Respiratuvar distres sendromu tanısı alan prematüre bebeklerin kan plazma örneklerinde CRP, IL6, fibrinojen, alfa 1 antikimotripsin ve alfa 1 antiproteinaz düzeylerinin RDS şiddeti ile ilişkisi
The relationship between respiratory distress syndrome intensity and CRP, IL6, fibrinogen, alpha-1 antichymotrypsin, alpha-1 antiproteinase levels in blood plasma samples of preterm babies with respiratory distress syndrome
- Tez No: 697169
- Danışmanlar: PROF. DR. FATMA DUYGU ÖZEL DEMİRALP
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Biyoteknoloji, Biyoloji, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Biotechnology, Biology, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Biyoteknoloji Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Respiratuvar distres sendromu (RDS) prematüre bebeklerde, surfaktan eksikliğine bağlı gelişen bir hastalıktır. Hastalarda morbidite ve mortaliteyi arttıran bir nedendir. Respiratuvar distres azalan kompliyans ve pulmoner ödemle karakterizedir. Bu değişiklikler alveollerde kollapsa neden olur. Böylece alveoller düzeyde gaz değişimi bozulur. Doğumdan hemen sonra alveolar epitelyum hücrelerinde nekroz gelişir ve bu hücrelerin yerinde hiyalen membranlar oluşmaya başlar. Dilate hava yollarını çepeçevre saran hiyalen membranlar, hasarlı epitelyum ve kapillerlerden akciğer yüzeyine sızan plazma proteinlerinin koagülasyonu sonucu ortaya çıkar. Surfaktan eksikliği ile birlikte ortaya çıkan enflamatuvar yanıt sendromu, patolojik bulguların gelişmesine yol açan en önemli nedenlerden birisidir. Çok düşük doğum ağırlıklı (gebelik haftası <32 hafta ve/veya doğum ağırlığı <1500 gram) 59 prematüre bebeğin alındığı çalışmada 30 bebek surfaktan tedavisi almıştır. Surfaktan tedavisi alan bebeklerin, tedavi öncesi CRP, IL-6, fibrinojen, alfa-1 antikimotripsin ve alfa-1 antitripsin düzeyleri ile tedavi sonrası düzeyleri ve kontrol grubu karşılaştırılmıştır. Alfa-1 antikimotripsin ve alfa-1 antitripsin nötrofil proteazları inhibe eden proteaz inhibitörleridir. Bu çalışmada alfa-1 antikimotripsin ve alfa-1 antitripsin plazma düzeylerindeki değişimler western blot deneyleri ile gösterilmiştir. Bu çalışmada alfa-1 antitripsin düzeyinin RDS'li hastalarda surfaktan tedavisi öncesi düşük olduğu, surfaktan tedavisi sonrası yükseldiği görülmüştür. Bu durum akut faz reaktanı olan alfa-1 antitripsinin enflamasyon sırasında yükselmesine karşın proteaz inhibitörü olmasından dolayı hızla tüketildiğini ve surfaktan tedavisi sonrasında tekrar yükselişe geçtiğini göstermektedir. Böylece enflamasyon bölgesindeki kronik hasarı önlemekte parankimin zarar görmesini engellemektedir. Western blot deneylerinde alfa-1 antikimotripsin'in 65 kDA'luk alt ünitesinde azalma olduğu görülmüştür. Bu alt ünite akut faz reaktanı olarak değerlendirilecek olursa fibrinojen pikinden daha geç cevap veren bir akut faz protein ünitesi olabileceği düşünülmektedir. Akut enflamasyon sırasında hızla tüketilen bir proteaz inhibitörü olarak görev yapmaktadır. Bu çalışmada, alfa-1 antitripsin ve alfa-1 antikimotripsinin surfaktan tedavisi ile kan plazma örneklerindeki değişimi ile birlikte bu proteinlerin hasta prognozu ve tekrarlayan surfaktan ihtiyacı ile ilişkisi gösterilmiştir.
