Geri Dön

COVID-19'lu hastalarda hastane içi mortaliteyi tahmin etmek için başvuru sırasındaki d-dimer ve fibrinojen seviyelerinin değerlendirilmesi

In hospital in patients with covid-19application to predict mortalityd-dimer and fibrinogenassessment of levels

  1. Tez No: 706027
  2. Yazar: ŞEYMA ARAS
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EMİNE EMEKTAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Biyokimya, Anestezi ve Reanimasyon, Biochemistry, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: COVID-19, D-dimer, fibrinojen, mortalite, COVID 19, COVID-19, D-dimer, fibrinogen, mortality, COVID 19
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ ve AMAÇ: COVID-19 hastalarının yönetimini iyileştirmek için klinik sonuçları erken ve etkili öngörücü laboratuvar değerlerine ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, COVID-19 hastalarında D-dimer ve fibrinojen düzeylerinin belirlenmesi ve hastane içi mortalite ile korelasyonunun değerlendirilmesidir. GEREÇ ve YÖNTEM: Etik Kurulu onayı alındıktan sonra hastanemiz acil ve/veya pandemi polikliniğine başvuran ve yatarak tedavi edilen, COVID-19 PCR testi pozitif gelen 18 yaş ve üzeri hastalar dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, vital ve fizik muayene bulguları, D-dimer ve fibrinojen düzeyleri de dahil olmak üzere laboratuvar değerleri, trombotik ve hemorajik komplikasyonlar, yatış süreleri kaydedildi. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR: D-dimer artışı olan hastalarda yaşın daha ileri, kronik böbrek hastalığının sık, ateş ve nabız değerlerinin yüksek, satürasyon ölçümlerinin düşük, şikâyet süresi daha uzun, pnömoni tutulumunun %50'den fazla, hastane kalış süresinin uzun, mekanik ventilasyon ve yoğun bakım ihtiyacının fazla olduğu bulundu. D-dimer artışı olan ve olmayan hastaların laboratuvar değerleri karşılaştırıldığında D-dimer artışı olan hastaların başvuru anında bakılan hemoglobin, üre, kreatin, albümin, CRP ve troponin değerlerinin daha yüksek, platelet, lenfosit değerlerinin daha düşük olduğu saptandı (tüm değerler için p<0.05). Fibrinojen artışı olan hastaların ileri yaşta, şikâyet süresinin daha uzun olduğu görüldü. Fibrinojen artışı olan ve olmayan hastaların laboratuvar değerleri karşılaştırıldığında fibrinojen artışı olan hastaların nötrofil, CRP ve sedimentasyon değerlerinin daha düşük olduğu saptandı (tüm değerler için p<0.05). SONUÇ: Çalışmamızda ölen hastalarda başvuru anında bakılan D-dimer düzeylerinin, yaşayan hastalara göre daha yüksek olduğunu gösterdik. COVID-19 hastalarında D-dimer artışının en belirgin prediktörlerinin başvuru anında en az iki vital bulgusunda anormallik olması, başvuru anında platelet düşüklüğü, mekanik ventilasyon ihtiyacı olduğunu saptadık. Fibrinojen değerlerini değerlendirdiğimizde ise ölen hastalarda fibrinojen düzeylerini yaşayan hastalara göre yüksek olduğunu tespit ettik. Her ne kadar literatürde yüksek fibrinojen düzeylerinin hastanede yatan hastalar arasında kötü prognozla ilişkili olduğunu belirten çalışmalar olsa da sonuçlarımızda ölen hastalarda başvuruda ve takipte bakılan fibrinojen değerlerinin mortalite ile ilişkisini saptamadık.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION AND AIM: Early and effective predictive laboratory values of clinical outcomes are needed to improve the management of COVID-19 patients. The aim of this study is to determine D-dimer and fibrinogen levels in COVID-19 patients and to evaluate their correlation with in-hospital mortality. MATERIAL and METHODS: With the approval of the Ethics Committee, patients aged 18 years and older who applied to the emergency and/or pandemic outpatient clinic of our hospital and were hospitalized and whose COVID-19 PCR test was positive were included. Demographic data, vital and physical examination findings, laboratory values including D-dimer and fibrinogen levels, thrombotic and hemorrhagic complications, length of hospitalization were recorded. p <0.05 were considered statistically significant. RESULTS: In patients with increased D-dimer value, age is older, chronic kidney disease is frequent, fever and pulse values are high, saturation measurements are low, the duration of the complaint is longer, the pneumonia of patient is severe, the hospital stay is longer, the need for mechanical ventilation and the need for intensive care is high were found. When the laboratory values of the patients with and without D-dimer increase were compared, it was determined that the hemoglobin, urea, creatine, albumin, CRP and troponin values measured at the time of admission were higher, and platelet and lymphocyte values were lower in the patients with D-dimer increase (p<0.05 for all values). It was observed that the patients with increased fibrinogen were older and the duration of the complaint was longer. When the laboratory values of the patients with and without fibrinogen increase were compared, it was determined that the neutrophil, CRP and sedimentation values of the patients with increased fibrinogen were lower (p<0.05 for all values). CONCLUSION: In our study, we showed that D-dimer levels measured at the time of admission in deceased patients were higher than in surviving patients. We found that the most prominent predictors of D-dimer increase in COVID-19 patients were abnormality in at least two vital signs at the time of admission, low platelet at the time of admission, and the need for mechanical ventilation. When we evaluated the fibrinogen values, we found that the fibrinogen levels in the deceased patients were higher than in the living patients. Although there are studies in the literature indicating that high fibrinogen levels are associated with a poor prognosis among hospitalized patients, we did not find a relationship between mortality and fibrinogen values in patients who died, at admission and during follow-up.

Benzer Tezler

  1. Yoğun bakımda yatan COVID-19 olan ve olmayan hastaların bakteriyemi etken dağılımının ve risk faktörlerinin kıyaslanması

    Comparison of the distribution of bacteremia-causing bacteria and risk factors for bacteremia in patients with and without COVID-19 in the intensive care unit

    ÇAĞLA KESKİN SARITAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALİT ÖZSÜT

  2. COVID-19 enfeksiyonunun biyokimyasal yansımalarının değerlendirilmesi

    Evaluation of biochemical reflections of COVID-19 infection

    MAİDE HACER TEKİN ALAGÖZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Biyoistatistikİstanbul Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EVİN ADEMOĞLU

  3. COVID-19 hastalarında sarkopeninin mortalite ve prognoz üzerine etkisi

    The effect of sarcopenia on prognosis and mortality of COVID-19 patients

    RAMİS ÇATALBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SALİH BAŞER

  4. Yoğun bakımda takip edilen interstisyel akciğer hastalarında prognoz, risk faktörleri ve mortalite

    Prognosis, risk factors and mortality in patients with interstitial lung disease followed in the intensive care unit

    SILA BEGÜM GÖLCÜK GÖK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AKIN KAYA

  5. Pandemi sürecinde COVID-19 tanılı hastaların klinik, laboratuvar ve demografik verilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of clinical, laboratory and demographic data of patients diagnosed with COVID-19 during the pandemic process

    ORHAN ÖZSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İlk ve Acil YardımSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İLHAN KORKMAZ