ÇOCUKLUK ÇAĞINDA NON-STEROİD ANTİ-İNFLAMATUAR İLAÇ İLİŞKİLİ AŞIRI DUYARLILIK REAKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
EVALUATION OF NON-STEROID ANTI-INFLAMMATORY DRUG-RELATED HYPERSENSITIVITY REACTIONS IN CHILDHOOD
- Tez No: 756316
- Danışmanlar: PROF. DR. ÖZLEM CAVKAYTAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Allerji ve İmmünoloji, Allergy and Immunology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çocukluk çağında ve bebeklikten itibaren anti-inflamatuar ve antipiretik etkileri nedeniyle sıklıkla kullanılan Nonsteroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAİİ), antibiyotiklerle birlikte ilaç aşırı duyarlılık reaksiyonlarına (İADR) en sık neden olan ilaçlardır. NSAİİ ilişkili aşırı duyarlılık reaksiyonlarının (NSAİİ ADR) sıklığı coğrafik farklılıklara göre değişmektedir. NSAİİ ADR immünolojik ve immünolojik olmayan mekanizmalarla ortaya çıkmaktadır. Epidemiyolojik çalışmalar ile NSAİİ aşırı duyarlılığı olan bireyler sınıflandırılıp çeşitli fenotiplere ayrılmıştır. Bu sınıflandırma ile şüpheli NSAİİ ADR tanısını koymayı kolaylaştırmaktadır. Bu çalışmada amacımız hasta popülasyonumuzda NSAİİ aşırı duyarlılığı ve NSAİİ ADR'nin gerçek sıklığını ortaya koymak, klinik fenotipler, aşırı duyarlılığa yatkınlık yaratan demografik ve klinik özellikleri ve NSAİİ aşırı duyarlılığında ve NSAİİ ADR'de risk faktörlerini belirlemek ve pediatrik çağda yapılan son sınıflamaya göre hastalarımızı tanımlamaktır. Metot: Bu çalışmada 01 Eylül 2017-15 Şubat 2021 tarihleri arasında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Çocuk Alerji polikliniğine şüpheli NSAİİ ADR öyküsü ile başvuran 134 çocuk hastada 189 şüpheli NSAİİ ADR incelenmiştir. Hastalar hastane kayıt sisteminden, ilgili ICD kodları belirlenerek retrospektif olarak incelenmiş ve kaydedilmiştir. Hastaların anemnez bilgileri ve fizik muayene verileri ile uygulanan tanısal testler ve tedaviler, hekim kayıtlarından, eve önerilen tedavi içerikleri ile kullandığı ilaç listeleri ise elektronik reçete sistemi ve otomasyon sistemindeki hekim kayıtlarından elde edilmiş, ayrıca eksik verisi olan hastalara telefon yoluyla ulaşılarak eksik veriler tamamlanmıştır. Her hasta için ''ilaç aşırı duyarlılık reaksiyonu anemnez formu'' (Ek 1) doldurulmuştur. Bulgular: 01 Eylül 2017-15 Şubat 2021 tarihleri arasında NSAİİ ADR öyküsü ile başvuran 134 çocuk hastanın [6,8(3,8-12)yaş, %59'u erkek] 126'sı ve 189 şüpheli NSAİİ ADR'nin 180'i tanısal olarak değerlendirilirmiştir. Değerlendirilemeyen hasta sayımız (n=8, %5,9) az olması nedenli değerlendirilen hastalar ile kıyaslanmamıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 126 hastanın 33'ünde (%26,1) gerçek NSAİİ aşırı duyarlılığı ve 180 şüpheli reaksiyonun 45'inde (%25) gerçek NSAİİ ADR saptanmıştır. NSAİİ aşırı duyarlılığı tanısını 10 hasta tıbbi kayıtlarla doğrulanmış NSAİİ ilişkili anafilaksi ile, 23 hasta oral provakasyon testleri (OPT) ile almıştır. Sekiz hastada ebeveynleri tanısal değerlendirmeyi reddettiğinden değerlendirilme yapılamamıştır. Çalışmamızda NSAİİ aşırı duyarlılığı olanlar ile olmayanları karşılaştırıldı. Buna göre ilk semptom yaşının daha büyük olması, 10 ve üzeri yaşta olmak, alerjik rinit, ev tozu akarı duyarlılığı olması ve anafilaksi öyküsü olması NSAİİ aşırı duyarlılığı tanısı açısından anlamlı saptanırken buna karşın cinsiyet, astım, kronik ürtiker, kronik hastalık, kullanmakta olduğu ilaç, ailevi alerjik hastalık öyküsü ve ailede NSAİİ aşırı duyarlılığı öyküsü açısından anlamlı bir fark görülmemiştir. 