Myoma uteri olgularında yapılan cerrahi yöntemlerin retrospektif incelenmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 767280
- Danışmanlar: PROF. DR. MAHMUT ÖNCÜL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Myoma uteri, Leiomyom, Histerektomi, Myomektomi, Laparotomi, Laparoskopi, Cerrahi-kadın doğum, Miyom, Retrospektif çalışmalar, Uterus hastalıkları, Uterus neoplazmları, Leiomyoma, Hysterectomy, Myomectomy, Laparotomy, Laparoscopy, Surgery-obs.-gyn., Myoma, Retrospective studies, Uterine diseases, Uterine neoplasms
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Myoma uteri olguları reproduktif, perimenopozal hastalarda en sık benign jinekolojik tümördür. Bu olguların uygun şekilde yönetimi bireyin hayat kalitesini etkilemekte ileri derecede önem arz etmektedir. Bu çalışmada kliniğimizde myoma uteri nedeniyle cerrahiye alınan olguların retrospektif olarak inceleyerek cerrahi yöntemlerin seçimine yardımcı olmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: 2016-2022 yılları arasında İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıları ve Doğum Anabilim Dalı, Aseptik servisinde myoma uteri nedeniyle ameliyat yapılan elektif vakaların bilgileri hastane elektronik veri tabanı sistemi ve hasta arşiv dosyaları kullanılarak retrospektif olarak tarandı. Toplamda myoma uteri nedeniyle opere edilen 609 hasta çalışmaya dahil edildi. Tüm hastaların demografik özellikleri, risk faktörleri, şikayetleri, fizik muayene bulguları, kan tetkikleri, tanı yöntemleri ve yapılan operasyonlar, postoperatif komplikasyonlar, ameliyat özellikleri, patoloji sonuçları değerlendirildi. Sonuçların istatistiksel analizi, SPSS Version 20 programında yapıldı. P<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen toplam 609 hastanın 389'u (%64) reproduktif dönemde, 167'si (%27,4) perimenopozal süreçte, 53'ü ise (%8,7) postmenopozal dönemdeki hastalar tarafından oluşturulmaktadır. Hastaların 286'sına (%47) abdominal myomektomi, 212'ine (%34,8) total abdominal histerektomi (TAH), 56'sına (%9,2) laparoskopik histerektomi (TLH), 21'ine (%3,4) laparoskopik myomektomi, 14'üne (%2,3) vajinal myomektomi, 15'ine (%2,5) histeroskopik myomektomi, 5 hastaya ise (%0,8) total vajinal histerektomi yapılmıştır. Histerektomi grubunda komplikasyon varlığı ve hastanede yatış süresi myomektomi grupuna göre anlamlı bir şekilde istatistiksel olarak yüksek bulundu (uygun olarak p=0,005 ve p=0,001). Operasyon süresi ise myomektomi yapılan hastalarda histerektomi yapılan hastalara göre daha düşük bulundu (90±47 dakikaya karşı 108±39 dakika, p<0,001). Preoperatif ve postoperatif hemoglobin ve hematokrit farkı en çok LS myomektomi grubunda görüldü (ΔHb=2,5±1,5, ΔHct=7,0±4,4). Yine, operasyon süresi LS myomektomi grubunda en yüksek bulundu (191,7±87,7 dk.). Hastaların 11'inde (%1,8) malignite saptanmıştır. Patoloji sonucu malign çıkan 11 hastanın 6'sı (%0,99) leiomyosarkom, 4'ü (%0,66) adenokarsinom, 1'i (%0,16) endometrial stromal sarkom olarak raporlanmıştır. Leiomyosarkam çıkan hastaların yaş ortalaması 39,3±5,5 olarak bulunmuştur ve en küçük hasta 32 yaşında en büyük hasta 47 yaşındadır. SONUÇ: Semptomatik myoma uteri tedavisinde cerrahi kararı verirken hastanın ve myomun karekterine göre karar vermek gerekir. Laparoskopik cerrahi yöntemleri tercih edilecek ise cerrahi tecrübeyi de göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Çalışmamızdan elde ettiğimiz sonuçlara göre myomektominin komplikasyon oranı histerektomiye göre daha az olduğu için, histerektomi kararı verilirken bu durumun dikkate alınması gerektiğini düşünmekteyiz. Laparoskopik histerektomi sonuçları değerlendirildiğinde, myoma uteri olgularında histerektomi plananan hastalarda önerilebilecek bir cerrahi yöntemdir. Ancak, sonuçlarımıza göre laparoskopik myomektomi de gerek ameliyat süresinin uzaması gerekse kan kaybının daha fazla olduğu göz önünde bulundurulduğunda vaka seçiminde daha dikkatli davranmak gerektiği kanısındayız. Benign düşünülen olgularda malignite çıkma ihtimaline premenopozal ve reprodüktif dönemde de karşılaşılabileceğine dikkat etmek gerekir.
