Geri Dön

Geriatrik hastalarda tiroid ince iğne aspirasyon biyopsi sonuçlarının değerlendirilmesi, charlson komorbidite indeksi ile korelasyonu ve non geriatrik hastalar ile karşılaştırılması

Evaluation of thyroid fine needle aspiration biopsy results in geriatric patients, correlation with charlson comorbidity index and comparison with non-geriatric patient

  1. Tez No: 738045
  2. Yazar: MERVE ALTINTAŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ŞERİFE MEHLİKA KUŞKONMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Geriatri, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Geriatrics, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Biyopsi-iğne, Geriatri, Komorbidite, Tiroid hastalıkları, Tiroid nodülleri, Yaşlılar, Biopsy-needle, Geriatrics, Comorbidity, Thyroid diseases, Thyroid nodule, Aged
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Tiroid nodülleri tüm dünyada sık görülen bir endokrin patolojisidir. Yaşla birlikte görülme sıklığı artmaktadır. Çoğu iyi huyludur. Tiroid nodülü saptadıktan sonra benign-malign ayrımının yapılması takip ve tedavi kararı açısından önemlidir. Tiroid nodüllerinin malignitesini belirlemek için günümüzde kullanılan en uygun ve az maliyetli altın standart yöntem tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisidir. Dünya'da yaşlı nüfus artmaktadır. Yaşlanma fizyolojik bir süreçtir. Yaşlı bireylerde birden fazla kronik hastalığın varlığı, fizyolojik değişikliklere bağlı ilaç etkinliğinin değişmesi, yan etkilerinin ve ilaçlar arası etkileşim riskinin artmış olması tedavi kararını zorlaştırmaktadır. Amaç: Tiroid nodülü olan hastaların klinik, radyolojik ve laboratuvar özelliklerini değerlendirerek, biyopsi yapılan geriatrik hastalarda tanı sıklığını geriatrik olmayan hastalar ile karşılaştırmayı, ayrıca sitoloji sonuçlarında tanısal olmayan ve önemi belirsiz atipi (ÖBA) olma riskinin yaşla birlikte artıp artmadığını ve biyopsi sonuçlarının Charlson Komorbidite İndeksi (CCİ) ile ilişkisini göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamıza 01.01.2019-10.10.2021 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve İç Hastalıkları polikliniklerine başvuran, 18 yaş ve üzeri 1000 hasta dahil edildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, laboratuvar değerleri, ultrasonografide belirtilen nodül özellikleri ve biyopsilerin sitopatolojik bulguları kaydedildi. Cerrahi uygulanan hastaların histoloji raporu kaydedildi. Charlson Komorbidite İndeks puanları hesaplandı. İstatistiksel değerlendirmede p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda 847 (%84,7) kadın, 153 (%15,3) erkek hasta vardı. Hastaların 234'ü geriatrik olup, 766'sı geriatrik olmayan gruptaydı. Çalışmanın yaş viii ortancası 54 (20-88) 'tü. Hastaların %27,2'sinin ilk biyopsi sonucu tanısal değildi. Biyopsi sonucu tanısal olmayan hasta grubunun yaşı daha ileriydi (p<0,005). Ayrıca nodül boyutları daha küçük ve TSH değerleri tanısal olan gruba kıyasla daha yüksekti (p<0,05). İki tanı grubu arasında sitolojisi tanısal olmayan grubun Charlson Komorbidite İndeks (CCİ) puanı daha yüksekti (p<0,05). Biyopsi sonucu tanısal olmayan geriatrik hastaların demografik verileri, ultrasonografi özellikleri ve laboratuvar değerleri ile biyopsi sonuçlarının tanısal olmaması arasında ilişki yoktu (p>0,05). Geriatrik olmayan hasta grubunda biyopsi sonucu tanısal olmayan bireylerle tanısal olanlar arasında demografik özellikler bakımından anlamlı fark saptanmadı. (p>0,05). Geriatrik olmayan hastalarda biyopsi sonucu tanısal olmayanların CCİ puanının >3 olma oranı, biyopsi sonucu tanısal olanlara kıyasla yüksekti (p<0,05). Ayrıca bu hasta grubunda biyopsi sonucu tanısal olmayanların tiroid nodülleri biyopside tanı alanlara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha küçük bulundu (p<0,05). Biyopsileri tanısal olmayan iki yaş grubu karşılaştırıldığında geriatrik olmayan hastaların ameliyat patolojilerinin malign olma oranı daha yüksek bulundu. Çalışmamızda biyopsi sonucu (ÖBA) olan hastalarda Hashimoto Tiroiditi birlikteliği anlamlı yüksekti (p<0,05). Bu hastalarda serbest T4 değerleri, CCİ puanları