Factors affecting the process of taking action at individual level regarding mitigation and preparedness for an earthquake in İstanbul
Istanbul'da yaşanabilecek bir depreme yönelik zarar azaltma ve hazırlık eylemlerini bireysel düzeyde gerçekleştirme sürecini etkileyen faktörler.
- Tez No: 776314
- Danışmanlar: PROF. DR. MARCEL TANNER
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Halk Sağlığı, Public Health
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2009
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Unıversıty Of Basel
- Enstitü: Yurtdışı Enstitü
- Ana Bilim Dalı: Epidemiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Etkili ve başarılı bir afet yönetimi gerçekleştirmek için, devlet/hükümet düzeyindeki,sektörel ve kurumsal düzeydeki hazırlıkları iyileştirilmesi çabası toplumsal ve bireysel düzeyde benzer bir çaba ile desteklenmelidir. Ancak, bireylerin ve toplumun desteğini almak birçok kronik zorluğu olan karmaşık bir konudur. Megakent Istanbul bir deprem bölgesinde yer almaktadır ve yakın bir gelecekte deprem yaşaması beklenmektedir, fakat bireyler arasında beklenen depreme hazırlanma konusunda sınırlı bir ilgi vardır. Bu noktadan yola çıkarak çalışmamız bireysel düzeyde, deprem hazırlığına ve deprem zararlarını önlemeye yönelik eylemde bulunma sürecini araştırmayı, bu süreci etkileyen faktörleri belirlemeyi ve İstanbuldaki bireysel hazırlık düzeyini tesbit etmeyi hedeflemektedir. Çalışma İstanbul'un farklı deprem risklerine sahip iki ilçesinde ve bu ilçeler içerisinde de farklı sosyoekonomik düzeyler (socioeconomic level, SEL) gözönüne alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, Bakırköy ve Beykozda oturan kişiler ile 12 odak grup görüşmesi yapılmış, ayrıca uzman, yetkili ve anahtar kişiler ile olmak üzere 11 derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiştir. İkinci bölümde aynı ilçelerde olmak üzere bir anket çalışması yürütülmüştür. Çalışmanın ilk kısmının sonuçları gözönüne alınarak hazırlanan anket formu deneyimli anketörler tarafından yüz yüze uygulanmıştır. Çalışmanın kalitatif kısmı göstermiştir ki; odak grup katılımcıları deprem riskini azaltma ve hazırlıklı olmaya yönelik önlem alma sürecini tanımlamak için hazırladığımız kuramsal çerceve içinde üç farklı davranış şekli göstermektedirler. İlk ve en sık görülen davranış şekli, kuramsal çercevede yer alan 'farkındalık' evresi içerisinde ya da bu evre tamamlandıktan sonra sürecin sosyal, bireysel yada çevresel faktörlerin etkisi ile kesintiye uğramasıdır. Daha az sıklıkta görülen ikinci davranış şeklinde süreç bir sonraki ya da onu takip eden diğer evreler ile devam etmekte ama yine süreç başarı ile tamamlanamadan kesintiye uğramaktadır. Sürecin başarı ile tamamlanması grup katılımcıları arasında en az sıklıkta görülen davranış şekli olmuştur. Çalışmanın kalitatif kısmı, düşük sosyoekonomik durumu; önlemlerin etkisine yönelik inanç eksikliğini -örneğin yapısal olmayan ve mikro düzedeki önlemlere yönelik kuşku-; çaresizliği; umursamazlık kültürünü; yapı sektörünün tüm aktörlerine güvensizliği; çevresel faktörleri -örneğin önceden tahmin edilebilirliğinin