Geri Dön

Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda sistolik disfonksiyon ile serum ürik asit düzeyi arasındaki ilişki

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 708475
  2. Yazar: HAMİDE PİŞKİNPAŞA
  3. Danışmanlar: ÖĞR. GÖR. MEHMET EMİN PİŞKİNPAŞA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Böbrek ve kalp hastalığı birlikteliği sıklığı giderek artmaktadır. Azalmış glomerüler filtrasyon hızı (GFR) ile birlikte kardiyovasküler hastalığa bağlı mortalitenin de arttığı gösterilmiştir. Kalp ve kronik böbrek yetmezliğinin (KBY) birlikteliği olarak tanımlanan kardiyorenal sendromun tanımlaması ve sınıflaması net değildir. Kardiyorenal sendromlu hastalarda ürik asit yüksekliğinin mortalite ve morbidite ilişkisi bilinmektedir. Ancak kardiyorenal sendromlu hastalarda ürik asit düzeyinin artışının bozulmuş renal atılımından dolayı mı, yoksa sistolik disfonksiyona bağlı hipoksi nedeniyle artan ksantin oksidaz (XO) aktivitesinin kaynaklı mı olduğu bilinmemektedir. Çalışmamıza GFR <60ml/dk olan hastalarda, EF düzeyi ile ürik asit seviyesi arasındaki ilişkiyi göstermeyi amaçladık. Çalışmamızda, İstanbul Eğitim ve Araştırma hastanesinde KBY tanısı (GFR <60ml/dk) ile başvurmuş ve ekokardiyografi değerlendirilmeleri yapılmış olan hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastalar EF ölçümlerine göre sistolik disfonsiyonu olan (EF <%45) ve sistolik disfonksiyonu olmayan hastalar (EF >%50) olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Sistolik disfonksiyonu olan 180 hasta ve sistolik disfonksiyonu olmayan 116 hasta olmak üzere toplam 296 hasta çalışmaya alındı. Çalışmamızda sistolik disfonksiyonu olan hastalar (180 hasta); EF düzeyine göre EF <%30 olanlar ve EF %30-45 arasında olanlar olmak üzere 2 ayrı gruba da ayrıldı. Gruplar klinik, laboratuvar ve ekokardiyografik parametrelerine göre karşılaştırıldı. Serum ürik asit seviyesi sistolik disfonsiyonu olan hastalarda 8,8 mg/dl iken sistolik disfonksiyonu olmayan hastalarda 7,05 mg/dl olarak saptandı ve istatiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (p <0,01). Sistolik disfonksiyonu olan 180 hasta ayrıca EF düzeyine göre gruplara ayrıldığında; EF <%30 olan grubun ürik asit ortalaması 9,6±3 mg/dl iken EF %30-45 olan grubun ise 8,4±2,3 mg/dl saptandı (p=0.004). Gruplar arasında GFR ve kreatinin düzeyleri arasında anlamlı fark saptanmadı. Birçok çalışmada artmış ürik asit seviyeleri ile kardiyovasküler hastalık riski arasında ilişki gösterilmiştir. Bizim çalışmamızda da kardiyorenal senromu olan hastalarda, serum ürik asit seviyeleri ileri sistolik disfonksiyonu olan hastalarda artmış saptanmıştır. Artmış ürik asit seviyelerinin sol ventrikül sistolik disfonksiyon derecesi ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Çalışma sonuçlarımız bize kalp yetmezliği olan hastalarda hiperürisemiye neden olan KBY tanısı olsa bile, ürik asit düzeyinin bir belirteç olarak kullanılabileceği düşündürmüştür. Artan ürik asit düzeyleri EF düzeyi gibi kardiyak fonksiyon ölçümleriyle birlikte kullanıldığında; takip ve tedavide bir kılavuz rolü oynayabilir.

