Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı COVID kliniğinde yatan hastalarda COVID-19 enfeksiyonunun plazma aterojenite indeksi üzerine etkisi ve plazma aterojenite indeksinin hastalık şiddeti ile korelasyonu
The effect of COVID-19 infection on plasma atherogenity index and the correlation between plasma atherogenity index and COVID-19 severity in patients who were admitted to Ankara University, Faculty of Medicine, İbn-i Sina Hospital, Department of Infectious Diseases and Clinical Microbiology COVID Clinic
- Tez No: 769563
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. AYŞE GÜLSEN CEYHUN PEKER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Plazma aterojenite indeksi, COVID-19, hastalık şiddeti, Aterojenite indeksi, COVID 19, Hastalık şiddeti indeksi, Korona virüs enfeksiyonları, Korona virüsler, Plazma atherogenicity index, COVID-19, disease severity, Atherogenicity index, COVID 19, Severity of illness index, Coronavirus enfections, Coronaviridae
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Covid Kliniğinde yatan hastalarda COVID-19 enfeksiyonunun Plazma Aterojenite İndeksi (PAİ) üzerine etkisi ve PAİ'nin hastalık şiddeti ile ilişkisini değerlendirmektedir. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamız retrospektif bir araştırma olup Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi 01.02.2020- 28.02.2022 tarihleri arasında Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Covid kliniğinde takip edilen SARS-CoV-2 vakalarını içermektedir. Hastaların demografik özellikleri, klinik verileri, ilaç geçmişleri, Polymerase Chain Reaction (PCR) sonuçları, bilgisayarlı tomografi görüntüleri ve raporları, total kolesterol, High density lipoprotein-Cholesterol (HDL-K), Low density lipoprotein-Cholesterol (LDL-K), trigliserit düzeyleri hastane sisteminden taranmıştır. Hastaların kan tetkikleri enfeksiyon tanısı almadan önceki son 1 yıl içinde ölçülen lipid parametreleri (total kolesterol, trigliserit, LDL-K ve HDL-K) ile enfeksiyon tanısı aldıktan sonraki ilk 24 saatteki lipid parametrelerini içermektedir. Bu taranan değerler ile PAİ plazma trigliserit düzeyinin HDL-K düzeyine oranının 10 tabanında logaritması [log (TG/HDL-K) oranı] olarak hesaplandı. Enfeksiyon öncesi ve enfeksiyon sırasındaki PAİ'leri birbiri ile karşılaştırılarak COVID-19 enfeksiyonunun etkisi değerlendirildi. Aynı zamanda hastalık şiddeti ile PAİ arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için hastalar Dünya Sağlık Örgütü kritik hastalık tanımından yararlanılarak sınıflandırılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya 117'si (%52) kadın, 108'i (%48) erkek toplam 225 COVID-19 hastası dahil edilmiştir. Hastaların yaşları 18 ile 89 yaş aralığında değişmektedir. Yaş ortalaması 56,83'dür. Hastalık öncesi ve hastalık sırasındaki total kolesterol, LDL-K, HDL-K, trigliserit ve PAİ değerlerinin karşılaştırılması yapılmıştır. Total kolesterol, LDL-K, HDL-K' de hastalık öncesine göre, hastalık sırasındaki değerlerde istatistiksel olarak anlamlı derecede azalma saptanmıştır (p<0,001). PAİ'ni değerlendirdiğimizde hastalık öncesi ortalama 0,49; hastalık sırasında 0,565 olarak hesaplanmış ve hastalık sırasındaki artışı anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Hastalık öncesi ve hastalık sırasındaki trigliserit değerleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,132). Dünya Sağlık Örgütü'nün hastalık şiddet tanımlamasına göre hastalar gruplandırıldığında %60,9 vakanın orta, %24 vakanın ağır ve %15,1 vakanın da kritik grupta yer aldığı görülmüştür. Hastalık şiddet gruplarındaki hastaların kendi içinde lipid parametreleri ve PAİ değerleri kıyaslandığında genel tablo ile aynı olduğu ancak PAİ artışının en çok kritik grupta olduğu görülmüştür. PAİ değişimini değerlendirecek olursak orta şiddet grubunda hastalık öncesinde 0,47 iken hastalık sırasında 0,49'a, kritik grupta 0,533 iken 0,708'e yükselmiştir ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (sırasıyla p=0,004; p=0,003). Ağır grupta hastalık öncesi PAİ değeri 0,543; hastalık sırasında 0,564 olarak hesaplanmış ve bu değişim anlamlı bulunmamıştır (p=0,626). Hastalık şiddet gruplarında hastalık öncesi ve hastalık sırasındaki PAİ ayrı ayrı incelendiğinde hastalık öncesi PAİ değerinin ortalaması gruplar arasında anlamlı farklılık göstermemektedir (p=0,137). Hastalık sırasında hesaplanan PAİ değerleri ile hastalık şiddet grupları arasındaki ilişki değerlendirildiğinde PAİ değerinin ortalamasının gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p=0,012). SONUÇ: PAİ'nin COVID-19 enfeksiyonundan etkilendiği görülmüştür. Bu değişimin hastalık şiddeti arttıkça daha fazla olduğu saptanmıştır. Rutin incelenen trigliserit ve HDL-K değerleri ile kolaylıkla hesaplanabilen bir parametre olması sebebiyle PAİ'nin hastalığın prognozu hakkında takip edilmesi gereken önemli bir biyobelirteç olduğu düşünülmektedir. PAİ'nin, hastalığın teşhisinden sonra şiddetli ve şiddetli olmayan vakaları ayırt etmede ve hangi hastaların yakından takip edilmesi gerektiğini belirlemede önemli bir role sahip olduğu düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this study is to evaluate the effect of COVID-19 infection on Plasma Atherogenicity Index (PAI) and the relationship of PAI with disease severity in patients hospitalized in the Covid Clinic of Infectious Diseases and Clinical Microbiology Department of Ankara University Faculty of Medicine İbn-i Sina Hospital. Materials and Methods: Our study is a