Özet (Çeviri)
OBJECTIVE: Leiomyomas are the most frequent benign gynecological neoplasms in reproductive and perimenopausal period among women. The management of these cases is extremely important in affecting the quality of life of the individual. In this study, we aimed to help the selection of surgical methods by retrospectively examining the patients who were taken to surgery for leiomyomas in our clinic. MATERIALS AND METHODS: The information of elective cases who underwent surgery for leiomyomas in the Aseptic Service of Istanbul University-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology between 2016-2022 were scanned retrospectively using the hospital electronic database system and patient archive files. A total of 609 patients who were operated for leiomyomas were included in the study. Demographic characteristics, risk factors, complaints, physical examination findings, laboratory findings, diagnostic methods and operations, postoperative complications, surgical characteristics, and pathology results of all patients were evaluated. Statistical analysis of the results was done in SPSS Version 20 program. P<0.05 was considered statistically significant. RESULTS: Of the 609 patients included in the study, 389 (64%) were in the reproductive period, 167 (27.4%) were in the perimenopausal period, and 53 (8.7%) were in the postmenopausal period. Abdominal myomectomy in 286 (47%) patients, total abdominal hysterectomy in 212 (34.8%) patients, laparoscopic hysterectomy in 56 (9.2%) patients, and 21 (3.4%) patients (3.4%) ) laparoscopic myomectomy, 14 (2.3%) vaginal myomectomy, 15 (2.5%) hysteroscopic myomectomy, and 5 (0.8%) total vaginal hysterectomy were performed. The presence of complications and the duration of hospital stay in the hysterectomy group were found to be statistically significantly higher than in the myomectomy group (p=0.005 and p=0.001, as appropriate). The operation time was found to be lower in patients who underwent myomectomy compared to patients who underwent hysterectomy (90±47 minutes vs. 108±39 minutes, p<0.001). The difference in preoperative and postoperative hemoglobin and hematocrit was most common in the LS myomectomy group (ΔHb=2.5±1.5, ΔHct=7.0±4.4). The operation time was highest in the LS myomectomy group (191.7±87.7 min.). Malignancy was found in 11 (1.8%) patients. Of 11 patients with malignant pathology, 6 (0.99%) were reported as leiomyosarcoma, 4 (0.66%) adenocarcinoma, and 1 (0.16%) endometrial stromal sarcoma. The mean age of the patients who had leiomyosarcoma was found to be 39.3±5.5 years, and the youngest patient was 32 years old, and the oldest patient was 47 years old. CONCLUSION: While making the surgical decision in the treatment of symptomatic leiomyomas, it is necessary to decide according to the characteristic of the patient and leiomyoma. If laparoscopic surgery methods are to be preferred, it is necessary to consider the surgical experience. According to the results of our study, since the complication rate of myomectomy is lower than that of hysterectomy, we think that this situation should be taken into account when deciding on hysterectomy. When the results of laparoscopic hysterectomy are evaluated, it is a surgical method that can be recommended in patients who are planned for hysterectomy in cases of leiomyoma. However, according to our results, considering the prolongation of the operation time and the higher blood loss in laparoscopic myomectomy, we believe that more care should be taken in case selection. It should be noted that the possibility of malignancy may be encountered in premenopausal and reproductive periods in cases thought to be benign.
Benzer Tezler
- Uterus leiomyomlarında dejeneratif değişiklikler ve ovaryal değişikliklerin histopatolojik incelenmesi
Başlık çevirisi yok
NUMAN SOLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1986
Kadın Hastalıkları ve DoğumTrakya ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Premenopozal kadınlarda cerrahi menopoz sonrası erken dönem endokrinolojik değerlendirme
Başlık çevirisi yok
NADİR ÜNLÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Kadın Hastalıkları ve DoğumErciyes ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Kolonoskopi girişimlerinde bilinçli setasyon/analjezi için propofol-remifentanil ile propofol ketamin kombinasyonlarının bis monitörizasyonu ile karşılaştırılması
Comparison of propofol-remifentanil and propofol-ketamine combinations for conscious sedation/analgesia at colonoscopy under bispectral index (Bis) monitoring
HAKAN ÇİMEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Anestezi ve ReanimasyonGataAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET COŞAR
- 1987-1989 yılları arasında kliniğimizdeki myoma uteri olgularının incelenmesi
Başlık çevirisi yok
MEMİK KARAKÜÇÜK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Östrojene bağımlı jinekolojik hastalıkların gonadotropin-releasing hormon analogu (buserelin) ile tedavisi
Başlık çevirisi yok
CİHANGİR ÇAKICI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KUTAY BİBEROĞLU