Geri Dön

Fakoemülsifikasyon yöntemi uygulanan katarakt olgularında ameliyat öncesi kornea endotel sayısının, ameliyat sonrası kornea ödemi üzerine etkisi

The effect of preoperative corneal endothelial count on postoperative corneal edema in cataract cases that is applied phacoemulsification technique

  1. Tez No: 724387
  2. Yazar: HAKAN ÖZTÜRK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YUSUF ÖZERTÜRK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2007
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Fakoemülsifikasyon yöntemi uygulanan katarakt olgularında ameliyat öncesi kornea endotel sayısının, ameliyat sonrası kornea ödemi üzerine etkisini değerlendirmek. Gereç ve Yöntem: Aralık 2004 -Kasım 2006 tarihleri arasında İstanbul Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2.Göz Kliniği'nde fakoemülsifikasyon yöntemi ile opere edilen ve göz içi lens implantasyonu yapılan, en az 3 ay süre ile takip edilen komplikasyonsuz, 58 hastanın 60 gözü çalışma kapsamına alındı. Ameliyat öncesi dönemde endotel morfolojileri üzerine etkileri bilinen herhangi bir oküler patolojisi bulunan, daha önceden travma veya göz içi cerrahisi geçirmiş olan olgular çalışmaya alınmadı. Endotel sayısı speküler mikroskopla, santral kornea! kalınlık ise pakimetri ile değerlendirildi. Kornea ödemi derecelendirmesi için“Kornea! Ödem Efron Skalası”kullanıldı. Bulgular: Operasyon öncesi endotel sayısı 1000-2000/mm2 arasında olanlar Grup l'i, 2000-2500/mm2 arasında olanlar Grup ll'yi ve 2500/mm2 'den büyük olanlar Grup lll'ü oluşturdu. Ameliyat sonrası 1. haftada ortalama endotel kayıp oranı, Grup l'de %16,7, Grup ll'de %11,8 ve Grup lll'de %24,3 olarak bulundu. Her üç grupta da postoperatif 1. haftadan sonra endotel hücre kaybının istatistiksel yönden anlamlı düzeyde daha fazla devam etmediği saptandı (p>0,05). Operasyon sonrası 1. günde santral kornea! kalınlık, Grup l'de %15,2'Iik bir artışla 623 mikron, Grup ll'de %15'Iik bir artışla 621 mikron ve Grup lll'de %15,3'Iük bir artışla 620 mikron olarak bulundu. Her üç grupta da ameliyat öncesine göre 1. gündeki artışlar istatistiksel yönden ileri düzeyde anlamlı olarak saptandı (p<0,01). Postoperatif 3. ayda ise kornea! kalınlığın, preoperatif değerlere gerileyerek stabil hale geldiği tespit edildi. Operasyon sonrası 1. günde kornea ödemi dikkate alındığında, gruplar arasında istatistiksel yönden anlamlı bir farklılık saptandı (p<0,05). Grup l'de ödem görülme oranı, Grup il ve Grup IIl'den istatistiksel yönden anlamlı olarak yüksekti (p<0,05). Grup il ile Grup ili arasında ise istatistiksel yönden anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0,05). Birinci hafta sonunda ise olguların büyük bir kısmında kornea! ödem oranlarının düştüğü gözlendi. Tartışma: Olgularımızın 1. hafta, 1. ay ve 3. ay endotel sayılarındaki azalma oranları, literatürlerdeki çalışmalara uyumlu olsa da kısmen daha yüksek gözükmekteydi. Buradaki yüksek endotel kaybı, çalışmanın yapıldığı dönemde irrigasyon sıvısı olarak BSS Plus yerine rutin dengeli elektrolit solüsyonunun kullanılmış oluşu, viskoelastik madde olarak kohesiv viskoelastiklerin (Amvisc) yeterli endotel koruma fonksiyonu olmayışı ve ameliyatların daha az tecrübeli asistan doktorlar tarafından yapılmış olması ile izah edilebilir. Çalışmamızda endotel sayıları dikkate alındığında, her üç dönemde de Grup lll'deki azalma, Grup ll'den fazla bulunmuştur. Vakalar, başlangıç endotel değerlerinden bağımsız olarak 3 cerrah tarafından rastgele bir dağılımla yapılmıştır. Ancak kayıtlar retrospektif olarak yeniden incelendiğinde üçüncü gruptaki hastaların yarısından çoğuna tek bir cerrahın denk geldiği görülmüştür ve bu değişimin kişisel cerrahi tecrübe farkından kaynaklandığı düşüncesine varılmıştır. Kornea kalınlığındaki en büyük artış, her üç grupta da postoperatif 1. gündeki kontrollerde tespit edilmiştir. Postoperatif 3. ayda ise kornea! kalınlığın, preoperatif değerlere gerileyerek stabil hale geldiği gözlenmiştir. Bu durum da katarakt cerrahisi sonrasında geçici olarak azalan endotel bariyer fonksiyonunun bu dönemlerde tamamlanmasına bağlanmıştır. Yedinci günde olguların büyük bir kısmında korneal ödem oranlarının düşmesi, geçici travmanın etkisinin, kornea endotelinin fonksiyonel kapasitesiyle kompanse edildiği sonucunu göstermektedir, bununla beraber preoperatif dönemde endotel sayısı az olan grupta bu toparlanma süreci, nispeten biraz daha uzun zaman alabilmektedir. Sonuç olarak endotel sayısı preoperatif dönemde ne kadar düşükse, postoperatif 1. günde endotel kaybıyla birlikte olguların her birinin fizyolojik eşiğe yaklaşma ihtimalinin o derecede arttığı ve kornea ödemi görülme oranının da yükseldiği kanaatine varılmıştır.

