Akut kardiyojenik pulmoner ödem hastalarında, platelet/lenfosit oranınınmortaliteyi öngörmedeki değeri
The value of platelet to lymphocyte ratio for predicting in pati̇ents with acute cardiogenic pulmonary edema
- Tez No: 752615
- Danışmanlar: PROF. DR. ÜMİT GÜRAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2016
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada akut kardiyojenik pulmoner ödem tanısı ile hastaneye başvuranhastalarda, platelet/lenfosit oranı ile mortalite arasındaki ilişki araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem:Ocak 2010 ile Nisan 2015 arasında akut kardiyojenik pulmoner ödem tanısı konularak hospitalize edilmiş hastalar tarandı ve çalışmaya 115 hasta alındı.Hastalar çalışmaya dahiledilirken ani başlangıçlı nefes darlığı ile başvurmaları, Modifiye Borg Dispne Skalasına göre 10 puan almaları (0 puan: nefes darlığı yok- 10 puan: çok şiddetli nefes darlığı), fizik muayenesinde üst zonlara kadar yaygın krepitan raller bulunması, akciğer grafisinde yaygın konjesyon olmasıdikkate alındı. Akut koroner iskemisi olanlar, kronik akciğer hastalığı olanlar, konjenital kalp hastası olanlar, ciddi kapak bozukluğu olanlar, böbrek yetmezliği (GFR<30) olanlar, renal arter stenozu ve feokromasitoması olanlar, ciddi karaciğer yetmezliği olanlar, malign neoplazmlı hastalar ile enfeksiyon ve inflamatuar hastalığı olan hastalar çalışma dışı bırakıldı.Hastaların yatışında rutin olarak periferik venöz kan örnekleri hematoloji laboratuvarında çalışılmış ve otomatik tam kan sayımı cihazı ile tam kan hücre parametreleri hesaplanmıştı.Hasta populasyonu,geliş tam kan parametrelerinden hesaplanan PLO değerlerine göre 3 gruba ayrıldı. En yüksek tertile (PLO>194.97) sahip olan grup yüksek PLO grubu, en düşük tertile (PLO< 98.3) sahip olan grup düşük PLO grubu, orta tertile (98.3-194.97) sahip grup da orta PLO grubu olarak tanımlandı. Bulgular: Ölen ve yaşayan hasta grupları karşılaştırıldığında, ölen hastaların anlamlı olarak daha ileri yaşa sahip olduğu saptandı. Yaşayan hasta grubunda anlamlı olarak daha fazla ADE inhibitörü kullanımı olduğu saptandı.Kaplan meier eğrisi ileher üç PLO arasındasağkalım analizi yapıldığında en yüksek PLO grubunun diğer iki düşük PLO gruplarına göre anlamlı şekilde daha yüksek mortaliteye sahip olduğu saptandı. Çok değişkenli Cox regresyon analizinde ise, P/L oranının mortalite ile bağımsız olarak ilişkili olduğunu gösterdi. Orta PLO grubundaki hastaların düşük PLO grubuna göre 2.73 kat(1.198 – 6.221 p= 0.017), yüksek PLO grubunun ise düşük PLO grubuna göre 5.65 kat daha yüksek mortaliteye sahip olduğu saptandı (2.467 – 12.969 p<0.001 ). Sonuç:Akut kardiyojenik pulmoner ödem tanısı ile başvuran hastalarda, yüksek PLO değeri ile mortaliteilişkisi gösterilmiştir. PLO değeributanı ilehastaneye başvuran hastalarda diğer inflamatuvar belirteç ve klinik bulgularla birlikte, kardiyak risk sınıflandırılmasına yardımcı bir parametre olarak kullanılabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: In this study, we investigated the correlation between platelet to lymphocyte ratio (PLR) and mortality in patients that admitted to hospital with the prediagnosis of acute cardiogenic pulmonary edema. Material and Methods: The patients prediagnosed with acute cardiogenic pulmonary edema and hospitalized between January 2010 and April 2015 were searched for, and 115 patients were included in the study. Admission with sudden-onset dyspnea, obtaining a score of 10 from Modified Borg Dyspnea Scale (0: no dyspnea, 10: severe dyspnea), presence of extensive crepitant rales up to upper zones on physical examination, and presence of excessive congestion on chest X-ray were taken into consideration to include the patients into study. Exclusion criteria were presence of acute coronary ischemia, chronic lung disease, congenital heart disease, severe valve disorders, renal failure (GFR<30), renal artery stenosis, pheochromocytoma, severe liver