189 şüpheli reaksiyonun %98,4'ünde deri bulguları mevcut olup en sık deri bulgusu anjioödemdir (%61,4). En çok suçlanan ilaç ibuprofen (%67,2) olup gerçek NSAİİ ADR'de yine en sık etken olarak ibuprofen (%42,2) saptanmıştır. Gerçek NSAİİ ADR ile yalancı reaksiyonlar karşılaştırıldı. Buna göre ilk bir saatte reaksiyon ortaya çıkması, ilk dozdan sonra reaksiyon ortaya çıkması, parasetamol ve ibuprofen dışındaki NSAİİ'lerle (aspirin, deksketoprofen ve diklofenak) reaksiyon hikayesi olması, anjioödem öyküsü ve solunum sistemi bulguları öyküsü olması gerçek NSAİİ ADR tanısında daha anlamlı bulunmuştur. Gerçek NSAİİ aşırı duyarlılığı olan 33 hastanın 18'i ÇR (NIUAA:11,NIUA:4 NECD:3), yedisi SR (SNIUAA:6, SNIDR:1) olarak sınıflandırılmıştır. Yedi hastada ebeveynlerin aspirin ile yeni bir OPT'yi reddetmesinden, bir hastada sadece kofaktör eşliğinde pozitif reaksiyon gerçekleştiğinden toplamda sekiz hastada sınıflandırma yapılamamıştır. Sonuç: Şüpheli NSAİİ ADR'nin yalnızca %25'inde gerçek NSAİİ ADR saptanması bu hastalarda OPT ile tanısal değerlendirmenin önemini ortaya koymaktadır. Anjiyoödem en tipik semptomdur ve ibuprofen hem şüpheli hem de gerçek NSAİİ ADR'den sorumlu en sık kullanılan ajandır. 10 ve üzeri yaşta olmak, parasetamol ve ibuprofen dışındaki NSAİİ'ler ile reaksiyon öyküsü olmak ve anafilaksi öyküsü olmak gerçek NSAİİ aşırı duyarlılığında riskini artırmaktadır. Çocuklarda bu reaksiyonların sınıflandırılıp fenotiplerin belirlenmesini anemnezde ve OPT'ler esnasında birden fazla doku tutulumuna bağlı semptomların olması, çoklu provokasyon testlerine ihtiyaç duyulması ve ailelerin endişeleri gibi nedenler zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Objective: Nonsteroidal anti-inflammatory drugs (NSAIDs), which are frequently used in childhood since infancy due to their anti-inflammatory and antipyretic effects, are the drugs that most commonly cause drug hypersensitivity reactions together with antibiotics. The frequency of NSAIDs related hypersensitivity reactions (NSAIDs HR) varies according to geographic differences. NSAID-HR occurs by immunological and non-immunological mechanisms. Individuals with NSAID hypersensitivity are classified and divided into various phenotypes by epidemiological studies. This classification makes it easier to diagnose suspected NSAID-HR. In this study, our aim is to find out the true frequency of NSAID-related hypersensitivity reactions, to identify clinical phenotypes, demographic and clinical characteristics that predispose to hypersensitivity, HR risk factors and to classify our patients according to the last classification made in the pediatric age. Method: In this study, 189 suspected NSAID-induced HR of 134 pediatric patients referred Istanbul Medeniyet University Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital, the Department of Pediatric Allergy between 1 September 2017 - 15 February 2021 were included. The patients were retrospectively examined and recorded by determining the relevant ICD codes from the hospital registry system. The patients' medical history information and physical examination data, diagnostic tests and treatments applied were obtained from the physician's records.