Geri Dön

1952-1987 döneminde müzik makaleleri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 7000
  2. Yazar: AYŞEN ÖDÜK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET NİYAZİ ÖKTEM
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Müzik, Music
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 1989
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Radyo Televizyon Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İnsan hayatında, insanlık tarihi kadar eski bir yeri olan müzik, aslında düşünsel ve duygusal vasatının mükemmel“bir tezahürüdür. îlk insanın çıkardığı seslerle haşlayan ve diline hakimiyetiyle doğadaki sesleri taklit etme yeteneğini geliştiren insan, aletleride kullanmaya başlamasıyla, ilkel anlamda müziği müziği tanımış oldu. Binlerce yıldır kültürel pek çok konu gibi müzikte bir serüven gibi yaşamış ve gelişmiştir. Ancak günümüzde bu serüven sonu gelmeyen bilimsel bir faaliyet haline gelmiştir. Müzik sonsuz şekilde kullanıla bilmesi imkanı ile bir sanattır. Ülkemizde müziğin çok eski, köklü bir geçmişi olduğu geçmişten günümüze intikal eden tarihi belge ve geleneklerden açıkça anlaşılmaktadır. Tarih boyunca yaşanan toplumsal, ekonomik, siyasal süreçler sonucu etkileşimde bulunduğumuz çeşitli milletlerden ve ülkeler den etkilenmiş ve onları etkilemişiz. Bu karşılıklı etkileşim, kültürel etkileşimin artması ve iletişim araçları ile dahada yoğunlaşarak gününüzde de sürmektedir. Bu iletişim araçlarının başında müzikle ilgili yayınlar gelir. Müzikle ilgili pek çok gelişme ve tartışmaları ilgili yayınlarda bulmak mümkündür. Ancak bu konuda mevcut kaynaklar o.kadar geniş ve dağınıktır ki, bunları kolayca bulmak oldukça güçtür. Şüphesiz aranan şeyin kolayca bulunmasında ilk koşul, aranan şeyin ne olduğunu bilmektir. Oysa bu konuda derli toplu bir yeni birikimi bulunmamaktadır. Üzerinde detaylı şekilde durulacak makalelerin konularına ve müzik türlerine göre dağılımı ve 35 yıllık gelişmelerin değerlendirilmesi konuya ilgi duyanlara yardımcı olabilecek bir bakış açısı kazandıracaktır.Müzik konusunda, özellikle son 35 yıldır meydana gelen gelişmeleri ele alarak incelemek müzikle ilgili yayınların geçirmiş olduğu gelişmeleride ortaya koyacaktır. Gelişmeler gözden geçirildikçe gelişmenin yönü nün çoksesliliğe doğru ağır bastığı görülmektedir. Gerçektende giderek Batı Müziğini daha çok öğrenmekte ve bu konuya giderek daha fazla önem vermekteyiz. Son 35 yıl içinde yayınlanmış makaleler incelendiğinde her ne kadar dağılımın büyük bir kısmının Türk Müziği ve Genel konularda olduğu görülsede Batı Müziği konusundaki yayınlar azımsanamayacak düzeydedir. Makalelerin büyük bir kısmının Türk müziği konusunda olması ve Türk müziğininde kendisini geliştirme ve yenilik arayışları içinde olması sevindirici bir durumdur, Bu bir anlamda kültürümüze sahip çıkma ve onu uygar bir toplum olmada gerekli basamaklardan birisi olarak kullanma davranışıdır. Makalelerin konularına göre dağılımına bir göz attığımızda 2807 makalenin $70 'ten fazlasının genel ve araştırma- ine eleme konularında yazıldığını görmekteyiz. Söz konusu makaleler toplam 128 adet dergide yayınlanmış olup bunların %63 toplam sekiz dergide yayınlanmıştır. Bu bize bir anlamda müzikle ilgili sürekli yayınların miktarı ve muhtevası hakkında da bilgi vermektedir. Geri kalan toplam 119 dergi ise makalelerin geri kalan %37'sini yayınlarken faaliyet konuları daha çok müzik dışı alanlardır. Acaba, son 35 yıla sığdırılan bu miktarda yayın yeterli midir? Müzikteki gelişmeleri ve oranda tanıt makta, araştırmacılara ve kadar ışık tutmakta, daha da önemlisi sürekli kendini çeşitlendirmek, yenilemek zorun da olan müziğe ne oranda etkide bulunmaktadır? Şüphesiz bu soruların tümüne çok yeterlidir, iyidir diye cevapveremeyeceğiz, aksine pek çok konudaki yetersizlikten söz edeceğiz. Ancak sevinilmesi gereken şeyler, konuyla ilgili bilincin yerleşmesi ve ameli