Geri Dön

İntegrin β4 overekspresyonununpapiller tiroid kanseri hastalarında lenfovasküler invazyon ile ilişkisi

Association of integrin β4 overexpression with lymphovascular invasion in patients with papillary thyroid cancer

  1. Tez No: 712441
  2. Yazar: BÜŞRA TUNÇ TOPUZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SİBEL GÜLDİKEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İntegrin ailesinin bir üyesi olan α6β4 integrini epitele spesifiktir ve bazal membran bileşeni laminin için ana reseptör görevi görür. İntegrin β4 üzerinde yapılan çalışmalarda birçok malignitede invazyonu ve progresyonu arttırdığı düşünülmektedir. Papiller tiroid karsinomu için bu veriler sınırlıdır. Lenfovasküler invazyon, malignitelerin progresyonunda bağımsız bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir. Lenf nodu metastazı, uzak metastazlar ve nüks gelişimi için öngördürücüdür. Papiller tiroid karsinomunda ise Tümör - Lenf Nodu - Uzak Metastaz sınıflamasında olmamasına rağmen risk sınıflamasında yüksek risk kategorisindedir. Biz çalışmamızda papiller tiroid karsinomu hastalarında lenfovasküler invazyon ile integrin β4 arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji bölümünde tanı almış 73 papiller tiroid karsinomlu hasta çalışmaya dahil edildi. Bu hastalardan 48'inde lenfovasküler invazyon mevcut olup 25'inde lenfovasküler invazyon mevcut değildi. 73 hastanın tümör blokları patoloji laboratuvarında incelendi. İntegrin β4 immünohistokimyasal boyama yöntemi ile çalışıldı. İntegrin β4 boyanma yüzdesi alıcı işletim karakteristiği analizi ile değerlendirildi. Lenfovasküler invazyonu olan hastalarda lenfovasküler invazyon olmayanlara göre integrin β4 ekspresyonu anlamlı olarak daha yüksek izlendi (p<0,001). Çalışmamızda %33 ve üzeri boyanmalar yüksek ekspresyon olarak kabul edilmişti. Fakat alıcı işletim karakteristiği analizinde %35 olarak yeni bir kestirim değeri elde edildi. Bu değer için sensitive %91,7, spesifite %88, pozitif prediktif değer %93,61, negatif prediktif değer %84,61, doğruluk ise %90,41 olarak hesaplandı. Sonuç olarak integrin β4 ile lenfovasküler invazyon arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğunu saptadık. Bu konudaki çalışmalar arttıkça integrin β4'ün lenfovasküler invazyon belirteci olarak kullanılabileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

İntegrin α6β4, a member of the integrin family, is epithelial specific and acts as the main receptor for the basement membrane component laminin. Studies on integrin β4 are thought to increase invasion and progression in many malignancies. These data are limited for papillary thyroid carcinoma. Lymphovascular invasion is considered an independent risk factor for the progression of malignancies. It is predictive for lymph node metastasis, distant metastases and recurrence. In papillary thyroid carcinoma, although it is not in the Tumor - Lymph Node - Distant Metastasis classification, it is in the high-risk category in the risk classification. In our study, we aimed to investigate the relationship between lymphovascular invasion and integrin β4 in patients with papillary thyroid carcinoma. 73 patients with papillary thyroid carcinoma diagnosed in Trakya University Faculty of Medicine, Department of Endocrinology were included in the study. Of these patients, 48 had lymphovascular invasion and 25 did not have lymphovascular invasion. Tumor blocks of 73 patients were analyzed in the pathology laboratory. Integrin β4 was studied by immunohistochemical staining method. Percentage of integrin β4 staining was evaluated by Receiver Operating Characteristic analysis. Integrin β4 expression was significantly higher in patients with lymphovascular invasion compared to patients without lymphovascular invasion (p<0.001). In our study, staining of 33% and above was accepted as high expression. However, a new cut-off value of 35% was obtained in the Receiver Operating Characteristic analysis. For this value, the sensitive was 91.7%, the specificity was 88%, the positive predictive value was 93.61%, the negative predictive value was 84.61%, and the accuracy was 90.41%. As a result, we found a statistically significant relationship between integrin β4 and lymphovascular invasion. As studies on this subject increase, we think that integrin β4 can be used as a marker of lymphovascular invasion.

Benzer Tezler

  1. Ti-Base restorasyonlarda kullanılan materyallerin diş eti hücrelerine bağlantılarının in-vitro değerlendirilmesi

    The in-vitro evaluation of the adhesion of gingival cells to materials used for Ti-Base restorations

    DORUK ALTIOK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Diş HekimliğiBaşkent Üniversitesi

    Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SELİM ERKUT

    DR. ÖĞR. ÜYESİ PELİN KILIÇ

  2. Tissue transglutaminase as a novel therapeutic biomarker in the development of endometriosis

    Endometriyoz gelişiminde yeni bir terapötik biyomarker olarak doku transglutaminaz

    İNCİ KURT CELEP

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2019

    BiyoteknolojiYeditepe Üniversitesi

    Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİLEK TELCİ

  3. The role of chemerin in Helicobacter pylori induced gastric pathogenesis

    Helicobacter pylori ile indüklenen gastrik patogenezde kemerinin rolü

    MANTASHA TABASSUM

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2016

    Genetikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. AYÇA SAYI YAZGAN

  4. Pseudomonas aeruginosa klinik izolatlarında beta-laktamaz direnç genleri ile integronların belirlenmesi ve bazı bitki ekstrelerinin dirençli izolatlar üzerine etkisinin araştırılması

    Investigation of beta-lactamases genes and integron cassettes in Pseudomonas aeruginosa clinical isolates and effects of some plant extract on resistant isolates

    ESMA AKYILDIZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    MikrobiyolojiRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. FATİH ŞABAN BERİŞ

  5. Kan kültürlerinden izole edilen genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üreten escherichia coli ve klebsiella spp. izolatlarında plazmid aracılı beta-laktamaz direnç genlerinin araştırılması

    Investigation of plasmid-mediated beta-lactamase resistance genes among extended spectrum beta-lactamase (ESBL) producing escherichia coli and klebsiella spp. isolates from blood cultures

    DİLEK KOCABAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    MikrobiyolojiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. CELAL KURTULUŞ BURUK