Geri Dön

Diferansiye tiroid kanserli hastalarda rekürrensi belirleyen risk faktörlerinin incelenmesi

Investigation of risk factors that define recurrence in patients with differential thyroid cancer

  1. Tez No: 710457
  2. Yazar: AYSUN ŞENTÜRK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ASLI NAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Başkent Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Tiroid kanseri tüm kanser olgularının %2'sidir ve tiroid kanserlerinin de %85'ini tiroid folliküler epitel hücrelerinden köken alan diferansiye tiroid kanserleri oluşturur. Çalışmamızda diferansiye tiroid kanseri olan bireylerde tiroid kanser rekürrensini etkileyen faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma Ocak 2000 ve Aralık 2010 tarihleri arasında Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Anabilim Dalı'nda tiroid kanseri tanısı alan ve 6 aydan daha uzun süre ile takip edilen 393 diferansiye tiroid kanserli olgunun retrospektif olarak incelenmesi ile hazırlanmıştır. Hastaların tanı konulduğu yaş, cinsiyet, maksimum tümör boyutu, lenf nodu invazyonu varlığı, multisentrik olması, multinodülaritesi, kapsül invazyonu varlığı, histolojik alt tipi, histolojik tiroidit varlığı, cerrahi şekli, tüm vücut iyot taramasında levotiroksin çekilmesi veya RhTSH kullanılma durumu, izlemde PET tomografi uygun görülen vaka sayısı, postoperatif tiroglobülin ve antitiroglobülin değerleri, 6-12 ay sonra yapılan taramada TSH>30 uIU/ml olduğu dönemdeki tiroglobülin ve antitiroglobülin değerleri, radyoaktif iyot tedavisinden 6-12 ay sonra TSH'nın suprese olduğu dönemdeki tiroglobülin ve antitiroglobülin değerleri, takip süreleri, rekürens varsa rekürensleri, hastane kayıtları ve hasta dosyalarından kaydedilip; rekürrensler ve genel sağkalımlar tespit edildi. Hastaların 82 (%20,9)'sinde nüks olduğu tespit edildi. Histopatolojik inceleme sonucunda olguların 362 (%92,1)'sinde papiller karsinoma, 31 (%7,9)'inde folliküler karsinoma tespit edildi. AJCC-2002 evreleme sistemine göre yapılan degerlendirmede, 393 olgunun 328 (%83,5)'i Evre I, 32 (%8,1) 'i Evre II, 27 (%6,9)'u Evre III, 6'sı (%1,5) Evre IVA hastalığa sahipti. Olgularımızın 324'ü kadın, 69'u erkekti. Başlangıçta patolojik lenfadenopatisi olan hastaların nüks riskinde artışı patolojik lenfadenopati olmayanlara göre 2,76 kat artmıştı (p<0,001). Kapsül invazyonu olanlarda nüks riski 2,01 kat artmıştı (p=0,002). 393 olgunun tümör histopatolojilerine göre tümör boyutları incelendiğinde nüks olan 82 vakanın ortalama tümör çapı 2,04±1,63 cm, nüks olmayan 311 vakanın ortalama tümör çapı 1,45±1,21 cm saptanmıştı, bu sonuçlara göre tümör çapındaki 1 cm'lik artış nüks riskini %25 artırmıştır (p<0,001). Olguların 280'i (%71,2) multinodülerdi, bunların 108'i (%38.6) multifokaldi, ve multinodülarite nüks riskini 1,93 kat artırmaktaydı (p=0,021). Postoperatif tiroglobülin (preRAİ) değerinin ≥2 ng/ml olması ile rekürrens arasında anlamlı ilişki tespit edildi (p=0,003), kaplan meiers analizi ile survival analizi ile incelendi tiroglobulini ≥2 ng/ml olanlarda surveyde azalma saptandı (p=0,004). Stimüle TSH'lı (RAİ tedavisinden sonraki 6-12 ayda TVİT'ten önceki) tirogobulin değeri ≥2 ng/ml olması ile rekürrens arasında anlamlı ilişki tespit edildi (p<0,001), için kaplan meiers ile hastalıksız sağ kalım analizi yapıldı ve tiroglobülini ≥2 ng/ml olanların sağkalım sürelerinde anlamlı azalma saptandı (p<0,001). Suprese TSH'lı (ilk TVİT'ten sonraki 6-12 ay arası izlemde) tirogobulin değeri ≥0,3 ng/ml olması ile rekürrens arasında anlamlı ilişki tespit edildi (p<0,001), hastalıksız sağkalım için kaplan meiers survival analizi yapıldı ve tiroglobülini ≥0,3 ng/ml olanlarda surveyde azalma saptandı (p<0,001). Hastalarda postoperatif erken dönemde serum tiroglobülininin ≥ 5,6 ng/ml olmasının rekürrens riskini 2,38 kat artırdığını tespit edildi (p= 0,002). Postoperatif antitiroglobülin pozitifliği olan hastaların tiroglobülini çalışma istatistiklerinde dışlandığında TSH'nın ≥30 uIU/ml dönemindeki serum tiroglobülin (stimüle tiroglobülin) değeri ≥0,285 ng/ml olan hastaların nüks etme olasılığını 3,087 kat artırdığı tespit edildi (p<0,001). Sonuç olarak, bu çalışmada prognostik risk faktörü olarak; tümör çapındaki artışın, erkek cinsiyetin, başlangıçta lenf nodu metastazı olmasının, evresinin 3 ve üstü olmasının, kapsül invazyonu olmasının, başlangıçta ultrasonografi ile ölçülen nodül çapındaki artışının, multinodüler olmasının, total tiroidektomi ile beraber lenf nodu diseksiyonu yapılmasının, postoperatif tiroglobulin değerinin ≥2 ng/ml'den yüksek olmasının ve 'cut- off' değer olarak serum tiroglobülininin ≥5,6 ng/ml olmasının, TSH'nın suprese olduğu dönemdeki tiroglobulin değerinin ≥0,3 ng/ml'den yüksek olmasının, TSH'nın stimüle olduğu dönemdeki tiroglobulin değerinin ≥2 ng/ml'den yüksek olmasının ve 'cut-off' değer olarak serum tiroglobulin değerinin ≥ 0,285 ng/ml olmasının, nüks riskini artırdığı görüldü. Bu risk faktörleri göz önüne alınarak