Stereotaktik beyin biyopsisi yapılan olguların retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective analysis of the stereotactic brain biopy cases
- Tez No: 703481
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SELİN TURAL EMON
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
- Anahtar Kelimeler: Beyin hastalıkları, Lenfoma, Neoplazm metastazları, Neoplazmlar, Otonom sinir sistemi hastalıkları, Periferik sinir sistemi neoplazmları, Retrospektif çalışmalar, Stereotaksik teknikler, Brain diseases, Lymphoma, Neoplasm metastasis, Neoplasms, Autonomic nervous system diseases, Peripheral nervous system neoplasms, Retrospective studies, Stereotaxic techniques
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Beyin-Sinir ve Omurilik Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Serebral lezyonların takip ve tedavisinde histopatolojik tanı oldukça önemlidir. Mikrocerrahi yöntemle rezeksiyon her hastaya uygun değildir. Ağır komorbidite sahibi, ileri yaşlı hastalarda ve derin yerleşimli lezyonlarda stereotaktik beyin biyopsisi uygulanabilir. Çalışmamızda stereotaktik beyin biyopsisi yaptığımız hastalar incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Haydarpaşa Numune Hastanesi nöroşirürji kliniğinde 2012-2020 yılları arasında stereotaktik biyopsi uygulanan 110 vaka incelenmiştir. Hastalar yaş, cinsiyet, lezyonun radyolojik özellikleri, patolojik tanı, immünhistokimyasal tanı, ortalama sağ kalım gibi özellikler açısından retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda 110 hasta değerlendirilmiştir. Hastalarımızın %36,4'ü kadın, %63,6'sı erkektir. Ortalama yaş 57,3'tür. Lezyonların %42,7'sinin derin yerleşimli, %40'ının hemisferik, %17,3'ünün multipl olduğu saptanmıştır. Biyopsi sonucunda 110 hastanın %36,4'ü glioblastoma , % 23.6'sı lenfoma, %15,5'i metastaz tanısı almıştır. Geri kalan %24,5'lik kısımda abse, düşük grade glial tümör, demiyelinizan hastalık ön sırada gelmektedir. Glioblastomaların istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p<0,05) hemisferik bölgede yer aldığı ve periferik kontrastlandığı bulunmuştur. Tüm glioblastoma hastalarımızda IDH mutasyonu negatifti. Lenfomaların istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p<0,05) derin yerleşimli olduğu ve homojen kontrastlandığı bulunmuştur. Tüm lenfoma hastalarımız diffüz büyük B hücreli lenfoma subtipindedir. Multipl olma eğilimi en yüksek lezyonların metastazlar olduğu saptanmıştır. Metastaz tanısı alan hastalarımızda en sık primer odak akciğerdir. Lenfoma tanısı alan hastalarda yıllar içinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p<0,05) artış olduğu bulunmuştur. Glioblastoma, lenfoma ve metastaz tanısı alan hastalarda ortalama sağ kalım sırayla 8,1 ay, 6,1 ay ve 10,6 aydır. Sağ kalım süreleri arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Glioblastomalarda Ki-67 oranı ve p53 yüksek ekspresyonu çalışılmış ve ortalama sağ kalımı etkilemediği görülmüştür. Lenfomalarda Ki-67 oranı, Bcl-2 ve Bcl-6 pozitifliği bakılmış ve ortalama sağ kalıma etki etmediği bulunmuştur. İşlem sonrası tomografide %2,7 hastada hemoraji görülmüştür. Operasyon sonrası mortalite görülmemiştir. Sonuç: Serebral lezyonların tanı ve tedavisinde radyoloji ve histopatolojinin önemi bilinmektedir. Stereotaktik biyopsi işlemi düşük morbidite ve düşük mortalite oranıyla tansal önemini korumaktadır. İmmünhistokimyasal parametrelerin prognostik önemi hakkında ileri çalışmalar faydalı olacaktır.
Özet (Çeviri)
Aim: Histopathological diagnosis is important in the follow-up and treatment of cerebral lesions. Microsurgical resection is not suitable for every patient. Stereotactic brain biopsy can be performed in patients with severe comorbidities, advanced age, and deeply located lesions. In our study, patients who underwent stereotactic brain biopsy were examined. Materials and Methods: 110 cases who underwent stereotactic brain biopsy between 2012 and 2020 in the neurosurgery clinic of Haydarpaşa Numune Hospital were examined. Patients were evaluated retrospectively in terms of age, gender, radiological features of the lesion, pathological diagnosis, immunohistochemical diagnosis, and overall survival. Results: In our study, we evaluated 110 patients. 36.4% of the patients were female and 63.6% were male. The average age is 57.3 years. It was determined that 42.7% of the lesions were deeply located, 40% were hemispheric, and 17.3% were multiple. As a result of biopsy, 36.4% of 110 patients were diagnosed with glioblastoma, 23.6% with lymphoma, and 15.5% with metastasis. In the remaining 24.5%, abscess, low-grade glial tumor and demyelinating disease come first. It was found that glioblastomas were located in the hemispheric region at a statistically significant (p<0,05) level and had peripheral enhancement. IDH mutation was negative in all our glioblastoma patients. It was found that the lymphomas were statistically significantly (p<0,05) deeply located and homogeneously enhanced. All of our lymphoma patients are in the diffuse large B-cell lymphoma subtype. It was determined that the lesions with the highest tendency to be multiple were metastases. The most common primary focus in our patients diagnosed with metastasis is the lung. It was found that there was a statistically significant (p<0,05) increase in patients diagnosed with lymphoma over the years. In patients diagnosed with glioblastoma, lymphoma, and metastasis, the overall survival was 8.1 months, 6.1 months, and 10.6 months, respectively. There was no significant difference between survival times. The Ki-67 ratio and high expression of p53 in glioblastomas were studied and did not affect the overall survival. Ki-67 ratio, Bcl-2 and Bcl-6 positivity were checked in lymphomas and it was found that it did not affect the overall survival. Hemorrhage was observed in 2.7% of the patients in the post-procedure tomography. No postoperative mortality was observed. Conclusion: The importance of radiology and histopathology in the diagnosis and treatment of cerebral lesions is known. Stereotactic biopsy procedure maintains its diagnostic importance with its low morbidity and low mortality rate. Further studies on the prognostic importance of immunohistochemical parameters will be beneficial.
Benzer Tezler
- 4 ve 20 haftalık erkek ve dişi sıçanların hipokampusunda nöronal asimetri
Neuronal asymmetry in the hippocampus of 4 and 20 weeks old male and female rats
SÜLEYMAN KAPLAN
Doktora
Türkçe
1990
MorfolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiMorfoloji (anatomi) Ana Bilim Dalı
PROF.DR. NUSRET ÇİFTÇİ
- Subtansiya nigranın dopaminerjik sistemi innervasyonunun biokimyasal ve fonksiyonel yöntemlerle araştırılması
Başlık çevirisi yok
MEHMET ULUÇAY
- Spontan intraserebral hematomların beyin tomografisi rehberliğinde stereotaksik yöntemle boşaltımı ve lizisi
Başlık çevirisi yok
A. ÖZCAN BİNATLI
- Deneysel intraserebral hematomlarda fibrinolitik aktivite
Fibrinolytic activity in experimental intracerebral hematoma
HAKAN HADİ KADIOĞLU
- Deneysel intraserebral-intraventriküler hematomlarda urokinazın etkisi
The Effect of urokinase on experimental intracerebral-intraventricular hematomas
ERHAN TAKÇI