Kontrast madde uygulanan hastalarda akut böbrek hasarının değerlendirilmesi
Evaluation of acute kidney injury occurrence among the patients applied contrast agent in emergency services
- Tez No: 773401
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ERTUĞRUL ALTINBİLEK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: AKI, CI-AKI, KDIGO, E-GFR, Kontrastlı BT, PPCI, Koroner Anjiyografi, Acil Servisi, Akut böbrek hasarı, Böbrek hastalıkları, Glomerüler filtrasyon hızı, Kontrast maddeler, Tomografi-emisyon-bilgisayarlı, AKI, CI-AKI, KDIGO, E-GFR, Contrast CT, PPCI, Coronary Angiography, Emergency Medicine, Acute kidney injury, Kidney diseases, Glomerular filtration rate, Contrast media, Tomography-emission-computed
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kontrast maddelerin böbrek hasarlanmasındaki etkileri uzun yıllardır araştırılan bir konudur. Bu durum klinisyenlerin Akut Böbrek Hasarı (Contrast Induced Acute Kidney Injury / CI-AKI) korkusu ile klinik tanı ve tedavi süreçlerini geciktirmelerine sebep olabilmektedir. CI-AKI için kanıtlanmış en büyük risk bozulmuş böbrek fonksiyonudur ancak normal böbrek fonksiyonu olan hastalarda diğer risk faktörleri değişkenlik gösterebilmektedir. Araştırmamızda acil servise başvuran kreatinin <1.2 mg/dl, E-GFR >45 ml/dk/1.73 m2olan hastalarda CI-AKI gelişimini etkileyebilecek risk faktörlerini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamız, 01.01.2022–01.07.2022 tarihleri arasında, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği'ne başvuran 18 yaş ve üzeri, tanı veya tedavi amaçlı kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT) veya primer perkütan girişim (Primary Percutaneous Coronary Intervention / PPCI) uygulanan hastaların incelendiği prospektif bir çalışmadır. Hastaların acil servise başvuru anında ve 48 saat sonra ölçülen kreatinin değerleri kayıt altına alınarak 48 saat sonra ölçülen kreatinin değerlerindeki %25'lik artış CI-AKI olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların (n:522) %5'inde (n:26) CI AKI saptanmıştır. Kontrastlı BT çekilen (n:402) hastaların CI-AKI insidansı %4.7 iken PPCI yapılan (n:120) hastalarda CI-AKI insidansı %5.8'dir. Tüm hastaların geliş ve 48 saat sonra ölçülen üre, kreatinin ve E-GFR düzeylerinde istatistiksel olarak fark saptanmış olup klinik olarak anlamsızdır. CI-AKI gelişen hastaların yaş ortalaması 63.3 ± 13.66'dır (p:0.01). Erkeklerin %4.8'inde, kadınların %5.2'sinde CI-AKI gelişmiştir. CI-AKI gelişen hastalarda erkek populasyon fazla olmakla beraber istatistiksel olarak anlamlı saptanmamıştır. Kronik hastalıklardan en sık görülen HT, DM, KAH ve KKY'si olan hastalar CI-AKI gelişimi açısından karşılaştırıldığında bu kronik hastalıklar tek başına istatistiksel olarak fark göstermiştir (p<0.05). Herhangi bir kronik hastalığı olan (HT, DM, KAH, KKY, HL, AF, Hipotroidi ve diğerleri) ile kronik hastalığı olmayan gruplar olarak incelediğimizde birden fazla hastalığı olan grupta CI-AKI gelişimi açısından istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p:0.023). Sadece kontrastlı BT çekilen grupta bu kronik hastalıklar CI-AKI açısından incelendiğinde bütün hastalıklar istatistiksel olarak fark göstermiştir (p<0.05). PPCI yapılan hastaların kronik hastalıklar açısından CI-AKI gelişimi için analizin yapılmış ve DM ve KKY için istatistiksel olarak fark saptanmıştır. Tek değişkenli modelde AKI gelişimini öngörmede cinsiyet dışında sosyo-demografik ve hematolojik verilerle (HCO3, BE, Laktat) kronik hastalıklar istatistiksel olarak fark göstermiştir (p<0.05). Çok değişkenli indirgenmiş modelde CI-AKI gelişimini öngörmede yaş ve laktat düzeylerinin anlamlı bağımsız etkinliği gözlenmiştir. Sonuç: İleri yaş ve yüksek laktat CI-AKI gelişimi açısından tek başına bağımsız bir risk faktörüdür. Kontrast verilen hastalarda HT, DM, KAH ve KKY öyküsü ek bir risk faktörü olarak değerlendirilebilir. Herhangi bir kronik hastalık öyküsü olmayan, E-GFR >45 ml/dk/1.73 m2olan, laktat düzeyi normal aralıkta olan, genç ve orta yaş grubu hastalarda en fazla 100 ml olmak üzere düşük osmolariteli kontrast madde kullanılarak görüntüleme yapılması istatistiksel ve klinik açıdan güvenlidir. Zaman ile yarışılan klinik tanılarda hasta lehine karar verilerek zaman kaybetmeden kontrastlı görüntülemeler yapıp tanı ve tedaviyi geciktirmemek akıllıca olacaktır.