hastaların takibini uygun görmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Thyroid cancers constitute 2%of all cancer cases and differentiated thyroid cancer originating from follicular epithelial cells make up 85%of all thyroid cancer cases. Our study aims to investigate the factors that affect the thyroid cancer recurrence in individuals with differentiated thyroid cancer. This study was carried out through retrospective review of 393 differentiated thyroid cancer cases that were diagnosed with thyroid cancer at the Endocrinology Department of Başkent University Faculty of Medicine between January 2000 and December 2010 and followed-up for more than 6 months. The age at the time of diagnosis, sex, maximum tumor size, presence of lymph node invasion, multicentricity, multinodularity, presence of capsule invasion, histological subtype, presence of histological thyroiditis, surgical type, levothyroxine withdrawal in whole body iodine scan or RhTSH usage status, the number of cases that were recommended PET scan during their follow-ups, postoperative thyroglobulin and antithyroglobulin values, thyroglobulin and antithyroglobulin values in the TSH>30 uIU/ml period at the scan 6-12 months later, thyroglobulin and antithyroglobulin values in the TSH suppressed period 6-12 months after the radioactive iodine treatment, duration of follow-up, and recurrence status were recorded from hospital records and patient files, and recurrence and overall survival were determined. There was recurrence in 82(20.9%) of the patients. Histopathological analysis indicated papillary carcinoma in 362 (92.1%) cases, follicular carcinoma in 31 (7.9%) cases. In the assessment in accordance with the AJCC-2002 staging system, 328 (83.5%) of the total 393 cases had Stage I, 32(8.1%) had Stage II, 27 (6.9%) had Stage III, and 6 (1.5%) had Stage IVA disease. 324 of our cases were female, and 69 were male. In the patients who had initial pathological lymphadenopathy, the increase in the risk of recurrence was increased 2.76 times compared to the cases without pathological lymphadenopathy (p<0.001). The cases with capsule invasion had 2.01 times increased risk of recurrence (p=0.002). In the evaluation of tumor sizes of the 393 cases according to their histopathologies, the average tumor diameter in the 82 cases in which recurrence took place was 2.04±1.63 cm, and the average tumor diameter in the 311 cases without recurrence was 1.45±1.21, according to these results, a 1cm increase in the tumor diameter caused a 25%increase in the risk of recurrence (p<0.001). 280 of the cases (71.2%) were multinodular, 108 of them 38.6%) were multifocal, and multinodularity increased risk of recurrence 1.93 times (p=0.021). There was a significant association between postoperative thyroglobulin (preRAI) value being ≥2 ng/ml and recurrance (p=0.003), examined with kaplan meiers analysis and survival analysis there was a decrease in survey in cases with thyroglobulin ≥2 ng/ml (p=0.004). There was a significant association between thyroglobulin with stimulated TSH (in the 6-12 months following RAI treatment and before WBIS) value ≥2 ng/ml and recurrence (p<0.001); disease free survival analysis was carried out with kaplan meiers and the survival time in cases with thyroglobulin ≥ 2 ng/ml was found to be significantly decreased (p<0.001). There was a significant association between the thyroglobulin with Suppressed TSH (in the follow up between the 6-12 months following the first WBIS) value ≥0.3 ng/ml and recurrence (p<0.001), kaplan meiers survival analysis was performed for disease free survival and decrease in survey was found in cases with thyroglobuline ≥0.3 ng/ml (p<0.001). Serum thyroglobulin values ≥ 5.6 ng/ml in early postoperative period was found to increase the risk of recurrence 2.38 times (p=0.002). When the thyroglobulin of the patients with postoperative antithyroglobulin positivity was excluded from the statistics of this study, the patients in the TSH ≥30 uIU/ml period with serum thyroglobulin (stimulated thyroglobulin) values ≥0.285 ng/ml had 3.087 times increased likelihood of recurrence (p<0.001). As a result, in this study; increase in tumor diameter, male sex, initial lymph node metastasis, stage III and higher stage, presence of capsule invasion, increase in the nodule size that was initially measured with ultrasonography, multinodularity, lymph node dissection along with total thyroidectomy, postoperative thyroglobulin value higher than ≥2 ng/ml and cut-off value for serum postoperative thyroglobulin higher than ≥ 5.6 ng/ml, thyroglobulin value in the TSH supressed period higher than ≥ 0.3 ng/ml, thyroglobulin value in the TSH stimulated period higher than ≥2 ng/ml and cut-off value for serum thyroglobulin value in the TSH stimulated period higher than ≥0.285 ng/ml were found to increase recurrence risk as prognostic risk factors. We recommend that these factors are kept under consideration in patient follow-up.

