Geri Dön

Primer sezaryen sonrası sezaryen skar iyileşmesini etkileyen faktörler ve preoperatif servikal açıklıkla skar niş volümü ilişkisi

Factors affecting scar healing after primary cesarean section and the relationship between preoperative cervical opening and scar niche volume

  1. Tez No: 734851
  2. Yazar: FATMA UYAR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ELİF YILMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Niş, servikal açıklık, doğum eylemi, sezaryen, sezaryen skar defekti, Doğum, Sezaryen operasyonu, Skar, Uterin servikal hastalıklar, Uterus, cervical opening, cesarean section, cesarean scar defect, niche, Delivery, Cicatrix, Uterine cervical diseases, Uterus
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç Bu araştırmanın amacı eylemden (≥4 cm vajinal açıklık) sezaryene alınmış hastalar ile eylem çekmeden (<4 cm vajinal açıklık) sezaryene alınmış hastaların niş (sezaryen skar defekti) volüm farkları ve değişimlerinin takip edilmesi suretiyle sezaryen skar iyileşmesini ve niş gelişmesini etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Gereç ve Yöntem Çalışma 01-10-2021 01-04-2022 tarihleri arasında yürütülmüş olan prospektif tanımlayıcı kesitsel bir çalışmadır. Çalışmaya kliniğimizde ilk sezaryenini geçiren ve ≥ 37 hafta doğum yapmış olan toplam 65 hasta dahil edildi. Araştırmaya dahil edilen hastalar, çalışma grubu (grup 1, n=34) eylem çekmeden sezaryene alınan hastalar ve kontrol grubu (grup 2, n=31) eylemden sezaryene alınan hastalar olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların preoperatif ve intraoperatif verileri kaydedildi. Hastalar post operatif 6. hafta ve 6. aylarında kontrole çağrıldı, muayenede transvajinal ultrasonografi ile uterus kesi yerinde niş görünümü değerlendirilerek, volüm tayini açısından ölçümleri alındı. Visible niş görülen hastalar ayrıca not edildi. Her iki grup demografik özellikleri ve niş ile ilgili ölçümler açısından karşılaştırıldı. Hastaların bulguları, niş volümünün de bir göstergesi olup, komplikasyonlar ve prognoz açısından önem taşıyan VTS skorlama sistemine göre sınıflandırıldı (V: niş volümü, T: thickness- reziduel myometrium kalınlığı, S: supplemental features- ek özellikler). Yüksek VTS skoru görülmesine yol açan faktörler araştırıldı. Bulgular Hastaların demografik ve doğum ile ilgili özelliklerinde gruplar arasında belirgin fark gözlenmedi (p>0.05). Gruplar arasında niş taban genişliği ve niş volüm değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi, Grup 1'dekilerin niş taban genişliği ve volüm değerleri, Grup 2'dekilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (t=2,282; p=0,026; Z=-2,469; p=0,014). iv Visible niş ile EMR durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edildi (χ2 =10,165; p=0,001). Visible niş görülen hastaların puerperium dönemindeki kanama gün sayısı, visible niş olmayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek izlendi (Z=-4,999; p=0,000). Aynı zamanda VTS skoru sınıflarına göre kanama gün sayısı açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi ve VTS skoru ≥2 olanların kanama gün sayısı, <2 olanlara göre anlamlı düzeyde yüksek izlendi (Z=-2,224; p=0,026). Nişin zamanla iyileşmesine bakıldığında, 6.ay volüm değerleri, 6.hafta değerlerine göre anlamlı düzeyde daha düşük izlenmiş olup, 6. haftadan 6. aya niş volümünde yaklaşık %47 oranında azalma olmuştur. Sonuç Sezaryen sonrası niş gelişimi ve volümü hastaların doğum sonrası hayat kalitesini ciddi etkileyen post menstruel lekelenme, kronik pelvik enfeksiyon, kronik pelvik ağrı, disparoni ve subfertilite gibi semptomlar ile ilişkilidir. Niş volümü arttıkça hastaların semptomlarının şiddetlendiği ve düzeltme amaçlı cerrahi tedavi ihtiyacının arttığı bilinmektedir. Çalışmamızın verilerine göre eylemden sezaryene alınan hastalarda niş volümü daha küçük izlenmiştir. Bu çalışma sonucunda görülmüştür ki; sezaryen gibi maternal morbiditeyi artıran ve ciddi komplikasyonları olan bir operasyon için karar alınırken aceleci olunmamalıdır. Acil durumlar dışında hastanın aktif eyleme girmesi ve sonrasında sezaryene alınması sezaryen skar defekti gelişmesini önleyebilecek faktörlerdendir. Niş gelişimini etkileyen diğer faktörler açısından daha fazla hasta sayısının olduğu geniş kapsamlı prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective The aim of this study is to monitor the niche (cesarean scar defect) volume differences in patients who underwent cesarean section after labor (≥4 cm vaginal opening) and patients who underwent cesarean section without labor (<4 cm vaginal opening) and to determine the factors affecting cesarean scar healing and development of cesarean scar defect. Materials And Methods The study is a prospective descriptive cross-sectional study conducted between 01-10-2021 and 01-04-2022. A total of 65 patients who had their first cesarean section in our clinic and delivered at ≥37 weeks were included in the study. The patients included in the study were divided into two groups as the study group (group 1, n=34) patients who underwent cesarean section without labor and the control group (group 2, n=31) patients who underwent cesarean section after labor. Preoperative and intraoperative data of the patients were recorded. The patients were called for control in the 6th week and 6th months postoperatively, the appearance of the niche at the uterine incision site was evaluated by transvaginal ultrasonography during the examination, and the measurements were taken in terms of volume determination. Patients with a visible niche were also noted. Both groups were compared in terms of demographic characteristics and niche-related measures. The findings of the patients were classified according to the VTS scoring system, which is also an indicator of the niche volume and is important in terms of complications and prognosis (V: niche volume, T: thickness- residual myometrium thickness, S: supplemental featuresadditional features). The factors leading to high VTS score were investigated. Results There was no significant difference between the groups in demographic and birth-related characteristics of the patients (p>0.05). A statistically significant difference was found between the groups in terms of niche floor width and niche vi volume values. The niche floor width and volume values of those in Group 1 were significantly higher than those in Group 2 (t=2.282; p=0.026; Z=- 2,469; p=0.014). A statistically significant relationship was found between the visible niche and PROM status (χ2=10.165; p=0.001). The number of bleeding days in the puerperium of patients with a visible niche was significantly higher than those without a visible niche (Z=-4.999; p=0.000). At the same time, a statistically significant difference was found in terms of the number of bleeding days according to VTS score classes, and the number of bleeding days in those with a VTS score of ≥2 was found to be significantly higher than those with a VTS score of <2 (Z=-2.224; p=0.026). Considering the improvement of the niche over time, the 6th month volume values were significantly lower than the 6th week values, and there was a 47% decrease in the niche volume from the 6th week to the 6th month. Conclusion Niche development and volume after cesarean section are associated with symptoms such as post-menstrual spotting, chronic pelvic infection, chronic pelvic pain, dyspareunia and subfertility, which seriously affect the postpartum quality of life of patients. It is known that as the volume of the niche increases, the symptoms of the patients become more severe and the need for surgical treatment for corrective purposes increases. According to the data of our study, niche volume was observed to be smaller in patients who underwent cesarean section from labor. As a result of this study, it was seen again that; we have to think twice for cesarean section as it increases maternal morbidity and has serious complications. Except for emergencies, if the patient can have active labor, it is among the factors that can prevent the development of a cesarean scar defect. In terms of other factors affecting niche development, there is a need for comprehensive prospective studies with a larger number of patients.

