Aile sağlığı merkezine başvuran hastalarda bozulmuş açlık glukozunun lipid profili ile ilişkisi
The relationship of impaired fasting glucose with lipid profile in patients admitted to family health center
- Tez No: 761122
- Danışmanlar: PROF. DR. SADIK SAMİ HATİPOĞLU, DR. ÖZLEM POLAT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: TK/HDL-K, kardiyovasküler hastalık, non-HDL kolesterol, prediyabet, Aile sağlığı merkezi, Açlık, Dislipidemi, Glükoz tolerans testi, Kan glükozu, Kan lipidleri, Kardiyovasküler hastalıklar, Kolesterol-HDL, Lipidler, Prediabetik durum, TC/HDL-K, cardiovascular disease, non-HDL cholesterol, prediabetes, Family health center, Hunger, Dyslipidemia, Glucose tolerance test, Blood glucose, Blood lipids, Cardiovascular diseases, Cholesterol-HDL, Lipids, Prediabetic state
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Prediyabet, diyabet oluşumu açısından bir risk faktörüdür ve prediyabetik döneminde bile kardiyovasküler komplikasyonlar oluşabileceği bildirilmektedir. Kardiyovasküler hastalık ve buna bağlı mortalite riski açısından normal glukozlu kişilere göre prediyabetik kişiler yüksek riske sahiptirler. Çalışmamızda diyabetin erken dönemi olan Bozulmuş Açlık Glukozu döneminde kan glukoz ve lipid metabolizmasının nasıl etkilendiğini, birbiriyle ilişkisini göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2019-2020 tarihleri arasında T.C Sağlık Bakanlığı Bahçelievler 5 No'lu Aile Sağlığı merkezi polkliniğine başvuran diabet ve lipit tedavisi almamış, diabet tanısı konmamış ve yaşları 18-88 arasında değişmekte olan toplam 802 kişi dahil edilmiştir. Hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi; açlık kan şekeri (AKŞ), Total Kolesterol (TK), Trigliserid (TG), yüksek yoğunluklu lipoprotein kolestrol (HDL-K), düşük yoğunluklu lipoprotein kolestrol (LDL-K) değerlerine bakıldı. AKŞ 100mg/dl-125mg/dl olup lipit profili ölçülmüş 402 hasta ile kontrol grubu olarak glukoz değeri <100mg/dl olan 400 hasta iki grup halinde karşılaştırıldı. Ayrıca hedef lipit değerlere göre yüksek değerlere sahip hasta sayılarına göre yüzdesini ve bu rutin ölçümlerde lipit değerleri normal olup non-HDL (yüksek dansiteli olmayan lipoprotein kolesterol) ve TK/HDL-K oranı yüksek hasta sayısı yüzdesi hesaplandı. İstatistiksel analizler için NCSS (Number Cruncher Statistical System) programı kullanılmıştır. Nicel verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk testi ve grafiksel incelemeler ile sınanmıştır. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma %22,7'si (n=182) erkek, %77,3'ü (n=620) kadın toplam 802 olguyla yapılmıştır. Olguların yaşları 18 ile 88 arasında değişmekte olup, ortalama 47,97±11,40 yaş olarak saptanmıştır. AKŞ düzeyi 100 ve üzerinde olan olguların TK/HDL-K değeri, TG/HDL-K değeri ve TG değeri şeker düzeyi 100'ün altında olan olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). HDL-K değeri ise AKŞ düzeyi 100 ve üzerinde olan grupta diğer gruba göre daha düşük saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). Kadınlarda ise bu değerlere ek olarak Non-HDL değerinde de anlamlı düzeyde yükseklik bulunmuştur. Ayrıca çalışmamızda bulduğumuz sonuçlara göre 218 (%27,2) hasta yüksek non-HDL ve 195(%24,3) hasta yüksek TK/HDL-K oranına sahiptir. AKŞ 100-125 mg/dl arasında olan gurupta diğer gruba göre sayıca non-HDL ve TK/HDL-K oranı yüksek hasta sayısının daha fazla olduğu görülmektedir. Tüm diğer lipid parametreleri normal sınırlar içerisinde iken 2 (%0,2) hastanın Non-HDL değeri yüksek , 54 (%6,7) hastanın ise TK/HDL-K oranının yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç: Koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında kişilerin glukoz metabolizma durumları ve lipit profilleri aynı anda değerlendirilmelidir. Prediyabetik dönemdeki hastaların lipid profilleri kardiyovasküler risk ve komplikasyonlar açısından yakın takibe alınıp önlenmesi için tedbirler alınmalıdır. Özellikle ek bir maliyet gerektirmeyen non-HDL kolestrol ve TK/HDL-K oranının rutin lipit parametrelerine eklenmesi veya hesaplanması ile daha fazla hastayı riskli gruba dahil edip aterosklerotik risk açısından erken uyarı oluşturabileceğinden ilk basamakta fayda sağlayacağı unutulmamalıdır. Ayrıca bu çalışmamız sonucunda prediabetli non-HDL ve/veya TK/HDL-K'si yüksek kadın hastalar gelişebilecek iskemi açısından yakın takibe alınmalı ileri görüntüleme yöntemleri için hasta bir üst basamağa sevk edilmesi sağlanmalıdır. Bu sayede ileriki sağlık harcamalarının azaltılmasında bu tutumun etkili olacağını düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Objective: Prediabetes is a risk factor for diabetes and cardiovascular complications have been reported to occur even in the prediabetic period. In terms of cardiovascular disease and related mortality risk, prediabetic people have a higher risk than people with normal glucose. In our study, we aimed to show how blood glucose and lipid metabolism are affected and related to each other during the Impaired Fasting Glucose, which is the early period of diabetes. Materials and Methods: Between 2019 and 2020, a total of 802 people who applied to the Ministry of Health Bahçelievler Family Health Center Polyclinic No. 5 of the Republic of Turkey who did not receive diabetes and lipid treatment, who were not diagnosed with diabetes and whose ages ranged from 18 to 88 were included in the study. The patients' files were retrospectively analyzed; fasting blood glucose , Total Cholesterol (TC), Triglyceride (TG), HDL-C, LDL-C values were examined. 