Geri Dön

Kliniğimizde multiple skleroz tanısı ile takip edilen ve ocrelizumab kullanan relapsing MS, primer progresif MR hastaların tedavi başlangıcından önce ve bir yıl sonraki edss skoru ve MR değişikliklerinin retrospektif değerlendirilmesi

'relapsing MS, primary progressive ms patients followed in our clinic with the diagnosis of multiple sclerosis and using ocrelizumab, before the start of the treatment and after the start of the treatment and the retrospective research of the MR changes

  1. Tez No: 754382
  2. Yazar: ŞERİFE ÇÖKLÜ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. YILMAZ İNANÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: Manyetik rezonans görüntüleme, Multipl skleroz, Nüks, Okrelizumab, Retrospektif çalışmalar, Ölçekler, Magnetic resonance imaging, Multiple sclerosis, Recurrence, Ocrelizumab, Retrospective studies, Scales
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Okrelizumab, CD20-pozitif B hücrelerini seçici olarak hedefleyen hümanize bir monoklonal antikordur ve relapsing remitting (RRMS), primer progresif multipl skleroz (PPMS) ve sekonder progresif multiple skleroz formları olan hastaların tedavisi için endikedir. RMS hastalarında aynı şekilde tasarlanmış, 96 haftalık OPERA I ve II denemelerinde, okrelizumab interferon β-1a'ya kıyasla yıllık relaps oranlarını önemli ölçüde azaltmıştır. PPMS hastalarında yapılan ≥ 120 haftalık ORATORIO çalışmasında, okrelizumab plaseboya göre ≥ 12 haftalık doğrulanmış engellilik ilerlemesi riskini önemli ölçüde azaltmıştır. Randomize kontrollü çalışmalar ideal şartlar hazırlanarak bir tedaviyle ilgili üstün bilgiler sağlasa da ilacın pazarlama süreci sonrası gözlemsel çalışmalar bu tedavinin gerçek hayattaki sonuçlarını belirler. Gerçek yaşam verileri ile etkinliğinin gösterilmesi gerekir. Biz de planladığımız araştırmamızla Ocrelizumab kullanımı sonrasında retrospektif olarak klinik tecrübemizi ortaya koymayı, gerçek yaşam verilerine katkı sağlamayı hedefledik. Gereç ve yöntem: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'nda 01.01.2019 – 31.12.2021 tarihleri arasında MS tanısıyla okrelizumab kullanarak tedavi edilen hastaların 1 yıllık takibinde; atak sıklığı, MRG'de lezyon yükü, EDSS ve laboratuar sonuçları rehberliğinde ilaçtan fayda görme durumunun istatistiksel açıdan anlamlılığı araştırıldı. Tüm analizlerde p <0,05 değerleri anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza 30 hasta dahil edildi. RRMS 8 hasta, SPMS 14 hasta ve PPMS 8 hasta olarak saptandı. Hastaların 23'ü(%76.7) kadın, 7'(%23.3)si erkekti. Hastaların yaşları minimum 20, maksimum 61 olmak üzere ortalaması 38.03 idi. Olguların %10'u naif hasta idi. RRMS hasta grubunda 7 olguda (%87,5) atak görülmedi. SPMS hasta grubunda ataklı seyreden olgularda okrelizumab sonrası ataklar gözlenmedi. Olgular lezyon yüküne göre değerlendirildiğinde yeni T2 lezyon geliştirmeyen ve lezyonlarda kaybolma görünen hasta oranı RRMS hasta grubunda 5 hasta(%62.5 p=0,67)),SPMS hasta grubunda 11 hasta(%78,5 P=0,07), PPMS hasta grubunda 6 hasta (%75 P=0,15) olarak saptanmıştır. Olgular EDSS skoruna göre değerlendirildiğinde 1 yıllık takip sürecinde EDSS stabil kalan ve gerileme görülen hasta oranı; RRMS hasta grubunda olguların tümünde EDSS de ilerleme gözlenmemiştir. SPMS grubunda EDSS Skoru değeri azalış gösteren 3, artış gösteren 1 ve değişim göstermeyen 10 hasta olduğu belirlenmiştir. PPMS grubunda 6 hastada EDSS nin stabil kaldığı,2 hastada EDSS de ilerleme olduğu saptanmıştır (p> .05). Çalışmamızda; 1 yıllık takipte NEDA-3 olarak adlandırılan (atak olmaması, EDSS'de ilerlememe olmaması ve MRG de lezyon yükünde artış olmaması şartlarının ( hastalık aktivitesinin olmadığı durum) hepsini aynı anda sağlayan %43 (13 )hastanın olduğu saptandı. Sonuç: OCR'nin kohortumuzda nüks oranlarını azaltarak, EDSS puanlarını koruyarak ve lezyon yükünde artışı önleyerek etkili olduğu bulundu. Çalışmamız, OCR' ın klinik çalışmalardan farklı bir popülasyondan oluşan gerçek dünya ortamındaki verilerine katkımızı sağlamaktadır. Sayının düşüklüğü ve retrospektif olması gibi kısıtlılıkları mevcut olup daha geniş popülasyonda prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Introduction: Ocrelizumab is a humanized monoclonal antibody that selectively targets CD20-positive B cells and is indicated for the treatment of patients with relapsing remitting (RRMS), primary progressive multiple sclerosis (PPMS), and secondary progressive forms of multiple sclerosis. In the similarly designed 96-week OPERA I and II trials in RMS patients, ocrelizumab significantly reduced annual relapse rates compared to interferon β-1a. In the ≥120-week ORATORIO study in PPMS patients, ocrelizumab significantly reduced the risk of confirmed disability progression at ≥12 weeks compared to placebo. Although randomized controlled studies provide superior information about a treatment by preparing ideal conditions, observational studies after the marketing process of the drug determine the real-life results of this treatment. Its effectiveness needs to be demonstrated with real-life data. With our planned research, we aimed to present our clinical experience retrospectively after the use of Ocrelizumab and to contribute to real-life data. Materials and methods: In the 1-year follow-up of patients with MS diagnosed using ocrelizumab between 01.01.2019 and 31.12.2021 in Kahramanmaraş Sütçü İmam University, Faculty of Medicine, Department of Neurology; The statistical significance of benefiting from the drug was investigated under the guidance of attack frequency, lesion burden on MRI, EDSS and laboratory results. P values <0.05 were considered significant in all analyses. Results: Thirty patients were included in our study.There were 8 patients with RRMS, 14 patients with SPMS, and 8 patients with PPMS.Twenty-three (76.7%) of the patients were female and 7 (23.3%) were male.The mean age of the patients was 38.03, with a minimum age of 20 and a maximum of 61.10% of the cases were naive patients. No attack was observed in 7 patients (87.5%) in the RRMS patient group In the SPMS patient group, attacks were not observed after ocrelizumab in the cases with attacks.When the cases are evaluated according to the lesion burden,rate of patients who did not develop new T2 lesions and the lesions disappeared 5 patients in the RRMS patient group (62.5% p=0.67), 11 patients in the SPMS patient group (78.5% P=0.07), 6 patients in the PPMS patient group (% 75 P=0.15). When the cases were evaluated according to the EDSS score, the rate of patients whose EDSS remained stable and regressed during the 1-year follow-up period; In the RRMS patient group, no progression was observed in EDSS in all of the cases. In the SPMS group, there were 3 patients with a decrease in EDSS score, 1 with an increase and 10 patients with no change. In the PPMS group, EDSS remained stable in 6 patients and EDSS progressed in 2 patients (p> .05). In our study; At 1-year follow-up, it was found that 43% (13) patients met all the conditions called NEDA-3 (no attack, no progression in EDSS, and no increase in lesion burden in MRI (no disease activity) at the same time. Conclusion: OCR was found to be effective in our cohort by reducing recurrence rates, preserving EDSS scores, and preventing an increase in lesion burden. Our study contributes to OCR's data in a real-world setting, which consists of a population different from clinical studies. There are limitations such as low number and retrospective nature, and prospective studies in a larger population are needed.

