Geri Dön

Dispepsi nedeniyle endoskopi yapılan diyabetik hastalarda helicobacter pylori enfeksiyonunun tiroid fonksiyon testleri üzerine etkisi ve otoimmün tiroidit ile ilişkisi

The effect of helicobacter pylori infection on thyroid function tests and its relationship with autoimmune thyroiditis in diabetic patients undergoing endoscopy for dyspepsia

  1. Tez No: 708399
  2. Yazar: SENA YAZICI ALCAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BANU BÖYÜK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Helicobacterpylori, tiroid, diyabet, Anti-Tpo, Helicobacter pylori, thyroid, diabetes, Anti-Tpo
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Hamidiye Uluslararası Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç:Bu çalışmada Helicobacter Pylorinin (Hp) diyabetik hastalarda tiroid fonksiyon testleri üzerine etkisini ve otoimmün tiroid hastalığı ile ilişkisini göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem:Çalışma retrospektif olup gastroenteroloji ve diyabet polikliniğinde takip edilen tip 2 diyabetes mellitus tanılı hastalar ile yapıldı.Dispepsi ile başvurup gastroskopisi yapılmış olan hastalarda patoloji bulguları eşliğinde Hp varlığı ile tiroid fonksiyon testleri , Anti-Tpo başta olmak üzere laboratuvar bulguları, demografik özellikler ve klinik bilgiler arasındaki ilişki analiz edildi. Bulgular: Çalışma yaşları 31 ile 85 arasında, yaş ortalaması 60,03±9,82 yıl olan 43'ü erkek (%31,6), 93'ü kadın (%68,4) olan dışlama kriterlerini karşılayan toplam 136 olgu ile yapılmıştır. %41,9'unda (n=57) helicobacter pylori (Hp) olduğu gözlenmiştir. Hp pozitifliği ile demografik özellikler, kullanılan ilaç tedavileri, biyokimyasal parametreler;tsh,t3,t4 düzeyleri, Anti-Tpo pozitifliği, endoskopi ve patoloji sonuçları kıyaslandı. Helicobacter pylori pozitifliğine göre olguların yaşları ve cinsiyetleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmezken, Hp pozitiflerde BMI değeri, negatif olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,001; p<0,01).Hp pozitifliği ile reflü görülme oranı ve atrofi görülme oranı ilişkili görüldü. Anti-Tpo pozitifliğine göre olguların TSH, st3, Hgb, AKŞ, HbA1c,total kolesterol, Hdl, Trigliserid ile istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmezken, Anti-Tpo pozitif olan olguların st4 değeri, negatif olanlarda anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,002; p<0,01).Anti-Tpo pozitif olan olguların LDL değeri ve sT3/T4 oranı negatif olanlara göre düşük saptanmıştır (p=0,023; p<0,05), (p=0,024; p<0,05). Bununla birlikte Anti-Tpo pozitif olan olgularda atrofi görülme oranı, negatif olanlara göre anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,002; p<0,01). Sonuç: Hp varlığının Vki yüksekliği, reflü gelişmesi ve atrofi gelişimi ile ilişkili olduğu saptandı. Çalışmamızda Anti-Tpo pozitifliği atrofik gastrit gelişimi için risk faktörü olarak bulundu.Literatürde Hp pozitifliği ile otoimmün tiroidit ilişkili olarak görülmüş olup çalışmamızda anlamlı bulunmadı.

Özet (Çeviri)

Aim: In this study, we aimed to show the effect of Helicobacter Pylori (Hp) on thyroid function tests in diabetic patients and its relationship with autoimmune thyroid disease. Materials and Methods: The study is retrospective and was conducted with patients diagnosed with type 2 diabetes mellitus, followed in the gastroenterology and diabetes outpatient clinic. In patients who applied with dyspepsia and underwent gastroscopy, the correlation between the presence of Hp with pathology findings, thyroid function tests, laboratory findings (especially Anti-Tpo), demographic characteristics and clinical information relationship was analyzed. Results: The study was conducted with a total of 136 cases, aged between 31 and 85, with a mean age of 60.03±9.82 years, 43 male (31.6%) and 93 female (68.4%) who met the exclusion criteria. Helicobacter pylori (Hp) was observed in 41.9% (n=57). Hp positivity and demographic characteristics, drug treatments used, biochemical parameters, TSH, T3, t4 levels, Anti-Tpo positivity, endoscopy and pathology results were compared and found to be statistically significantly higher than the negative ones (p=0.001; p<0.01). Hp positivity was associated with the incidence of reflux and the rate of atrophy. While there was no statistically significant difference with total cholesterol, hdl, and triglyceride, the st4 value of the cases with Anti-Tpo positive was found to be significantly higher in the negative ones (p=0.002; p<0.01). The LDL value of the cases with Anti-Tpo positive and f T3/T4 ratio was found to be lower than the negative ones (p=0.023; p<0.05), (p=0.024; p<0.05). However, the rate of atrophy in patients with positive Anti-Tpo was found to be significantly higher than those with negative ones (p=0.002; p<0.01). Conclusion: It was determined that the presence of Hp was associated with high BMI, development of reflux and development of atrophy. Anti-Tpo positivity was found to be a risk factor for the development of atrophic gastritis in our study. Hp positivity was found to be associated with autoimmune thyroiditis in the literature, but it was not found to be significant in our study. This situation was evaluated due to the limited number of patients.

Benzer Tezler

  1. Dispepsi nedeniyle endoskopi yapılan diyabetik hastalarda helicobacter pylori enfeksiyonunun mikroalbüminüri ve böbrek fonksiyon testleri üzerine etkisi

    The effect of helicobacter pylori infection on microalbuminuria and kidney function tests in diabetic patients WHO have endoscopy DUE to dyspepsy

    TUBA TAHTALI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BANU BÖYÜK

  2. Dispepsi nedeniyle endoskopi yapılan diyabetik hastalarda helicobacter pylori enfeksiyonunun ateroskleroz üzerine etkisi

    The effect of helicobacter pylori on atherosclerosis in diabetic patients undergoing endoscopy for dyspepsia

    RUKİYE NURDAN AVCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BANU BÖYÜK

  3. Üst gastrointestinal sistem kanaması geçiren hastaların etyolojik yönden incelenmesi ve nonsteroid ilaç kullanımının rolü

    Etiological examination of patients with upper gastrointestinal system bleeding and the role of nonsteroid drug use

    MUSTAFA ÜNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Aile HekimliğiSağlık Bakanlığı

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SUNAY SANDIKÇI

  4. Kronik böbrek yetersizliği ve dispeptik şikayeti bulunan hastaların endoskopik bulgularının değerlendirilmesi

    Evaluation of endoscopic findings in patients with chronic kidney failure and dyspeptic symptoms

    ŞAHİN GÜDÜK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ENGİN ALTINKAYA

  5. Dispeptik şikayetler ile başvuran hastalarda demir eksikliği anemisi ile endoskopik bulguların klinik, laboratuvar ve patolojik olarak ilişkilerinin karşılaştırılması

    Clinical, laboratory and pathologicalcomparison of iron deficiency and endoscopic findings in patients presenting with dyspeptic complaints

    ZAKIR GULIYEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ITIR ŞİRİNOĞLU DEMİRİZ