Karaciğer nakli yapılan hastalarda nakil sonrası metabolik sendrom sıklığı ve ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi
Evaluation of post-transplant metabolic syndrome frequency and related factors in liver transplant patients
- Tez No: 754862
- Danışmanlar: DOÇ. HALE GÖKCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Gastroenteroloji, Internal diseases, Gastroenterology
- Anahtar Kelimeler: Karaciğer nakli, metabolik sendrom, diyabet, Diabetes mellitus, Karaciğer hastalıkları, Risk faktörleri, Ölçekler, Liver transplantation, metabolic syndrome, diabetes, Diabetes mellitus, Liver diseases, Risk factors, Scales
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Cerrahi tekniklerin gelişmesi ve etkin immünosupresif tedavi seçenekleri ile karaciğer transplantasyonunu takiben sağkalım son on yılda artmıştır. Sağkalımın uzaması ile birlikte hastalar daha sık olarak uzun dönem komplikasyonlar ile karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızda karaciğer nakil öncesi ve sonrasında metabolik sendrom ile ilişkili risk faktörleri ve nakil sonrasında metabolik sendrom sıklığını inceledik. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hepatoloji ve Transplantasyon Polikliniğinde 2005-2021 yılları arasında karaciğer nakli yapılmış ve en az 1 yıl süre ile takip ve tedavisine devam edilmiş 110 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların nakil etyolojisi, Child-Pugh ve MELD-Na skorları, nakil tipi, nakil yaşı, sigara kullanımı, nakil önce ve sonrasında diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi, aterosklerotik kalp hastalığı varlığı, antihipertansif, antidiyabetik, antilipidemik ilaç kullanım öyküleri, aldığı immünsüpresif tedaviler, nakil sonrasında vücut kitle indeksi (VKİ), bel ve kalça çevresi ölçümleri, nakil önce ve sonrasında açlık kan şekeri (AKŞ), tokluk kan şekeri (TKŞ), yüksek dansiteli lipoprotein (HDL), düşük dansiteli lipoprotein (LDL), trigliserit (TG), ürik asit, alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), gamaglutamil transferaz (GGT), total bilirubin, protrombin zamanı, trombosit, albumin, hemoglobin A1c, C-peptid ve açlık insülin değerleri incelendi. Nakil öncesi ve sonrası ASCVD skorları, nakil sonrası HOMA-IR skoru hesaplandı. Hastalara Ulusal Kolesterol Eğitim Programı ve Yetişkin Tedavi Paneli III (NCEP-ATP 3)'e göre metabolik sendrom tanısı konuldu. Greft sağ lob yüzdesi, verici cinsiyeti ve yaşı incelendi. Elde edilen bulguların metabolik sendrom ve nakil sonrası yeni başlangıçlı diyabet ile ilişkili olup olmadığı değerlendirildi. Hastaların 70'i (%63,6) erkekti ve bu gurupta istatistiksel olarak daha sık metabolik sendrom olduğu görüldü (p=0,008)(%75,4). Nakil yaşı, metabolik sendrom gelişen grupta anlamlı yüksek bulundu (53,1±7,5)(p<0,001). Sigara kullanım sıklığı metabolik sendrom gelişen grupta %57,9 olup istatistiksel anlamlı yüksek tespit edildi. Metabolik sendrom gelişen grupta HBV enfeksiyonu (%57,9), metabolik sendrom gelişmeyen grupta ise kriptojenik karaciğer sirozu (%35,8) daha yüksek sıklıkta saptandı. Nakil öncesi ve sonrası KAH sıklığı ile metabolik sendrom gelişimi açısından her iki grupta istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı ancak ASCVD skoru metabolik sendrom gelişen grupta daha yüksek tespit edildi (10,9). Diyabet, nakil öncesi ve sonrası hipertansiyon, yeni gelişen HT, antidiyabetik ve antihipertansif kullanımı sıklığı metabolik sendrom gelişen hastalarda istatistiksel anlamlı olarak yüksek saptandı (p<0,05). Nakil öncesi ve sonrası vücut ağırlığı ve VKİ metabolik sendrom gelişen grupta istatistiksel anlamlı yüksek tespit edildi. Metabolik sendrom gelişen %21,1 ile HSK anlamlı olarak daha sık görüldü (p=0,045). Metabolik sendrom gelişen grupta nakil sonrası AKŞ, HOMA -IR, TKŞ, HbA1c, C-peptit, ürik asit, total kolesterol, trigliserid düzeyleri anlamlı olarak yüksekken HDL düzeyleri düşük bulundu (p<0,05). Hastalar NODAT gelişimi ile ilişkili olabilecek faktörler değerlendirildiğinde nakil yaşı ve ASCVD skoru NODAT gelişenlerde anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p<0,05). Hipertansiyon, metabolik sendrom, VKİ, obezite açısından iki grup arasında istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Steroid kullanımı NODAT geliştiren grupta istatiksel olarak anlamlı daha yüksek sıklığa sahipti (p=0,013). Sonuç olarak nakil öncesi var olan ya da nakil sonrası yeni gelişimli diyabet hipertansiyon öyküsü olan hastalarda metabolik sendrom gelişme riskinin daha yüksek olduğu saptandı. Nakil sonrası metabolik sendrom sıklığının arttığı istatiksel olarak anlamlı görüldü. Bu veriler doğrultusunda karaciğer nakli yapılmış olan hastaların nakil sonrası metabolik sendrom gelişimi açısından daha yakın izlenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