failure, malignant neoplasms, infection, and inflammatory diseases. The peripheral blood samples of the patients were analyzed in the hematology laboratory on their hospitalization, and their complete blood count parameters were determined by means of an auto analyzer. The patients were divided into 3 groups in relation with their admission PLR values. The patients in the highest tertile (PLR >194.97) were considered as the high PLR group, the patients in the lowest tertile (PLR < 98.3) were considered as the low PLR group, and the patients in the intermediate tertile (98.3-194.97) were defined as the intermediate PLR group. Results: Comparison of the living and dead patients revealed that the dead ones were significantly older. There was significantly more ADE inhibitor use in the living group. Survival analysis with Kaplan Meier curve among 3 groups showed that the group with the highest PLR had a significantly higher mortality rate compared to other two groups with lower PLR. Multivariate Cox regression analysis indicated that PLR was independently correlated with mortality. The patients in the intermediate PLR group had 2.73 fold (1.198 – 6.221 p= 0.017) higher mortality risk compared to the low PLR group, and the high PLR group had 5.65 fold (2.467 – 12.969 p<0.001) higher mortality risk compared to the low PLR group. Conclusion: We showed correlation of PLR and mortality in patients that admitted with the diagnosis of acute cardiogenic pulmonary edema. In those patients, PLR may be used as an auxiliary parameter for cardiac risk stratification together with other inflammatory markers and clinical findings.
Benzer Tezler
- Akut kardiyojenik pulmoner ödemli hastaların prognozunun tahmininde şok indekslerinin etkinliklerinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
MUSA BAKIŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Acil TıpMersin ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÇAĞRI SAFA BUYURGAN
- Acil serviste noninvaziv mekanikventilasyon yapılan akut solunumyetmezliği hastalarında ultrason ile tespitedilen diyafram disfonksiyonunun noninvazivmekanik ventilasyon başarısızlığınıöngörmedeki rolü
The role of ultrasound detected diaphragm dysfunction in predicting noninvasive mechanical ventilation failure in acute respiratory failure patients undergoing noninvasive mechanical ventilation in the emergency department
YUNUS EMRE SAĞMAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TUBA CİMİLLİ ÖZTÜRK
DR. MERVE EKŞİOĞLU
- Diyabetes mellitusu olan ve akut koroner sendrom nedeni ile perküten koroner girişim yapılan hastalarda bazal ve rezidüel syntax skorunun hastane-içi klinik sonuçları ile ilişkisi
The relationship of basal and residual syntax score with in-hospital clinical results in patients with diabetes mellitus and who have percuten coronary intervention due to acute coronary syndrome
DERYA AYDINLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BİROL ÖZKAN
- Acil servise akut kardiyojenik pulmoner ödem tablosunda başvuran hastalarda mortaliteyle ilişkili faktörlerin değerlendirilmesinde PEPS (Pulmoner Ödem Prognostik Skor) kullanılması ve mortalite ve morbidite ile ilişkili olabilecek diğer klinik-laboratuvar parametrelerin değerlendirilmesi
Assessment of factors associated with mortality in patients presenting with acute cardiogenic pulmonary edema in the emergency department using PEPS (Pulmonary Edema Prognostic Score) and evaluation of other clinical-laboratory parameters that may be associated with mortality and morbidity
İREM MUMCUOĞLU
- Yoğun bakım ünitesinde, non-invazif mekanik ventilasyon uygulanan hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective assessment of patients who were treated with non-invasive mechanical ventilation in the intensive care unit
İZZET DENİZ AYTAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Anestezi ve Reanimasyonİstanbul ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PERİHAN ERGİN ÖZCAN