Get your kicks on freedom: Commodification of American Southwest through culture industry in cinema
Özgürlüğün tadını çıkar: Güneybatı Amerika'nın sinemada kültür endüstrisi yolu ile metalaşması
- Tez No: 736408
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EVRİM ERSÖZ KOÇ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Sahne ve Görüntü Sanatları, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Performing and Visual Arts, American Culture and Literature
- Anahtar Kelimeler: Kültür, Popüler Kültür, Kitle Kültürü, Kültür Endüstrisi, Adorno, Horkheimer, Güneybatı Amerika, Route 66, Kapitalizm, Amerikan Sineması, Adorno, Theodor, Amerikan kültürü, Güney Amerika ülkeleri, Horkheimer, Max, Sinema, Özgürlük, Culture, Popular Culture, Mass Culture, Culture Industry, Adorno, Horkheimer, Frontier, American Southwest, Route 66, Capitalism, American Cinema, Adorno, Theodor, American culture, South America countries, Horkheimer, Max, Cinema, Freedom
- Yıl: 2022
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Güneybatı Amerika'nın çoğunlukla çöllerden oluşan coğrafyası, hem coğrafi, hem mimari, dolayısıyla kültürel olarak tam anlamıyla Amerikalı bir peyzajdır. İkisi de özgürlüğe dayanan karşıkültür hareketleri ve Amerikan idealizminin değerlerini simgeler. Başka hiçbir Amerikalı peyzaj, sınırları aşmayı, toplumun ve modernitenin normlarından sıyrılmayı Amerikan çölü kadar iyi sembolize edemez. Popüler kültürün bütün organlarında, özellikle de Amerikan sinemasında Güneybatı Amerika peyzajı ve çöl coğrafyası, ve özellikle de Route 66 otoyolu, özgürlük, hareket halinde olma, bir yere ait olmama, sürekli ilerleme, sınırları aşma gibi temalar ile işlenir. Bu tezde tartışılan, özgürlük, doğa durumu, tüketim karşıtlığı gibi olgularla özdeşleştirilmesine karşın Güneybatı Amerika peyzajının aslında Amerikan kapitalizminin bir mikrokozmu olduğu, kapitalizm ve kültürün araçları tarafından kasten veya kazara oluşturulmuş bir eğlence parkından farksız olduğu, ve bireyleri göze çarpmayacak şekilde tüketim toplumunu devam ettirmeye yönlendirdiğidir. Sistemin adeta organik bir Disneyland yaratmak için çöl gibi bir topografya seçmesinin arkasındaki sebepler ise kültür endüstrisinin detaylarında saklıdır. Kültür endüstrisinin en güçlü araçlarından biri olan Amerikan Sineması, Güneybatı Amerika'yı, bütün katlanması zor şartlarına rağmen neredeyse bir cennet gibi resmetmiştir. Bu çalışmada, sadece esas amacı kapitalizme hizmet olan popüler kültürün değil, karşıkültürün de kitlelere yapay bir özgürlük vaadi sunarak onları yönlendirebileceği, Güneybatı Amerika peyzajı üzerinden anlatılmaya çalışılacaktır.
Özet (Çeviri)
Desert of the Southwestern United States is a quintessentially American landscape, both geographically and architecturally, and therefore culturally. It symbolizes the ethos of both counterculture movements and American idealism which are based on freedom. No other American landscape symbolizes the idea of conquering the frontier, and being free from all the norms of modernity and society than the American desert. In all means of popular culture, landscape of the American Southwest, especially Route 66, has always been depicted as a place of freedom, rootlessness and mobility. What I argue is that despite all of its portrayals and assumptions centered around freedom, state-of-nature, and anti-consumerism, it is in fact itself a microcosm of American capitalism, a theme park built either on purpose or unintentionally by both the capitalist system and the means of culture that subtly directs people to be a part of the continuation of consumerism. The reason behind the system choosing the desert, a desolate, even an inanimate place as a place to build an organic Disneyland is in the details of culture industry. According to Adorno, means of media and communication manipulates people to be passive members of consumerist society. As one of the most powerful tools of culture industry, cinema, specifically Hollywood, has always depicted the landscape of the American West as an Eden both for the outcasts and the favorites of the society despite its great challenges. In this study, it will be argued that not only the popular culture whose main aim is to be part of the capital, but also the countercultural media can be deceptive to the masses to divert them to be a part of a faux sense of freedom.
Benzer Tezler
- Closeness of the relationship and self-control on joint decisionmaking: A Reason to yield or get your way?
Başlık çevirisi yok
HİLAL ŞEKERCİ
- İş geliştirme alanları (İGA) aracılığı ile kent merkezleri pazarlaması: Toronto semtini tanı iletişim kampanyası üzerine bir inceleme
Pleace marketing with the business improvement areas approach: Case study, toronto get to know your neighbor project
ÖZGÜR ERSOY
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
Halkla İlişkilerAnadolu ÜniversitesiReklamcılık ve Halkla İlişkiler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RASİME AYHAN YILMAZ
- Inishmaan'ın Sakatı adlı oyundaki Billy karakterinin Stanislavski yöntemleriyle çözümlenmesi
Resolving the character Billy in Martin Mcdonagh?s The Cripple of Inishmaan by using the Stanislavski method
DENİZ GÖNENÇ SÜMER
Yüksek Lisans
Türkçe
2009
Sahne ve Görüntü SanatlarıBahçeşehir Üniversitesiİleri Oyunculuk Ana Bilim Dalı
ÖĞR. GÖR. ZURAB SİKHARULİDZE
- 3-6 yaş grubunda çocuk odası mobilyasına ve tasarım ölçütlerine bir yaklaşım
Başlık çevirisi yok
FÜSUN CURAOĞLU (DOĞRAMACI)
Yüksek Lisans
Türkçe
1994
İç Mimari ve DekorasyonHacettepe ÜniversitesiUygulamalı Sanatlar Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AYŞE MÜGE BOZDAYI
- Mikrodenetleyici tabanlı kablosuz veri toplama uygulamaları
Microcontroller-based wireless data acquisition applications
ÖMER ERİŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolMarmara ÜniversitesiElektronik-Bilgisayar Eğitimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAYRİYE KORKMAZ