Geri Dön

Maksiller premolar ve molar dişlerin kök kanal morfolojileri ve varyasyonlarının konik ışınlı bilgisayarlı tomografi ile incelenmesi

Evaluation of the root canal anatomy of maxillary molars and premolars using conebeam computed tomography

  1. Tez No: 701030
  2. Yazar: CEREN ÇETİNBAY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. DİLEK TÜRKAYDIN
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi, kök kanal morfolojisi, Vertucci sınıflandırması, premolar, molar, Azı dişleri, Dental pulpa boşluğu, Diş morfolojisi, Kök kanal tedavisi, Premolar dişler, CBCT, root canal morphology, Vertucci classification, premolar, molar, Dental pulp cavity, Tooth morphology, Cone-beam computed tomography, Root canal therapy, Bicuspid
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Endodonti Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, maksiller premolar ve molar dişlerinin kök kanal konfigürasyonlarını, kök ve kanal sayılarını belirlemek ve morfolojilerini cinsiyet ve diş tarafı (sol-sağ) açısından karşılaştırmak ve ayrıca kök kanal konfigürasyonlarının yaşa ve ek kanal görülme sıklığına göre dağılımını belirlemektir. Gereç ve yöntem: Bu araştırmada 135 hastanın KIBT görüntüleri retrospektif olarak aksiyal, sagital ve koronal kesitlerde incelendi. Kök sayıları ve kök kanal konfigürasyonları Vertucci ve Gulabivala sınıflamasına göre kaydedildi. Bulgular: Birinci premolar dişlerde en fazla 2 kanallı (%87,4) ve 2 ayrı köklü (%45,2) dişler, kökler tek başına değerlendirildiğinde en çok Tip 1 konfigürasyonu görülmüştür. İkinci premolar dişlerde en çok tek kanallı (%68,5) ve tek köklü (%85,6) dişler görülmüştür. Tip 1 en sık görülen kök konfigürasyonu olmuştur. Birinci molar dişlerde en çok 3 ayrı kök (%95,2) morfolojisi ve 4 kanal konfigürasyonuna (%78,5) rastlanmıştır. En sık karşılaşılan konfigürasyonlar MB kökte Tip 4 (%46,1), DB kökte Tip 1 (%98,5) ve palatinal kökte Tip 1 (%100) olmuştur. İkinci molar dişlerde en sık karşılaşılan 3 ayrı kök (%76,7) morfolojisi ve 4 kanal konfigürasyonu (%50) olmuştur. En sık karşılaşılan konfigürasyonlar MB kökte Tip 1 (%54,6), DB kökte Tip 1 (%100) ve palatinal kökte Tip 1 (%99,6) olmuştur. Sonuç: Bu çalışmanın sınırlamaları dahilinde, çalışmanın sonuçları maksiller premolar ve molar daimi dişlerinin önemli miktarda anatomik varyasyon gösterdiğini ortaya koymuştur. CBCT' nin klinik kullanımı, kök kanal sistemindeki morfolojik varyasyonları belirlemede önemlidir. Sonuçlarımızın genellenmesi için daha büyük örneklem büyüklüklerine sahip ileri çalışmalar önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study is to determine the root canal configurations, root and canal numbers of maxillary premolars and molars and to compare their morphology in relation to gender and tooth side (left vs right) and also, to identify the distribution of root canal configurations according to age and the frequency of encountering additional canal modifications. Material and methods: In this retrospective study, CBCT images of 135 patients were examined in axial, sagittal and coronal cross-sections. The number of roots and canal configurations were identified based on Vertucci and Gulabivala classifications. Results: Maxillary first premolar teeth had 87,4% two canals, 45,2% two separate roots and the most common canal morphology of these teeth was Type 1. The majority of the maxillary second premolars have single root (68,5%) and single canal (85,6%). Type 1 canal morphology was the most prevalent configuration in maxillary second premolars. The most common root morphology of the first (95,2%) and second (76,7%) molars was three separate roots and prevalence of fourth canal in first molars was 78,5% , in second molars was 50%. The most common canal morphology of first molars was Type 4 in MB root (46,1%) and Type 1 in both distal (98,5%) and palatinal (100%) roots. The most common canal morphology of second molars was Type 1 in all roots (MB root: 54,6%, distal root: 100%, palatinal root: 99,6%). Conclusion: Within its limitations, the results of this study revealed that human maxillary premolar and molar permanent teeth demonstrate a considerable amount of anatomic variations. CBCT is a clinically very useful tool in identifying morphological variations in the root canal system. Further studies with larger sample sizes are recommended for the generalization of our results.