Çocuk acil servise başvuran 2-12 yaş arası suprakondiler humerus kırığı olan hastaların klinik ve epidemiyolojik değerlendirilmesi
Clinical and epidemiological evaluation of patients with supracondylar humerus fractures aged 2-12 years admitted to the Pediatric Emergency Department
- Tez No: 703503
- Danışmanlar: PROF. DR. DURGÜL YILMAZ, PROF. DR. MURAT DUMAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Epidemiyoloji, Humerus, Komplikasyonlar, Konservatif tedavi, Çocuk acil servisi, Çocuklar, Epidemiology, Humerus, Complications, Conservative therapy, Pediatric emergency medicine, Children
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Suprakondiler humerus kırıkları, çocuk hastalarda klavikula ve önkol çift kırıkları sonrasında en sık görülen kırık türüdür. Çocuk hastalarda dirsek çevresi kırıklarının yaklaşık %60'ını oluşturur. Kırıkların en sık görüldüğü dönem 4-11 yaş aralığıdır ve erkek çocuklarda daha sık görülmektedir. İlkbahar ve yaz mevsiminde daha fazla görülmektedir. Kırığın deplasman durumuna göre konservatif veya cerrahi yöntemlerle tedavi uygulanabilmektedir. Tedavi sonrası erken ve geç dönem komplikasyonlar görüle bilir. Amaç: Çalışmamızda SKHK'ı nedeniyle başvuran hastaların demografik verileri, yapılan tetkikleri, tedavileri, komplikasyonlarını incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Ocak 2015-Ocak 2020 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Acil Servisi'ne SKHK nedeniyle başvuran olguların epidemiyolojik/demografik verileri, konservatif/cerrahi tedavileri, prognoz bilgileri, komplikasyon gelişimi geriye dönük incelenmiştir. Bulgular: Toplam 376 olgunun %43,88'i kız, %56,12'si erkek olarak bulunmuştur. Ortalama yaş 6,4±3,74 yıldır. En fazla başvuru 5-9 yaş grubundakı hastalarda görülmüştür. Erkek çocukların yaş ortalaması 6,5±2,8 yıl, kız çocukların yaş ortalaması 5,1±2,7 yıl olarak bulunmuştur. Kendi yüksekliğinden düşme en fazla travma mekanizması olarak bulunmuştur. Hastaların %35'inde yaz mevsiminde kırık oluştuğu görülmüştür. Olguların % 92,5'i travma sonrası ilk 24 saatte hastaneye başvurmuşdu. Hastaların %68,9'da sol dirsekte kırık mevcut idi. Gartland sınıflamasına göre hastaların % 53,9'u Tip 1, %9,4'ü Tip 2, %36,9'u Tip 3 kırıklar idi. Olgularımızn %3,4'de (13 olgu) radiusda kırık, %0,8'de ulnada kırık mevcut idi. Hastaların %61,2'sine konservatif, % 38,8'ine cerrahi tedavi uygulanmıştır. Cerrahi tedavi alan hastaların ortalama ameliyat süresi 109 dk olarak bulunmuştur ve hastaların %87,60'na KRPP uygulanmıştır. Tip 2 SKHK tanılı hastalar çalışmamızda daha çok konservatif (%79,4) yöntemle tedavi edilmiştir. Tedavi sonrası ortalama takip sürelerini incelediğimizde takip süresnin en fazla Tip 3 (65 gün), en az ise Tip1 (26 gün) kırıklarda olduğu görüldü. Tedavi edilen hastaların %8,5'de (32 olgu) komplikasyon gelişmiştir. Tüm komplikasyonlar cerrahi yapılan olgularda görülmüştür. İki hastada pin dibi enfeksiyonu, 11 hastada periferik sinir hasarı, 19 hastada dirsek ekleminde haraket kısıtlığı görülmüştür. En sık görülen nörolojik komplikasyon, ulnar sinir yaralanmasıydı (% 52,3). Hastaların hiçbirinde kalıcı nörolojik hasar gelişmedi. Eklemde haraket kısıtlığı görülen hastaların %70'de fizik tedavi ihityacı oldu. Sonuç : Kız çocuklarında kırık oluşumu erkek çocuklarına kıyaslandığında daha erken başlamaktadır. Deplase suprakondiler humerus kırıkları ciddi kırıklar olup hastanede yatarak tedavisi yapılmalıdır. Tüm komplikasyonlar Tip 3 SKHK'da görüldü. En fazla görülen nörolojik komplikasyon ulnar sinir yaralanması idi. Komplikasyon gelişen hastalarda fizik tedavi ihtiyacı %70 oranında görüldü.
