Geri Dön

Hipofizer kistik adenom ve rathke kleft kistinin ayrımında manyetik rezonans görüntüleme

Magnetic resonance imaging in discrimination of pituitary cystic adenoma and rathke's cleft CYST

  1. Tez No: 751272
  2. Yazar: ELİF KAPITAŞI KERTER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZLEM ÜNAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: hipofizer kistik adenom, MRG, rathke kleft kisti, Hipofiz bezi, Hipofiz hastalıkları, Hipofiz neoplazmları, Kistler, Manyetik rezonans görüntüleme, pituitary cystic adenoma, MRI, rathke cleft cyst, Pituitary gland, Pituitary diseases, Pituitary neoplasms, Cysts, Magnetic resonance imaging
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Hipofizer kistik adenom ve Rathke kleft kisti (RKK) her ikisi de yaygın intrasellar kistik lezyonlardır, ancak klinikte farklı tedavi stratejileri ve prognozları vardır. Hipofizer kistik adenom ve Rathke kleft kistini ayırt etmede endokrin testler etkili olmasına rağmen, özellikle fonksiyonel olmayan hipofiz adenomu durumunda bu iki lezyonun tanısında MRG hala hayati bir araçtır. Bu çalışma; bir takım MRG görüntüleme özelliklerinden hangisi veya hangilerinin (T2ag de hipointens rim, intrakistik nodül, septa formasyonu bulundurma, sıvı-sıvı seviyesi, takipte sinyal değişikliği, takipte boyut değişikliği, lezyonun ilk tespit görüntüsündeki maksimum çapı, spontan T1ag hiperintensitesi, koronalde yerleşim yeri, sagittalde yerleşim yeri özelliklerini) tedavi öncesinde ayrıcı tanıda daha yararlı olabileceğini hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: ÇalıĢmadaki hastalar Ankara Şehir Hastanesi Radyoloji kliniğinde 2019-2021 yılları arasında herhangi bir endikasyonla, 18 yaĢ üstü Hipofiz MRG çekimi yapılan hastaların, nöroradyoloji konusunda deneyimli radyolog tarafından Picture Archiving and Communication Systems-Görüntü Saklama ve ĠletiĢim Sistemleri (PACS) üzerinden retrospektif taranması ile belirlendi. Görüntüler deneyimli radyolog tarafından değerlendirilerek, hipofiz bezinde kontrastlanmayan kistik lezyon saptanan vakalar araĢtırmaya dahil edildi. Solid veya kontrastlanan solid komponent barındıran lezyonlar, hipofizinde Rathke kleft kisti ve hipofizer kistik adenom dıĢında lezyonu bulunan hastalar, incelemeyi engelleyen artefaktı bulunan görüntüler dıĢlandı. ÇalıĢmaya dahil edilen 13 hastanın patolojik tanısı vardı. AraĢtırmacılar RKK ve hipofizer kistik adenom ayrımında patolojik tanısı olmayan hastalar için hastaları klinik-laboratuvar verileri, takip görüntülerine göre RKK ve hipofizer kistik adenom olarak konsensus ile gruplandırma yaptı. Konsensus değerlendirmesinde Park ve arkadaĢlarının geliştirdiği tanısal algoritimden faydalanıldı (1). Çalışmaya