Provokatif sessiz ve sesli iskemide risk faktörleri ile EST ve koroner angiyografi bulgularının ilişkisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 70974
- Danışmanlar: DOÇ. DR. H. HÜSEYİN TELLİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Egzersiz testi, Sessiz iskemi, Koroner angiyografi, Risk faktörleri. 48, Anjina pektoris, Ateroskleroz, Koroner hastalık, Risk faktörleri, İskemi, Exercise stress testing, Coronary angiography, Silent ischemia, Risk factors. 49, Angina pectoris, Atherosclerosis, Coronary disease, Risk factors, Ischemia
- Yıl: 1998
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
6. ÖZET Diyagnostik amaçla uygulanan egzersiz testi pozitif olarak değerlendirilen 138 hasta efor testi sırasında asemptomatik ST segment çökmesi (sessiz miyokard iskemisi) gözlenenler (n=88) ve ST segment çökmesiyle birlikte anginal şikayeti oluşanlar (n=50) olarak iki gruba ayrıldı. Yaş, cinsiyet, diabetes mellitus, hipertansiyon ve sigara içimi gibi parametreler incelendiğinde iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Hastaların tamamına koroner angiyografi uygulandı. İki grup, egzersiz testi paramatreleri ve koroner angiyografik bulgular açısından birbiriyle karşılaştırıldı. Sessiz iskemi oluşan grubun maximal egzersizde ulaşılan kalp hızı değeri semptomatik gruba oranla anlamlı derecede daha fazlaydı (p<0.01). Yine sessiz iskemi oluşan grubun ortalama stage 'i, istatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte anginalı gruptan daha fazlaydı (p>0.05). Koroner angiyografi sonucunda asemptomatik ST segment çökmesi oluşan grupta 33 hasta da normal koroner arterler tesbit edilirken (%37), semptomatik grupta 8 hastada (%16) koroner angiyografi normal olarak değerlendirildi (p<0.05). Asemptomatik ve semptomatik grupların koroner aterosklerotik lezyon bulunmayan olgularında kadın hasta sayısı, lezyon bulunan olgularından daha fazlaydı (p<0.05). Koroner angiyografi uygulanan bütün hastalar değerlendirmeye alındığında, semptomatik grupta LAD tutulumu anlamlı olarak (%64, %55) (p<0.05), tek damar tutulumu anlamlılığa yakın ölçüde (p=0.06) asemptomatik gruptan daha fazlaydı. Angiyografisi normal olan hastalar değerlendirme dışı brrakıldığmda bu farkın ortadan kalktığı gözlendi. Asemptomatik ST segment çökmesi bulunanların koroner aterosklerotik lezyon olan grubunda, yaş ve sigara içimi aynı grubun aterosklerotik lezyon bulunmayan olgularından anlamlı olarak daha yüksekti (p<0.05). Semptomatik ST segment çökmesi olan grupta bu fark mevcut değildi (p>0.05). Sonuç olarak; egzersiz testi sırasında asemptomatik ST segment çökmesi oluşan hastaların egzersiz performanslarının semptomatik gruba 47oranla daha iyi olduğu izlenimi alındı. Yine aynı hasta grubunda yanlış pozitiflik oranının daha yüksek olduğu saptandı. ST segment çökmesiyle birlikte angina meydana gelmesinin ve erkek cinsiyetin egzersiz testinin koroner arter hastalığı tanısındaki prediktif değerini yükselttiği kanaatine varıldı. Koroner arter hastalığının yaygınlığı açısından iki grup arasında fark bulunmadığı ve asemptomatik hasta grubunda yaş ve sigara içiminin daha yüksek olduğu görüldü.
Özet (Çeviri)
7. SUMMARY 138 patient to whom diagnostic EST had been performed were divided into two groups. In one of the group, asymptomatic patients with ST segment depression (88) were involved. In the other, patients having chest pain with ST segment depression (50) were involved. There was no significant difference between these two groups from the points of age, sex, DM, hypertention, smoking (p>0.05). Coronary angiography was performed to all of the patients. These two groups were compared according to EST parameters and angiographic findings. Maximal heart rate reached in silent ischemia group was significantly higher than symptomatic group (p<0.01). Althought it is not statistically significant, mean stage reached in EST in asymotomatic group was higher than symptomatic group (p>0.05). While 33 patients (%37) were angiographically normal in asymptomatic group, 8 patients (%16) were angiographically normal in symptomatic group (p<0.05). Number of angiographically normal female patient were higher in both symptomatic and asymptomatic groups (p<0.05). According to angiographic results of all of the patients, LAD involvement was higher in symptomatic group (p<0.05). One vessel involvement was also higher in symptomatic group (p=0.06). If angiographically normal patients were excluded this difference was not observed. In asymptomatic group, age and smoking were in higher rates in patient with atherosclerotic lesion than without atherosclerotic lesion (p<0.05). But there was not such a difference in symptomatic group with ST segment depression. As a result; it is shown that patients in whom asymptomatic ST segment depression is seen in EST has better exsercise tolerance and higher false positivity rate. It is also observed that positive predictive value of EST in the diagnosis of coronary artery disease is higher in symptomatic patients with ST segment depression and in males. While there is no difference between symptomatic and asymptomatic groups according to severity of CAD. Age and smoking is higher in asymptomatic group.
Benzer Tezler
- Glokomlu ve glokoma predispoze gözlerde pilokarpin-fenilefrin provakatif testinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
SELMA KAŞKALOĞLU
- Gilbert sendromunda rifampisin testinin tanısal değeri
Başlık çevirisi yok
YÜKSEL ATEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıGataGastroenteroloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SAİT BAĞCI
- Kronik lateral epikondilitin tedavisinde magnoterapinin etkisi
The Effect of magnetotherapy on chronic lateral epicondylitis
EMİNE AKIN
Yüksek Lisans
Türkçe
1998
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonDokuz Eylül ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET EKİN
- Torasik çıkıs sendromunda fizyoterapi etkinliğinin klinik ve somatosensoriyel uyarılmış potansiyeller ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ELİF AKALIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1995
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonDokuz Eylül ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF.DR. SEMA FÜZÜN
- Radius alt uç kırıklarında artroskopik yardımlı tedavi yöntemleri
Arthroscopic assisted treatment for distal radius intraarticular fractures
KADİR YALDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Ortopedi ve TravmatolojiDokuz Eylül ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET EKİN