Geri Dön

Üriner inkontinans olgularında inkontinans tipi ile pelvik anatominin (pelvik organ prolapsusu, genital hiatus uzunluğu, perineal body uzunluğu) ilişkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship of incontinence type and pelvic anatomy (pelvic organ prolapse, genital hiatus LENGTH, perineal BODY LENGTH) in urinary incontinance facts

  1. Tez No: 763344
  2. Yazar: KÜBRA BAĞDATLIOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HÜSEYİN KIYAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: üriner inkontinans, genital hiatus(gh), perineal body(pb), POP, SUİ, Pelvik organ prolapsusu, Pelvis, Perine, Üriner inkontinans-stres, Ürogenital hiatus, urinary incontinence, genital hiatus(gh), perineal body(pb), POP, SUI, Pelvic organ prolapse, Pelvis, Perineum, Urinary incontinence-stress, Urogenital hiatus
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Üriner inkontinans şikayetiyle başvuran hastaların çoğu stres üriner inkontinans , urge üriner inkontinans ve bazı hasta gruplarında bu tiplerin birlikte eşlik ettiği mikst üriner inkontinans tanısı almaktadır. Bazı hasta gruplarının mevcut şikayetlerine eşlik eden pelvik taban ilişkili şikayetleri, pelvik anatomik değişiklikleri (pelvik organ prolapsusu gibi ) bulunmaktadır. Araştırmanın amacı üriner inkontinans(Üİ) olgularında pelvik anatomik değerlendirme (genital hiatus uzunluğu ölçümü, perineal body uzunluğu ölçümü ve POP-Q evreleme ile) sonrasında üriner inkontinans tipi ile pelvik anatomi arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Genital hiatus (gh) ve perineal body (pb) uzunluğu ölçümü klinik pratikte kullanımı hasta ve hekim açısından son derece kolay olan muayene yöntemleridir. Gh ve pb uzunluğu ölçümlerinin inkontinans tipiyle ilişkisinin değerlendirilmesi açısından literatüre ve klinik pratiğe katkı sağlanması hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğinde prospektif vaka – kontrol çalışması olarak tasarlandı.Çalışmaya 2022 şubat -2022 mayıs tarihleri arasında jinekoloji polikliniğimize başvuran 18-80 yaş arası ,, bilgilendirilmiş gönüllü onam formunu imzalayarak çalışmaya katılmayı kabul etmiş hastalardan gebe olmayan kadınlar dahil edildi. Stres üriner inkontinans ve urge üriner inkontinans olan hastalar vaka grubuna , inkontinans tariflemeyen hastalar kontrol grubuna dahil edildi. Ek hastalığı olan, gebelik durumu bulunan,18 yaşından küçük 80 yaşından büyük olan hastalar hariç tutuldu. Tüm bu şartları sağlayarak çalışmaya dahil olan 51 urge üriner inkontinansı olan ,51 stres üriner inkontinansı olan ve 55 üriner inkontinansı