Kronik karaciğer parankim hastalarında karaciğer ve dalağın manyetik rezonans elastografi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 754913
- Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE GÜL ERDEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Manyetik Rezonans Elastografi, Portal hipertansiyon, Kronik karaciğer hastalığı, Özofagus varisleri, Karaciğer parankim sertliği, Hipertansiyon-portal, Karaciğer hastalıkları, Kronik hastalık, Manyetik rezonans görüntüleme, Ultrasonografi, Özofagus hastalıkları, Magnetic Resonance Elastography, Portal Hypertension, Chronic Liver Disease, Esophageal varices, Liver parenchymal stiffness, Hypertension-portal, Liver diseases, Chronic disease, Magnetic resonance imaging, Ultrasonography, Esophageal diseases
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kronik karaciğer parankim hastalığı tanısı olan hastalarda, MR elastografi (MRE) tekniği ile ölçülen karaciğer ve dalak parankim sertliklerinin, özofagus varisleri, karaciğer fibrozisi ve prognostik faktörler ile ilişkisini ve laboratuvar bulguları ile uyumunu araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2017-Ocak 2022 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İbni Sina Hastanesi MR ünitesinde multiparametrik karaciğer MR incelemesi gerçekleştirilmiş, histopatolojik ve/veya klinik olarak ispatlanmış kronik karaciğer parankim hastalığı tanısı bulunan, 18 yaş üstü 106 hasta araştırmaya dahil edildi. Karaciğer ve dalak parankim sertlikleri, MRE güvenilirlik haritasından, ölçülebilir alanların tümü ‗free hand ROI' yöntemi ile ölçülerek, birim alana düşen sertlik değeri hesaplandı. Hastaların laboratuvar değerleri hastanemizin elektronik veri tabanından araştırılarak, kaydedildi. MRE tarihi ile laboratuvar verileri arasında en fazla 1 ay süre farkı olmasına dikkat edildi. Laboratuvar verileri kullanılarak fibrozis belirteçleri olarak bilinen, AST/ALT oranı, FIB-4 skoru, APRI değeri, Pohl skoru, platelet sayısı/dalak boyutu hesaplandı. MRE çekim tarihi ile üst gastrointestinal sistem endoskopi tarihi arasında 1 yıldan az süre bulunan 58 hastada özofagus varis varlığı ve derecesi not edildi. Hesaplanan karaciğer parankim sertliğine göre hastalar 3 grupta kategorize edildi (<3 kPa, 3-3.99 kPa, ≥4 kPa, Grup 1, Grup 2, Grup 3, sırasıyla). Gruplar arasında, AST/ALT oranı, Pohl skoru, platelet sayısı/dalak boyutu oranı, FIB-4 skoru, APRI skoru ve özofagus varis varlığı açısından farklılıklar araştırıldı. Özofagus varisi olan ve olmayan gruplarda, ortalama karaciğer ve dalak parankim sertliği açısından anlamlı farklılık olup olmadığı değerlendirildi. Karaciğer parankim sertlik değeri ile APRI skoru, FIB-4 skoru, AST/ALT oranı, platelet sayısı/dalak boyutu oranı ve MELD skoru arasındaki ilişki incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 106 hastanın 60'ı erkek, 46'sı kadındı. Karaciğer parankim sertliği ile MELD skoru, APRI skoru ve FIB-4 skoru arasında pozitif korelasyon bulundu. Platelet sayısı ile karaciğer parankim sertliği arasında negatif korelasyon bulundu (p<0.05). Özofagus varisi olan grupta ortalama karaciğer parankim sertliği olmayan gruba göre belirgin biçimde daha yüksek saptandı (p<0.05). Eşik değeri 4 kPa olarak belirlediğinde, MRE %69 duyarlılık ve %73 özgüllük ile varis varlığını göstermekteydi. Child-Pugh grup A ve grup B arasında karaciğer parankim sertliğinin ortanca değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0.05). APRI skoru ve FIB-4 skoru bakımından grup 1-3 ve grup 2-3 arasında istatiksel anlamlı farklılık saptandı (sırası ile p<0,001, p<0,001). APRI ve FIB-4 skoru ortanca değerleri Grup 3'te grup 1 ve grup 2'ye göre daha yüksekti. Varis var olan grubun medyan dalak parankim sertliği ile varis olmayan grubun medyan dalak parankim sertliği arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,952). Sonuç: MRE ile yapılan karaciğer parankim sertliği ölçümleri, hepatik fibrozis tanı ve evrelendirilmesinde kullanılabilecek non-invaziv bir yöntemdir. Kronik karaciğer parankim hastalarında MRE yöntemi endoskopik inceleme gerekliliğini ortadan kaldırmasa da, yüksek riskli ve endoskopi yapılması gereken hastaların seçiminde kullanılabilir. MRE ile belirlenen karaciğer parankim sertliği prognozu ön görmek için kullanılabilir.