ve polifarmasi oranları daha düşük; TSH değeri ise daha yüksek saptandı. Geriatrik hastaların biyopsi sonuçlarının ÖBA olması ile demografik verileri, laboratuvar değerleri ve CCİ puanları arasında anlamlı ilişki yoktu (p>0,05). Ultrasonografik özelliklerden nodülde mikrokalsifikasyon varlığı biyopside benign, folliküler neoplazi, malign şüpheli, malign tanıları alan hastalarda anlamlı yüksek bulunurken diğer özellikler benzerdi. Geriatrik olmayan hastaların yaş, cinsiyet ve laboratuvar değerleri ile biyopsi sonucunun ÖBA ya da diğer tanılar olması arasında fark yoktu (p>0,05). Hashimoto Tiroiditi tanısı ÖBA tanılı 65 yaş altı hastalarda anlamlı yüksekti. CCİ puanları her iki tanı grubunda da benzerdi. Ultrasonografik özelliklerden sadece nodülün solid olması ÖBA tanısı alan hastalarda anlamlı yüksek bulundu (p<0,05). Bu hastaların ameliyat sonrası patolojik raporları arasında da istatistiksel olarak fark yoktu. ix Geriatrik ve geriatrik olmayan hasta grupları arasında tiroid ince iğne aspirasyon biyopsi tanı dağılımlarına göre tanısal olmayan, benign ve malign oranları benzerdi (p>0,05). ÖBA tanısı geriatrik olmayan hastalarda %14,1, geriatrik hastalarda ise %6,4 oranında olup fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). Tekrarlayan biyopside tanı dağılımları geriatrik ve geriatrik olmayan gruplarda benzerdi (p>0,05). Tartışma ve Sonuç: Geriatrik grupta TİİAB sonuçları geriatrik olmayan grup ile benzer tanı dağılımındadır. Sitolojide bir fark yok ama geriatrik olmayan grupta tanısal olmayanlarda CCİ değerli olabilir. Geriatrik hasta sayımız az, tanısal olmayan biyopsi sonucu ile CCİ arasındaki ilişkiyi daha net ortaya koymak için daha büyük hasta gruplarında yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Introduction: Thyroid nodules are a common endocrine pathology all over the world. Its incidence increases with age. Most are benign. After the thyroid nodule is detected, it is important to distinguish between benign and malignant in terms of follow-up and treatment decision. Thyroid fine-needle aspiration biopsy is the most convenient and cost-effective method currently used to determine the malignancy of thyroid nodules. The elderly population is increasing rapidly in the world and in Turkey. Aging is a physiological process. The presence of more than one chronic disease in elderly individuals, the change in drug efficacy due to physiological changes, and the increased risk of side effects and interactions between drugs make the treatment decision difficult. Objective: Our aim was to evaluate the clinical, radiological and laboratory characteristics of patients with thyroid nodules, to compare the frequency of diagnosis in geriatric patients who underwent biopsy in the light of these findings with those of non-geriatric patients. And to see if the risk of non-diagnostic and atypia of uncertain significance in cytology results increases with age, and to show the relationship of biopsy results with the Charlson Comorbidity Index (CCI). Material and Methods: 1000 patients aged 18 years and over who applied to Ankara Training and Research Hospital Endocrinology and Metabolism Diseases and Internal Diseases Polyclinics between 01.01.2019 and 10.10.2021 were included in the study. The gender and age data of the patients, laboratory values, ultrasonographic features of the nodules, and cytopathological findings were recorded. If the patient underwent surgery, the histology report was recorded. xi Charlson Comorbidity Index scores were calculated. In the statistical evaluation, p<0.05 was considered significant. Results: There were 847 (84.7%) female and 153 (15.3%) male patients in our study. Of the patients, 234 were geriatric and 766 were non-geriatric. The median age of the study was 54 (20-88). The first biopsy result of 27.2% of the patients was non-diagnostic. The age of the patient group, whose biopsy result was non diagnostic, was older (p<0.005). In the non geriatric group, the rate of having a CCI score of >3 in those whose biopsy results were not diagnostic was statistically significantly higher than those