olmayan kontrol grubu hastaya spekulum ve cetvel yardımıyla pelvik anatomik muayene yapıldı. POP-Q evreleme sistemine göre , genital hiatus uzunluğu ölçümü, perineal body uzunluğu ölçümü ,prolapsus durumu değerlendirildi. Poliklinik şartlarında boy (cm) ve kilo(kg) ölçümleri yapıldı ve kaydedildi. BMI, yaş, doğum sayısı ve doğum şekli kaydedildi. Bulgular: Stres üriner inkontinans ile urge inkontinansı olan hastalar kıyaslandığında yaş, BMI ve parite açısından anlamlı fark olmadığı gözlendi. (sırasıyla p:0,063, p:0,325, p:0,143 ) Ancak idrar kaçırmayan kontrol grubuyla kıyaslandıklarında inkontinans tipinden bağımsız hem stres inkontinans hem urge inkontinans için yaş ,parite ve BMİ değeri daha yüksek izlendi (<p:0,001). Genital hiatus (gh ) uzunluğunun , sistosel evresi arttıkça anlamlı olarak arttığı gözlendi(p:<0.001). Stres inkontinans görülen popülasyonda yapılan tek değişkenli lojistik regresyon analizinde stres inkontinans riskini; yaşın her bir birim artışı 1 kat, BMI 'nın her bir birimlik artışı 1.1 kat, PB uzunluğunun1 cm'lik artışı 4.6 kat, GH uzunluğunun 1 cm'lik artışı 9,8 kat artırmaktadır. Yine aynı popülasyonda her bir doğum stres inkontinansı riskini 2 kat artırmaktadır (p<0,05). Bu grup için normal doğum yapmış olmak, sezaryen doğum yapmış birine göre stres inkontinansı riskini 10,6 kat artırmaktadır (p=0,003). SUİ popülasyonunda yapılan çok değişkenli lojistik regresyon analizine göre yaş ve GH stres inkontinans riskini anlamlı olarak artırmaktadır (p<0,05). Urge Üİ hastalarında PB uzunluğu, GH uzunluğu, apikal prolapsus varlığı, sistosel ve rektosel varlığı inkontinans üzerinde istatiksel olarak anlamlı sonuç vermemiştir. (p>0,05) Urge inkontinansı görülen hastalarımızda yapılan çok değişkenli lojistik regresyon analizine göre yaş, BMI ve parite urge inkontinansı riskini artırmaktadır. (p<0,05) GH, PB ve doğum şekli urge inkontinans gelişme riski açısından çok değişkenli lojistik regresyon analizinde istatistiksel olarak anlamsız görülmüştür. (p>0,05) Sonuç: Çalışma sonuçlarımıza göre GH uzunluğu ve SUİ arasındaki anlamlı ilişki gösterilmiştir. GH uzunluğu ölçümünün poliklinik şartlarında rutin jinekolojik muayene esnasında kolayca yapılabilir olmasının, hasta konforunu olumsuz etkilememesinin SUİ teşhisinde, SUİ gelişim riski olan hastaları tanımamızda bize oldukça kolaylık sağlayabileceği, popüler bir değerlendirme aracı olarak muayenemize eklenebileceği düşünülmektedir. Bu konuda yapılacak daha geniş popülasyonlu çalışmalar daha net sonuçlara ulaşmamızı ve üriner inkontinansı daha iyi değerlendirip tanımamızı sağlayacaktır.