Benzer Tezler

  1. Adipöz doku kaynaklı mezenşimal kök hücrelerin uterin skarların tedavisindeki yeri

    The effect of adipose tissue derived mesenchymal stem cells on regeneration in uterine scars

    RUKİYE ADA BENDER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKırıkkale Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYKAN YÜCEL

  2. Primer sezaryen olan hastalarda kerr insizyonunun tek kat ya da çift kat onarım tekniklerinin transvaginal ultrasonografi ile karşılaştırılması

    Comparison of kerr incision singleor double layer repair techniques with transvaginal ultrasonography in patients with primary cesarean section

    HARUN REŞİD TÜRKMENOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGaziantep Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ İRFAN KUTLAR

  3. Primer sezaryen olan hastalarda kerr insizyonunun tek kat kilitli ya da tek kat kilitsiz onarım tekniklerinin niş oluşumu açısından transvajinal ultrasonografi ile karşılaştırılması

    Comparing the effect of single layer locked versus single layer unlocked kerr incision closure techniques on the risk of niche by transvaginal ultrasound in patients with primary cesarean section

    RECEP BAYRAKTAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BARIŞ MÜLAYİM

  4. Alt segment sezaryen skar gebeliği tedavisinde vakum küretaj öncesi sistemik metotreksat uygulanmasının etkinliğinin incelenmesi

    Investigation of the efficacy of systemic methotrexate administration before aspiration curettage in the treatment of lower segment cesarean section scar pregnancy

    BERKAN BERK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EKREM SAPMAZ

  5. Sezaryen skar gebeliklerinde uterin küretaj öncesi uygulanan sistemik ve lokal metotreksat tedavisinin retrospektif karşılaştırılması

    A retrospective comparison of systemic and local methotrexate therapy applied before uterine curetage in caesarean scar pregnancy

    JAN DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ UĞURKAN ERKAYIRAN