dahil edilen 27 hipofizer kistik adenom ve 29 RKK hastasının hipofiz MRG görüntülerini iki araştırmacı (uzman radyolog ve 5. yılında asistan radyolog) kör olarak ayrı ayrı değerlendirdi ve yukarda belirtilen MRG bulgularını not etti. İstatistiksel olarak iki araştırmacı arasındaki uyum ve lezyon ayrıcı tanısında hangi bulgu veya bulguların daha yararlı olduğu araştırıldı. Bulgular: Çalışmaya toplam 56 kiĢi katılmış, 27 (%48,21) hipofizer kistik adenom ve 29 (%51,79) kiĢi Rathke kleft kistidir. Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde hipofizer kistik adenom grubunda erkek 8 (%29,63) kadın 19 (%70,37) ve RKK grubunda erkek 5 (%17,24) kadın 24 (%82,76) olup farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p = 0,273). Yaş ise hipofizer kistik adenomda 39,7±15,11 (42-53) yıl, RKK de 32,79±9,86 (33-38) yıl olarak dağılmaktadır, iki grup arasında farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıĢtır (p = 0,144). AraĢtırma sonuçlarını iki araştırmacı değerlendirmiştir. İki araştırmacının sonuçları (0,81–1,0 arasındaki kappa değeri, 2 gözlemci arasında mükemmel bir uyum olduğunu gösterdi p<0,05) yüksek derece uyumlu bulunmuĢtur. Ġki araştırmacının T2ag de lezyonlarda görülen hipointens rimi tanımlama açısından korelasyonları mükemmeldir. Sıvı-sıvı seviyesi, T2ag de hipointens rim, septa formasyonu barındırma ve koronalde paramedian yerleşim özellikleri iki grup arasında hipofizer kistik adenomu belirleme açısından anlamlı farklı olarak bulunmuştur (sırası ile p=0,023, 0,018, 0,0001, 0,0001). Spontan T1ag hiperintensitesi, intrakistik nodül barındırma, sagittalde orta hat yerleşim özellikleri RKK yı belirleme açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklı olarak bulunmuştur (sırası ile p=0,016, 0,0001, 0,0001). Takibi olan hastalarda (17 hipofizer kistik adenom ve 18 RKK toplam 35 hastanın, en fazla 3 yıllık, en az 3 aylık takibi mevcut) sinyal değişikliği, takipte boyut değişikliği, maksimum çap değişkenleri hipofizer kistik adenom ve RKK ayrıcı tanısı için istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmamıştır (sırasıyla p = 0,126, 0,23, 0,138). Sonuç: Çalışmamızın sonucunda uyguladığımız logistik regresyon analizine göre; hipofizinde kistik görünüm barından bir lezyonun hipofizer kistik adenom olma olasılığı sıvı-sıvı seviyesi“var”ise 3,13 kat, T2ag de hipointens rim“var”ise 2,60 kat, septa formasyon“var”ise 6,90 kat artmaktadır. Rathke kleft kisti olma olasılığı spontan T1ag hiperintensitesi“var”ise 1,982 kat ve intrakistik nodül var ise 3,305 kat artmaktadır. Koronalde paramedian yerleşim hipofizer kistik adenom olma olasılığını artırırken, sagittalde paramedian yerleşim RKK olma olasılığını artırmaktadır (p<0,005).

