Serebrovasküler hadiselere sekonder yapılan dekompresif kraniektomilerin retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective investigation of decompressive craniectomies performed secondary to cerebrovascular disease
- Tez No: 749213
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MURAT YILMAZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
- Anahtar Kelimeler: Cerrahi, Dekompresyon, Retrospektif çalışmalar, Serebrovasküler bozukluklar, Serebrovasküler dolaşım, Sinir cerrahisi, İnme, Surgery, Decompression, Retrospective studies, Cerebrovascular disorders, Cerebrovascular circulation, Neurosurgery, Stroke
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Nöroşirürji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Serebrovasküler hastalıklar (inme) dünyada maligniteler ve kardiyak hastalıklardan sonra en sık ölüm sebebidir. Çalışmamızda serebrovasküler hastalıkların tedavisinde kullanılan dekompresif kraniektomi yönteminin hastaların sağkalımları ve operasyon sonrası dönemde hayat kalitelerine olan etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya 2010-2020 yılları arasında inme geçirmiş ve kliniğimizde dekompresyon cerrahisi uygulanan 54 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik bilgileri, inmeye sebep olan vasküler yapı, etkilenen hemisfer, preoperatif ve postoperatif dönem muayeneleri, motor defisitleri, görüntülemeleri, uygulanan cerrahi sonrası hayatta kalımları kaydedildi. Kraniektomi alanları postoperatif BBT'lerinden hesaplandı. Hastaların %53,7'si erkekti. Yaş ortalamaları 64,87±12,61 olarak belirlendi. Hastaların %46,3'ü 65 yaş ve altındaydı. %59,3'ünde hastaların sağ hemisferlerinin etkilendiği görüldü. Hastaların oklüde olan arter dağılımlarına bakıldığında %85,2'si OSA, %14,8'i ise IKA'ydı. Hastaların preop GKS puanları ile mortaliteleri karşılaştırıldığında operasyona daha düşük GKS ile giren hastalarda mortalite oranının daha yüksek olduğu ve aralarında istatistiksel anlamlı bir fark olduğu gözlendi (p<0,05). Hastaların preop dönemde çekilen BBT'lerinde bazal sisternlerinin açık olup olmadığı değerlendirilmiş olup bazal sisternleri açık olan hastalarda mortalite oranının daha düşük olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptandı. Dekompresyon cerrahisi inme sonrası gelişen kitle etkisi ve ödem için medikal tedaviye yeterli cevap alınamayan olgularda hayat kurtarıcı bir cerrahi olup uzun yıllardır uygulanmaktadır. Bizler de çalışmamızda dekompresyon cerrahisinin doğru hasta ve doğru zamanda uygulandığında hastalar için yararlı bir işlem olduğunu gözlemledik.
Özet (Çeviri)
Cerebrovascular disesases (stroke) are the most common cause of death in the world after malignancies and cardiac diseases. In our study, it was aimed to investigate the effects of the decompressive craniectomy method used in the treatment of cerebrovascular diseases on the survival of patients and their quality of life in the postoperative period. 54 patients who had a stroke between 2010 and 2020 and underwent decompression surgery in our clinic were included in the study. The demographic information of the patients, the vascular structure causing the stroke, the affected hemisphere, preoperative and postoperative examinations, motor deficits, imaging and survival after surgery were recorded. Craniectomy areas were calculated from postoperative CCTs. 53,7% of the patients were male. The mean age was determined as 64,87±12,61. 46,3% of the patients were 65 years or younger. The right hemispheres of the patients were affected in 59,3%. When the occluded artery distributions of the patients were examined, 85,2% of them were MCA and 14,8% of them were ICA. When the preoperative GCS of the patients were compared with their mortality, it was observed that the mortality rate was higher in patients who entered the operation with a lower GCS and there was a statistically significant difference between them (p<0,05). It was evaluated whether the basal cisterns were open in the CCTs of the patients taken in the preoperative period and it was found that the mortality rate was lower in patients with open basal cisterns and there was a statistically significant difference. Decompression surgery is a life-saving surgery and has been applied for many years in cases where there is no adequate response to medical treatment for the mass effect and edema developed after stroke. We have shown that decompression surgery is a beneficial procedure for patients when applied to appropriate patient and time.
Benzer Tezler
- Akromegali hastalarında serum adiponektin, leptin ve resistin düzeylerinin kardiyovasküler risk açısından değerlendirilmesi
An evaluation of serum adiponectin, leptin and resistin levels in acromegaly patients in terms of cardiovascular risk
SABRİYE GURBULAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıPamukkale Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FULYA AKIN
- Ailevi akdeniz ateşi hastalarında oksidatif stres belirteci iskemi modifiye albumin düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of oxidative stress specific ischemia modified albumin levels in family mediterranean fever patients
YUSUF ATABAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
RomatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HARUN AKAR
UZMAN ZEYNEP ALTIN
- Koroner arter baypas greftleme operasyonlarında epiaortik ultrason kullanılan ve kullanılmayan hastalarda postoperatif inme insidansının belirlenmesi
Determination of postoperative stroke incidence in patients with and without the use of epiaortic ultrasound in coronary artery bypass grafting surgery
EBUBEKİR SÖNMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAtatürk ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÜMİT ARSLAN
- Serebro-vasküler hadiselerde serum ve bosda CPK enzimi ve izoenzimleri çalışması
Başlık çevirisi yok
AYTEN ÖZCANLI
- Akut serebro-vasküler hadiselerde kanda, beyin-omurilik sıvısında, idrarda şeker ve üre bulguları
Başlık çevirisi yok
HADİYE KUŞÇU