With the development of surgical techniques and effective immunosuppressive treatment options, survival following liver transplantation has increased in the last decade. With the prolongation of survival, patients are more frequently confronted with long-term complications. In our study, we examined the risk factors associated with metabolic syndrome before and after liver transplantation and the frequency of metabolic syndrome after transplantation. 110 patients who underwent liver transplantation in Ankara University Faculty of Medicine Hepatology and Transplantation Polyclinic between 2005 and 2021 and were followed up and treated for at least 1 year were included in the study. Etiology of transplantation, Child-Pugh and MELD-Na scores of the patients, transplantation type, transplantation age, smoking, diabetes, hypertension, hyperlipidemia, presence of atherosclerotic heart disease before and after transplantation, antihypertensive, antidiabetic, antilipidemic drug use history, immunosuppressive treatments received, post-transplant body mass index (BMI), waist and hip circumference measurements, before and after transplantation fasting blood glucose (FBG), postprandial blood sugar (PPBS), high-density lipoprotein (HDL), low-density lipoprotein (LDL), triglyceride (TG) ), uric acid, alanine aminotransferase (ALT), aspartate aminotransferase (AST), gamagglutamyl transferase (GGT), total bilirubin, prothrombin time, platelet, albumin, hemoglobin A1c, C-peptide and fasting insulin values were examined. ASCVD scores before and after transplantation and HOMA-IR scores after transplantation were calculated. The patients were diagnosed with metabolic syndrome according to the National Cholesterol Education Program and Adult Treatment Panel III (NCEP-ATP 3). Graft right lobe percentage, donor gender and age were examined. It was evaluated whether the findings obtained were associated with metabolic syndrome and post-transplant new-onset diabetes. Seventy (63.6%) of the patients were male, and metabolic syndrome was found to be statistically more common in this group (p=0.008) (75.4%). Age at transplantation was found to be significantly higher in the group with metabolic syndrome (53.1±7.5)(p<0.001). The frequency of smoking was 57.9% in the group with metabolic syndrome, and it was found to be statistically significantly higher. HBV infection (57.9%) in the group with metabolic syndrome and cryptogenic liver cirrhosis (35.8%) were found to be higher in the group without metabolic syndrome. There was no statistically significant difference between the two groups in terms of the frequency of CAD and the development of metabolic syndrome before and after transplantation, but the ASCVD score was found to be higher in the group with metabolic syndrome (10,9). The frequency of diabetes, pre- and post-transplant hypertension, newly developed hypertension, antidiabetic and antihypertensive use was found to be statistically significantly higher in patients with metabolic syndrome (p<0.05). Body weight and BMI before and after transplantation were found to be statistically significantly higher in the metabolic syndrome group. HCC was significantly more common with 21.1% developing metabolic syndrome (p=0.045). In the group that developed metabolic syndrome, the levels of FBC, HOMA -IR, PPBS, HbA1c, C-peptide, uric acid, total cholesterol, and triglyceride were found to be significantly higher after transplantation, while HDL levels were found to be low (p<0.05). When the factors that may be associated with the development of NODAT were evaluated, age at transplantation and ASCVD score were found to be significantly higher in patients with NODAT (p<0.05). There was no statistically significant difference between the two groups in terms of hypertension, metabolic syndrome, BMI, and obesity. Steroid use had a statistically significantly higher frequency in the group that developed NODAT (p=0.013). As a result, it was determined that the risk of developing metabolic syndrome is higher in patients with a history of diabetes mellitus and hypertension that existed before transplantation or after transplantation. It was statistically significant that the frequency of metabolic syndrome increased after transplantation. In line with these data, we think that patients who have undergone liver transplantation should be followed more closely in terms of post-transplant metabolic syndrome development.
Benzer Tezler
- Karaciğer transplantlı hastalarda metabolik hastalık ilişkili yağlı karaciğer hastalığı (MAFLD) prevalansı ve etki eden faktörlerin analizi
The prevalence of metabolic associated fatty liver disease (MAFLD) in liver transplant patients and analysis of influencing factors
AHMET EMRE KALAMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GUPSE ADALI
- Karaciğer naklinde uzun dönem takipte gelişen komplikasyonlar ve klinik gidişat
Complications developed in long-term follow-up of liver transplant and clinic process
FATİH EMİN ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
GastroenterolojiMarmara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FEYZA GÜNDÜZ
- Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi pediatrik kök hücre nakil merkezi'nde izlenen nakil hastalarının retrospektif incelenmesi
Retrospective evaluation of transplant patients followed in Çukurova University Faculty of Medicine paedatric bone marrow transplantation center
YASEMİN SOFU ÖNER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜLAY SEZGİN
- Kök hücre nakli yapılan pediatrik hastalarda nakil sonrası gastrointestinal sistem bozukluklarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
KÜBRA AYDOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
HematolojiErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DURAN ARSLAN
- Karaciğer nakli yapılan çocuk hastalarda endikasyon, komplikasyon ve sağkalımın değerlendirilmesi
Evaluation of indications, complications and survival in pediatric liver transplantation patients
HİLAL ONUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZARİFE KULOĞLU