Özet (Çeviri)

Objective: Most of the patients presenting with the complaint of urinary incontinence are diagnosed with stress urinary incontinence, urge urinary incontinence, and mixed urinary incontinence accompanied by these types in some patient groups. Some patient groups have pelvic floor related complaints and pelvic anatomical changes (such as pelvic organ prolapse) accompanying their existing complaints. The aim of the study is to investigate the relationship between urinary incontinence type and pelvic anatomy after pelvic anatomical evaluation (with genital hiatus length measurement, perineal body length measurement and POP-Q staging) in urinary incontinence cases. GH and PB length measurement are examination methods that are extremely easy to use in clinical practice for both the patient and the physician. It is aimed to contribute to the literature and clinical practice in terms of evaluating the relationship between genital hiatus and perineal body measurements and incontinence type. Patients and methods: This study was designed as a prospective case-control study at the Health Sciences University Şişli Hamidiye Etfal Training and Research Hospital Gynecology and Obstetrics Clinic. Informed voluntary consent form was obtained between the ages of 18-80 who applied to our gynecology outpatient clinic between February 2022 and May 2022. Non-pregnant women were included among the patients who signed and agreed to participate in the study. Patients with stress urinary incontinence and urge urinary incontinence were included in the case group, and patients without incontinence were included in the control group. Patients with co-morbidities, pregnancy status, younger than 18 years of age, and older than 80 years were excluded. Pelvic anatomical examination was performed with the help of speculum and ruler in 51 urge urinary incontinence, 51 stress urinary incontinence and 55 non-urinary incontinence control group patients included in the study by meeting all these conditions. According to the POP-Q staging system, genital hiatus length measurement, perineal body length measurement, and prolapse status were evaluated. Height (cm) and weight (kg) measurements were made and recorded in outpatient clinic conditions. BMI, age, number of births and mode of delivery were recorded. Results: When patients with stress urinary incontinence and urge incontinence were compared, no significant difference was observed in terms of age, BMI and parity. (p:0.063, p:0.325, p:0.143, respectively) However, age, parity, and BMI values were higher for both stress incontinence and urge incontinence, regardless of the type of incontinence, when compared with the control group without urinary incontinence. (<p:0.001) It was observed that the genital hiatus (gh) length increased significantly as the cystocele stage increased.(p:<0.001) In the univariate logistic regression analysis performed in the population with stress incontinence; Each unit increase in age increases 1 times, each unit increase in BMI increases 1.1 times, 1 cm increase in PB length increases 4.6 times, 1 cm increase in GH length increases 9.8 times. In the same population, each birth doubles the risk of stress incontinence. (p<0.05) For this group, having a normal delivery increases the risk of stress incontinence 10.6 times compared to someone who had a cesarean section. (p=0.003) According to the multivariate logistic regression analysis performed in the SUI population, age and GH significantly increase the risk of stress incontinence. (p<0.05) In Urge UI patients, PB length, GH length, presence of apical prolapse, presence of cystocele and rectocele did not have statistically significant results on incontinence. (p>0.05) According to the multivariate logistic regression analysis performed in our patients with urge incontinence, age, BMI and parity increase the risk of urge incontinence. (p<0.05) GH, PD and mode of delivery were found to be statistically insignificant in the multivariate logistic regression analysis in terms of the risk of developing urge incontinence. (p>0.05) Conclusion: According to our study results, a significant relationship between GH length and SUI has been demonstrated. It is thought that the fact that GH length measurement can be easily done during routine gynecological examination in outpatient clinic conditions and does not adversely affect patient comfort can be added to our examination as a popular evaluation tool in the diagnosis of SUI, in identifying patients at risk of developing SUI. Larger population studies on this subject will enable us to reach clearer results, and to better evaluate and recognize urinary incontinence.

Benzer Tezler

  1. Stres üriner inkontinans olgularında“tension-free vaginal tape”ve“ tension-free vaginal tape-obturator”operasyonlarının klinik ve ürodinamik sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of the clinical and urodynamic effects of TVT and TVT-O in the treatment of stress urinary incontinence

    FUNDA GÜNGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ÖNAY YALÇIN

  2. Stres üriner inkontinanslı hastalarda midüretra vasküler perfüzyonunun endovajinal doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of myduretra vascular perfusion in endovaginally doppler ultrasonography in stress urinary incontinated patients

    GİZEM KOCAOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumEge Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET ÖZGÜR YENİEL

  3. Kadınlarda üriner inkontinansın cinsel fonksiyonlar üzerine etkilerinin değerlendirilmesi

    Kadinlarda üri̇ner i̇nkonti̇nansin ci̇nsel fonksi̇yonlar üzeri̇ne etki̇leri̇ni̇n değerlendi̇ri̇lmesi̇

    MURAT HAKAN AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumEge Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMAİL METE İTİL

  4. Apikal prolapsus tedavisinde kullanılan abdominal (açık ve laparoskopik) sakrokolpopeksi/sakroservikopeksi ile vaginal sakrospinöz ligamentopeksi operasyonlarının uzun dönem pelvik taban kas kuvvetine etkilerinin karşılaştırılması

    The comparision of abdominal (open and laparoscopic) sacrocolpocopex/sacroservicopexy used in apical prolapse treatment and vaginal sacrospinous ligamentopexy operations to the effects of long term pelvic floor muscle strength

    CİHAN EŞİTKEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAbant İzzet Baysal Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖNDER KOÇ

  5. 65 yaş ve üzeri bireylerde idrar kaçırma durumları ve etkileyen faktörler

    Urinary Incontinence Cases in Individuals 65 Years and Over and Affecting Factors

    HÜSEYİN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEÇİL ARICA