eğitimin yerini modern yöntemlerin alması ve konuya duyulan ilgidir. Halkın ve aydınların müziğe karşı tutumları zaman zaman çok farklı olabilmektedir. Halkın geleneksel yaklaşımı belli müzik türlerinde değişimi engellemekte ve yapısının korunmasını sağlamaktadır. Bu şüphesiz bir topluma mal olmuş ezgilerin ve folklorik içeriğin yok olmasını, engellemekte, gelecek kuşaklara ulaştırılmasını sağlamaktadır. Diğer yandan sosyal birtakım etkilerle dönem dönem bazı yoz müziklerinde etkili olduğu gözden kaçmamaktadır. îşte burada müzik adamının rolü çok önemlidir. Halkı daha kaliteli daha güzel bir müzik anlayışına kavuşturmada çok önemli görevler müzisyenleri müzikologları beklemektedir. Nitekim son yıllardaki gelişmeleri incelediğimizde çeşitli müzik dallarında giderek yoğunlaşan yeni çalışmalarla yüzyüze geliriz. Söz konusu yenilikleri genel hatlarıyla incelediğimizde ilk sırayı Türk müziğinde ses sistemleri ile ilgili çalışmaların aldığını görürüz. Türk müziğinde bu önemli çalışmayı yapan ve bu günkü ses sisteminin temellerini atan kişi H. Sadettin Arel'dir, Konuyla ilgili başka sistemlerde önerilmiş olmakla birlikte bugün Kullanılan sistem H. Sadettin Aral' e aittir. Tek seslilik - çok seslilik tartışmalarının giderek yoğunlaşma sına bağlı olarak, çok sesliliğin gereğine inananlarca Türk müziğinin çok sesli hale getirilme çalışmaları ve bu konuda Türk beşlilerinin yaptığı çalışmalar. Konuyla ilgili yayın faaliyetinin öneminin anlaşılması ve artışı. Eğitimde sağlanan gelişmeler. Değişik müzik türlerinde ortaya çıkan gelişmeler her geçen gün daha çoğal-makta ve zenginleşmektedir. Müzikle ilgili ortaya atılan çok sayıda problem vardır. Bunların ”bir kısmı çözülebilir şeylerken diğer yandan kördüğüm olmuş meselelerlede karşılaşmak mümkün dür. Bunlardan en önemlisi hiç şüphesiz çok seslilik- tek seslilik tartışmalarıdır. Çok sesliliğin gereği, önemi ve evrenselliği konusunda giderek bir fikirbirliği oluşur gibi gözüksede bu duruna., ortak çözümler bulmak yerine müzik türlerini bugün için daha da birbirin den uzaklaştıran faktörler- olarak gözükmektedir. Eğitimle ilgili sorunlar diğer önemli bir konudur. Sonuç olarak müzik konusunda 35 yılda meydana gelen gelişmeler incelendiğinde, gelişmeye çok sayıda faktörün etki ettiği görülmektedir. Bu faktörlerden önemli birisi olarak gördüğümüz yayın faliyeti daha da yoğunlaşmaya ve. derlenip toplanmaya ihtiyaç duymaktadır. Başta da belirttiğimiz gibi bir takım bilgileri elde etmek, aramak neyi aradığına istediğine son derece bağlıdır. Bu anlamda bu çalışmanın konuyla ilgili kişilere faydalı olacağı inancındayım.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Gelişmekte olan ülkelerde dış borç sorunu ve Türkiye örneği

    Başlık çevirisi yok

    NEDİM TİMUROĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    Maliye Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ARİF NEMLİ

  2. Maltepe Başıbüyükte Süreyya Paşa Köşkü restorasyon projesi

    The Restoration project for Süreyya Pasha's Kiosk at Maltepe-Başıbüyük

    EMİNE PİLLİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    DOÇ.DR. NUR AKIN

  3. Avrupa Birliği oluşumunda Türkiye'nin yeri: Türkiye-Avrupa ilişkileri

    Başlık çevirisi yok

    MURAT TATAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    DOÇ.DR. RAUF VERSAN

  4. IQ persel örten çift sisteminin fotoelektrik ışık ölçümü ve fotometrik analizi

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER LÜTFİ DEĞİRMENCİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Astronomi ve Uzay BilimleriEge Üniversitesi

    Astronomi ve Uzay Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. CENGİZ SEZER

  5. Dergi tasarımı

    Magazine design

    AYŞE MELİS TUNCAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Güzel SanatlarMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

    Grafik Ana Sanat Dalı

    PROF. YURDAER ALTINTAŞ