Etyolojik faktörlerin dekortikasyon zamanlamasına etkisi
The effect of etiological factors on the timing of decortication
- Tez No: 702955
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SEMA SARAÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Akciğer hastalıkları, Ampiyem, Lung diseases, Empyema
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Heybeliada Sanatoryumu Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Tüberküloz ve tüberküloz dışı plevral effüzyonlarda dekortikasyon zamanlamasının hastanede yatış süresi ve morbiditeye etkilerinin araştırılması Materyal Metod: Heybeliada Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Merkezinde Ocak 1994-Temmuz 2000 dönemleri arasında, yaşları 8 ile 71 arasında değişen (ortalama= 33.79) 61'i erkek (% 74.3) , 21'i kadın (%25.6) toplam 82, dekortikasyon girişimi uygulanmış olgu çalışmaya alındı. Olgular tüberküloz ve nonspesifik olmak üzere iki grupta toplandı ve her grupta preoperatif tedavi sürelerinin dekotikasyon materyalinin kalınlığı, postoperatif yatış süreleri üzerine etkisi araştırıldı. Bulgular: 48 Tüberküloz plörezili olguda 35 erkek 13 kadın varken yaş ortalaması 29,21 ± 12,20 iken 34 tüberküloz dışı plörezili olguda 26 erkek 8 kadın bulunmakta ve yaş ortalaması 40,36 ± 19,46 idi. Preoperatif dönemde tedavi süreleri 47 tüberküloz plörezili olguda 2,42 ± 2,08 iken 28 tüberküloz dışı olguda 0,63 ± 0,29 aydı. Preoperatif dönemde tedavi edilmeyen olgular istatistiksel değerlendirilmeye dahil edilmedi. Tüberküloz grubu ile tüberküloz dışı grup arasında; olguların posoperatif hastanede yatış süreleri arasında, istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (P<0.05). Tüberküloz olgularının preoperatif tedavi süreleri ile dekortikasyon zamanı arasında pozitif yönde iyi düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmuştur (r=0,601; p<0.001). Preoperatif tedavi süreleri ile plevra kalınlığı ve posoperatif yatış süreleri arasında ise korelasyon bulunmamıştır. Tüberküloz dışı olguların preoperatif tedavi süreleri ile dekortikasyon zamanı arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmuştur (p<0.05). Tedavi süreleri ile plevra kalınlığı ve postoperatif yatış süreleri arasında ise korelasyon bulunmamıştır. Toraks BT' de ölçülen plevra kalınlığı ile dekortikasyon materyali plevra kalınlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.001) Tüberküloz grubunda postoperatif komplikasyon 3 olguda {%6.25}, tüberküloz dışı olgularda ise 4 olguda {%11.7} gelişmiştir. Sonuç: Torasik ampiyem bilinen en eski akciğer enfeksiyonlarından biridir. Modern antibiyotik tedavisi torasik ampiyem insidansını azaltmakla beraber esas tedavi drenajdır. Drenajdaki gecikme ya da yetersiz drenaj gibi faktörler olayı kronikleştirerek daha ciddi boyutlara ulaştırmaktadır. Dekortikasyon, kapalı tüp drenajı ve uygun antibiyotik tedavisine yanıt alınamayan olgularda etyolojik faktörler de göz önüne alınarak, fazla gecikmeden uygulanmalıdır.Tüberküloz plörezililer cerrahi tedavi öncesi yeterli süre tıbbi tedavi altında izlendiklerinde önemli bir kısmında dekortikasyona gerek kalmadığı bilinmektedir.Piyohenik ampiyemlerde ise plevral sepsisin kapalı tüp drenajı ile kontrol altına alınamadığı durumlarda sepsisi ortadan kaldırmak ve altındaki akciğerin ekspansiyonunu sağlamak amacıyla günümüzde dekortikasyon operasyonunun erken dönemlerde yapılması gerektiği görüşü benimsenmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: To investigate the effects of decortication timing on hospital stay and morbidity in tuberculosis and non-tuberculous pleural effusions. Material and Method: 61 males (74.3%), 21 females (25.6%), aged between 8 and 71 years (mean= 33.79) aged between January 1994 and July 2000 in Heybeliada Chest Diseases and Thoracic Surgery Center, a total of 82, decortication The case who underwent the intervention was included in the study. The cases were collected in two groups, tuberculosis and nonspecific, and the effects of preoperative treatment times on the thickness of the decortication material and postoperative hospital stay were investigated in each group. Results: While there were 35 males and 13 females in 48 cases with tuberculous pleurisy, the mean age was 29.21 ± 12.20 years, while there were 26 males and 8 females in 34 nontuberculous pleurisy patients, and the mean age was 40.36 ± 19.46 years. The duration of treatment in the preoperative period was 2.42 ± 2.08 in 47 cases with tuberculous pleurisy, and 0.63 ± 0.29 months in 28 non-tuberculous cases. Cases that were not treated in the preoperative period were not included in the statistical evaluation. Between the tuberculosis group and the non-tuberculous group; There was no statistically significant difference between the postoperative hospital stays of the cases (P<0.05). A positive and statistically significant correlation was found between the preoperative treatment times and the decortication time of tuberculosis cases (r=0.601; p<0.001). There was no correlation between preoperative treatment times and pleural thickness and postoperative hospital stay. There was a positive, moderate and statistically significant correlation between the preoperative treatment times and the decortication time in non-tuberculosis cases (p<0.05). There was no correlation between treatment durations and pleural thickness and postoperative hospital stay. A statistically significant difference was found between the pleural thickness measured in thorax CT and the pleural thickness of the decortication material (p<0.001). In the tuberculosis group, postoperative complications developed in 3 cases {6.25%}, and in non-tuberculous cases in 4 cases {11.7%}. Conclusion: Thoracic empyema is one of the oldest known lung infections. Although modern antibiotic therapy reduces the incidence of thoracic empyema, the main treatment is drainage. Factors such as delay in drainage or insufficient drainage make the event chronic and reach more serious dimensions. Decortication should be applied without delay, considering the etiological factors, in cases that do not respond to closed tube drainage and appropriate antibiotic therapy. It is known that decortication is not needed in a significant part of patients with tuberculous pleurisy when they are followed up under medical treatment for a sufficient time before surgical treatment. In pyhenic empyema, closed tube drainage of pleural sepsis Today, it is accepted that decortication operation should be performed in the early stages in order to eliminate sepsis and to provide expansion of the underlying lung in cases where it cannot be controlled with the help of rhinoplasty.
Benzer Tezler
- Kliniğimizde plevral efüzyon tanısı ile interne ettiğimiz çocukların değerlendirilmesi
Evaluation of children with pleural efusion diagnosis in our clinic
ELİF RUŞEN VAYVADA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YASEMİN AKIN
- Çeşitli etyolojik faktörlerin ve bazı göz parametrelerinin dinamik kontur tonometri (DCT, PASCAL), goldmann aplanasyon tonometrisi ve air puff tonometri ile ölçülen göziçi basınçlarına etkilerinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
ESAT ÇINAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Göz HastalıklarıEge ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HALİL ATEŞ
- Rekürren gebelik kaybında etyolojik faktörlerin araştırılması
Başlık çevirisi yok
KIVANÇ BİLİCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1993
Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Yenidoğan sarılıklarında etyolojik faktörlerin araştırılması
Başlık çevirisi yok
RAMAZAN YÜKSEL GÜRSEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1996
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGataÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı