Geri Dön

Elizabeth Barrett Browning: Kadın şairin sesi

Elizabeth Barrett Browning: The woman poet's voice

  1. Tez No: 73775
  2. Yazar: HANDE SADUN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. OYA MENTEŞE
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: İngiliz Dili ve Edebiyatı, English Language and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Browning, Elizabeth Barrett, Kadın şairler, İngiliz edebiyatı, Şairler, Şiir, Browning, Elizabeth Barrett, Women poets, English literature, Poets, Poem
  7. Yıl: 1998
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Ondokuzuncu yüzyılda şiir, edebiyat dünyasında sesini duyurmak isteyen kadınların kolayca kendilerini kabul ettirebilecekleri bir alan değildi. Kadınlara uygun görülen tek şiir türü, gözleme dayalı bir bilgi gerektiren, duygu yoğunluğu ve kadının yaşadığı ev hayatının küçük detaylarını konu alan lirik şiirdi. Edebi değere sahip şiirler yazabilmek için entellektüel bir geçmiş, iyi bir eğitim ve Klasik Edebiyat konusunda bilgi sahibi olmak şarttı. Erkeklerle aynı eğitim koşullarına sahip olamayan kadınların böylesine köklü, seçkin ve bilgi birikimi gerektiren şiir geleneğinde şair olarak kendilerine bir yer edinmeleri neredeyse imkansızdı. Ancak edebiyatla küçük yaşlarda tanışmış, Klasik ve Neo-Klasik Edebiyata dair eserleri yıllar boyunca hasta yatağında okumuş ve çeviriler yapmış olan Elizabeth Barrett Browning, böylesi bir entellektüel temel ile erkeklere uygun görülen şiir geleneğinde güçlü ve saygın bir yer edinmeyi başarmıştır. Şiirin dünyasına girerken kendisine örnek alabilecek hiçbir kadın şair bulamayan Elizabeth Barrett Browning, erkek şairler tarafından oluşturulmuş olan şiir geleneğini kendisine başlangıç noktası olarak alır. Ancak şair bu geleneği takip ederken kendisini bir erkek şair kimliğinde görmez. Bu geleneğe ait edebi türler ve temalardan faydalanarak kendisine şiir alanında özgün bir yer edinen Elizabeth Barrett Browning, yüzyıllar boyu gerek baskı gerekse idealize edilme sonucunda sessizliğe mahkum olan kadının sesini dizelerinde ön plana çıkartır. Kadınlarla ilgili konular ve şairin bir kadın olarak kimliği eserlerinde en çok işlenen konudur. Elizabeth Barrett Browning şiirlerinde erkek şairlerce geliştirilmiş olan gelenek ve kuralları takip ederken şiire yepyeni bir bakış açısı getirmiştir: sessizliğini bozan ve yüzyıllar boyunca toplumun kendisine yüklemiş olduğu kadınlık sıfatlarının ağırlığından arınmış kadının bakış açısı. Elizabeth Barrett Browning şiirlerinde kadına bir ses verirken aynı zamanda onu erkeklerce hayranlık duyulan güzel bir obje olma konumundan da kurtarmıştır. Şair, o güne dek erkeklerin bakış açısından duymaya alışkın olduğumuz, çoğu da aşk ve güzel kadınlarla ilgili olan, mit ve hikayeleri şiirlerinde, bir kadın şairin bakış açısından, yeniden yorumlamıştır. Kadının sanat ve hayattaki yeri ile ilgili pek çok konunun yanısıra yaşadığı döneminpolitik ve sosyal olaylarını içeren şiirler de yazan Elizabeth Barrett Browning, tek bir konuyla kısıtlı kalmayan, çok yönlü bir şair olduğunu da böylece kanıtlamıştır. Elizabeth Barrett Browning'in, erkekler tarafından oluşturulmuş olan şiir geleneği ile başlayıp kendi özgün tarzına ulaşmasıyla sonuçlanan gelişimi tezin Birinci Bölüm'ünde incelenmiştir. Bu bölümde şairin 1838-1856 yılları arasında yayınlanan şiirleri incelenirken şairin kullandığı yeni temalar, şiire kazandırdığı bakış açısı, mitler, destanlar, ve gerçek hayattan alman ve kadınlarla ilgili hikayelerin bir kadının gözünden nasıl yeniden yorumlandığı üzerinde durulur. İkinci Bölüm 'de ise 1856 yılında yayınlanan, Elizabeth Barrett Browning'in şair olarak ulaştığı olgunluğun bir göstergesi ve şairin başyapıtı sayılan Aurora Leigh incelenir. Pek çok eleştirmen tarafından şairin kendisi ile özdeşleştirilen, eserin baş kurgu kahramanı Aurora aracılığı ile Elizabeth Barrett Browning, edebiyat alanındaki kararlılığını, gelişimini ve aynı zamanda kadının sanat ve hayattaki yeri ile ilgili görüşlerini okuyucuya yansıtır. Üçüncü Bölüm' de ise şairin ölümünden sonra yayınlanan, Last Poems başlığı altında toplanan şiirleri ve ondan önce yayınlanmış olan Poems Before Congress adlı şiir kolleksiyonundaki bazı şiirler incelenir. Bu şiirlerde, Elizabeth Barrett Browning'in Aurora Leigh' 'de duyulmuş olan, şiirsel olgunluğa ulaşmış sesi bir kez daha ön plana çıkar, ve kadının sanat, hayat ve aşktaki yeri ile politik ve sosyal içerikli konular hakkındaki düşüncelerini tüm açıklığıyla okuyucuya duyurur. Bunlara ek olarak, Elizabeth Barrett Browning'in bir kadın şair olarak şiir sanatı ile ilgili görüşleri tüm şiirlerde gözlenebilir; zaten bu görüşler şairin o güne dek yazmış olduğu tüm şiirlerin özünü oluşturur.