retrospective study and includes SARS-CoV-2 cases followed in the Covid clinic of the Department of Infectious Diseases and Clinical Microbiology between 01.02.2020 and 28.02.2022 at Ankara University Faculty of Medicine İbn-i Sina Hospital. Demographic characteristics, clinical data, drug histories, Polymerase Chain Reaction (PCR) results, computed tomography images and reports, total cholesterol, HDL-C, LDL-C, triglyceride levels of the patients were scanned from the hospital system. The blood tests of the patients included the lipid parameters (total cholesterol, triglyceride, LDL-C and HDL-C) measured in the last 1 year before the diagnosis of infection and the lipid parameters in the first 24 hours after the diagnosis of infection. With these scanned values, PAI was calculated as the base 10 logarithm of the ratio of plasma triglyceride level to HDL-C level [log (TG/HDL-C) ratio]. The effect of COVID-19 infection was evaluated by comparing the PAIs before and during infection with each other. At the same time, in order to evaluate the relationship between disease severity and the PAI, patients were evaluated by classifying them using the World Health Organization definition of critical illness. Results: A total of 225 COVID-19 patients, 117 (52%) female and 108 (48%) male, were included in the study. The ages of the patients ranged from 18 to 89 years. The average age was 56.83. Total cholesterol, LDL-C, HDL-C, triglyceride and PAI values were compared before and during the disease. A statistically significant decrease was found in total cholesterol, LDL-C and HDL-C values taken during the disease compared to the beginning of the disease (p<0.001). When we evaluated the PAI, the mean value was 0.49 before the disease and it was 0.565 during the disease, which showed a significant increase (p<0.001). The difference between triglyceride values before and during the disease was not statistically significant (p=0.132). When the patients were grouped according to the definition of disease severity of the World Health Organization, it was seen that 60.9% of the cases were in the moderate group, 24% were in the severe group and 15.1% were in the critical group. When the lipid parameters and PAI values of the patients were compared according to the disease severity, it was seen that the general picture was the same, but the increase in PAI was more apparent in the critical group. If we evaluated the change in PAI, in the moderate group it increased from 0.47 to 0.49 during the disease, from 0.533 to 0.708 in the critical group, and these changes were significant (p=0.004; p=0.003, respectively). Mean pre-disease PAI value was 0.543 in the severe group; it was calculated as 0.564 during the disease and this change was not significant (p=0.626). When the pre-disease and post-disease PAI were analyzed separately in the disease severity groups, the mean value of the pre-disease PAI did not differ significantly between the groups (p=0.137). When the relationship between the PAI values calculated during the disease and the disease severity groups was evaluated, it was found that the mean PAI value was statistically significantly different between groups (p=0.012). Conclusion: The PAI has been found to be affected by COVID-19 infection. It was found that this change was greater as the severity of the disease increased. PAI is thought to be an important biomarker predicting the prognosis of the disease, which is a parameter that can be easily calculated by routinely examined triglyceride and HDL-C values. It is thought that the PAI has an important role to distinguish severe and non-severe cases and should be used to determine which patients to follow more closely.
Benzer Tezler
- Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde perioperatif antibiyotik profilaksi uygulamalarının kılavuzlara uygunluğunun değerlendirilmesi
Evaluation of the guideline appropriateness of the perioperative antibiotic prophylaxis in Medical Faculty of Ankara University hospital
ÖZGE LEYLA ŞENGEZER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAnkara ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İSMAİL BALIK
- Endotrakeal tüp üzerinde oluşmuş pseudomonas aeruginosa biyofilmi üzerine kolistin ve ambroksolün etkisi
The impact of colistin and ambroxol on pseudomonas aeruginosa biofilm formed on the endotracheal tube
NESİL BAYRAKTAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAnkara ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İSMAİL BALIK
- Farklı kinolon grubu antibiyotiklerin fekal florada kinolon dirençli escherıchıa coli seleksiyonu üzerine etkisi
The effect of different groups of qui nolones on selection of quinolone resistant escherichia coli in the fecal flora
ZEYNEP KÖKEN BAYINDIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAnkara ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FÜGEN YÖRÜK
- Nötral endopeptidaz (neprilysin-nep) enzimi ve D vitamini düzeyinin COVID-19 hastalığı prognozundaki rolünün değerlendirilmesi
The evaluation of the role of neutral endopeptidase (neprilysin-nep) enzyme and vitamin D levels in the prognosis of COVİD-19
UTKU CAN SARICA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAnkara ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALPAY AZAP
- Kemoterapi hastalarının hatalı tıbbi uygulama algısının ve deneyimlerinin belirlenmesi
Determination of chemotherapy patients' perceptions and experiences about medical errors
EMİNE GÜRSEL