Geri Dön

Kliniğimizde henoch-schönlein purpurası(HSP) tanısı alan hastaların klinik, laboratuvar bulgularının ve bir yıllık takip neticesinde prognoz ile nükse etki eden faktörlerin retrospektif olarak incelenmesi

Retrospective analysis of the clinical and laboratory findings of patients diagnosed with henoch-schönlein purpura (HSP) in our clinic and the factors affecting prognosis and recurrence at the result of one year follow-up

  1. Tez No: 726713
  2. Yazar: VOLKAN TOSUN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MELTEM EROL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Nüks, Prognoz, Proteinüri, Purpura-Schoenlein-Henoch, Retrospektif çalışmalar, Trombosit/lenfosit oranı, Recurrence, Prognosis, Proteinuria, Purpura-Schoenlein-Henoch, Retrospective studies, Platelet/lymphocyte ratio
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Henoch Schölein Purpurası (HSP) cilt, gastrointestinal sistem, eklem ve renal sistem tutulumları başta olmak üzere tüm sistemleri tutabilen kendi kendini sınırlayan çocukluk çağının en sık görülen vaskülitidir. Patogenezi ve etyolojisi ile alakalı çeşitli düşünceler bulunmasına rağmen henüz tam olarak açıklanamayan HSP'nin prognoz ve nüksünü belirleyen etkenlerle alakalı olarak da yeterli sayıda yayın bulunmamaktadır. Bu çalışmada kliniğimizde Temmuz 2016- Nisan 2021 tarihleri arasında HSP tanısı ile izlenen 171 olgunun demografik, klinik ve laboratuvar bulguları doğrultusunda 1 yıllık takipleri ile sistem tutulumlarına, nükse ve hastalığın prognozuna etki eden faktörlerin saptanması amaçlanmıştır. Çalışmamız yaşları 3 ile 16 arasında değişmekte olan, 108'i (%63,2) erkek ve 63'ü (%36,8) kız olmak üzere toplam 171 çocuk ile yapıldı. Çocukların yaş ortalaması 9,24±3,34 yıl olarak saptandı. Hastalarımızın erkek/kız oranı literatür ile uyumlu olarak 1,71 olarak saptandı. Hastalığın en sık görüldüğü dönem ilkbahar (%29,2) iken en sık görüldüğü yaş aralığı 6-10 yaş (%43,9) aralığı olarak görüldü ve literatür ile uyumlu bulundu. Çocukların tamamında purpura görülürken en sık görülen diğer semptom karın ağrısı (%43,9) idi. Çocukların %100'ünde cilt tutulumu, %25,7'sinde eklem tutulumu, %45'inde GİS tutulumu ve %42,7'sinde renal tutulum görüldü. Hastalık sonrası çocukların %25,9'unda nüks görüldü. Hastalığın nüksetme süreleri 2 ile 12 ay arasında değişirken ortalaması 5,67±3,46 ay'dı. Tedavi olarak ise hastaların %72,5'si sadece izlemle takip edilirken, %24,6'sı steroid, %0,6'sı ibuprofen ve %2,3'ü steroid ile ibuprofeni birlikte kullanmaktaydı. Çalışmamız artan yaş ile özellikle adölesan dönemde GİS ve renal sistem tutulumlarının arttığını, kızlar ve erkekler arasında eklem ve GİS tutulumu açısından farklılık saptanmazken, kızlarda renal sistem tutulumu gözlenme oranının anlamlı olarak yüksek olduğunu saptadı (p:0.023; p<0.05). Yaptığımız lojistik regresyon analizinde de yaşın renal tutulum riskini 1,236 kat, GİS tutulum riskini ise 1,136 kat arttırıcı etkisi olduğu saptandı. Platelet lenfosit oranı (PLO) renal, GİS ve eklem tutulumlarında istatistiksel olarak anlamlı bulunurken, nötrofil lenfosit oranının (NLO) sistem tutulumu üzerine istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi saptanmamıştır. Hematüri ve/veya GGK görülen hastalarda nüks görülme oranları açısından istatistiksel anlamlılık saptanmazken, proteinüri görülenlerde ise nüks görülme oranı görülmeyenlere kıyasla yüksek bulunmuştur. Yaş artışı ile de nüks görülme yüzdeleri artmıştır. Laboratuvar değerlerine bakıldığında ise nötrofil, lökosit ve crp değerlerinin sistem tutumları ile ilişkisi saptanmazken, GİS tutulumu olanlarda trombosit değerlerinin yüksek, renal sistem tutulum olanlarda ise lenfosit değerinin anlamlı olarak düşük olduğu görülmüştür. Sonuç olarak çalışmamızda yaş ile sistem tutulumlarının ve nüks görülme yüzdelerinin arttığı gözlendi. PLO değeri renal, eklem ve GİS tutulumu olanlarda anlamlı derecede yüksek saptandı. Proteinürinin nüks üzerine etkili olduğunu görüldü. HSP'de PLO değerinin prognozda, ileri yaş ve proteinüri varlığının ise nüks riskini saptamada önemli bir laboratuvar parametresi olarak kullanılabileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Henoch Scholein Purpura (HSP) is the most common self-limited childhood vasculitis which can involve all systems, especially skin, gastrointestinal system, joints and renal system. Although there are various hypotheses about etiology and pathogenesis, it has not been fully understood. The publications regarding the factors on prognosis and recurrence are not sufficient. In this study, it was aimed to determine the factors affecting the system involvement, recurrence and prognosis of the disease with 1-year follow-up in line with the demographic, clinical and laboratory findings of 171 cases followed up with the diagnosis of HSP between July 2016 and April 2021 in our clinic. 