Geri Dön

Sıçanlarda oluşturulan interpolasyon flebi modelinde İnsan Rekombinant Epidermal Büyüme Faktörü kullanımının neovaskülarizasyon ve pedikül ayrılma süresine etkisi

The effect of Human Recombinant Epidermal Growth Factor on neovascularization and pedicle division time in a rat interpolation flap model

  1. Tez No: 699023
  2. Yazar: AZİZ PARSPANCI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YAVUZ KEÇECİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: interpolasyon flebi, pedikül ayrılması, rekombinant insan epidermal büyüme faktörü, Cerrahi flepler, Cerrahi-plastik, Epidermal büyüme faktörü, Neovaskülarizasyon, Pedikulus, Rekombinasyon-genetik, Sıçanlar, interpolation flap, pedicle division, recombinant human epidermal growth factor, Surgical flaps, Surgery-plastic, Epidermal growth factor, Neovascularization, Pediculus, Recombination-genetic, Rats
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç:Plastik cerrahi pratiğinde interpolasyon flepleri geniş ve derin defektlerin kapatılmasında sıklıkla tercih edilen flepler arasındadır. Ancak klinik pratikte pedikül ayrılması için en az 2-3 hafta beklenmesi hala ciddi bir problem teşkil etmekte olup bu durum hastaların hastanede kalma sürelerini uzatmakta, çeşitli morbiditelere sebebiyet vermekte ve bunlara bağlı olarak hastane masraflarını artırmaktadır. Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) klinik pratikte yara iyileşmesini artırmak için kullanılan bir ajandır. İnterpolasyon fleplerinde pedikül ayrılma süresinin alıcı yataktan gelişen neovaskülarizasyona bağlı olduğu bilinmektedir ve bu süreç yara iyileşmesi aşamalarını içermektedir. Bu çalışmamızda erken dönemde yapılan pedikül ayrılmasında EGF'nin flep üzerine olan etkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem:Çalışmada Wistar albino cinsi olan ve ağırlıkları 200±50 gram arasında değişen 36 adet dişi ve erken sıçan kullanıldı. Sıçanlar ağırlık ve cinsiyet farkı gözetilmeksizin kontrol ve çalışma grubu olarak 2 ana gruba ayrıldı. Her ana grup kendi içinde 3 alt gruba ayrıldı. Tüm deneklerin sırt bölgesinden 1 adet kranial bazlı 5x5cm boyutunda, derinin tüm katmanlarını ve tabanda panniculus karnosus'u da içeren random cilt flebi eleve edildi. Tabandaki defektin 2,5cm' lik bölümü primer kapatılırken flep, distalde kalan 5x2,5cm' lik defekte inset edildi. Çalışma grubundaki deneklere flep inseti öncesi ¾'ü alıcı tabana,¼'ü de yara dudaklarına olacak şekilde toplamda 20 mikrogram tek doz Epidermal Büyüme Faktörü enjeksiyonu yapıldı. Kontrol grubundaki deneklere herhangi başka bir madde enjeksiyonu yapılmadı. Postoperatif 8., 11. ve 14. günlerde her alt gruptaki 6 adet sıçanın proksimal pediküllerine ayırma işlemi yapıldı. Pedikülü ayrılan her flep ayırma işlemi sonrası yedi gün boyunca takip edildi. Yedinci gün sonrası her flebin fotoğrafları çekildi ve histopatolojik örnekler de yine aynı günde alındı. Fotoğraflar Adobe Acrobat Reader DC 2021 programına aktarılarak her flepteki yaşayan alanlar ve nekroz alanları piksel ve yüzde olarak ölçülerek karşılaştırıldı. Tüm deneklerin flepleri histopatolojik olarak incelenerek reepitelizasyon, yangı, fibroblastik aktivite, granülasyon dokusu formasyonu ve neovaskülarizasyon parametreleri üzerinden karşılaştırıldı. Bulgular:İstatistiksel sonuçlar değerlendirildiğinde kontrol grubundaki alt grupların kendi içinde yapılan yaşayan flep alanı ve nekroz alanları karşılaştırmaları arasında anlamlı fark olduğu (p=0.009) ancak çalışma grubundaki alt gruplar arasında yaşayan flep alanları arasında anlamlı fark olmadığı izlenmiştir (p=0.115). Histopatolojik sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildiğinde postoperatif 8. günde pedikül ayrılması yapılan çalışma grubunda, aynı gün pedikül ayrılması yapılan kontrol grubuna göre fibroblastik aktivite, granülasyon dokusu ve neovaskülarizasyonun anlamlı olarak daha yüksek olduğu (p<0.05), postoperatif 11. günde pedikülü ayrılan çalışma grubunda, aynı gün pedikülü ayrılan kontrol grubuna göre granülasyon dokusu düzeyinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu (p=0.023) ve postoperatif 14. günde pedikülü ayrılan çalışma grubunda, aynı gün pedikülü ayrılan kontrol grubuna göre neovaskülarizasyon düzeyinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu izlenmiştir (p=0.027). Sonuç:Çalışmamızın sonucunda interpolasyon fleplerinde Epidermal Büyüme Faktörü uygulanması sonrasında yaşayan flep alanı açısından 11. günde anlamlı sonuçlar alınmışken, histopatolojik değerlendirme sonuçlarında farklı günlerde pedikül ayrılması yapılan tüm gruplarda özellikle neovaskülarizasyon olmak üzere farklı parametrelerde anlamlı sonuçlar alınmıştır. Çalışma Epidermal Büyüme Faktörü kullanımının yara iyileşmesini hızlandırdığını ve neovaskülarizasyon üzerinde olumlu yönde etkisi bulunduğunu göstermiştir. İnterpolasyon fleplerinin Epidermal Büyüme Faktörü tedavisiyle daha erken dönemde ayrılabileceği sonucuna varılmıştır.