Özet (Çeviri)

IV ABSTRACT Poetry in the nineteenth century was not an altogether open domain for woman who wanted to raise her poetic voice. Lyric poetry, which is based on observatory knowledge and consists of sentiment and domestic concerns, was the only proper kind of poetry for women. Writing poetry demanded an intellectual background and a good education in the Classics, therefore was regarded as a man's occupation. Because women could not get a proper education and were not learned in the Classics, it was almost impossible for them to claim a place in a poetic tradition which was ancient and learned. However, Elizabeth Barrett Browning, with her knowledge of the Classics and Neo-Classical literature, which she learned all by herself during her confinement due to her ill health, managed to claim for herself a poet's place in the tradition. When Elizabeth Barrett Browning realised the lack of an established female poetic tradition, she took the male poetic tradition as her starting point. But while following the male poetic tradition Elizabeth Barrett Browning did not disguise herself as a male poet. She made use of its literary forms and themes to build for herself and for her poetics a place, and thus to bring to the fore the female voice which had been silent for centuries in literature through idealisation and suppression. Her female identity and concerns about her gender were always in the centre of her poetic vision. In her poetry, she followed the rules and the traditions established by the male poets but additionally brought a new perspective and a fresh point of view to her poetry; a female point of view and a perspective devoid of the burden of domesticity so long attributed to it. She released woman from the condition of being a beautiful and a silent object of male gaze, and gave her a voice. Elizabeth Barrett Browning also re-interpreted certain myths and stories which had served as a source of inspiration to poets for ages, particularly the ones about love and women. Nonetheless, she made use of a wide range of subject matter in her poetry, varying from political to social issues to the condition of women in life and art, and proved that as a poet she was far from being blind to the realities of her age.Elizabeth Barrett Browning's poetic progress, which originated from the male poetic tradition and moved towards being a highly individual one, can be observed in the first chapter. This chapter offers an analysis of her collections of poetry published between years 1838 and 1856, with particular focus on the new themes and perspectives Elizabeth Barrett Browning made use of, and on her re-telling of known stories from myths, legends and real life from a woman's point of view. In the next chapter, with Aurora Leigh, which was published in 1856 and which marked the climax in Elizabeth Barrett Browning's poetic career, and her poetic maturity and individuality, the poet's mature poetic voice is heard. Through her fictional character Aurora, who is usually associated with the poet herself, Elizabeth Barrett Browning mirrors her own poetic progress and determination, and at the same time presents her concerns about woman's place in life and art. The last chapter concentrates on the poet's posthumously published poems gathered under the title of Last Poems and also some poems from Poems Before Congress. Through these poems Elizabeth Barrett Browning's mature poetic voice, which was heard at length in Aurora Leigh, once again comes to the fore, thus talking on subjects varying from woman's place in life and art, to social and political issues and to romantic affairs. More significantly, her conception of art as a female poet is also evident in these poems as it has been in all her poems; for it is a concern that forms the core of Elizabeth Barrett Browning's poetry.

Benzer Tezler

  1. Dramatic personae and mythological characters in Robert Browning's poetry

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA GÜLLÜBAĞ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1997

    İngiliz Dili ve EdebiyatıEge Üniversitesi

    İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNSELİ SÖNMEZ İSÇİ

  2. Bir Rönesans dehası: Christopher Marlowe

    Başlık çevirisi yok

    GÜNSELİ İŞÇİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Sahne ve Görüntü SanatlarıEge Üniversitesi

    Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEÇKİN ERGİN

  3. Language and meaning in Elizabeth Bowen's short-stories

    Elizabeth Bowen'in tasvirlerinde dil ve anlam ilişkisi

    ALEV YEMENİCİ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1989

    İngiliz Dili ve EdebiyatıAnkara Üniversitesi

    Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜNAL AYTÜR

  4. The Cypriots: Pawns in an international chess game

    Başlık çevirisi yok

    ELİZABETH MUTLU

  5. Marketing strategies of European companies in France and England

    Fransa ve İngiltere'deki Avrupa şirketlerinin pazarlama stratejileri

    ELİZABETH KOCH

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1995

    İşletmeKoç Üniversitesi

    PROF. DR. ŞAYESTE DAŞER