Geri Dön

Hayvan modellerinde oluşturulan intrauterin adezyonlarda kök hücre uygulamalarının etkilerinin araştırılması

The effects of stem cell applications on internal adhesions created inexperimental animal models

  1. Tez No: 767784
  2. Yazar: FERİDE ATAY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ALİ AKDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: intrauterin adezyon, hayvan modeli, kök hücre, eksozom, Adezyonlar, Eksozomlar, Hayvan deneyleri, Kök hücreler, Uterus, İntrauterin araçlar, intrauterine adhesion, animal model, stem cell, exosome, Adhesions, Exosomes, Animal experimentation, Stem cells, Uterus, Intrauterine devices
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada deneysel hayvan modelinde intrauterin kavitede yapılan cerrahi müdahalelere sekonder gelişen adezyonların tedavisinde umbilikal kord ve adipoz dokudan elde edilen mezenşimal kök hücre (MKH) ve mezenşimal kök hücre kaynaklı eksozom uygulamalarının etkinliklerinin karşılaştırmalı olarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Her biri 5 hayvandan oluşan toplam 7 çalışma grubu; negatif kontrol grubu, pozitif kontrol grubu, umbilikal kord MKH uygulanan, umbilikal kord MKH'dan elde edilen eksozom uygulanan, adipoz doku MKH uygulanan, adipoz doku MKH'dan elde edilen eksozom uygulanan ve intravenöz yolla umbilikal kord MKH'dan elde edilen eksozom uygulanan şeklinde belirlendi. Negatif kontrol grubu hariç tüm gruplarda intrauterin kaviteye etanol uygulanarak adezyon oluşturuldu. 2 hafta sonra kontrol grubu histerektomi sonrası sakrifiye edildi. Kalan gruplarda ise intrauterin kaviteye sham grubunda serum fizyolojik, diğer gruplarda kök hücre ve eksozom lokal olarak uygulandı. İki hafta sonra ise bu gruplar da histerektomi yapılarak sakrifiye edildi. Endometrium kalınlığı, fibrozis, inflamasyon, vasküler proliferasyon parametrelerine bakılarak ve fibroblastic growth factor (FGF), vascular endothelial growth factor (VEGF), hypoxia inducible factor-1 alpha (HIF-1α), anticollagen1 antikorları ile immünohistokimya boyamaları yapılarak yara iyileşmesi, skar oluşumu ve anjiyogenez açısından tedavinin etkinliği gruplar arası karşılaştırmalar yapılarak değerlendirildi. Bulgular: İntrauterin adezyon modeli oluşturulan ratların uterusları histopatolojik olarak incelendiğinde endometrium epitel kalınlığının ve uterus duvar kalınlığının azaldığı; bu dokularda inflamasyon, fibrozis ve vasküler proliferasyon görülme oranlarının bariz bir şekilde artmış olduğu görülmüştür. Tedavi edilen gruplarda ise adezyonlu gruba göre endometrium epitel kalınlığının ve duvar kalınlığının artmakta; inflamasyon, fibrozis ve vasküler proliferasyonun ise azalmakta olduğunu görmekteyiz. Adipoz doku kaynaklı mezenkimal kök hücre eksozomlarının inflamasyon, fibrozis ve vasküler proliferasyonu diğerlerine göre daha fazla azaltarak; uterus duvar kalınlığını ve endometrium epitel kalınlığını ise diğerlerine göre daha çok xi arttırarak bu çalışmada uygulanan tedaviler arasında en başarılı olduğunu söyleyebilmekteyiz. Ayrıca intravenöz yolla sistemik olarak umbilikal kord kaynaklı mezenkimal kök hücre eksozomu uygulananlarda lokal olarak uygulananlardan anlamlı bir farkla daha az fibrozis, inflamasyon ve vasküler proliferasyona rastlanmıştır. Ancak endometrium epitel ve uterus duvar kalınlıkları arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. Sonuç: Gebelik terminasyonu gibi intrauterin müdahaleler sonrası bu alanda oluşan adezyon ve fibrotik dokunun ortadan kaldırılması ve sonrasında epitelyal hücrelerin yeniden gelişmesi temel tedavi prosedürüdür. Yapılan sınırlı sayıdaki araştırmada kök hücre ve eksozom tedavilerinin hasar görmüş endometriumun rejenerasyonunda klinik olarak etkili olabileceği gösterilmiştir. Kök hücre ve eksozom uygulamaları ile intrauterin adezyonun anlamlı ölçüde tedavi edilebileceğini ve birbirlerine göre etki düzeylerini göstermiş olduk. Ayrıca bir grupta verilen tedavinin sistemik olarak uygulanmasıyla veriliş yollarının etkilerini de karşılaştırmış olduk. Ancak bu alandaki insan çalışmalarının sayısı arttırılarak klinik uygulamalar için daha fazla kanıt ortaya çıkarılması gerektiğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Aim: In this experimental animal model, it is aimed to compare the effectiveness of the applications of exosome originating from the mesenchymal stem cell and mesenchymal stem cell taken from the umbilical cord and adipose tissue in the treatment of intrauterine lesions secondary to surgical interventions in the intrauterine cavity. Material and Method: A total of 7 study groups, each consisting of 5 animals; negative control group, positive control group, human umbilical cord-derived exosome administered group intravenously, and locally adipose tissue-derived mesenchymal stem cell administered group, human umbilical cord-derived mesenchymal stem cell administered group, human umbilical cord-derived exosome administered group, human adipose tissue-derived exosome administered group. Adhesion training by applying ethanol to the intrauterine cavity in all groups. After 2 weeks, the control group was sacrificed after hysterectomy. Saline solution was applied locally to the intrauterine cavity of rats in the sham group. In other groups, mesenchymal stem cells and exosomes were applied locally and intravenously to the intrauterine cavity. After 2 weeks, these groups were sacrificed by performing hysterectomy. Endometrial thickness, fibrosis, inflammation, vascular proliferation formation and by immunohistochemical staining with fibroblastic growth factor (FGF), vascular endothelial growth factor (VEGF), hypoxia inducible factor (HIF-1α) and anticollagen1 antibodies wound healing, scar formation and angiogenesis were evaluated. Comparisons were made between the groups in terms of treatment efficacy. Results: Uterus of the rats with intrauterine adhesion model was examined histopathologically, it was found that the endometrial epithelial thickness and the uterine wall thickness decreased; it is seen that the incidence of inflammation, fibrosis and vascular proliferation in these tissues is significantly increased. In the treated groups, the thickness of the endometrium becomes thinner and the wall thickness increases compared to the group with adhesions; we see that inflammation, fibrosis xiii and vascular proliferation are decreasing. In all criteria except uterine wall thickness, adipose tissue-derived mesenchymal stem cell exosomes reduce inflammation, fibrosis and vascular proliferation more than others and increasing the uterine wall thickness and endometrial epithelial thickness more than the others, we can say that it is the most successful among the treatments applied in this study. In addition, with a significant difference, less fibrosis, inflammation and vascular proliferation were observed in those administered umbilical cord-derived mesenchymal stem cell exosome systemically than those administered locally. However, no statistically significant difference was found between endometrial epithelial and uterine wall thicknesses. Conclusion: Removal of adhesion and fibrotic tissue formed in this area after intrauterine interventions such as pregnancy termination and regeneration of epithelial cells is the basic treatment procedure. In a limited number of studies, it has been shown that stem cell and exosome treatments can be clinically effective in the regeneration of the damaged endometrium. We have shown that intrauterine adhesion can be significantly treated with stem cell and exosome applications, and their effect levels are different from each other. We also compared with local and systemic administration by the systemic administration of the treatment in one group. However, we think that more evidence for clinical applications should be revealed by increasing the number of human studies in this field.

Benzer Tezler

  1. Deneysel olarak Asherman sendromu oluşturulan rat modellerinde filgrastim ve hyalüronik asit kullanımının endometriuma etkileri

    Effects of filgrastim and hyaluronic acid use on endometrium in rat modelsexperimentally created Asherman syndrome

    MERVE GENCO

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİSUN VURAL

  2. Deneysel olarak asherman sendromu yapılan uterotrofik rat modellerinde intrauterin ozon maruziyeti sonucunda oluşacak gebelik oranlarının karşılaştırılması ve histopatolojik olarak değerlendirilmesi

    Effect of intrauterine ozone therapy on Asherman syndrome, an experimental rat model

    SEVAL YILMAZ ERGANİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERNA DİLBAZ

  3. Deneysel olarak Asherman sendromu oluşturulan rat modellerinde steroid ve hyalüronik asit kullanımının endometriuma etkileri

    The effects of steroid and hyaluronic acid use on endometrium in rat modelsexperimentally created Asherman's syndrome

    MEHMET GENCO

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİSUN VURAL

  4. Deneysel olarak çinko eksikliği oluşturulan hayvan modellerinde, dil papillası ve tat duyusundaki değişimler

    Changes of taste perception and the lingual papillae in experimentally induced zinc deficient animal models

    KADER AYDIN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Diş Hekimliğiİstanbul Üniversitesi

    Oral Diagnoz ve Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. İLKNUR ÖZCAN

  5. Pentilentetrazol ve kainik asit ile oluşturulan status epileptikus modellerinde immatur sıçanlarda levetirasetam'ın öğrenme, hafıza ve davranış üzerine etkilerinin değerlendirilmesi

    The evaluation of the effects of levetiracetam on learning, memory and behavior in immature rats with pentylenetetrazole and kainic acid?induced status epilepticus

    DERYA DENİZ ELALMIŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    FizyolojiErciyes Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ASUMAN GÖLGELİ