Özet (Çeviri)

Aim: Pituitary cystic adenoma and Rathke's cleft cyst (RCC) are both common intrasellar cystic lesions, but they have different treatment strategies and prognoses in the clinic. Although endocrine tests are effective in distinguishing between pituitary cystic adenoma and Rathke's cleft cyst, MRI is still a vital tool in the diagnosis of these two lesions, especially in the case of non-functional pituitary adenoma. This study aims at which of a number of MRI imaging features (hypointense rim in T2wi, intracystic nodule, presence of septa formation, fluid-fluid level, signal change in follow-up, size change in follow-up, maximum diameter of the lesion in the first detection image, spontaneous T1wi hyperintensity, coronal location, sagittal location) may be more useful in the differential diagnosis before treatment. Materials and Methods: The patients in the study were determined by retrospective scanning of patients over the age of 18 who underwent pituitary MRI for any indication between 2019-2021 in Ankara City Hospital Radiology Clinic by an experienced radiologist using Picture Archiving and Communication Systems (PACS). Cases with non-enhancing cystic lesions in the pituitary gland were included in the study after the images were evaluated by an experienced radiologist. Lesions with solid or enhancing solid components, patients with lesions other than Rathke's cleft cyst and pituitary cystic adenoma in the pituitary, and images with artifacts that prevented examination were excluded. Thirteen patients included in the study had a pathological diagnosis. The researchers grouped the patients as RCC and pituitary cystic adenoma by consensus according to clinical-laboratory data and follow-up images for patients without pathological diagnosis in the differentiation of RCC and pituitary cystic adenoma. The diagnostic algorithm developed by Park et al. was used in the consensus evaluation (1). Two investigators (specialist radiologist and 5th year resident in radiology) blindly evaluated the pituitary MRI images of 27 pituitary cystic adenoma and 29 RCC patients included in the study, and noted the above-mentioned MRI findings. It was investigated which finding or findings were statistically more useful in the concordance and differential diagnosis of the lesion between the two researchers. Results: A total of 56 people participated in the study, 27 (48.21%) people were pituitary cystic adenoma and 29 (51.79%) were Rathke cleft cysts. When the distribution by gender was examined, there were 8 men (29.63%), 19 women (70.37%) in the pituitary cystic adenoma group, and 5 men (17.24%) and 24 women (82.76%) in the RCC group, the difference being statistically not significant (p = 0.273). Age was 39.7±15.11 (42-53) in pituitary cystic adenoma and 32.79±9.86 (33-38) in RCC, the difference between the two groups was not statistically significant (p = 0.144). Two researchers evaluated the research results. The results of the two researchers (kappa value of 0.81–1.0 indicated excellent agreement between the 2 observers p<0.05) were found to be highly concordant (p<0.05). In T2wi, the agreement is excellent in terms of defining the hypointense rim. Fluid-fluid level, hypointense rim in T2wi, presence of septa formation and coronal paramedian location were found to be significantly different between the two groups in terms of detecting pituitary cystic adenoma (p= 0.023, 0.018, 0.0001, 0.0001, respectively). Spontaneous T1wi hyperintensity, presence of intracystic nodules, and midline location in the sagittal region were found to be statistically significantly different between the two groups in terms of determining RCC (p= 0.016, 0.0001, 0.0001, respectively). In patients with follow-up (A total of 35 patients with 17 pituitary cystic adenomas and 18 RCCs have a maximum 3-year, minimum 3-month follow-up) signal change, size change in follow-up, maximum diameter variables were not found to be statistically significantly different for the differential diagnosis of pituitary cystic adenoma and RCC (p = 0.126, 0.23, 0.138, respectively). Conclusion: According to the logistic regression analysis we applied at the end of our study; The probability of a lesion with a cystic appearance in the pituitary gland to be a pituitary cystic adenoma increases 3.13 times if the fluid-fluid level is“present”, 2.60 times if there is a hypointense rim in T2wi, and 6.90 times if there is a septa formation. The probability of having a Rathke cleft cyst increases 1.982 times if there is spontaneous T1wi hyperintensity, and 3.305 times if there is an intracystic nodule. While paramedian location in the coronal increases the probability of pituitary cystic adenoma, paramedian location in the sagittal increases the probability of RCC (p<0.005).

Benzer Tezler

  1. Sellar bölge tümörlerinin ve endoskopik transsfenoidal cerrahinin cinsel fonksiyon üzerine etkisi

    The impact of sellar region tumours and endoscopic transsphenoidalsurgery on sexual function

    AYDIN TALAT BAYDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    NöroşirürjiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    UZMAN DENİZHAN DİVANLIOĞLU

  2. Hipofiz adenomlarında bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans görüntüleme.

    Başlık çevirisi yok

    TANSEL KAVUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Radyoloji ve Nükleer TıpGata

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

  3. 3. ventrikül bölgesi lezyonlarının tanı ve tedavisinde stereotaktik yöntemlerin yeri (75 olgu üzerinde klinik araştırma)

    Başlık çevirisi yok

    SAEED MIYANDOABCHI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Nöroşirürjiİstanbul Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORHAN BARLAS

  4. Hipoglisemili çocuklarda beyin MRG bulguları

    MRI findings in children with hypoglycemia

    AHMET SAMİ GÜVEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. HÜSEYİN ÇAKSEN

    PROF.DR. YAŞAR CESUR

    PROF.DR. ŞÜKRÜ ARSLAN