henüz zayıf oluşu, olayın ani gerçekleşmesi, iki olay arasında hayatın normalleşmesi (Normalisation Bias) gibi-, depremlere yönelik risklerin azaltılması ve hazırlıklı olunması için önlem alma sürecindeki engeller olarak ortaya koymuştur. Yüksek riskli bir bölgede oturmak; lise ve üniversite mezunu olmak; daha önceki depremlerde kurtarma ve yardımlaşma çalışmalarına katılarak deprem deneyimi sahibi olmak; sosyal etkileşim ise bu süreçteki motive edici faktörlerdir. Anket çalışmasının örnekleminin %54'ü sorduğumuz onbir önlemden en az üçünü almışlardır, %12'si herhangibir önlem almamıştır. Binanın yapı güvenliği açısından kontol ettirilmesi (%51), yatağın yanında el lambası bulundurulması (%49), yüksek eşyaların sabitlenmsi (%39), deprem sigortası yaptırmak (%38), aile afet planı hazırlamak (%32) tüm örneklem içinde en sıklıkla alınan beş önlemdir. Fakat, binanın yapı güvenliği açısından kontol ettirilmesi ve deprem sigortası yaptırmanın sıklığı riskli bölgede anlamlı olarak daha fazladır (X2: 296.6, p<0.001; X2: 89.34, p<0.001). Lojistik regresyon analizi eğitim seviyesinin (olasılıklar oranı, odds ratio, OR: 2.8, güven aralığı, confidence interval, CI: 1.8, 4.4) en az üç önlem almış olmayı etkileyen en önemli faktör olduğunu göstermiştir. Bunu sırası ile yüksek riskli bir bölgede oturmak (OR: 2.3, CI: 1.6, 3.1), geçmiş depremlerde kurtarma ve yardımlaşma çalışmalarına katılmış olmak (OR: 2.0, CI: 1.2, 2.1), yüksek deprem bilgisi skoru (OR: 1.9, CI: 1.4, 2.6), ev sahibi olmak (OR: 1.8, CI: 1.3, 2.4), yüksek sosyoekonomik düzeydeki bir mahallede oturmak(OR: 1.6, CI: 1.1, 2.3), yüksek eylemi-motive-edici tutum skoru (OR: 1.5, CI: 1.2, 2.1), yüksek genel güvenlik skoru (OR: 1.5, CI: 1.1, 2.2) ve genç yaş grubunda olmak (16-34 yaş, OR: 0.6, CI: 0.4, 0.99) izlemektedir.Önlem alma ile ilgili anlamlı ilişkisi tesbit edilen faktörlere yönelik bireylerin durumlarını değiştirmek oldukça zordur. Bu yönde bir değişim politik, sosyal ve ekonomik sistemelere bir dizi müdehaleyi gerektirir. Fakat bu faktörler arasında sadece deprem bilgisi etkin farkındalık programları gibi daha basit müdehalerle geliştirilebilir. Bu yüzden çabalar bireylere etkili bir biçimde deprem bilgisi vermeye yoğunlaşmalıdır. Söz konusu programlar riskin kendisine ve sonuçlarına yoğunlaşmak yerine depremler ile nasıl başedileceğine dair ve bireylerin varolan riski kişiselleştirmesine yardımcı olacak bilgilerin yaygınlaştırılmasına yoğunlaşmalıdır. Ayrıca bu tür programlar bireylerin farklıönlemlere, afet yönetiminin aktörlerine, kendi kapasitelerinin önemine yönelik tavırlarını değiştirmeyi ve toplumda güvenli yaşam kültürünü oluşturmayı hedefleyen etkinlikleri kapsamalıdır. Düşük eğitim seviyesindeki kişiler, yüksek riskli bölgelerde olduğu kadar daha az riskli bölgelerde yaşayanlar, kiracılar, düşük sosyo ekonomik düzeydeki yerleşim yerlerinde oturanlar ve gençler bu programların hedef kitlesini oluşturmaktadır. Daha önceki depremlerde yardımlaşma ve dayanışma çalışmalarına katılmış olan bireyler uygun görev ve sorumluluklar verilerek bu programların topluma ve yerel düzeye ulaşmasına yardımcı olabilirler.
