Geri Dön

Antalya'da 2015-2019 yılları arasında yapılan adli otopsilerde karşılaşılan kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölümlerin değerlendirilmesi

Evaluation of deaths BY cardiovascular diseases in forensic autopsy cases in Antalya between 2015-2019

  1. Tez No: 735901
  2. Yazar: CEMYİĞİT DEVECİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEMA DEMİRÇİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Adli tıp, Kardiyovasküler hastalıklar, Otopsi, Retrospektif çalışmalar, Ölüm, Forensic medicine, Cardiovascular diseases, Autopsy, Retrospective studies, Death
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Adli Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kardiyovasküler hastalıklar her yıl tüm dünyada çok sayıda ölüme yol açmaktadır. Ayrıca ani ve beklenmedik ölümlerin de en sık sebebi kardiyovasküler hastalıklardır. Bu çalışmada adli otopsiler içerisinde kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölümlerin sıklığını, ve farklı kardiyovasküler ölüm sebeplerinde kalp ve beyinde meydana gelen makroskobik ve mikroskobik bulguların yaygınlığını belirleyerek, bu olguların otopsisi sırasında adli tıp hekiminin karşılaşılabileceği zorlukları değerlendirilmek amaçlanmıştır. Çalışmamızda 1 Ocak 2015 ile 31 Aralık 2019 tarihleri arasında Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinde otopsisi yapılan olgular değerlendirilmiştir. Çalışmada kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölüm olguları cinsiyet, yaş, boy, kilo, VKİ, ölüm nedenleri, ölüm yeri ve otopsi bulguları açısından değerlendirilmiştir. Çalışma kriterlerine uyan toplam 1045 (%22,3) olgu tespit edilmiştir. Bu olguların 176'sı kadın (%16,8), 869'u erkektir (%83,2). Olguların yaşlarının medyan değeri 58 yıldır (kadınlar için medyan değer 59,5 yıl, erkekler için medyan değer 58 yıldır). Olguların %71,5'i 50 yaş ve üstündedir (n=748). VKİ değeri normal ve sağlıklı aralıkta olanlar (VKİ<25) erişkin popülasyonun %20'sini (n=206), kilolu aralıkta olanlar (25≤VKİ<30) popülasyonun %51,2'sini (n=527) ve obez (VKİ≥30) sınıflamasına girenler ise popülasyonun %28,8'ini (n=297) oluşturmaktaydı. Kadınların anlamlı olarak daha yüksek oranda sağlıklı kilo ve obez aralıklarında bulunduğu, erkeklerin ise kilolu sınıflamasında daha sık bulunduğu tespit edilmiştir. Olguların en sık rahatsızlandıkları yerler sırasıyla ev (n=417, %39,9), otel (n=220, %21,1) ve açık alanlarken (n=195, %18,7), ölümlerinin tespit edildiği yerler sırasıyla en sık sağlık kuruluşları (n=401, %38,4), ev (n=291, %27,8) ve otellerdir (n=136, %13). Ölümleri sırasında herhangi bir şahit bulunmayan olguların sayısı kayıtlara göre 418'dir (%40,0). En fazla ölümün ise sırasıyla Eylül (%10,8), Ağustos (%10,4) ve Kasım (%10,1) aylarında olduğu tespit edilmiştir. Çalışmamızda en sık karşılaşılan ölüm sebepleri sırasıyla iskemik kalp hastalığı (n=719, %68,8), sol ventriküler hipertrofi (n=105, %10) ve aort diseksiyonu (n=58, %5,5) olarak tespit edilmiştir. Erkeklerde iskemik kalp hastalıklarına bağlı ölümlere, kadınlarda ise serebrovasküler hastalıklar, aort diseksiyonu ve pulmoner tromboemboliye bağlı ölümlere anlamlı olarak daha sık karşılaşıldığı görülmüştür. Ani kardiyak ölüm kriterlerini sağlayan 735 olgu olup bunlar içinde de en çok görülen ilk üç ölüm sebebi yine iskemik kalp hastalığı (n=503, %68,4), sol ventriküler hipertrofi (n=78, %10,6) ve aort diseksiyonudur (n=41, %5,6). Bunların dışında ani kardiyak ölüm kriterlerini sağlayan 32 olguda herhangi bir makroskobik veya mikroskobik bulgu bulunamamıştır. Erişkin olgularda beyin ağırlıklarının medyan değerinin 1192 gr olup, erkeklerde bu değerin 1210 gr, kadınlarda ise 1089 gr olduğu hesaplanmıştır. Erkeklerde beyin ağırlığının kadınlara göre daha fazla olması istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Erişkin popülasyonda yaş arttıkça beyin ağırlığının azaldığı hesaplanmış olup, bu ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Tüm popülasyonda kilo ve beyin ağırlığının birlikte artış gösterdiği ve aralarındaki bu ilişkinin de istatistiksel olarak anlamlı bulunduğu tespit edilmiştir. Tamponad tespit edilen 89 olgunun 49'unda (%55,1) aort diseksiyonu sonucu, 36'sında (%40,4) akut miyokard enfarktüsü sonucu ventriküler rüptüre bağlı, 4'ünde (%4,5) ise aort anevrizması rüptürüne bağlı tamponad geliştiği tespit edilmiştir. Erişkin olguların medyan kalp ağırlığı 516 gr (n=1029, IQR=189, Q1=424, Q3=613, ort=534,9, min=214, maks=1303) olarak bulunmuştur. Erkeklerde kalp ağırlığının kadınlara göre anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyetler arasında kalp ağırlığının vücut ağırlığına göre yüzdesi kıyaslandığında ise istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilememiştir. Bu nedenle, kalp ağırlıklarındaki cinsiyetler arası farklılığın, kadın ve erkek arasında vücut boyutlarındaki farklılıktan kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Erişkin olguların yaş ve kalp ağırlıklarının birlikte artış gösterdiği, bu korelasyonun istatistiksel olarak anlamlı olduğu, yaş ve kalp ağırlığının vücut ağırlığına oranının ise yine birlikte artış gösterdiği ve bu ilişkinin de istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Kalp ağırlığı ile vücut ağırlığının da birlikte artış gösterdiği anlaşılmış, aralarındaki bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur. Olguların %81,9'unda (n=856) koroner arterlerde çeşitli derecelerde ateroskleroz bulguları olduğu saptanmıştır. Sol koroner arterin sirkumfleks arter ayrımından önceki kısmında 107 olguda (%10,2), sol koroner arterin sol ön inen dalında 436 olguda (%41,7), sirkumfleks dalında 289 olguda (%27,7), sağ koroner arterde ise 303 olguda (%29) lümende şiddetli darlık yapan aterosklerotik plak bulunduğu tespit edilmiştir. Her üç koroner arterin lümenindeki daralma dereceleri ile olguların yaşlarının birlikte artış gösterdiği saptanmış, aralarındaki bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu anlaşılmıştır. Olguların 78'inde (%7,5) koroner arterlerde trombüs saptanmıştır. Olgulardan 524'ünde (%50,1) myokard kesitlerinde geçirilmiş miyokard enfarktüsünün makroskobik bulgularına, 569'unda (%54,4) ise miyokard kesitlerinden alınan örneklerde geçirilmiş miyokard enfarktüsünün mikroskobik bulgularına, rastlanmıştır. İskemik kalp hastalığına bağlı ölümlerin %59,7'sinde (n=429) ve diğer sebeplere bağlı ölümlerin %65,2'sinde (n=144) miyokardiyal interstisyel fibrozis bulunduğu tespit edilmiştir. Toplamda 122 olguda (%11,7) akut miyokardiyal enfarktüsün histopatolojik bulguları saptanmıştır. Çalışmamızda aort, pulmoner, mitral ve triküspid kapak çevreleri için medyan değerler sırasıyla 7,7 cm, 8,6 cm, 10,5 cm ve 13 cm olarak tespit edilmiştir. Her bir kapak için erkeklerde kapak çevresinin kadınlara göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha büyük olduğu saptanmıştır. Tüm olguların 631'ine (%60,4) CPR uygulandığı kayıtlıdır. Evde rahatsızlanan olgulara otellerde, açık alanlarda, hapishanede ve diğer kapalı alanlarda rahatsızlanan olgulara göre anlamlı olarak daha az CPR yapıldığı belirlenmiştir. Kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölümlerde ölüm sebepleri ile cinsiyetler arasında anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır. Ölüm sebebinin doğru şekilde belirlenebilmesi için tüm ani ölüm olgularında ve tabiki ani kardiyak ölüm olgularında, detaylı sistematik otopsi protokolün dikkatleuygulanması, histopatolojik ve toksikolojik tetkiklerin yapılması gereklidir.. Detaylı otopsi ve histopatolojik incelemelere rağmen ani ölüme neden olan bazı kalp hastalıklarının yine de tespit edilemeyebileceği de unutulmamalıdır. Otopsi raporları düzenlenirken gerek ölüm sebebine ait tanının desteklenmesi, gerek diğer nedenlerin daha kesin ve itiraz edilemeyecek şekilde dışlanabilmesi yanında, bilimsel araştırmaların da daha detaylı ve güvenilir yapılabilmesi için; ölene ait geçmiş tıbbi belgelerin, hastalık raporlarının ve komorbiditelerine dair bilgilerin, çok acele temin edilerek ölü muayenesi ve/veya otopsi istem yazısı ile birlikte otopsi ekibine gönderilmesi tanıyı kolaylaştıracak ya da en azından destekleyecektir. Ayrıca ülkemizde otopsilerde uygulanması gereken minimum işlemlerin ve protokollerin belirlenerek yetkili dernek ve/veya kurumlarca kılavuz oluşturulmasının standardizasyonun sağlanması açısından önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Cardiovascular diseases cause a large number of deaths every year globally. In addition, the most common cause of sudden and unexpected deaths is cardiovascular diseases. In this study, it is aimed to evaluate the frequency of deaths due to cardiovascular diseases in the forensic autopsiesand defining the macroscopic and microscopic changes that occur in the heart and brain in different causes of cardiovascular deaths and evaluate the difficulties that the forensic practitioner may encounter during the autopsy procedure of these deaths. In this study, the forensic /medicolegal autopsy cases whose autopsies were performed in the Morgue Department of the Antalya Barnch of Forensic Medicine Institute, between January 1st, 2015 and December 31st, 2019. Deaths due to cardiovascular diseases were evaluated in terms of gender, age, height, weight, BMI, causes of death, places of death, and autopsy findings. A total of 1045 (22.3%) cases that met the study criteria were identified. It was found that 176 (16.8%) of these cases were female and 869 (83.2%) were male. The median age of the cases was found to be 58 years (median age 59.5 years for women and 58 years for men). Seventy-one-point-five percent of the cases were aged ≥50 years (n=748). Twenty percent (n=206) of the adult population had a BMI in the normal and healthy classification (BMI<25), 51.2% (n=527) were in the overweight classification (25≤BMI<30), 28.8% (n=297) were in obese classification (BMI≥30). It was determined that women were found to be in the healthy and obese classifications at a significantly higher rate, while men were found to be more frequently in the overweight classification. The places in where the health status of the cases were most frequently detoriated were houses (n=417, 39.9%), hotel rooms (n=220, 21.1%) and open spaces (n=195, 18.7%), respectively. There was no witness in the deaths of 418 (40.0%) cases. It was determined that the highest number of deaths occurred in September (10.8%), August (10.4%) and November (10.1%), respectively. In our study, the most common causes of death were found to be ischemic heart diseases (n=719, 68.8%), left ventricular hypertrophy (n=105, 10%), and aortic