinin de daha uzun olduğu görüldü. Hafif/orta klinikten kritiğe doğru gidildikçe TBT skorunun arttığı belirlendi (p<0,001). Sonuç: COVID-19'a bağlı akciğer tutulumu yaygın olan hastaların hastanede yatış süresi ve YBÜ'ye yatış oranları artmış, laboratuvar parametreleri anlamlı düzeyde bozulmuş, oksijen tedavi ihtiyacı ve kortikosteroid kullanımı artmıştır. TBT, COVID-19 hastalarının takibinde, tedavi planlamasında ve prognozu öngörmede kullanılacak önemli bir görüntüleme yöntemidir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: In December 2019, a new coronavirus was detected in the city of Wuhan, China, in increasing pneumonia cases. This virus, called the new type of coronavirus (2019-nCoV), was later renamed as 'SARS-CoV-2'. The disease was named as Coronavirus Disease 2019 (COVID-19). Due to the rapid increase in the number of cases all over the world, a pandemic was declared by the World Health Organization (WHO) on March 11, 2020. RT-PCR (reverse transcription polymerase chain reaction) is the standard diagnostic method for COVID-19. Chest Computed Tomography (CCT) is a prominent imaging method in early diagnosis and follow-up, as it provides high resolution images and allows structures to be viewed from different anatomical angles in patients with suspected COVID-19 diagnosis. The need for hospitalization and mortality increase in patients with common pulmonary involvement. The aim of this study is to compare the patients with common and localized lung involvement in terms of epidemiological and clinical features, laboratory findings and mortality in hospitalized patients with the diagnosis of COVID-19. The relationship between the affected lung volume and the clinical course of the disease, oxygen needs of the patients, demographic data, comorbidities, symptoms and laboratory findings will be evaluated. Materials and Methods: Patients aged 18 years and over, who were hospitalized in the Department of Infectious Diseases and Clinical Microbiology of the Health Sciences University Ankara Training and Research Hospital between 9 August 2020 and 15 October 2021, with positive SARS-CoV-2 PCR test and CCT performed, were evaluated retrospectively. Demographic data, chronic diseases, vital signs and symptoms during admission to the hospital, laboratory parameters, treatments received and length of stay in the hospital were analyzed from patient files and hospital information management records of all patients included in the study. SARS-CoV-2 PCR results were reviewed from the Public Health Management System records. CCT of the patients taken during their hospitalization were evaluated by the radiology clinic of our hospital. Lung involvements were grouped differently in terms of localization or volume. Statistical analyzes in terms of epidemiological and clinical characteristics, laboratory findings and mortality among the relevant groups were performed using the SPSS 24.0 package program. Chi-square and Fisher precision tests were used in the analysis of independent categorical variables. In the analysis of continuous variables, the normal distribution was evaluated with Kolmogorov-Smirnov and Shapiro-Wilk tests. P<0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of 556 patients was 60.7±15.1; 48.9% of them were women. The most common comorbidities were hypertension (47.1%), diabetes mellitus (34.9%) and coronary artery disease (17.1%). The ratio of patients who had at least one symptom during hospitalization were 99.6%, the most common symptoms were fatigue (84.7%), dyspnea (63.3%) and cough (61.2%). Considering the clinical status of the patients; it was observed that about half of them (49.8%) had a severe clinical condition, 32.2% had a mild-moderate and 18% had a critical course. The ratio of patients required hospitalization in the intensive care unit (ICU) were 18.2%, 91.5% of them received oxygen therapy and 4.9% of them died. The mean duration of corticosteroid use was 8.8±4.9 days. Bilateral lung involvement was observed in 95.1% of the patients, diffuse involvement in 36.7% and multilobar involvement in 97.3%. The comparison of patients who had bilateral involvement to unilateral involvement group, rate of male patients was higher (p=0.022), the duration of symptoms was longer (p=0.035), the SpO2 (oxygen saturation) value was lower (p=0.003), the rate of steroid treatment was higher (p=0.026) in the bilateral involvement group. There was no difference between diffuse involvement and peripheral involvement groups in terms of age and gender (p=0.295, p=0.988, respectively). Dyspnea and chest pain are higher (p<0.001, p=0.002, respectively), the rate of hospitalization time was longer (p<0.001, respectively), SpO2 was lower (p<0.001) and respiratory rate per minute was higher (p<0.001) in diffuse involvement group than peripheral involvement group. Non-machine assisted and machine assisted oxygen therapies and steroid therapy were also more commonly used in diffuse involvement group. According to the CCT score in which the involved lung volume was evaluated, the ratio of male patients was higher in the group with a score of 18 and above compared to the group with a low score (p=0.001), while no difference was found in terms of age (p=0.207). In the group with a CCT score of 18 and above, dyspnea was more common (p=0.001), the rate of hospitalization in the ICU was higher (p<0.001), the duration of hospitalization was longer (p<0.001), the SpO2 value was lower (p<0.001) and respiratory rate per minute was higher (p<0.001). It was observed that in the group with high scores, non-machine assisted and assisted oxygen treatments and steroid treatment were used more, and the duration of steroid use was longer. It was determined that the CCT score increased from mild/moderate clinical status to critical (p<0.001). Conclusion: In patients with extensive pulmonary involvement due to COVID-19, the hospitalization time and ICU hospitalization rates increased, laboratory parameters were significantly impaired, need for oxygen therapy and corticosteroid use increased. CCT is an important imaging modality to be used in the follow-up of COVID-19 patients, in treatment planning and in predicting prognosis.
Benzer Tezler
- 1985-1986 yıllarında Polatlı Devlet Hastanesine kaza nedeniyle başvuranların incelenmesi
Başlık çevirisi yok
FERHAN ŞENOL
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
İlk ve Acil YardımGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. HİKMET PEKCAN
- Sürücülerde kandaki alkol miktarı ile trafik kazası arası ilişki
Başlık çevirisi yok
Z.SEMRA GÜMRÜKÇÜ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
UlaşımGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. RIDVAN EGE
- Hastanelerde acil servis hizmetleri
Başlık çevirisi yok
CİHAN SEVİM
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
HastanelerGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. MEHMET ALİ BUMİN
- Acil yardım ve tedavi hastanelerinin idari mali ve teknik yönden planlaması
Başlık çevirisi yok
SERVET OKUYUCU
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
HastanelerGazi ÜniversitesiKazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HİKMET PEKCAN
- Türkiye'de aile planlaması çalışmalarında erkeklerin önemi, hastane personeli ile fabrika işçilerinin doğum kontrol yöntemlerine karşı tutum ve davranranışlarında farklılığın araştırılması
Başlık çevirisi yok
KAMİL MALKOÇLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Demografiİstanbul ÜniversitesiAile Sağlığı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DERİN KÖSEBAY