“Drug hypersensitivity reaction anamnesis form”(Appendix 1) was filled for each patient. Results: Between 01 September 2017 and 15 February 2021, 126 of 134 pediatric patients [6.8(3.8-12) years, 59% male] and 180 of 189 suspected NSAID-related hypersensitivity reactions were evaluated diagnostically. Patients who could not be evaluated due to low numbers could not be compared with the evaluated patients. True NSAID-related hypersensitivity was detected in 33 of 126 patients (26.1%) and true NSAID-related hypersensitivity reaction was detected in 45 of 180 suspected reactions (25%). The diagnosis of NSAID hypersensitivity was confirmed in 10 patients with NSAID-associated anaphylaxis documented in medical records, and 23 patients with OPT. In eight patients, evaluation could not be performed because their parents refused to make a diagnostic evaluation. The first symptom was age over 10 years, allergic rhinitis or house dust mite/pet epithelial sensitivity, and anaphylaxis history were found to be significant for the diagnosis of NSAID-HR although there was no significant differences in terms of gender, asthma, chronic urticaria, chronic disease, medication used, family history of allergic disease and family history of NSAIDs hypersensitivity. Skin manifestations were present in 98.4% of 189 suspected reactions and the most common cutaneous finding was angioedema (61.4%). The most commonly accused drug was ibuprofen (67.2%), and ibuprofen (42.2%) was also the most common factor in true NSAID-related hypersensitivity reactions. True NSAID-related hypersensitivity reactions were compared with the false reactions. Accordingly, the occurrence of a reaction in the first 1 hour, the occurrence of a reaction after the first dose, a history of reactions with NSAIDs except paracetamol and ibuprofen (aspirin, dexketoprofen and diclofenac), a history of angioedema and respiratory system findings were found to be more significant in the diagnosis of true NSAID-related hypersensitivity reaction. Of the 33 patients with true NSAID hypersensitivity, 18 were classified as Cross-Intolerance (NIUAA:11, NIUA:4, NECD:3) and seven as Selective Responders (SNIUAA:6, SNIDR:1). In seven patients, parents refused a new OPT with aspirin and a cofactor guided positive reaction occurred in one patient, totally eight patients could not be classified. Conclusions: The detection of true NSAID-related hypersensitivity reaction in only 25% of suspected NSAID-related hypersensitivity reactions demonstrates the importance of diagnostic evaluation with OPT in these patients. Angioedema is the most typical symptom, and ibuprofen is the most commonly used agent responsible for both suspected and true NSAID-related hypersensitivity reactions. Age over 10 years, having a history of reactions with NSAIDs other than paracetamol and ibuprofen, and having a history of anaphylaxis increase the risk of true NSAIDs hypersensitivity. In children, the classification and subdivision of these reactions into sub-phenotypes can be difficult because of the coexistence symptoms of multiple systems involvement both in reaction histories and during OPTs, the need for multiple provocation tests and the concerns of families. Therefore, more research is needed on this topic.
Benzer Tezler
- Çocuklarda akut viral hepatit etkenlerinin bizdeki insidansı
Başlık çevirisi yok
SEYED ALİ NAGHİ KAZEMİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜNGÖR TÜMAY
- Emevi Halifesi Ömer b. Abdülaziz ve Devri (717-720)
Başlık çevirisi yok
MEVLÜT KOYUNCU
Doktora
Türkçe
1987
Tarihİstanbul ÜniversitesiOrtaçağ Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKKI DURSUN YILDIZ
- Çocukluk çağı tek taraflı fıtıklarında karşı taraf fıtığını ortaya koyabilmeyi amaçlayan klinik bir çalışma
Başlık çevirisi yok
ERBUĞ KESKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Çocukluk çağı aritmilerinde sol ventrikül fonksiyonlarının iki boyutlu ekokardiyografi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
M.AKİF GÜVEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı