Lüleburgaz Sokullu Mehmed Paşa külliyesi (2 cilt)
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 7703
- Danışmanlar: DOÇ. DR. FİLİZ YENİŞEHİRLİOĞLU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Sanat Tarihi, Art History
- Anahtar Kelimeler: Külliyeler, Kırklareli-Lüleburgaz, Osmanlı mimarisi, Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, Complexes, Kırklareli-Lüleburgaz, Ottoman architecture, Sokullu Mehmet Pasha Complex
- Yıl: 1989
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Arkeoloji ve Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Trakya bölgesinde Kırklareli vilayetine bağlı bir ilçe merkezi olan Lüleburgaz, Edirne İstanbul karayolunun üzerinde yer alan işlek bir ticaret, sanayii ve tarım şehridir. Kuruluş tarihi İ.Ö.4000 yıllarına kadar inen şehir sırayla Trak, Hun, Bizans ve Osmanlı uygarlıklarına sahne olmuştur. Bizans döneminde bir Piskoposluk merkezi iken 1357 yılında Sultan I. Murat (1362-89) tarafından Osmanlı topraklarına -. katılmıştır. Bergule, Arkadiyapolis, Birgoz, Burgaz ve Cumhuriyet döneminde bol miktarda üretimi yapı lan lüle taşından dolayı Lüleburgaz adını alan şehir esas gelişimini Türk döneminde gerçekleştirmiştir. XVT. yüzyılda devrin v ünlü sadrazamı Sokullu Mehmed Paşa tarafından Mimar Sinan'a inşa ettirilen külliye ile büyük ve önemli bir ^şehir ve konaklama merkezi hüvviyetini kazanmıştır. Cami, medrese, sıbyan mektebi, arasta, kervansaray, imaret, çifte hamam, köprü, tuvaletler ve nazireden oluşan yaklaşık 40.000 bin metrekarelik alanı içeren külliye düz bir alan üzerinde kurulmuştur. İmareti tamamen kervansarayının ise büyük bir kısmı günümüze ulaşmayan yapı topluluğunun diğer yapıları iyi durumdadır ve halen çeşitli işlevlere cevap vermektedir. Aslında külliye İstanbul'un Avrupa yakasından başla yan ve Edirne-Sofya-Belgrad üzerinden orta Avrupa içlerine kadar usanan sefer, haç, kervan ve ulak sistemi için kullanılan önemli bir yol güzergahının İstanbul Edirne arasındaki ana konaklama ve durak noktasında yer alır. Bu nedenledir ki Külliye çeşitli işlevlere aynı anda hizmet verecek yapıları içerecek şekilde planlanmıştır. Dini işleve hizmet veren cami, eğitim işlevli medrese ve sıbyan mektebi, sosyal amaçlı hamam ve imaret, ticaret yaşama yönelik çarşı ve kervansaray ile ulaşım dairesine cevap veren köprünün varlığı bu konuda bize bir fikir vermektedir.İi Ayrıca yapıların kontun ve düzenlenişine göz atacak olursak külliyede ana yapının cami olmadığı, ticari işlevli kervansaray ve çarşının ön planda tutulduğunu söyleye biliriz. Külliyenin camisi kubbeli tek mekanlı plan şemasının bir çeşitlemesini yansıtır. Kuzeyindeki son cemaat yeri kuzeybatısındaki tek şerefeli minaresi ve güney yönündeki naziresi dikkat çekmektedir. Caminin kuzeyinde yer alan şadırvanlı revaklı avlu, medrese odaları tarafından II şeklinde çevrelenmekte dolayısıyla avlu iki farklı yapı tarafından ortak kullanılmaktadır. Caminin güneyinde külliyenin çevre duvarı içinde yer alan sıbyan mektebi yüksek bir alt zemin üzerinde yer alan kubbeli küçük bir mekandır. Cami ve medresenin ortak kullandığı avlunun kuzey cephesinde eksende açılan bir kapı ile çarşı bölümüne geçilir. Çarşı medresenin kuzey kanadına bitişik olup doğu-batı doğrultusunda uzanan bir yolun iki yanma inşa edilen dükkanlardan oluşmaktadır. Külliyede çarşının kuzeyi kervansaraya ayrılmıştır. Kervansaraya giriş çarşıdan bir kapı ile sağlanmakta ve bu kapı, avludan çarşıya açılan diğer kapı ile aynı eksende yer almaktadır. Böylece kapıların açıldığı kısımda çarşı içinde bir vurgulama ve bağlayıcılık söz konusu olmakta ve bu bölüm dua kubbesi adını almaktadır. Kervansarayın doğusunda bulunduğu kabul edilen imaretten. İ3e geriye hiçbir iz kalmamıştır. Menderesin doğusunda bulunan ve etrafı dükkanlarla çevrili çifte hamam türünün güzel bir örneğidir. Külliyenin uzağında şehrin eski Edirne yolu çıkışında Lüleburgaz deresi üzerinde yer alan köprü bugün hala çevresine hizmet vermektedir. Sonuç olarak Lüleburgaz Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi birçok açıdan özellik taşımaktadır. Konumu açısından dün olduğu gibi bugün de önemli bir yol güzargahı üzerinde inşa edilmesi, devrin baş mimarının imzasını taşıması önemli bir sadrazam tarafından yaptırılmış olması, yapı sayısının fazlalığı ve çeşitliliği dikkat çeken hususlardır». Bu nite-ÖZET Trakya bölgesinde Kırklareli vilayetine bağlı bir ilçe merkezi olan Lüleburgaz, Edirne İstanbul karayolunun üzerinde yer alan işlek bir ticaret, sanayii ve tarım şehridir. Kuruluş tarihi İ.Ö.4000 yıllarına kadar inen şehir sırayla Trak, Hun, Bizans ve Osmanlı uygarlıklarına sahne olmuştur. Bizans döneminde bir Piskoposluk merkezi iken 1357 yılında Sultan I. Murat (1362-89) tarafından Osmanlı topraklarına -. katılmıştır. Bergule, Arkadiyapolis, Birgoz, Burgaz ve Cumhuriyet döneminde bol miktarda üretimi yapı lan lüle taşından dolayı Lüleburgaz adını alan şehir esas gelişimini Türk döneminde gerçekleştirmiştir. XVT. yüzyılda devrin v ünlü sadrazamı Sokullu Mehmed Paşa tarafından Mimar Sinan'a inşa ettirilen külliye ile büyük ve önemli bir ^şehir ve konaklama merkezi hüvviyetini kazanmıştır. Cami, medrese, sıbyan mektebi, arasta, kervansaray, imaret, çifte hamam, köprü, tuvaletler ve nazireden oluşan yaklaşık 40.000 bin metrekarelik alanı içeren külliye düz bir alan üzerinde kurulmuştur. İmareti tamamen kervansarayının ise büyük bir kısmı günümüze ulaşmayan yapı topluluğunun diğer yapıları iyi durumdadır ve halen çeşitli işlevlere cevap vermektedir. Aslında külliye İstanbul'un Avrupa yakasından başla yan ve Edirne-Sofya-Belgrad üzerinden orta Avrupa içlerine kadar usanan sefer, haç, kervan ve ulak sistemi için kullanılan önemli bir yol güzergahının İstanbul Edirne arasındaki ana konaklama ve durak noktasında yer alır. Bu nedenledir ki Külliye çeşitli işlevlere aynı anda hizmet verecek yapıları içerecek şekilde planlanmıştır. Dini işleve hizmet veren cami, eğitim işlevli medrese ve sıbyan mektebi, sosyal amaçlı hamam ve imaret, ticaret yaşama yönelik çarşı ve kervansaray ile ulaşım dairesine cevap veren köprünün varlığı bu konuda bize bir fikir vermektedir.
Özet (Çeviri)
İi Ayrıca yapıların kontun ve düzenlenişine göz atacak olursak külliyede ana yapının cami olmadığı, ticari işlevli kervansaray ve çarşının ön planda tutulduğunu söyleye biliriz. Külliyenin camisi kubbeli tek mekanlı plan şemasının bir çeşitlemesini yansıtır. Kuzeyindeki son cemaat yeri kuzeybatısındaki tek şerefeli minaresi ve güney yönündeki naziresi dikkat çekmektedir. Caminin kuzeyinde yer alan şadırvanlı revaklı avlu, medrese odaları tarafından II şeklinde çevrelenmekte dolayısıyla avlu iki farklı yapı tarafından ortak kullanılmaktadır. Caminin güneyinde külliyenin çevre duvarı içinde yer alan sıbyan mektebi yüksek bir alt zemin üzerinde yer alan kubbeli küçük bir mekandır. Cami ve medresenin ortak kullandığı avlunun kuzey cephesinde eksende açılan bir kapı ile çarşı bölümüne geçilir. Çarşı medresenin kuzey kanadına bitişik olup doğu-batı doğrultusunda uzanan bir yolun iki yanma inşa edilen dükkanlardan oluşmaktadır. Külliyede çarşının kuzeyi kervansaraya ayrılmıştır. Kervansaraya giriş çarşıdan bir kapı ile sağlanmakta ve bu kapı, avludan çarşıya açılan diğer kapı ile aynı eksende yer almaktadır. Böylece kapıların açıldığı kısımda çarşı içinde bir vurgulama ve bağlayıcılık söz konusu olmakta ve bu bölüm dua kubbesi adını almaktadır. Kervansarayın doğusunda bulunduğu kabul edilen imaretten. İ3e geriye hiçbir iz kalmamıştır. Menderesin doğusunda bulunan ve etrafı dükkanlarla çevrili çifte hamam türünün güzel bir örneğidir. Külliyenin uzağında şehrin eski Edirne yolu çıkışında Lüleburgaz deresi üzerinde yer alan köprü bugün hala çevresine hizmet vermektedir. Sonuç olarak Lüleburgaz Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi birçok açıdan özellik taşımaktadır. Konumu açısından dün olduğu gibi bugün de önemli bir yol güzargahı üzerinde inşa edilmesi, devrin baş mimarının imzasını taşıması önemli bir sadrazam tarafından yaptırılmış olması, yapı sayısının fazlalığı ve çeşitliliği dikkat çeken hususlardır». Bu nite-ÖZET Trakya bölgesinde Kırklareli vilayetine bağlı bir ilçe merkezi olan Lüleburgaz, Edirne İstanbul karayolunun üzerinde yer alan işlek bir ticaret, sanayii ve tarım şehridir. Kuruluş tarihi İ.Ö.4000 yıllarına kadar inen şehir sırayla Trak, Hun, Bizans ve Osmanlı uygarlıklarına sahne olmuştur. Bizans döneminde bir Piskoposluk merkezi iken 1357 yılında Sultan I. Murat (1362-89) tarafından Osmanlı topraklarına -. katılmıştır. Bergule, Arkadiyapolis, Birgoz, Burgaz ve Cumhuriyet döneminde bol miktarda üretimi yapı lan lüle taşından dolayı Lüleburgaz adını alan şehir esas gelişimini Türk döneminde gerçekleştirmiştir. XVT. yüzyılda devrin v ünlü sadrazamı Sokullu Mehmed Paşa tarafından Mimar Sinan'a inşa ettirilen külliye ile büyük ve önemli bir ^şehir ve konaklama merkezi hüvviyetini kazanmıştır. Cami, medrese, sıbyan mektebi, arasta, kervansaray, imaret, çifte hamam, köprü, tuvaletler ve nazireden oluşan yaklaşık 40.000 bin metrekarelik alanı içeren külliye düz bir alan üzerinde kurulmuştur. İmareti tamamen kervansarayının ise büyük bir kısmı günümüze ulaşmayan yapı topluluğunun diğer yapıları iyi durumdadır ve halen çeşitli işlevlere cevap vermektedir. Aslında külliye İstanbul'un Avrupa yakasından başla yan ve Edirne-Sofya-Belgrad üzerinden orta Avrupa içlerine kadar usanan sefer, haç, kervan ve ulak sistemi için kullanılan önemli bir yol güzergahının İstanbul Edirne arasındaki ana konaklama ve durak noktasında yer alır. Bu nedenledir ki Külliye çeşitli işlevlere aynı anda hizmet verecek yapıları içerecek şekilde planlanmıştır. Dini işleve hizmet veren cami, eğitim işlevli medrese ve sıbyan mektebi, sosyal amaçlı hamam ve imaret, ticaret yaşama yönelik çarşı ve kervansaray ile ulaşım dairesine cevap veren köprünün varlığı bu konuda bize bir fikir vermektedir.
Benzer Tezler
- Lüleburgaz Dere mahallesinin yenilenmesinde bir yöntem önerisi 18. madde uygulaması
A Proposal for the renewal of Dere district of Lüleburgaz: Application of item 18
A.BUKET ÖNEM
Yüksek Lisans
Türkçe
1993
Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik ÜniversitesiPROF. DR. AYTEN ÇETİNER
- Kırklareli-Lüleburgaz arasındaki orman kalıntıları
Başlık çevirisi yok
EKREM ÜÇTEPE
Yüksek Lisans
Türkçe
1993
Coğrafyaİstanbul ÜniversitesiTürkiye Coğrafyası Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MUTLU GÜNGÖRDÜ
- Trakya (Lüleburgaz) petrolü parafinlerinin proliz reaksiyon kinetiğinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
FATMA EBRU ÇERÇİ
- Orta büyüklükteki şehirler ve Lüleburgaz örneği
Başlık çevirisi yok
AYŞE NUR TİMOR
Doktora
Türkçe
1992
Coğrafyaİstanbul ÜniversitesiBeşeri ve İktisadi Coğrafya Ana Bilim Dalı
PROF.DR. EROL TÜMERTEKİN
- Yeni peteklerle çok yıllık eski peteklerde yetiştirilen işçi arılarının bazo morfolojik özelliklerinin belirlenmesi ve karşılaştırılması üzerine bir araştırma
Determination of aud compansion of characteristics of worker bees which reared in new and old cambs
DEVRİM OSKAY