Benzer Tezler

  1. Multipl skleroz tanılı hastalarda optik koherans tomografi anjiyografi ve ınterlökin 17A ile nöroinflamasyonun değerlendirilmesi

    Evaluation of neuroinflammation in multiple sclerosis: optic coherence tomography angiography (OCTA) and il-17 findings

    CANSU TUNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA BELGİN BALCI

  2. Multipl skleroz hastalarında hastalığın yürüme fonksiyonları üzerindeki etkisi: Multipl skleroz yürüme ölçeği ile tinetti denge ve yürüme testi değerlendirmeleri

    The effect of disease on gait functions in patients with multiple sclerosis: Evaluations of multiple sclerosis walking scale and tinetti balance and gait assessment test

    HATİCE DENİZ HİNTOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA MÜNEVVER GÖKYİĞİT

  3. Multipl sklerozda farklı interferon beta tedavilerinin klinik parametreler ve kraniyal MRI üzerine etkisi

    The Effect of different interferon beta treatments on clinical parameters and cranial MRI in multiple sclerosis

    SEMİH GİRAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    NörolojiÇukurova Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. MELTEM DEMİRKIRAN

  4. Multiple skleroz olgularında spontan yutmanın elektroensefalografi cihazı kullanılarak poligrafik kayıtlama yöntemi ile değerlendirilmesi

    Assessment of spontaneous swallowıng ın multıple sclerosıs cases by usıng polıgraphıc recordıng method ın electroencephalography

    HÜLYA ULUĞUT ERKOYUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Nörolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TÜLAY KURT İNCESU

  5. Multipl sklerozda hastalık aktivasyonu ve şiddeti ile serum glial fibriler asidik protein düzeyi ilişkisi

    Relationship between disease activation and severity and serum glial fiber acidic protein level in multiple sclerosis

    ŞEYMA ERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NörolojiKocaeli Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SENA DESTAN BÜNÜL