Özet (Çeviri)
Aim: The effects of contrast agents on kidney damage is a subject that has been researched for many years. The potential effects of contrast agents may cause clinicians to delay clinical diagnosis and treatment processes due to the fear of development of Contrast Induced Acute Kidney Injury (CI-AKI). The major proven risk factor causing CI-AKI development is kidney dysfunction, but other risk factors may affect the development for patients with normal kidney function. In our study, we aimed to evaluate the risk factors for CI-AKI development in patients coming to the emergency department with creatinine <1.2 mg/dl and E-GFR >45/min/1.73 m2. Materials and Methods: Our study was carried out as a prospective study examining patients at the age of 18 and older who applied to Emergency Medicine Clinic of Sağlık Bilimleri University Şişli Hamidiye Etfal Training and Research Hospital between 01.01.2022 and 07.01.2022 and treated with Contrast-enhanced Computed Tomography (CT) or Primary Percutaneous Coronary Intervention (PPCI). The creatinine values measured at the time of admission to the emergency department and after 48 hours were recorded, and the 25% increase in the creatinine values measured after 48 hours was evaluated as CI-AKI development. Results and Discussion: CI-AKI was detected in 5% (n:26) of all patients included in the study (n:522). While the incidence of CI-AKI was 4.7% in patients with contrast-enhanced CT (n:402), the incidence of CI-AKI in patients who underwent PPCI (n:120) was 5.8%. A statistically significant difference was found in the urea, creatinine and E-GFR levels measured on arrival and 48 hours after arrival, and it was clinically insignificant. The mean age of patients who developed CI-AKI was 63.3 ± 13.66 (p:0.01). Gender-wise, CI-AKI developed in 4.8% of men and 5.2% of women. Although the male population is high in patients with CI-AKI, it was not statistically significant. When the patients with HT, DM, CAD and CHF, which are the most common chronic diseases, were compared in terms of the development of CI-AKI, these chronic diseases alone showed a statistical difference (p<0.05). When we examined the groups with at least one chronic diseases (e.g., HT, DM, CAD, CHF, HL, AF and Hypothyroidism) and without any chronic disease, it was found statistically significant in terms of the development of CI-AKI in the group with more than one disease (p:0.023). When these chronic diseases were examined only in the contrast-enhanced CT group, all diseases showed a statistical difference (p<0.05) in terms of CI-AKI development. Analysis of the patients who underwent PPCI for the development of CI-AKI in terms of chronic diseases was performed and a statistical difference was found for DM and CHF. In the univariate model, not only genders of the patients, but also socio-demographic and hematological data (i.e., HCO3, BE, Lactate) and chronic disease presence showed a statistical difference in predicting the development of AKI (p<0.05). Statistically significant independent efficacy of age and lactate levels was observed in predicting patients who developed CI-AKI via multivariate reduced model. Conclusion: Older ages and high lactate values are independent risk factors for the development of CI-AKI. The history of HT, DM, CAD and CHF can be considered as an additional risk factor in contrast-administered patients. It is statistically and clinically safe to perform imaging using low-osmolarity contrast agent, with a maximum of 100 ml for young and middle-aged patients whose lactate level is in the normal range and history of chronic disease is clear and E-GFR >45 ml/min/1.73 m2. In clinical diagnoses that compete with time, it would be wise not to delay diagnosis and treatment by applying contrast-enhanced imaging without wasting time.
Benzer Tezler
- Pediyatrik kalp cerrahisi sonrası gelişen akut böbrek hasarının pediyatrik Rıfle krilerleri kullanılarak değerlendirilmesi
Evaluation of acute kidney injury developed after pediatric cardiac surgery using pediatric Rifle criteria
MEHMET DEDEMOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık BakanlığıKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKAN CEYRAN
- Kontrast ilişkili nefropatide KIM-1, profilin-1 düzeyleri ve tiyol disülfit homeostazının değerlendirilmesi
The evaluation of KIM-1, profilin-1 levels and thiol disulphide homeostasis in contrastinduced nephropathy
MERVE TATLIGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
NefrolojiHarran Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÇİĞDEM CİNDOĞLU
- Ratlarda düşük osmolar ve iso-osmolar kontrast maddelerin böbrekler üzerine etkisinin idrar NGAL ve KIM-1 düzeleriyle değerlendirilmesi
Evaluation of low osmolar and iso-osmolar contrast agents effect on kidneys with NGAL and KIM-1 levels in rats
BERKAN ARMAĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
NefrolojiGazi ÜniversitesiDahili Tıp Bilimleri Bölümü
PROF. DR. KADRİYE ALTOK
- Bilgisayarlı tomografi incelemesi esnasında kullanılan radyokontrast maddenin nefrotoksik etkilerinin neutrophil gelatinase-associated lipocalin (ngal) kullanılarak incelenmesi
The examinati̇on of the nephrotoxic affects of radiocontrast used during computed tomography by usi̇ng neutrophil gelatinase-associated lipocalin (ngal)
EREN İMRE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Nefrolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURHAN SEYAHİ
- Kontrast madde nefropatisinde erken marker olarak kidney injury molecule-1 (KIM-1) kullanımı
Is kim-1 is a valuable diagnostic tool for early diagnosis of contrast induced nephropathy
DERYA AKDENİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
NefrolojiTurgut Özal Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ AKÇAY