İskemik inmenin etiyolojik tanısında D-Dimer düzeyi ve prognozla ilişkisi
D-Dimer level in the etiological diagnosis of ischemic stroke and its relationship with prognosis
- Tez No: 737079
- Danışmanlar: DOÇ. DR. FETHİYE DİLEK ÖRKEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroloji, Neurology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
İskemik inme, etiyolojik nedeni heterojenite gösteren bir hastalık grubudur. Her hastada spesifik nedenin belirlenmesi klinikte oldukça önemlidir. Çünkü prognoz, akut tedavi yaklaşımları ve rekürrenslerin önlenmesi için kullanılan uzun dönem tedavi stratejileri iskemik inmenin farklı tiplerinde değişkenlik göstermektedir. Bu bakımdan özellikle erken dönemde etiyolojiye yönelik tanı koyma girişimlerinde kolay ve hızlı sonuç almak önem kazanmaktadır. İnme etiyolojik tanısını belirlemeye yönelik ilişkisi keşfedilmiş pek çok belirteçten biri de D – Dimer' dır. Bu çalışmada DD seviyeleri ile inme alt gruplarının ayırıcı tanısı, inme ağırlığı ve prognoz arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmamızda akut dönemde iskemik inmeli hastalarda sağlıklı kontrollere göre DD seviyelerinde yükseklik saptanmış olmasına karşın, kardiyoembolik inmesi olanlar ve atriyal fibrilasyonu olanlar diğer gruplarla karşılaştırıldığında anlamlı farklılıklar bulunamamıştır. İnme ağırlığı ve prognoz ile ilişkisine bakıldığında ise yüksek DD seviyeleri dizabilite ile ilişkili olarak bulunmuştur. Sonuç olarak DD iskemik inmenin erken döneminde kullanışlı olabilecek bir belirteç gibi gözükmektedir. Ancak daha geniş hasta gruplarında yapılacak daha kapsamlı çalışmalara gerek vardır.
Özet (Çeviri)
Ischemic stroke is a group of diseases with heterogenic etiology. It is clinically important to determine the specific cause in each patient, because prognosis, acute management options and long term treatment strategies to prevent recurrences, vary in different types of ischemic stroke. For this reason it is important to obtain easy and fast results to diagnose the specific etiology in the early period. D-dimer (DD) is one of markers established in the etiological diagnosis of stroke. In this study, differential diagnosis of the subgroups of stroke and the relationship between the severity of stroke and the prognosis is investigated in association with the DD levels. In our study, the level of DD in ischemic stroke patients in the early period is found to be higher compared with the healthy controls. But DD levels are not significantly higher in the cardioembolic stroke and atrial fibrillation patients compared with the other groups. When the relationship between the severity of the stroke and the prognosis is investigated, high DD levels are found to be associated with disabilities. As a conclusion DD looks like an applicable biomarker in the early period of ischemic stroke. But more comprehensive studies have to be done in larger patient groups.
Benzer Tezler
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK
- Koroner arter bypass ameliyatı geçirenlerin klinik ve EKG değişimlerinin uzun dönemde incelenmesi
Başlık çevirisi yok
AYNUR ÇIVGA
- Akut miyokard infarktüsü ve iskemik kalb hastalarında serumda dehydroepiandrosteron sülfat düzeyleri
Başlık çevirisi yok
HASAN DEMİRTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kardiyolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSREV HATEMİ
- Dejeneratif lomber spinal stenozlu hastalarda ve fikse kadavralarda redundant sinir kökleri
Başlık çevirisi yok
ALİ KALKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonİstanbul ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
- Nifedipinin yüzeyel elektrokardiyogramda QTc ve ST segmenti sürelerine olan etkileri
Başlık çevirisi yok
SAFİNAZ BOZTAŞ