Geri Dön

COVID-19 enfeksiyonu tanısı konan hastalarda nötrofil/lenfosit oranının (NLR) klinik prezentasyon ile ilişkisi

The relationship of neutrophil/le fosite ratio (NLR) with clinical presentation in patients diagnosed with COVID-19 infection

  1. Tez No: 726937
  2. Yazar: ONURALP ÇALIŞKAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖZGÜR KARCIOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: COVID-19, nötrofil lenfosit oranı, tam kan sayımı, acil servis, COVID 19, Korona virüs enfeksiyonları, Korona virüsler, Nötrofil/lenfosit oranı, COVID 19, Coronavirus enfections, Coronaviridae, Neutrophil/lymphocyte ratio
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: COVID-19 pandemisi tüm dünyada hala etkisini devam ettirerek küresel bir sağlık sorunu teşkil etmektedir. Çalışmamızda, bir pandemi merkezi olan eğitim ve araştırma hastanemiz acil servisine başvuran COVID-19 hastalarının özelliklerini tanımlamak ve sözü edilen parametrelerle nötrofil lenfosit oranı (NLR) düzeyinin COVID-19 ile enfekte kişilerdeki klinik şiddeti ve mortaliteyi öngörme gücünü araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Tek merkezli, retrospektif, kesitsel ve gözlemsel olarak planlanan çalışmamızda; hastaların başvuru semptomları, vital bulguları, demografik özellikleri ve belirlenen laboratuvar parametreleri oluşturulan klinik skoru ve mortalite ile karşılaştırıldı. Sonlanım olarak bu gruplar arasındaki korelasyon belirlenmeye çalışıldı. Bulgular: Çalışmaya 1092 hasta dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastaların %64,1'i herhangi bir komorbiditeye sahip değilken en sık karşılaşılan komorbidite Hipertansiyon (%16,2) oldu. Hastaların vital bulguları değerlendirildiğinde normal dağılıma uymadığı görüldü. Mortalite olan hastalarda yaşın daha yüksek olduğu, cinsiyetin ise mortaliteyi etkilemediği görüldü. Mortalite olan hastalarda diyabetes mellitus (DM), koroner arter hastalığı (KAH), serebrovasküler olay (SVO) ve malignite oranı mortalite olmayan hastalardan anlamlı olarak daha yüksekti. Mortalite olan hastalarda lökosit (WBC), nötrofil, nötrofil lenfosit oranı (NLR), üre, kreatinin, Aspartat Transaminaz (AST), C reaktif protein (CRP), D-Dimer değerleri mortalite olmayan hastalardan anlamlı daha yüksekti. Mortalite olan hastalarda hemoglobin (HGB), hemotokrit (HCT), lenfosit değeri mortalite olmayan gruptan anlamlı daha düşüktü. NLR için kesim değeri 4 alındığında, tüm hastalarda mortaliteyi öngörmede duyarlılık %82,6, pozitif prediktif değer (PPD) %7,3, özgüllük %77,5, negatif prediktif değer (NPD) ise %99,5 bulundu. Ciddi hastalık grubunda WBC, nötrofil, NLR, Üre, Alanin Aminotransferaz (ALT), AST, CRP ve D-Dimer değeri hafif hastalık grubundan anlamlı olarak daha yüksekti (p değeri ALT için 0,014, diğerleri için p<0,001). Ciddi hastalık grubunda HGB, HCT, lenfosit değeri hafif hastalık grubundan anlamlı olarak daha düşüktü (p değeri lenfosit için 0,015 diğerleri için p<0,001). İki grup arasında platelet (PLT), kreatinin değeri anlamlı farklılık göstermemiştir. Hastalık durumu ciddi ve hafif olan hastaların ayrımında NLR değerinin anlamlı etkinliği gözlendi (Eğri altı alan 0,624, %95 güven aralığında 0,591-0,657). NLR için kesim değeri 4 alındığında tüm hastalarda hastalık şiddet grubunu öngörmede duyarlılık %30,4, PPD %68,5, özgüllük %83,8 ve NPD %51,1 saptandı. Sonuç: Acil servislerde en kolay ve en hızlı şekilde elde edilebilen CBC'deki parametrelerle hesaplanabilen NLR'nin COVID-19 hastalarında mortalite ayrımında yüksek düzeyde ve hastalık durum ciddiyetini ayırmada orta düzeyde etkili olduğu gözlenmiştir. Özellikle kesim değeri 4 alındığında NLR'nin 4'ün altında oluşu %99,5 gibi yüksek bir oranla mortaliteyi dışlamaktadır. Tüm dünyada sağlık hizmetlerinin doğru sunumunu bu denli zorlaştıran COVID-19 pandemisinde NLR klinisyen için hastalığın prognozunu öngörmede ve gerekli önlemleri almada faydalı bir laboratuvar parametresi olduğu düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction: The impact of COVID-19 pandemic is still maintained all over the world and the disease constitutes a global health problem. In our study, it was aimed to describe the characteristics of COVID-19 patients who presented to the emergency department of our training and research hospital, which is a pandemic center, and to investigate the predictive power of the neutrophil lymphocyte ratio (NLR) level with the mentioned parameters on clinical severity and mortality in people infected with COVID-19. Materials and methods: In our single-centered, retrospective, cross-sectional and observational study; patients admission symptoms, vital signs, demographic characteristics and determined laboratory parameters were compared with the clinical score and mortality. As an outcome, the correlation between these groups was tried to be determined. Results: 1092 patients were included in the study. While 64,1%(n=700) of the patients included in the study did not have any comorbidity, the most common comorbidity was Hypertension (16,2%, n=177). When the vital signs of the patients were evaluated, it was observed that they did not comply with the normal distribution. Age was found to be higher in patients with mortality. However, gender did not affect mortality. The rate of diabetes mellitus (DM), coronary artery disease (CAD), cerebrovascular accident (CVO), and malignancy was significantly higher in patients with mortality than in patients without mortality. In patients with mortality, leukocyte (WBC), neutrophil, neutrophil lymphocyte ratio (NLR), urea, creatinine, Aspartate transaminase (AST), C-reactive protein (CRP), D-Dimer values were significantly higher than in patients without mortality. Hemoglobin (HGB), hematocrit (HCT), lymphocyte values were significantly lower in patients with mortality than in the non-mortality group. When the cut-off value for NLR was taken as 4, the sensitivity was 82,6%, the positive predictive value (PPD) was 7,3%, the specificity was 77,5%, and the negative predictive value (NPD) was 99,5% in predicting mortality in all patients. Mean WBC, neutrophil, NLR, Urea, Alanine Aminotransferase (ALT), AST, CRP and D-Dimer values were significantly higher than the mild disease group (p=0,014 for ALT, p<0,001 for others). HGB, HCT, lymphocyte values were significantly lower in the severe disease group than in the mild disease group (p=0,015 for lymphocyte, p<0,001 for others). Platelet (PLT), creatinine value did not differ significantly between the two groups. NLR value was useful in distinguishing patients with mild or severe disease (area under the curve 0,624, 95% confidence interval 0,591-0,657). When the cut-off value for NLR was taken as 4, sensitivity was found 30,4%, PPV 68,5%, specificity 83,8%, and NPV 51,1% in predicting severe disease group in all patients. Conclusion: NLR is a simple variable easily calculated with the parameters in the CBC, and thus obtained in the easiest and fastest way in emergency departments. It has a high level of effectiveness in distinguishing mortality in COVID-19 patients and moderately useful in distinguishing the severity of the disease state. Especially when the cut-off value is taken as 4, the NLR being below this threshold excludes mortality with a high rate of 99,5%. NLR is thought to be a useful laboratory parameter for the clinician in predicting the prognosis of the disease and taking the necessary precautions in the COVID-19 pandemic, which makes the correct delivery of health services all over the world so difficult. Key words COVID-19, neutrophil lymphocyte ratio, complete blood count, emergency department

Benzer Tezler

  1. Çocuk Acil Servisine göğüs ağrısıyla başvuran hastaların akut miyokardit tanısı açısından hematolojik inflamatuar belirteçler ile değerlendirilmesi

    Evaluation of hematological inflammatory markers in terms of acute myocarditis diagnosis in children presenting to the Pediatric Emergency Department with chest pain

    BUSENUR ERGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEHRA ESRA ÖNAL

  2. COVİD-19 tanılı hastaların; klinik, laboratuvar, görüntüleme, tedavi ve prognozların retrospektif incelenmesi

    Patients diagnosed with COVİD-19; retrospective examination of clinical, laboratory, imaging, treatment and prognoses

    ECEM NARİN ÇOPUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göğüs HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DİLEK ERGÜN

  3. Pandemik SARS-COV-2 enfeksiyonu geçiren hastalarda miRNA araştırılması

    MiRNA investigation in patients with pandemic sARS-COV-2 infection

    GÖKÇE KADER ARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    MikrobiyolojiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ÖZDEMİR

  4. Yoğun bakım ünitesinde COVID-19 pandemi dönemi ve öncesi birer yıllık süreçlerde sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonların değerlendirilmesi

    Evaluation of health care-associated infections in the intensive care unit during the one-year period of the COVID-19 pandemic and the one-year period before

    DUYGU KACAR KARAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE RAHMET GÜNER