Geri Dön

Zorla kaybetmenin liminal okunuşu: Bekleyenler ve yolcular

The liminal reading of forced disappearance: Waiting passengers

  1. Tez No: 707256
  2. Yazar: DENİZ NAZLIM
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MARK LEWIS SOİLEAU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sosyoloji, Antropoloji, Sociology, Anthropology
  6. Anahtar Kelimeler: Komünal yaşam, Kültürel yapı, Liminalite, Zorla kaybetme, Communal life, Cultural structure, Liminality, Enforced disappearances,
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Antropoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın temel amacı, liminality kavramını zorla kaybetme suçu ardından ortaya çıkan sorun alanlarına yönelterek, oluşan kültürel yapıyı çözümlemektir. Bu çalışmada ilk olarak, liminality kavramı açıklanmıştır. Zorla kaybetmeye maruz kalan Cumartesi İnsanları'nın söylemlerinde vurguladığı“araf”ya da“askı”gibi tanımlamaların ya da kavramın literatürdeki Türkçe karşılıklarının liminality yerine kullanılmasının yeterli olmadığına değinilmiştir. Liminal çalışmaların ritüel bağlamdan kopartılabileceği, boyutları olduğu ve salt yıkıcı değil aynı zamanda yaratıcı bir alan olduğu ifade edilmiştir. Zorla kaybetmenin Türkiye'deki tarihsel ve siyasal arka planı açıklandıktan sonra yarattığı sonuçlara dair bir liminal okuma geliştirilmiştir. Yakınları kaybedilen kişilerin liminal durumunun bilişsel boyutunun çözüldüğü ancak cenazenin bulunması ve mezarın kurulumunun duygusal ve toplumsal boyutta çözümüne yetmediği; cezasızlığın liminal alan açtığı ve bu noktada liminal deneyimin hem kayıpların bulunan mezarlarının hem de Galatasaray Meydanı'nın özünü şekillendirdiği; ailelerin“bu suçu biz durdurduk”motivasyonuyla yakınların geri dönmesini bekleyenler ve komünitas halinde ortaya çıkardıkları yoldaşlık ilişkisinde yakınlarını arayan yolcular olarak, binlerce dilemma içerisinde suçun parçaladığı sosyal dokuları onardıkları; suçun meydana geldiği geçmişi ve günümüze yansımalarını tehdit eden ve demokratik talepleriyle yeni bir dönemin umudunu veren direniş içinde oldukları; Cumartesi İnsanları'na katılan yeni kuşakların saf olasılık alanı yarattığı; kaybedilenler ile kurdukları kopmaz iletişimde yeniden doğum örüntüleri oluşturdukları ve dolasıyla kendi tözünün bir parçası olan bireyin sonsuza kadar kaybolmasına izin vermedikleri, sahadan elde edilen verilerde yer almıştır.

Özet (Çeviri)

The main purpose of this study is to analyze the cultural structure formed by directing the concept of liminality to the problematical areas that emerged after the crime of forced disappearances. It has been mentioned that it is not sufficient to use the terms 'limbo' or 'suspension' which was used by the Saturday People who were subjected to enforced disappearances as a translation of liminality. It has been stated that liminal works can be detached from the ritual context, that it have dimensions, and have areas that are not only destructive but also creative. The cognitive dimension of the liminal state of the people whose relatives were lost has been resolved, however the fact that the bodies are not found and they don't have a gravestone are not sufficient to solve the emotional and social aspects; that impunity opens a liminal space and at this point, the liminal experience shapes the essence of both the graves of the disappeared and Galatasaray Square; the families as those who wait for the return of their loved ones and as passengers who are searching for them in a relation of companionship which they bring out as communitas; have mended the social fabric which was ripped into pieces by this crime; that they are currently in a resistance state that gives the hope of a new era with their democratic demands that threatens the past, in which the crime was committed and its reflections on today; that the new generations that joins the Saturday People creates a space of pure possibility, that they created a pattern of rebirth in the unbreakable communication they established with the lost and therefore they do not allow the individuals, who is a part of their own substance, to disappear forever, are included with the data obtained from the ground.

Benzer Tezler

  1. Devletin bireyin yaşam hakkını koruma yükümlülüğü çerçevesinde zorla kaybetme

    Enforced disappearances within the context of a state's obligations deriving from the right to life

    ŞERİFE GÜNDOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Hukukİstanbul Şehir Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİHAT BULUT

  2. Zora Neale Hurston's motherless heroines

    Zora Neale Hurston'ın annesiz kadın kahramanları

    YASEMİN CANPOLAT

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2010

    Amerikan Kültürü ve EdebiyatıDokuz Eylül Üniversitesi

    Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. NİLSEN GÖKÇEN

  3. Sosyal haklar açısından çalışma yaşamı

    Social rights in terms of labor hood

    BETÜL ALTUNTAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    SosyolojiHacettepe Üniversitesi

    DOÇ.DR. ERDEN ÜNLÜ

  4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı çerçevesinde yaşam hakkı ve kötü muamele yasağında ispat rejimi

    The evidentiary regime in right to life and the prohibition of ill-treatment in the jurisprudence of the European Court of Human Rights

    PINAR ÇAĞLI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADEM SÖZÜER

  5. Hindistan Hilafet Hareketi ve Urdu edebiyatına yansımaları

    Khilafat Movement in India and its reflections on Urdu literature

    HATİCE GÖRGÜN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Doğu Dilleri ve Edebiyatıİstanbul Üniversitesi

    Doğu Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEKAİ KARDAŞ