Geri Dön

Böbrek hücreli karsinomda prognostik faktörlerin incelenmesi

The Prognostic factors in renal cell carcinoma

  1. Tez No: 69880
  2. Yazar: ELİF ÜLKER AKYILDIZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NESRİN UYGUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Karsinoma-renal hücreli, Neoplazmlar, Prognoz, Carcinoma-renal cell, Neoplasms, Prognosis
  7. Yıl: 1998
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET VE SONUÇ Ocak 1987-Aralık 1996 tarihleri arasında İstanbul Üniveristesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda tanı almış 116 BHK olgusu klinik ve morfolojik özellikler açısından retrospeküf olarak değerlendirildi. Bu çalışmanın başlangıçdaki amacı patolojik prognostik parametreler ile yaşam süresini karşılaştırmaktı. Ancak klinik izlemelerde çok az hastanın yaşam süresi ile ilgili bilgi elde edilebildiği için bu amaç gerçekleştirilemedi. Bu nedenle olgulara ait makroskopik ve mikroskopik özellikler ( çap, nükleer grade, hücre tipi, patern gibi) ile prognostik önemi olan diğer patolojik parametreler arasındaki ilişki araştırıldı. Elde edilen bulgular, literatür bilgileriyle karşılaştırıldı. Bu çalışmamızdan çıkan sonuçlar şunlardır:. BHK erişkin çağda ve erkeklerde daha sık görülmektedir.. Sağ ve sol böbrek arasında tutulum açısından fark yoktur. Tümör genellikle böbreğin bir kutbunda yerleşmektedir.. Hastalarda en sık görülen şikayetler kostovertebral ağrı ve hematüridir.“Klasik triad”denilen semptomlar grubu tanıya yardımcı olmakla birlikte oldukça az hastada görülmektedir. -Hematürinin ortaya çıkışı, tümörün pelvis ve kalis duvarını invaze ettiğini, kostovertebral ağrının varlığı tümörün kapsül ve perinefrik yağ dokusunu invaze ettiğini düşündürür. 46. BHK'da olguların çoğunda ESH yüksek bulunmaktadır.. Cinsiyet ile prognostik faktörler arasında ilişki saptanmamıştır.. Sarkomatoid patem gösteren tümörler oldukça nadir olup, bu olgularda nükleer grade ve patolojik evre daha yüksek bulunmaktadır.. BHK'da kullanılan klasik hücre tipi sınıflaması yerine, çalışmamızda kullanılan ve Thoenes'in önerdiği sınıflamanın rutin boyalarla daha güvenilir bir hücre tipi ayırımına olanak verdiği gözlenmiş ve hücre tipinin prognostik değerini araştırmada bu sınıflamanın kullanılması gerektiği düşünülmüştür.. Kromofob hücre henüz çok yeni bir kavram olup rutin boyalarla kesin karar verilemeyen olgularda, bu hücre tipi için kolloidal demir metodunun yararlı bir teknik olduğu görülmüştür.. Tümör çapı, nükleer grade, nekroz gibi parametreler hastanın yaşam süresi ile karşılaştırılamamış olmakla birlikte diğer prognoz faktörleri ile karşılaştırılmalarının sonuçları, bunların prognoz açısından önemli olduklarını ortaya koymuştur.. Çalışmamızda bağımsız bir prognostik faktör olarak kabul edilen AgNOR değeri ile çap, nükleer grade, nekroz ve hücre tipi arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. 47

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.