Türkiye'de turizm yatırımlarının yönetimi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 7591
- Danışmanlar: PROF. DR. HASAN FUAT ÇELEBİOĞLU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Turizm, Tourism
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 1989
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Yönetim ve Organizasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Ülkemizde turizm yatırımı ve işletmeciliği son yıllar da moda sektör haline gelerek ülke ekonomisinde önemli bir pay almış ve döviz girdileri düzeyinin regülatörü haline ge tirilmiştir. Bu, sektörün dıştan görünen ya da bilinçli olarak, gösterilen görüntüsüdür. Türkiye'de turizm yatırımları 1982 sonrasında devlet tarafından değişik bir teşvik planına bağlanmış ve sektör bazında büyüme gözlenmiştir. Yatırımcılar ise üç grupta toplanarak sektöre hizmet vermeye yönelmişlerdir. Bu gruplar: 1- Yerli büyük sermaye grupları, 2- Yerli ve yabancı büyük sermaye ortak girişimleri, 3- Turistik potansiyele sahip arazileri olan küçük yatırımcılar. Devletin teşvikleri ise iki ana unsur üzerine kurulmuştur: 1- Kamu arazilerinin turistik yatırımlara tahsisi, 2- DPT., Merkez Bankası ve Turizm Bankası kanalıyla XVİsağlanan teşvik ve krediler. Doğallıkla yabancı sermayeyi teşvik yasasıyla getirilen yabancı sermayenin de bu teşvikler içindeki yeri büyük tür. Ve Türkiye'de turizm yatırımları özellikle, öncelikli yöreler olarak tanımlanan bazı bölgelerden başlayarak % 95 oranında büyük sermaye ve y erli-yabancı sermaye ortaklıkla rı arasında paylaşılarak yapılmıştır. îlk yıllarda kullanılan öncelikli yöreler kriteri ülkemizin belirli yörelerinde (Ak deniz, özellikle Antalya, Ege'nin belli kesimleri, İstanbul) sıkışmalar meydana getirmiş ve doğal potansiyel herhangi bir envantere tabi tutulmadan harcanmıştır. Belli bölgeler büyük ölçüde kullanılmış ve ülke karakteristiklerini taşıyan alternatif bazı uygulamalar yerine demode bir sistem getirilerek doğal kaynaklar değerlendirilememiştir. Sonuçta Ege ve Akdeniz kıyılarında küçük bir İspanya yaratılmış ve ömürsüz bir endüstri kurularak ülkenin turistik potansiyeli kısır bırakılmıştır. Açacak olursak Türkiye'nin hitap ettiği ülkeler olarak genelde Avrupa ülkeleri görülmektedir. Bu ülkelerden gelecek turistlere çok güzel imkanlar veren tesisler bugün artık var dır ve hizmet sunmaktadır. Ancak bizim ülke olarak potansiyel müşterimiz aynı imkanları ve hizmeti, kendisine çok daha yakın ve daha ucuz ülkelerde bulabilmektedir. Öyleyse geriye ül kemizde turistin aradığı tarihi ve doğal güzellikler kalmak tadır. Turist gelip, bunları bir kez gördüğü zaman bir daha gelmesi için bir neden kalmamaktadır. Çünkü yaratılan en düstri, otantik değerlerden arındırılmış, orijinalitesi kalmamış ve kısacası bu değerleri sıfırlamıştır. Aslında ya bu yanlışlıkların farkına varılmış ya da bilinçli bir uygulama ile bugün öncelikli yöre kavramı kaldırılmış ve turizm yatırımları ülke geneline yayılmaya çalışıl maktadır. Ancak ülke ekonomisindeki istikrarsızlık ve plan XVİİkararlarındaki bağıl ani değişmeler (faiz hadleri, teşvik uygulamalarındaki değişiklikler, vergi ve ticaret yasalarındaki değişiklikler) bu yaygınlaştırma isteğini ne yazık ki baltalamış ya da geç kalınmıştır. Turizm yatırımlarında her yönden öncelik tanınan büyük yerli ve yabancı sermaye son beş yıllık dönem içinde, sektör kredilerini ağırlıkla tüketmiş ve yukarıda sayılan pazarlama stratejisi hatalarıyla beraber sektörün bundan sonraki gelişmesini bir anlamda köreltmiştir. Buna kanıt olarak Türkiye' de en hızlı gelişen sektör olarak görünen Turizm sektörünün yegane ihtisas bankası olan T.C. Turizm Bankası A.