Geri Dön

Hipotiroidi tanısı ile takip edilen premenopozal kadınlarda TSH düzeyi ve takip sıklığının kemik mineral yoğunluğu üzerine etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 720589
  2. Yazar: YUNUS SÜTŞURUP
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HASAN AYDIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Hipotiroidi, Levotiroksin, Kemik mineral yoğunluğu, Hipotiroidizm, Kadınlar, Kemik ve kemikler, Menopoz, Tiroid hastalıkları, Tiroid hormonları, Hypothyroidism, Levothyroxine, Bone mineral density, Women, Bone and bones, Menopause, Thyroid diseases, Thyroid hormones
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Yeditepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Hipotiroidi, kadınlarda oldukça sık görülen ve düzenli takip gerektiren bir hastalıktır. Tedavisi sentetik oral levotiroksin preperatları ile yapılmaktadır. Tedavi süresince hastaların doz ihtiyaçları değişkenlik gösterdiğinden, aralıklı takiplerle doz ayarlaması yapılmalıdır. Doz aşımı halinde oluşan tirotoksik durumların kemik mineral yoğunluğu üzerine etkisi konusunda çeşitli araştırmalar yapılmış olmasına rağmen veriler kısıtlıdır. Bu çalışmadaki amacımız hipotiroidi tanısı ile takip edilen premenopozal kadınlarda TSH düzeyi ve takip sıklığının kemik mineral yoğunluğu üzerine etkisini incelemektir. Gereç ve yöntem: Çalışmamıza Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji bilim dalı polikliniğinde en az 2 yıldır takipte olan hipotiroidi tanılı kadın hastalar çalışma grubuna dahil edilmiştir. Yapılan güç analizine göre araştırma grubunun sayısı 96 olarak belirlenmiştir. Hastaların, çalışma tarihine kadar yapılan tüm takipleri incelenmiş ve bu süreçte demografik verileri, ölçülen tüm TSH, serbest T3, serbest T4, anti TPO, anti TG değerleri ile takip süresince kullandıkları değişken levotiroksin dozları kayıt altına alınmıştır. Çalışmaya katılan tüm hastalara prospektif olarak DEXA yöntemi ile kemik mineral yoğunlukları ölçüldü. Tüm bu veriler arasında korelasyon analizi yapıldı. Bulgular: Retrospektif olarak kaydedilen tüm demografik, hastalık süresi ve tiroid fonksiyonları ile ilgili bilgiler, prospektif olarak ölçülen kemik mineral yoğunluğu ölçümü değerleri ile karşılaştırıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edilen çalışmamızda yapılan tüm korelasyon analizlerinde anlamlılık saptanamamıştır. Sonuç: Kılavuzlara uygun şekilde düzenli takip edilen hastalarda, mevcut hastalığın kemik mineral yoğunluğu ile ilişkisi olmadığı anlaşılmıştır. Bu hastalarda levotiroksin kullanımının ve hipotiroidinin osteporoz açısından risk teşkil etmediğini ve premenopozal dönemde başka bir risk faktörü olmadığı sürece kemik mineral yoğunluğu ölçümünün gerekli olmadığını belirtiyoruz.

Özet (Çeviri)

Objective: Hypothyroidism is a disease that is very common in women and requires regular follow-up. It is treated with synthetic oral levothyroxine preparations. Because of the dose needs of patients are vary during treatment, dose adjustments should be made with intermittent follow-ups. Although various studies have been conducted on the effect of hyperthyroid states on bone mineral density in case of overdose, datas are limited. Our aim in this study is to examine the effect of TSH level and follow-up frequency on bone mineral density in premenopausal women followed up with a diagnosis of hypothyroidism. Materials and methods: Female patients with a diagnosis of hypothyroidism who were followed up in the Yeditepe University Hospital Endocrinology outpatient clinic for at least 2 years were included in the study group. According to the power analysis, the number of the research group was determined as 96. All follow-ups of the patients until the study date were examined, and demographic data, all measured TSH, free T3, free T4, anti TPO, anti TG values and variable levothyroxine doses used during the follow-up period were recorded. Bone mineral densities were measured prospectively by DEXA method in all patients participating in the study. Correlation analysis was performed between all these data. Results: All demographic, disease duration and thyroid functions recorded retrospectively were compared with prospectively measured bone mineral density values. Statistical significance level was accepted as p<0.05, and no significance was found in all correlation analyzes performed in our study. Conclusion: It was understood that the existing disease was not associated with bone mineral density in patients who were followed up regularly in accordance with the guidelines. We state that the use of levothyroxine and hypothyroidism in these patients do not pose a risk for osteoporosis, and bone mineral density measurement is not necessary unless there is another risk factor in the premenopausal period.

Benzer Tezler

  1. Hipofiz ilişkili hiperprolaktinemilerin nadir nedenlerinde uzun dönem seyir sonuçları

    Long-term course results in rare causes of pituitary-related hyperprolactinemia

    YAĞMUR EGE SUV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULLAH SERKAN YENER

  2. Konjenital hipotiroidi nedeni ile kliniğimize sevk edilen ve konjenital hipotiroidi tanısı alan olguların geriye dönük değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of the patients who were referred to our clinic for congenital hypothyroidism anddiagnosed as congenital hypothyroidism in our clinic

    ELİF TUNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLAY KARAGÜZEL

  3. Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hashimoto tiroiditi tanısı ile takip edilen çocukların değerlendirilmesi

    Evaluation of children diagnosed with hashimoto thyroiditis in Keçioren Training and Research Hospital

    ECE GÖKÇE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYSUN ÇALTIK YILMAZ

  4. Konjenital hipotiroidi tanısıyla takip edilen hastaların klinik ve laboratuvar özellikleri

    Clinical and laboratory features of patients with congenital hypothyroidism

    SERCAN YÜCEL YANMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YUSUF KENAN HASPOLAT

  5. Hipotiroidi tanısı alan hastalarda ötiroidizmsağlanması ile serum osteopontin düzeyleri vekardiyovasküler risk parametreleri arasındakiilişkinin irdelenmesi

    The impact of achieving euthyroidism on plasma osteopontin levels and cardiovascular risk parameters among newly diagnosed hypothyroid patients

    GÜLHAN CAVLAK

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıBaşkent Üniversitesi

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MELEK EDA ERTÖRER