Özet (Çeviri)
Purpose: The aim of this study was to investigate the relationship between liver and spleen parenchymal stiffness values measured by MR elastography (MRE) technique with presence of esophageal varices and hepatic fibrosis. It was also aimed to analyze compatibility of stiffness values and laboratory findings and prognostic factors in chronic liver disease (CLD). Materials and Methods: Between January 2017 and January 2022, 106 patients over the age of 18, who underwent multiparametric liver MRI in the MR unit of Ibni Sina Hospital, and were diagnosed with histopathologically and/or clinically proven CLD were included in the study. The stiffness of liver and spleen parenchyma was measured from the MRE confidence map with the 'free hand ROI' method, and the stiffness value per unit area was calculated. The laboratory values of the patients were searched from the electronic database of our hospital and recorded. Care was taken to ensure that there was a time interval of at most 1 month between the laboratory examinations and the MRI. AST/ALT ratio, FIB-4 score, APRI value, Pohl score, and platelet count/spleen size, known as fibrosis markers, were calculated using laboratory data. Presence and grade of esophageal varices were noted in 58 patients who had less than 1 year between the date of MRE and the date of upper gastrointestinal endoscopy. Patients were categorized into 3 groups according to the liver parenchymal stiffness values. Differences between the groups in terms of AST/ALT ratio, Pohl score, platelet count/spleen size ratio, FIB-4 score, APRI score, and presence of esophageal varices were investigated. It was evaluated whether there was a significant difference in terms of mean liver and spleen parenchymal stiffness values between the groups with and without esophageal varices. The relationship between liver parenchymal stiffness values and APRI score, FIB-4 score, AST/ALT ratio, platelet count/spleen size ratio and MELD score were also assessed. Results: Of the 106 patients included in the study, 60 were male and 46 were female. A positive correlation was found between liver parenchymal stiffness and MELD score, APRI score and FIB-4 score. A negative correlation was found between platelet count and liver parenchymal stiffness. The mean liver parenchymal stiffness in the group with esophageal varices was significantly higher than in the group without varices. Liver stiffness with a cutoff value of 4 kPa, MRE showed the presence of esophageal varices with a sensitivity of 69% and a specificity of 73%. The median values of APRI and FIB-4 scores were higher in Group 3 than in Group 1 and Group 2. There was no statistically significant difference between the median splenic parenchymal stiffness of the groups with and without esophageal varices. Conclusion: MR elastography is a non-invasive method that can be used in the diagnosis and staging of hepatic fibrosis. Although the MRE method does not eliminate the need for upper gastrointestinal endoscopy in patients with CLD, it can be used in the selection of high-risk patients who need endoscopy. Liver parenchymal stiffness determined by MRE can also be used to predict prognosis of patients with CLD.
Benzer Tezler
- Portal hipertansiyonda ultrasonografi elastografi ile ölçülen karaciğer ve dalak sertliğinin klinik önemi
Clinical significance of liver and spleen stiffness measured by ultrasonography elastography in portal hypertension
ZEYNEP ESKALEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURAY HALİLOĞLU
- Kronik miyeloproliferatif hastalıklarda transvers dalga elastografisi ile karaciğer ve dalağın değerlendirilmesi
Evaluation of liver and spleen in chronic myeloproliferative disorders with shear wave elastography
MEHMET TAHA AVCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Radyoloji ve Nükleer TıpEge ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜHA SÜREYYA ÖZBEK
- Kronik karaciğer parankim hastalarında ve normal olgularda karaciğer t1 ve t2* zamanlarının değerlendirilmesi
Evaluation of liver t1 and t2 * times in chronic liver parenchymal diseases and normal patients
FIRATHAN SARIALTIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN YİĞİT
- Kronik karaciğer parankim hastalarında subklinik ateroskleroz ve ilişkili faktörler
Subclinical atherosclerosis and related factors in patients with chronic liver parenchymal disease
MURAT TAŞÇI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
GastroenterolojiTrakya Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN CELALETTİN ÜMİT
- Kronik karaciğer parankim hastalarında minimal hepatik ensefalopati ve karaciğer kırılganlık indeksinin yaşam kalitesine etkisi
The effect of minimal hepatic encephalopathy and liver frailty index on quality of life in patients with chronic liver disease
GÖRKEM KARADAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
GastroenterolojiTrakya Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN CELALETTİN ÜMİT