dissection (n=58, 5.5%), respectively. It was observed that deaths due to ischemic heart diseases were significantly more common in men and deaths due to cerebrovascular diseases, aortic dissection and pulmonary thromboembolism were significantly more common in women. In 735 cases that met the criteria for sudden cardiac death, the three most common causes of death were also ischemic heart diseases (n=503, 68.4%), left ventricular hypertrophy (n=78, 10.6%) and aortic dissection (n=41, 5.6%). Apart from these, no finding was found in 32 cases who met the criteria for sudden cardiac death. It was calculated that the median value of brain weights in adult cases was 1192 g, and this value was 1210 g in men and 1089 g in women. It was found statistically significant that the brain weight was higher in men than in women. It was observed that brain weight decreased as age increased in the adult population, and this relationship was found to be statistically significant. It was determined that weight and brain weight increased together in the whole population and this coexisting increase was also statistically significant. The cause of tamponade in 49 (55.1%) of 89 cases was aortic dissection, followed by ventricular rupture as a result of acute myocardial infarction in 36 (40.4%) cases, ruptured aortic aneurysm in 4 (4.5%) cases. The median heart weight of adult subjects in the study population was 516 g (n=1029, IQR=189, Q1=424, Q3=613, mean=534.9, min=214, max=1303). It was determined that the heart weight in men was significantly higher than in women. When the percentage of heart weight to body weight was compared between the genders, no statistically significant difference was found. Therefore, it was concluded that the gender difference in heart weights was due to the difference in body sizes between men and women. It was determined that the age and heart weights of adult cases increased together, this correlation was statistically significant. Age and heart weight to body weight ratio also increased together, and this coexisting increase was statistically significant. It was observed that heart weight and body weight increased together, and this relationship was statistically significant, as well. Various degrees of atherosclerosis were detected in the coronary arteries in 81.9% (n=856) of the cases. Atherosclerotic plaque that caused severe stenosis within the lumen was detected in the part of the left main coronary artery before the circumflex artery separation in 107 cases (10.2%), in the left anterior descending branch of the left coronary artery in 436 cases (41.7%), in the circumflex branch in 289 cases (27.7%), in the right coronary artery in 303 cases. (29%). It was determined that the degree of narrowing in the lumen of all three coronary arteries and the age of the patients increased together, and this relationship between them was found to be statistically significant. Thrombus was found in the coronary arteries in 78 cases (7.5%). Microscopic findings of previous myocardial infarction were found in the myocardial sections in 569 cases (54.4%), and macroscopic findings of previous myocardial infarction were found in 524 cases (%50,1). Myocardial interstitial fibrosis was found in 59.7% (n=429) of deaths due to ischemic heart disease and 65.2% (n=144) of deaths due to other causes. Histopathological findings of acute myocardial infarction were observed in 122 cases (11.7%) in total population. In our study, the median values for aortic, pulmonary, mitral, and tricuspid valve circumferences were 7.7 cm, 8.6 cm, 10.5 cm, and 13 cm, respectively. For each valve, it was found that the valve circumference in males was significantly higher than in females. CPR was performed in 631 (60.4%) of all cases, while 414 cases (39.6%) died before any medical intervention were applied. Tests have shown that patients whose health status were detoriated at home were recieved CPR significantly less frequently than those that were detoriated in hotels, open spaces, prisons, and other closed spaces. According to the results of our study, in deaths due to cardiovascular diseases, significant differences were found between the causes of death and gender . In cases of sudden cardiac death, in order to detect the causes of death ındisputable, a detailed systematic autopsy protocol should be applied carefully, in all sudden death cases and histopathological and toxicological examinations should be performed. Despite detailed autopsy and histopathological examinations, some heart diseases that cause sudden death may still not be detected. In order to support the diagnosis of the cause of death and to exclude other causes in a more precise and unobjectionable way, and to carry out scientific research in a more detailed and reliable manner, while preparing autopsy reports, information on the past medical documents, disease reports and comorbidities of the deceased should be obtained very quickly. It should be sent with the examination and/or autopsy request letter. In addition, it is recommended that determining the minimum procedures and protocols to be applied in forensic autopsies in our country and establishing a guide by authorized associations and/or institutions would be appropriate to ensure standardization.