with diagnostic biopsy results (p<0.005). In addition, nodule sizes were smaller and TSH values were higher compared to the diagnostic group (p<0.05). Between the two diagnostic groups, the CCI score of the group with non-diagnostic cytology was higher (p<0.05). There was no correlation between demographic data, ultrasonography characteristics and laboratory values and non-diagnostic biopsy results of geriatric patients whose biopsy results were non-diagnostic (p>0.05). There was no significant difference between demographic data and biopsy results of non-geriatric patients whose biopsy results were non-diagnostic (p>0.05). In these patients, the rate of those with CCI>3 was statistically significantly higher than those with diagnostic biopsy results (p<0.05). In addition, thyroid nodules of those whose biopsy results were non diagnostic in this patient group were found to be statistically significantly smaller than those diagnosed in biopsy (p<0.05). When the two age groups with non diagnostic biopsy results were compared, the malignancy rate of surgıcal patologies was found to be higher in non-geriatric patients. The association of Hashimoto's Thyroiditis was significantly higher in patients are atypia of undetermined significance (AUS) as a result of biopsy (p<0.05). free T4 values, CCI scores and polypharmacy rates were lower in these patients; TSH value was found to be higher. There was no significant correlation between the biopsy results of geriatric patients with AUS and demographic data, laboratory values and CCI scores (p>0.05). Among the ultrasonographic features, the presence of microcalcification in the xii nodule was found to be significantly higher in patients with other diagnoses, while other features were similar. There was no statistical difference between age, gender, and laboratory values of non-geriatric patients and biopsy results with atypia of uncertain significance or other diagnoses (p>0.05). Hashimoto's diagnosis was significantly higher in non geriatric patients with atypia of uncertain significance. CCI scores were similar in both diagnostic groups. Among the ultrasonographic features, only the solid nodule was found to be significantly higher in patients diagnosed with AUS (p<0.05). There was no statistical difference between the pathological reports of these patients after surgery. Non-diagnostic, benign and malignant rates were similar between geriatric and non-geriatric patient groups according to thyroid fine needle aspiration biopsy diagnosis distributions (p>0.05). The diagnosis of atypia of uncertain significance was 14.1% in non-geriatric patients and 6.4% in geriatric patients, and there was a statistically significant difference (p<0.05). Diagnostic distributions in repeat biopsy were similar in geriatric and non-geriatric groups (p>0.05). Discussion and Conclusion: The results of FNAB in the geriatric group have a similar diagnostic distribution as in the non-geriatric group. There is no difference in cytology, but CCI may be valuable in the non-geriatric group and in the non diagnostic group. We have a small number of geriatric patients, and studies are needed in larger patient groups to more clearly reveal the relationship between the non-diagnostic biopsy result and CCI.

Benzer Tezler

  1. Sağlıklı kişilerde yaşa bağlı olarak nöromüsküler cevapların değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    FATİH ERBAHÇECİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonHacettepe Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜLYA KAYIHAN

  2. Metropolitan bir kentte huzurevlerinde mediko sosyal bir çalışma

    Başlık çevirisi yok

    YURDUSEV ALANKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Sosyal Hizmetİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. YILDIZ TÜMERDEM

  3. Kaplanmış partiküler içeren süspansiyonlar üzerinde araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    FATMA ÇELİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Eczacılık ve FarmakolojiAnkara Üniversitesi

    Farmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KANDEMİR CANEFE