Özet (Çeviri)

PURPOSE: Ta evaluate the effect of preoperative corneal endothelial celi count on postoperative oedema in cataract cases that is applied phacoemülsification. MATERIAL AND METHOD: Sixty eyes of 58 cataract patients that is applied phacoemülsification without complication in Kartal Education and Training Hospital between December 2004 and November 2006, that is implanted intraocular lens and followed up at least three months is included in this study. Patients that have ocular pathology that has effect on corneal endothelial morphology and patients that previously passed intraocular surgery is excluded from this study. Endothelial celi count is evaluated by specular microscopy and central corneal thichness is evaluated by pachymeter. We use corneal oedema 'EPHRON SCALE ' far grading corneal oedema. RESULTS: Patient was divided in three group. Patients in group 1 have 1000- 2000/mm2 endothelial celi count, patient in group 2 have 2000-25000/mm2 endothelial cell count, patients in group 3 have greater than 2500/mm2 endothelial celi count. Postoperatively at first week endothelial celi loss rate was 16,7 %, 11,8 % and 24,3 % group 1, group 2, group 3 respectively. Postoperatively after one week endothelial cell loss rate difference was not statistically significant in each of three group (p >0.05). One day after operation central corneal thickness increased to 623 micron, 621 micron and 620 micron in group 1, group 2 and group 3 respectively. lncrease rate was 15,2 %, 15% and 15,3% in group 1, group 2, group 3 respectively. in each three group increase in central corneal thickness rate was significantly higher in postoperative first day than preoperative level. Central corneal thickness decreased to preoperative level and remained stable. Postoperative first day according to corneal oedema there was statistically significant difference between these three groups ( p <0.05 ). Corneal oedema rate was significantly higher in group 1 than group 2 and group 3 ( p < 0.05 ). Corneal oedema rate was not statistically significant between group 2 and group 3. At the end of postoperative first week corneal oedema rate decreased at the great portion at the cases. DISCUSSION: Decrease in endothelial celi count at first week, first month and third month after operation in our case is a little bit higher than studies in literature. Three causes were though to the responsible of this decrease. lnstead of BSS plus, lactate ringer solution was used, cohesive viscoelastic that hasn't have enough endothelial protective function was used and operation was made by less experienced asistant doctor at study period. in our study endothelial celi decrease in group 3 was higher than group 2 at first week, first month and third month. Surgery was made by randomly 3 surgeon independent from preoperative endothelial celi count. However data researched once more and we saw that more than halt of surgery in group 3 was made by one surgeon. We thought that personal surgical experience caused this difference. Central corneal thickness was the thickest in the postoperative first day. Central corneal thickness decreased to preoperative level at postoperative third month and remained stable. After cataract extraction endothelial barrier function decreased and after operation barrier function slowly increased and completed at third month. lncrease in endotheliel barrier function caused decrease in central corneal thichness. At postoperative seventh day corneal oedema rate decreased in great portion of cases. This showed us corneal endothelial functional capacity c mposed the traumatic effect, in addition in lower endothelial celi count group, this duration is longer. In conclusion we believed that the lower endothelial celi count at preoperatively the higher the possibility of approach to physiologic threshold at postoperative first day. The higher corneal oedema rate was seen at third month after operation.

Benzer Tezler

  1. Ekstrakapsüler katarakt ekstraksiyonu ile fakoemulsifikasyon yöntemlerinden alınan sonuçların karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    TAMER TATAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Göz HastalıklarıGata

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET HAMDİ BİLGE

  2. Sulkus yerleşimli ile kapsül içi yerleşimli arka kamara göziçi lenslerinin geç sonuçlarının karşılaştırılması

    The Comparison of late consequences of sulcus located posterior chamber lenses and intercapsular located posterior chamber lenses

    ABDÜLKADİR TAHTACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ ÜSTÜNER

  3. Ekstrakapsüler katarakt cerrahisinde göz içi kontaminasyon

    Başlık çevirisi yok

    MÜGE PINAR ÇAKAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Göz HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  4. Modern katarakt cerrahisinde görsel sonuçlarımız

    Our visual results of modern cataract surgery

    ALPAY MUTLUAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. AHMET GÜCÜKOĞLU