Benzer Tezler

  1. 2014-2018 yılları arasında Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığında otopsisi yapılan 65 yaş ve üstü olguların özellikleri

    Characteristics of autopsies of 65 years and over, performed in Antalya Branch of Council of Forensic Medicine, between 2014-2018

    IŞIL KARACA BAYSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Adli TıpAkdeniz Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YAŞAR MUSTAFA KARAGÖZ

  2. Antalya'da 2013-2017 yılları arasında iş kazası nedeniyle otopsisi yapılan olguların değerlendirilmesi

    Evaluati̇on of autopsy cases due to occupati̇onal acci̇dents between 2013-2017 years i̇n Antalya

    DERYA BULGUR KIRBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Adli TıpAkdeniz Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    ÖĞR. GÖR. MEHMET ATILGAN

  3. Kruvaziyer terminal işletmesi analizi ve Türkiye'nin kruvaziyer potansiyeli

    Cruise terminal operation analysis and cruise potential of Turkey

    MURATCAN NEHİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Deniz Bilimleriİstanbul Teknik Üniversitesi

    Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. LEVENT KIRVAL

  4. 2017-2018 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine zehirlenme nedeniyle müracaat eden olguların özellikleri

    The Characteristics of Cases presenting because of Poisoning at Akdeniz University Medical Faculty between 2017 and 2018

    SERVET KUZU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Adli TıpAkdeniz Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA DEMİRÇİN

  5. Antalya'da 2011-2020 yılları arasında otopsisi yapılan karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı ölümlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of deaths due to carbonmonoxide poisoning which was autopsed in Antalya between 2011-2020

    MEHMET ALİ YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Adli TıpAkdeniz Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET ATILGAN