Erkek hastalarda erektil disfonksiyon ve kardiyovasküler risk faktörleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Examination of the relationship between erectile dysfunction and cardiovascular risk factors in male patients
- Tez No: 702390
- Danışmanlar: UZMAN IŞIK GÖNENÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Ateroskleroz, erektil disfonksiyon, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, risk, Ereksiyon, Erkekler, Kardiyovasküler sistem, Risk faktörleri, Atherosclerosis, cardiovascular disease, erectile dysfunction, hypertension, risk, Erection, Men, Cardiovascular diseases, Cardiovascular system, Risk factors
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Tüm önleyici ve koruyucu çabalara rağmen, özellikle erkeklerde kardiyovasküler hastalıklar (KVH) küresel olarak ölümlerin önde gelen nedenidir. Kardiyovasküler riskin önceden tahmin edilip KVH'nin önüne geçilebilmesini sağlayan kardiyovasküler risk skorları ve KVH etiyolojiyle benzer faktörlerden etkilenen erektil disfonksiyon (ED) gibi durumların sorgulanmasının, KVH erken tanı ve tedavisinin sağlanmasında önemi büyüktür. Çalışmamızda 40-65 yaş arası erkek hastalarda kardiyovasküler risk faktörlerini Framingham risk skoru ile hesaplamak, ED'yi IIEF-5 ölçeği ile değerlendirmek hedeflenmiştir. Benzer risk faktörlerinden etkilenen ve endotel hasarını bir sonucu olan ED ve KVH ilişkisinin incelenmesi ve olası bir ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Tanımlayıcı, kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini 1 Ocak 2021-28 Şubat 2021 tarihleri arasında SBÜ Haydarpaşa Numune EAH Yeldeğirmeni Semt Polikliniğine başvuran 40-65 yaş arası erkekler oluşturmuştur. Örneklem genişliği basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile hesaplanmış; %95 güven düzeyi ve %5 güven aralığı ile gereken minimum katılımcı sayısı 109 olarak belirlenmiştir. Çalışmaya katılmayı kabul eden 112 hastaya sosyodemografik veri formu, IIEF-5 ölçek formu ve Framingham risk skoru uygulanmıştır. İstatistiksel hesaplamalar ve analizler için IBM SPSS Statistics 21.0 ve MS-Excel 2007 programları kullanılmıştır. P<0,05 değeri istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edilmiştir. BULGULAR: Çalışmamızda ED sıklığı %42 olup, ortalama IIEF-5 skoru 21,45±3,47' dir. Framingham risk skoru ile IIEF-5 ölçeği arasında negatif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı, doğrusal bir ilişki saptanmıştır (B=-0,233, t=10,421, p<0,001). ED ayrımı için Framingham risk skoru değişkeninin kesim noktası 15,575 olarak bulunmuş, Framingham risk skoru ≤15,575 için duyarlılık %83,00, seçicilik %75,40 olarak hesaplanmıştır. ED varlığının belirlenmesinde sistolik kan basıncı değişkeninin kesim noktası 130,50 mm Hg olarak bulunmuş, duyarlılık %44,70, seçicilik %92,30 olarak hesaplanmıştır (p<0,001). ED varlığının belirlenmesinde yaş değişkeninin kesim noktası 53,50 yaş olarak belirlenmiş, duyarlılık %72,30, seçicilik %81,50 olarak bulunmuştur (p<0,001). SONUÇ: Çalışmamızdaki veriler KVH ile benzer etiyolojik mekanizmalara sahip olan ED'nin KVH için bir gösterge olabileceğini desteklemektedir. ED'nin hekim tarafından sorgulanıp değerlendirilmesi, KVH'yi önleyebilecek ve ilerlemesini durdurabilecek medikal tedavi ve yaşam tarzı değişikliklerinin erken dönemde uygulanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Sonuç olarak ED KVH için, mevcut kardiyovasküler risk skorlarında yer alabilecek prediktif bir değer oluşturmaktadır.