120 patients were included in our study, aged between 3 to 16, 108 (63,2%) males and 63 (36,8%) females were included. The mean age of the children was 9,24±3,34 years. The male/female ratio of our patients was found to be 1.71, which is consistent with the literature. The most common period of the disease was seen in the spring (29,2%), while the most common age range was 6-10 years (43,9%) and was found to be compatible with the literature. Purpura was observed in all children, the most common other symptom was abdominal pain (43,9%). 100% of the children had skin involvement, 25,7% had joint involvement, 45% had GIS involvement, and 42,7% had renal involvement. Recurrence was observed in 25,9% of the children after the disease. The recurrence period of the disease ranged from 2 to 12 months, with a mean of 5,67±3,46 months. As treatment, 72,5% of the patients were followed up clinically, 24,6% were using steroid, 0,6% ibuprofen and 2,3% were using steroid and ibuprofen together. Our study found that GIS and renal system involvements increase with increasing age, especially in adolescence, while no difference was found between girls and boys in terms of joint and GIS involvement, the rate of renal system involvement was significantly higher in girls (p:0.023; p<0.05). In our logistic regression analysis, it was determined that increase in age had an effect of 1,236 times higher risk of renal involvement and 1,136 times higher risk of GIS involvement. Platelet lymphocyte ratio (PLR) was found to be statistically significant in renal, GIS and joint involvement, while neutrophil lymphocyte ratio (NLR) did not have a statistically significant effect on system involvement. While there was no statistical significance in terms of recurrence rates in patients with hematuria and/or occult blood in stool, the rate of recurrence was found to be higher in patients with proteinuria compared to those without. The incidence of recurrence increased with increasing age. When the laboratory values are examined, neutrophil, leukocyte and CRP values were not found to be significant on system attitudes, while platelet values were found to be higher in those with GIS involvement compared to those without GI involvement, while lymphocyte values were found to be significantly lower in patients with renal system involvement. In conclusion, in our study, we observed that system involvement and recurrence rates increased with age. The PLR value was found to be significantly higher on renal, joint and GIS involvements. We observed that proteinuria has an effect on recurrence. We think that the PLR value in HSP can be used as an important laboratory parameter in the prognosis and the presence of advanced age and proteinuria can be used as an important laboratory parameter in determining the risk of recurrence.

Benzer Tezler

  1. Henoch schönlein purpurası hastalarının klinik seyirlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the clinical course of patients with Henoch Schonlein purpura

    TUĞÇE GÜNEY YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN DAĞ

  2. Henoch-Schönlein purpurasında plazma endotelin-1 düzeyleri

    Başlık çevirisi yok

    ALİ MUSLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. İSMAİL İŞLEK

  3. Kliniğimizde takip edilen Henoch-Schönlein purpurası tanılı çocuk hastaların klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi

    Kliniğimizde takip edilen Henoch-Schönlein purpurası tanılı çocuk hastaların klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi

    ESRA BİLDİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALİL İBRAHİM ATASOY

  4. Çocukluk çağı Henoch Schönlein purpurasında böbrek tutulumu ve prognoza etkili faktörler

    Başlık çevirisi yok

    FİLİZ İNANÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİnönü Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YILMAZ TABEL

  5. Henoch schönlein purpuralı çocuk hastaların izleminde böbrek tutulumunun değerlendirilmesi ve olası risk faktörlerinin araştırılması

    Possible risk factors of renal involvement in children with henoch schönlein purpura

    SELCAN DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜFERET ERGÜVEN