Ş.'nin 1989 yılı başında kapatılarak Sınai Kalkınma Bankasına devredilme si gösterilebilir. Projelendirme ve kredilendirme dönemlerindeki hatalar Türkiye'de dev tesisler yaratmış, ancak getiri yönünden dağın fare doğurduğu görülmüştür. Burada bir çelişkiye düşüldüğü kanısı uyanmasın, ilk dönemdeki döviz girdisi miktarların da ki yüksekliğin yapay bir sonuç olduğu içinde bulunduğumuz bu dönemde bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Türkiye'de turizm yatırımları nasıl yönlendirilmeliydi sorusuna gelince sektörün geliştirilme stratejisi içinde orta boy yatırımlar ya da yaygın anlamda yurt çapında turistik po tansiyele sahip bölgeler, büyük sermaye yatırımları ve öncelikli yörelerle en azından eşit olarak değerlendirilseydi : Ne bugünkü gibi atıl kapasite ile yan yana dizilmiş beş yıldızlı oteller, ne de tamamen betona tahvil edilmiş kilometrelerce sahil bantları olacaktı. Böylece turizm fabrikaları gibi dizayn edilmiş otellerden bıkan turistler değişiklik aradıkları Türkiye'de her bölgede seçenek olabilecek nitelikte tesisler bulabilecekler ve ülke uzun ömürlü bir sektörel yapıya sahip olacaktı. xviiiAncak büyük sermayenin yönetim üstündeki etkinliği ve büyük, komple proje gruplarının çarpıcılığı, sebep olduğu karar ve uygulamalarla ülkede sektörü bugünkü konumunu hazırladı. Yoksa bir adet 1000 yataklı beş yıldız yerine 1 adet 500 yataklı beş yıldız ve 5 adet 100 yataklı 3 yıldız yatırımların ülke genelinde yaygınlaşmasını ve sektör ömrünün uzamasını sağlayacaktı. Yukarıda bahsedildiği gibi, bu günlerde bölge farklılaştırılması kaldırılmış ve tesislerde teşvik için maksimum yatak kapasitesi düşürülmüş ve bazı vergi kolaylıkları da ilave edilmiştir. Ancak buna rağmen turizme destek görüntüsü altında yapılan bu uygulamalar, eskiden yapılan yanlışlıkları kapatamamış ve ülke turizmi bugün dejenere bir konumda karşımızda durmaktadır. Çünkü bu kez de orta irilikte yatırımcıya uygulanan normlardaki eksiklikler, günden güne değişen uygu lamalar yatırımcıyı bıktırmakta ve zaman açısından projelendirmeden, kredilendirmeye, inşaatan, işletmeye kadar tüm yatırım unsurlarında gecikmelere sebep olmaktadır. Gecikmeler bugünkü enflasyonist ortamda yatırımcıları sıkıntılara düşür mekte ve teşebbüsleri engellemektedir. XİX
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin'de Merkez Bankacılığı ve parasal sorunlar
Başlık çevirisi yok
HAKKI EMRE
- Kıyı turizmi yatırımlarının mimari tasarımla ilişkisi ve tesis randımanı; bu randımanın artırılması üzerine bir yaklaşım: Thalassoterapi enstitüleri
The Relationship between the architectural design of touristic institutions near shores and their profitability: An approach for increasing the profitability: Thalassotherapy institutes
MEHMET MUTLU BAŞKIR
Yüksek Lisans
Türkçe
1999
MimarlıkMimar Sinan Güzel Sanatlar ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
DOÇ. ALİ MUSLUBAŞ
- İstanbul'da 5-yıldızlı otel pazar araştırması
Market research for 5-star hotels in Istanbul
ÜLKÜ YÜKSEL
- Termal turizm işletmeciliğinin ekonomik etkileri ve Kütahya'da bir uygulama
The Economic impacts of thermal tourism management and an application in Kütahya
ERCAN YAVUZ