Özet (Çeviri)
Respiratory distress syndrome (RDS) is a disease that develops in premature babies due to surfactant deficiency. It is a cause that increases morbidity and mortality in patients. Respiratory distress is characterized by decreased lung compliance and pulmonary edema. These changes cause collapse in the alveoli. So gas exchange at the alveolar level has disrupted. It is the necrosis of alveolar epithelium cells that occurs within the first half hour after birth and hyaline membranes replace instead of epithelial cells detached from the basement membrane. Coagulation of plasma proteins leaking from damaged capillar epithelium to the lung surface creates hyaline membranes surrounding the airways. Inflammatory response syndrome occurring with surfactant deficiency is one of the reasons leading to the development of pathological findings. 59 premature babies with very low birth weight (gestational week <32 weeks and / or birth weight <1500 grams) were included in this study and 30 of the babies received surfactant treatment. The pre-treatment CRP, IL-6, fibrinogen, alpha-1 antichymotrypsin and alpha-1 antitrypsin levels of babies who received surfactant treatment were compared with the post-treatment levels and the control group. Alpha-1 antichymotrypsin and alpha-1 antitrypsin are protease inhibitors that inhibit neutrophil proteases. In this study, changes in alpha-1 antichymotrypsin and alpha-1 antitrypsin plasma levels were demonstrated by western blot experiments. In this study, it was observed that alpha-1 antitrypsin level was low in patients with RDS before surfactant treatment and increased after surfactant treatment. This indicates that alpha-1 antitrypsin, which is an acute phase reactant, increases during inflammation, although it is consumed rapidly due to its protease inhibitor status and it increases again after surfactant treatment. Alpha-1 antitrypsin prevents chronic damage in the inflammation area and thus prevents damage of the lung parenchyma. A decrease in the 65 kDA subunit of alpha-1 antichymotrypsin was observed in western blot experiments. If this subunit is considered as an acute phase reactant, it may be an acute phase protein unit that responds later than the fibrinogen peak. It acts as a protease inhibitor that is quickly depleted during acute inflammation. In this study, the change in blood plasma samples of alpha-1 antitrypsin and alpha-1 antichymotrypsin with surfactant treatment and its relation with the patient's prognosis and recurrent surfactant requirement was shown.
Benzer Tezler
- Hipoglisemili çocuklarda beyin MRG bulguları
MRI findings in children with hypoglycemia
AHMET SAMİ GÜVEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıYüzüncü Yıl ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. HÜSEYİN ÇAKSEN
PROF.DR. YAŞAR CESUR
PROF.DR. ŞÜKRÜ ARSLAN
- Yenidoğan yoğunbakım ünitesinde respiratuar distres tanısı alan olgularda surfaktan tedavisi sonuçlarının retrospektif değerlendirilmesi
Resrospective evaluation of surfactant therapy results on newborn followed up with the diagnosis of respiratory distress syndrome in the newborn intensive care unit
BURCU DEDE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞÜKRÜ KÜÇÜKÖDÜK
- Prematüre bebeklerde patent duktus arteriyozusun kapatma tedavisi için kullanılan parasetamol ve ibuprofenin etkinliğinin karşılaştırılması
Comparison of efficacy of paracetamol and ibuprofen used for closure of patent ductus arteriosus in premature infants
NECATİ YÜKSEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEKİ BİLİCİ
- Ege Üniversitesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde 2013-2018 yılları arasında yatan hastalarda invaziv araç ilişkili enfeksiyonların retrospektif olarak araştırılması
A retrospective research between 2013 and 2018 device-assosiated infections in hospitalized neonates at Ege University Neonatal Intensive Care Unit
ZEYNEP BÜŞRA ALBAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET YALAZ
- Respiratuvar distres sendromlu preterm yenidoğanlarda NKX2.1 geninin yeni nesil dizi analizi ile araştırılması
Screening of the NKX2.1 gene in preterm newborns with respiratory distress syndrome by next generation sequencing
BETÜL TÜREN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDüzce ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SELMİN KARADEMİR