Özet (Çeviri)

Aim:In Plastic Surgery practice, interpolation flaps are among the more frequently preferred flaps for closure of large and deep defects. However, waiting for at least 2 to 3 weeks for pedicle division is still a serious problem in clinical practice, since prolonged hospitalization of patients causes various morbidities and increases medical costs accordingly. Epidermal Growth Factor (EGF) is an agent used in clinical practice to enhance wound healing. The division time for the pedicle of interpolation flaps is depended on the neovascularization from the recipient bed, and this process includes wound healing stages. In this study, we aimed to investigate the effect of EGF on the flap in early pedicle division. Materials and Methods: In the study, 36 female and male rats of Wistar albino genus weighing between 200±50 grams were used. Regardless of their weight and gender, the rats were divided into 2 main groups as control and study groups. Each main group was divided into 3 subgroups in itself. A random cranial based skin flap of the size of 5x5cm was elevated from the back region of all subjects, including all layers of the skin and panniculus carnosus. While the 2.5 cm portion of the defect was closed primarily,the flap was inset into the distal 5x2.5 cm portion. Before the inset of the flap, in the study group, a single dose of 20 micrograms Epidermal Growth Factor was injected to the recipient site and to the wound edges, divided into ¾ and ¼ respectively. The subjects in the control group were not injected with any other substance. On the 8th, 11th and 14th postoperative days, proximal pedicle division was performed on the 6 rats in each subgroup. Each flap was followed for the next seven days following the division from its pedicle. After the seventh day, each flap was photographed, and histopathological samples were collected. The photographs were transferred to the Adobe Acrobat Reader DC 2021 program and the living areas and necrosis areas in each flap were compared by counting pixels and calculating percentages. The flaps of all subjects were examined histopathologically and compared on parameters of reepithelialization, inflammation, fibroblastic activity, granulation tissue formation and neovascularization. Results:When the statistical results were evaluated by comparing living flap area and necrosis area, a significant difference was observed between the subgroups in the control group (p=0.009), but there was no significant difference between the subgroups in the study group (p=0.115). When the histopathological results were evaluated statistically, it was observed that fibroblastic activity, the amount of granulation tissue and neovascularization were significantly higher in the study group whose pedicle was divided on the 8th postoperative day compared to the control group whose pedicle was divided on the same day (p<0.05). Also, the amount of granulation tissue was significantly higher in the study group whose pedicle was divided on the 11th postoperative day compared to its control (p=0.023). Besides, the level of neovascularization was significantly higher in the study group whose pedicle was divided on the 14th postoperative day compared to the control group whose pedicle was divided on the same day (p=0.027). Conclusion:As a result of our study,significant difference was measured in terms of living flap area on the 11th day after the administration of Epidermal Growth Factor in interpolation flaps, while in all groups that underwent pedicle division on different days, the histopathological evaluations yielded significant results in different parameters, especially neovascularization. The study showed that the use of Epidermal Growth Factor accelerates wound healing and has a positive effect on neovascularization. It was concluded that interpolation flaps can be divided earlier with Epidermal Growth Factor treatment.

Benzer Tezler

  1. Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi

    The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins

    CANAN NEBİGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU

  2. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Acil yardım ve tedavi hastanelerinin idari mali ve teknik yönden planlaması

    Başlık çevirisi yok

    SERVET OKUYUCU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    HastanelerGazi Üniversitesi

    Kazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HİKMET PEKCAN

  4. Çinkonun eritrosit membran akışkanlığına etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ABDURRAHMAN ŞERMET

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    BiyokimyaAkdeniz Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLSEN ÖNER