Benzer Tezler

  1. Diferansiye tiroid kanserli hastalarda tedavi sonrası rekürrens riskinin değerlendirilmesi

    Evaluation of recurrence ri̇sk i̇n di̇fferenti̇ated thyroi̇d cancer after treatment

    RAHMAN KÖSEOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    İngilizce

    İngilizce

    2014

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKaradeniz Teknik Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA KOÇAK

  2. Diferansiye tiroid kanserli hastalarda Anti-TG(anti-tiroglobulin) pozitifliğinin hastalığın evresi, rekürrensi üzerindeki etkisi

    The effect of thyroglobulin antibody (Anti-TG) positivity on the stage and recurrence of the disease in patients with differantiated thyroi̇d cancer

    HÜLYA KAYNAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıNecmettin Erbakan Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. MUSTAFA KULAKSIZOĞLU

  3. Servikal lenf nodu metastazı olan diferansiye tiroid kanserlerinde prognostik faktörler

    Başlık çevirisi yok

    YILMAZ ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ALİ GÜLÇELİK

  4. Tiroid papiller kanseri nedeniyle profilaktik santral lenf nodu diseksiyonu yapılan hastalarda patent blue işaretli sentinel lenf nodu örneklemesinin tanısal etkinliğinin belirlenmesi

    Determination of the diagnostic efficacy of patent blue-marked sentinel lymph node specimens in patients undergoing prophylactic central lymph node dissection due to thyroid papillary carcinoma

    İLKNUR TURAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BARIŞ SAYLAM

  5. Diferansiye tiroid kanserli hastaların klinik ve kardiyovasküler risk faktörlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective analysis of clinical and cardiovascular risk factors in patients with differentiated thyroid cancer

    SAFİYE ARIK

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA KEMAL BALCI