Özet (Çeviri)
Background: Supracondylar humerus fractures are the most common type of fracture in pediatric patients after clavicle and forearm double fractures. It constitutes approximately 60% of elbow circumference fractures in pediatric patients. The most common period of fractures is between the ages of 4-11 and it is more common in boys. It is more common in spring and summer. Depending on the displacement status of the fracture, conservative or surgical treatment can be applied. Early and late complications may occur after treatment. Aim: In our study, we aimed to analyze the demographic data, examinations, treatments and complications of patients who applied for supracondylar humerus fracture. Materials and Methods: In our study, epidemiological/demographic data, conservative/surgical treatments, prognostic information, and complication development of cases who applied to Dokuz Eylul University Medical Faculty Pediatric Emergency Service with supracondylar humerus fracture between January 2015 and January 2020 were retrospectively analyzed. Results: Of the total 376 cases, 43.88% of the patients were female and 56.12% were male. The mean age is 6.4±3.74 years. The highest number of applications was seen in patients aged 5- 9 years. The mean age of boys was 6.5±2.8 years, and the mean age of girls was 5.1±2.7 years. Falling from one's own height was found to be the most common trauma mechanism. It was observed that 35% of the patients had fractures in the summer season. 92.5% of the cases were admitted to the hospital in the first 24 hours after trauma. There was a fracture in the left elbow in 68.9% of the patients. According to the Gartland classification, 53.9% of the patients were Type 1, 9.4% were Type 2, 36.9% were Type 3 fractures. There were radius fractures in 3.4% (13 cases) and ulna fractures in 0.8% (3 cases) of our cases. Conservative treatment was applied to 61.2% of the patients and surgical treatment was applied to 38.8%. The mean operation time of the patients who received surgical treatment was found to be 109 minutes, and closed reduction percutaneous pinning was applied to 87.60% of the patients. Patients with a diagnosis of type 2 supracondylar humerus fracture were mostly treated conservatively (79.4%) in our study. When we examined the mean follow-up times after treatment, it was seen that the most follow-up period was Type 3 (65 days) and the least Type 1 (26 days) fractures. Complications developed in 8.5% (32 cases) of the treated patients. All complications were seen in patients who underwent surgery. Pin-site infection was observed in two patients, peripheral nerve damage in 11 patients, and limitation of movement in the elbow joint in 19 patients. The most common neurological complication was ulnar nerve injury (52.3%). Permanent neurological damage did not develop in any of the patients. 70% of the patients with limited range of motion required physical therapy. Conclusion: Fracture formation in girls starts earlier when compared to boys. Displaced supracondylar humerus fractures are serious fractures and should be treated as an inpatient. All complications were seen in Type 3 supracondylar humeral fractures. The most common neurological complication was ulnar nerve injury. The need for physical therapy was seen in 70% of the patients who developed complications.
Benzer Tezler
- 2019-2022 YILLARI ARASINDA ÇOCUK SAĞLIĞIHASTALIKLARI ACİL SERVİSİNE 6 AY- 5 YAŞ ARASI FEBRİL KONVÜLZİYON TANISI İLE BAŞVURAN ÇOCUK HASTALARIN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ
CHILD HEALTH BETWEEN 2019-2022RETROSPECTIVE EVALUATION OF CHILD PATIENTS BETWEEN 6 MONTHS AND 5 YEARS OF AGE, WHO APPLIED TO THE EMERGENCY SERVICE WITH THE DIAGNOSIS OF FEBRIL CONVULSION.
KÜBRA ŞENAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE KARAASLAN
- Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Çocuk Acil Servisine Başvuran 10-19 yaş arası çocukların hastalık dağılım profillerinin değerlendirilmesi
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Çocuk Acil Servisine Başvuran, children between theagesof 10 to 19 admited to pediatric emergancy department evaluation of disease distribution profiles
MEHMET NUR TALAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle ÜniversitesiÇocuk Sağlığı Bölümü
PROF. DR. YUSUF KENAN HASPOLAT
- Çocuk acil servise nöbet şikayeti ile başvuran hastaların kan gazı laktat ve serum glikoz düzeylerinin klinik bulgular ile karşılaştırılması, mortalite ve morbidite üzerine olan etkilerinin gösterilmesi
Patients presenting to the pediatric emergency department with the complint of seizures comprasion of blood gas lactate and serum glucose levels with cilinical findings, effects on mortality and morbidity
FATMA ESRA GÜR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEskişehir Osmangazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SABİHA ŞAHİN
- Çocuk acil servise göğüs ağrısı şikâyetiyle başvuran sonrasında çocuk kardiyoloji polikliniğinde değerlendirilen hastaların tanı yöntemleri ve maliyet açısından değerlendirilmesi
Child attending the emergency department with chest painpediatric cardiology after application diagnosis of the patients evaluated in the polyclinic methods and evaluation in terms of cost
FATİH İNAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. IŞIL YILDIRIM BAŞTUHAN
- Çocuk acil servise başvuran invajinasyon tanısı konulan hastaların COVID-19 pandemi öncesi ve COVID-19 pandemi dönemindeki laboratuvar ve demografik özelliklerinin karşılaştırılması
Comparison of the laboratory and demographic features of patients with invagination diagnosed who applied to the children's emergency department, before the COVID-19 pandemic and during the COVID-19 pandemic period
HARUN AKMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SEVGİ AKOVA