402 patients with a lipid profile of 100mg/dl-125mg/dl and 400 patients with glucose levels of <100mg/dl as a control group were compared in two groups. In addition, the percentage of patients with high values according to the target lipid values and the percentage of patients with normal lipid values and high non-hdl and TC/HDL-C ratio in these routine measurements were calculated. NCSS (Number Cruncher Statistical System) program was used for statistical analysis. The suitability of quantitative data to normal distribution was tested by Shapiro-Wilk test and graphical examinations. Statistical significance was accepted as p<0.05. Results: The study was conducted with a total of 802 cases, of which 22.7% (n=182) were male and 77.3% (n=620) were female. The ages of the patients ranged from 18 to 88 years and the mean age was 47.97±11.40 years. TC/HDL-C value, TG/HDL-C value and TG value were found to be statistically significantly higher than cases with AKS level below 100 and above (p=0.001; p<0.01). HDL-C value was lower in the group with an fasting glucose level of 100 and above than in the other group (p=0.001; p<0.01). In addition to these values, a significant increase in Non-HDL value was found in women. In addition, according to the results we found in our study, 218 (27.2%) patients had high non-HDL and 195 (24.3%) patients had high TC/HDL-C ratio. In the group with an fasting glucose between 100-125 mg/dl, it is seen that the number of patients with high non-HDL and TC/HDL-C rates is higher than the other group. While all other lipid parameters were within normal limits, 2 (0.2%) patients had high Non-HDL value and 54 (6.7%) patients had high TC/HDL-C ratio. Conclusion: Within the scope of preventive health services, glucose metabolism status and lipid profiles of individuals should be evaluated at the same time. Lipid profiles of prediabetic patients should be closely monitored for cardiovascular risk and complications and measures should be taken to prevent them. In particular, it should not be forgotten that adding or calculating non-HDL cholesterol and TC/HDL-C ratio, which do not require additional cost, to routine lipid parameters will provide first-line benefits as it may include more patients in the risk group and create early warning in terms of atherosclerotic risk. In addition, as a result of this study, female patients with prediabetic non-HDL and/or high TC/HDL-C should be closely monitored for ischemia that may develop and the patient should be referred to an upper level for advanced imaging methods. In this way, we think that this attitude will be effective in reducing future health expenditures.
Benzer Tezler
- Demir eksikliği anemili çocuklarda çölyak hastalığının prevalansının belirlenmesi
The prevalence of celiac disease in children with iron-deficiency anemia
SEDA KAR ÜNAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıYüzüncü Yıl ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SİNAN AKBAYRAM
- Aile sağlığı merkezine başvuran hastalarda helicobacter pylori sıklığı
The frequency of helicobacter pylori in patients admitted to family health center
ABDULLAH SAKMAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
MikrobiyolojiVan Yüzüncü Yıl ÜniversitesiTıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YASEMİN BAYRAM
- AİLE SAĞLIĞI MERKEZİNE BAŞVURAN HASTALARDA D VİTAMİNİ KULLANIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ
AİLE SAĞLIĞI MERKEZİNE BAŞVURAN HASTALARDA D VİTAMİNİ KULLANIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ
NAGİHAN GÜNEY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Aile HekimliğiDüzce ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDULKADİR KAYA
- Aile sağlığı merkezine başvuran hastalarda sağlık okuryazarlığı ve akılcı ilaç kullanımının ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between health literacy and rational drug use in patients admitting to a family health center
FAHRİ ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
UZMAN MERTHAN TUNAY
- Aile Sağlığı Merkezine başvuran hastalarda COVID-19 aşı kararsızlığı değerlendirilmesi
Evaluation of COVID-19 vaccine hesi̇tancy in patients admitting to the Family Health Center
YAĞMUR CANOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BERRİN TELATAR