Özet (Çeviri)
In order for disaster management to be effective and successful, efforts to improve preparedness at governmental, sectoral and institutional levels should be supported by corresponding efforts at community and individual levels. However, getting the cooperation of individuals and communities is a complex issue with many inherent difficulties. The megacity Istanbul is located in an earthquake risk zone and is expected to experience an earthquake in the near future, but on the individual level there appears to be limited interest in preparing for such an earthquake. This study aims to investigate the process of taking action to prepare for an earthquake and mitigate its effects at individual level, to identify the factors influencing this process and to asses the level of preparedness in Istanbul. The study was conducted in two districts of Istanbul with different levels of earthquake risk. Within these districts three socioeconomic levels (SEL) were considered. The study is in two parts. In the first part, 12 focus group discussions (FGDs) with citizens living in Bakırköy (higher risk) and Beykoz (lower risk) and 11 in-depth interviews with experts, authorities and key informants were conducted. In the second part, a field survey was carried out in the same districts. A questionnaire was prepared according to the results of the first part of the study and was administered face-to-face by trained interviewers. A total of 1123 people were interviewed. The qualitative part of the study demonstrated that, within our conceptual framework, which describes the process of taking action to prepare for an earthquake and mitigate its effects, the behaviour of the group participants fell into three different patterns. The first and most common pattern was interruption of the impetus towards taking action after or during the“awareness”stage by intervening social, personal and environmental factors. Less commonly, the first or subsequent step or steps were taken, but again the process was interrupted before successful completion. Completion of the process was the least common pattern among the group participants. The qualitative part of the study identified the obstacle to taking action to mitigate damage from earthquakes and to be prepared for them as: low socioeconomic level; absence of belief in the efficacy of measures, for example regarding nonstructural or microscale-measures; helplessness; a culture of negligence; lack of trust in the building sector; environmental factors such as poor predictability and suddenness of onset; and normalisation bias. Factors motivating individuals to take action were: living in higher- risk areas; a higher educational level; direct experience of earthquakes through participating in rescue and solidarity activities during past events; and social interaction. In our survey sample, 54% of the respondents had taken at least 3 of the 11 measures we asked about and 12% had not taken any measures. The five leading measures generally taken by the respondents were: getting the building tested for construction quality (51%), keeping a torch near the bed (49%), fixing high furniture to walls (39%), obtaining earthquake insurance (38%) and having a family disaster plan (32%). Testing the building for construction quality and obtaining earthquake insurance were significantly more frequent in the high-risk area (X2: 296.6, p<0.001; X2: 89.34, p<0.001). Logistic regression analysis indicated that education level of the respondents (odds ratio, OR: 2.8, confidence interval, CI: 1.8, 4.4) was the leading factor associated with taking at least three measures, followed by living in a higher-risk area (OR: 2.3, CI: 1.6, 3.1), participating in rescue and solidarity activities in past earthquakes (OR: 2.0, CI: 1.2, 2.1), a higher earthquake knowledge score (OR: 1.9, CI: 1.4, 2.6), owning the home (OR: 1.8, CI: 1.3, 2.4), living in a neighbourhood known to be inhabited by people with higher SELs (OR: 1.6, CI: 1.1, 2.3), a higher action-stimulating attitudes score (OR: 1.5, CI: 1.2, 2.1) and general safety score (OR: 1.5, CI: 1.1, 2.2) and being in the young age group (16-34 years olds, OR: 0.6, CI: 0.4, 0.99). It is not easy to change the situation of individuals regarding the factors that are significantly associated with taking action. They need interventions in the political, social and economic systems. But knowledge about earthquakes is the one factor that could be improved through simpler interventions such as effective awareness programmes. Thus every effort should be made effectively to provide earthquake information to the public. Awareness programmes should focus on informing people about how to cope with earthquakes and how to personalise the risk rather than on information about the risk itself and its consequences. In addition, these programmes should involve activities targeted on changing people's attitudes towards different types of measure, actors in disaster management and their own capacity, and to creating a culture of safety in the public. The target populations in the awareness programmes should be people with a lower educational level living in all areas, tenants, people living in low socioeconomic districts and young people. People who have participated in rescue and solidarity activities could be given appropriate roles and responsibilities to reach the community and local people.
Benzer Tezler
- Veri zarflama analizi ile türkiye birinci futbol ligi takımlarının performans değerlendirmesi
Performance evaluation of turkish first division football league teams with data envelopment analysis
NEŞET YILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
Sporİstanbul Teknik ÜniversitesiEndüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. CEMİL CEYLAN
- Sürdürülebilir gelişmede ?sağlık?: Sağlık göstergelerinin kentsel planlamada kullanılabilirliği üzerine Antalya Büyükşehir örneği
Health in sustainable development: Usability of health indicators in urban planning, case study of Antalya Metropolitan Municipality
EDİP DİNÇER
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
Allerji ve İmmünolojiİstanbul Teknik ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZLEM ÖZÇEVİK
- Konut planlamasında kullanılabilecek bir fonksiyonel yaklaşım model
A Functional approaching model for housing planning
DEMET ERDOĞAN