Özet (Çeviri)
OBJECTIVE: Despite all the preventive and protective measures, cardiovascular diseases (CVD) are the leading cause of death globally, especially in men. Cardiovascular risk scores and questioning conditions affected by factors similar to CVD etiology, which allow predicting cardiovascular risk and taking precautions, are important for early diagnosis and treatment of CVD. In our study, it was aimed to calculate cardiovascular risk factors with Framingham risk score and evaluate ED with IIEF-5 scale in 40–65-year-old men. It is aimed to examine the relationship between ED and CVD, occuring as a result of endothelial damage which is affected by similar risk factors, and to reveal a possible relationship. MATERIAL AND METHOD: The population of this descriptive, cross-sectional study consisted of men aged 40-65 years who applied to the University of Health Sciences Haydarpaşa Numune Training and Research Hospital, Yeldeğirmeni out patient clinics between January 1, 2021 and February 28, 2021. The sample size was calculated with the simple random sampling method; With a 95% confidence level and a 5% confidence interval, the minimum required number of participants was 109. Socio demographic data form, IIEF-5 scale form and Framingham risk score were applied to the patients who accepted to participate in the study. IBM SPSS Statistics 21.0 and MS-Excel 2007 programs were used for statistical calculations and analysis. P<0,05 was accepted as the level of statistical significance. RESULTS: In our study, the frequency of ED was 42%, and the mean IIEF-5 score was 21,45±3,47. A statistically significant negative linear relationship was found between the Framingham risk score and the IIEF-5 scale. (B=-0,233, t=10,421, p<0,001). The cut-off point of the Framingham risk score variable for ED discrimination was found to be 15,575; the sensitivity was calculated as 83,00% and the selectivity as 75,40 % for Framingham risk score ≤15,575. The cut-off point of the systolic blood pressure variable in determining the presence of ED was found to be 130,50 mm Hg, the sensitivity was calculated as 44,70% and the selectivity as 92,30% (p<0,001). The cut-off point of the age variable in determining the presence of ED was determined as 53,50 years, the sensitivity was 72,30% and the selectivity was 81,50% (p<0,001). CONCLUSION: Data in our study support that ED, having similar etiological mechanisms as CVD, may be an indicator for CVD. Questioning and evaluation of ED by the physician plays an important role in the early implementation of medical treatment and lifestyle changes that can prevent CVD and stop its progression. In conclusion, ED may add a predictive value for CVD that can be included in current cardiovascular risk scores.
Benzer Tezler
- Erektil disfonksiyonda yeni bir risk faktörü: Hiperhomosisteinemi
A new risk factor in erectile dysfunction: Hyperhomocysteinemia
TEVFİK DEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. ABDURRAHMAN ÇÖMLEKÇİ
- Psoriasisli hastalarda depresyon, anksiyete ve cinsel işlev bozukluğunun değerlendirilmesi ve hastalık şiddeti, tutulum yerleri ile ilişkileri
Evaluation of depression, anxiety and sexual dysfunction in patients with psoriasis and its association with the severity of the disease and involvement sites of psoriasis
YUSUF DOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
DermatolojiBalıkesir ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATMA ARZU KILIÇ
- Erektil disfonksiyonlu hastalarda erektil disfonksiyon şiddeti ile serum lOX-1 (Lektin benzeri okside LDL reseptör-1) seviyesinin ilişkisi
The relationship between erectile dysfunction severity and serumlOX-1 (Lectin-like oxidized LDL receptor-1) level in patients with erectiledys function
HALİL EMRE YILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
ÜrolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
UZMAN METİN KILIÇ
UZMAN VOLKAN ÇAĞLAYAN
- Yaşlı erkeklerde testosteron eksikliği ve klinik ile ilişkisi
Testosteron deficiency and clinical associations in elderly men
NİHAL ÖZKAYAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
GeriatriHacettepe Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. SERVET ARIOĞLU
- Plazma viskozitesindeki değişim ile erektil disfonksiyonun şiddeti öngörülebilir mi?
Can the severity of erectile dysfunction be predicted by the change in plasma viscosity?
SALİM ZENGİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
ÜrolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUHAMMET GÜZELSOY
DOÇ. MURAT ÖZTÜRK