Özet (Çeviri)

SUMMARY The frequency of coexistence of renal and heart disease has been increasing nowadays. It has been shown that mortality due to cardiovascular disease increases with decreased glomerular filtration rate (GFR). The definition and classification of cardiorenal syndrome, which is defined as the coexistence of heart and chronic renal failure (CRF), is not clear. The relationship between uric acid elevation and mortality and morbidity in patients with cardiorenal syndrome is also known. However, it is not known whether the increase in uric acid level in patients with cardiorenal syndrome is because of the impaired renal excretion or to increased xanthine oxidase (XO) activity due to hypoxia due to systolic dysfunction. In our study, we aimed to show the relationship between EF level and uric acid level in patients with GFR <60 ml/min. The files of the patients who applied to the Istanbul Training and Research Hospital with the diagnosis of CRF (GFR <60 ml/min) and whose had echocardiographic evaluations were retrospectively analyzed in our study. The patients were divided into 2 groups according to EF measurements as those with systolic dysfunction (EF <45%) and those without systolic dysfunction (EF >50%). A total of 296 patients, 180 patients with systolic dysfunction and 116 patients without systolic dysfunction, were included in the study. Patients with systolic dysfunction (180 patients); according to the EF level, they were also divided into 2 separate groups as those with EF <30% and those with EF between 30-45%. The groups were compared according to clinical, laboratory and echocardiographic parameters. While the serum uric acid level was 8.8 mg/dl in patients with systolic dysfunction, it was 7.05 mg/dl in patients without systolic dysfunction, and there was a statistically significant difference (p <0.01). When 180 patients with systolic dysfunction were further divided into groups according to their EF level; the mean uric acid level was 9.6±3 mg/dl in the group with EF <30%, while it was 8.4±2.3 mg/dl in the group with EF 30-45% (p=0.004). There was no significant difference between the groups in terms of GFR and creatinine levels. Many studies have shown a relationship between increased uric acid levels and the risk of cardiovascular disease. In our study, serum uric acid levels were found to be increased in patients with advanced systolic dysfunction that diagnosed cardiorenal syndrome. It was shown that increased uric acid levels were also associated with the degree of left ventricular systolic dysfunction. Our study results shown us that uric acid level could be used as a marker even if there was a diagnosis of CRF causing hyperuricemia in patients with heart failure. When increased uric acid levels are used together with cardiac function measurements such as EF level; it could be important as a guide in follow-up and treatment.

Benzer Tezler

  1. Diyaliz öncesi kronik böbrek yetmezliği hastalarında volüm yükünün saptanmasında diastolik disfonksiyon ve NT-probnp ölçümünün önemi

    Determination and importance of measurement of diastolic dysfunction and nt-probnp in predialysis chroni̇c kidney disease patients

    SILA ÖKSÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BANU BÖYÜK

  2. Renal nakilli hastalarda serum ürik asit düzeyinin glomerüler filtrasyon hızı üzerindeki etkisi

    The effect of serum uric acid level on glomerular filtering rate in renal transplant patients

    DİDEM KARTAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Nefrolojiİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLŞAH ŞAŞAK KUZGUN

    UZMAN TAHSİN KARAASLAN

  3. Hemodiyaliz hastalarında serum visfatin düzeyi ile kardiyovasküler hastalık ve serum biyokimyasal parametreleri arasındaki ilişki

    Correlation of serum visfatin levels with cardiovascular disease and serum biochemical parameters in hemodialysis patients

    NİMET AKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    NefrolojiUludağ Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA GÜLLÜLÜ

  4. Koroner yavaş akım saptanan hastalarda açlık glukozu, lipid parametreleri ve sol ventrikül diyastolik disfonksiyonlarının değerlendirilmesi

    Fasting glucose, lipid parameters and evaluation of left ventricular diastolic function in patients with coronary slow flow

    CELAL DİNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiCelal Bayar Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR KEMAL TEZCAN

  5. Acil servise başvuran renal disfonksiyonlu NSTEMİ tanılı hastalarda delta troponin değerinin kısa ve orta dönem mortalite üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of the delta troponin level on short- and medium-term mortality in patients with renal dysfunction and nstemi admitted to the emergency department

    BURAK ACEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERKAN EMRE EROĞLU