Obezitede insülin sekresyonunun oral ve intravenöz glikoz uyarısına göre değişiklikleri
The Changes of insulin secretion to oral and intravenous glucose stimulation in obesity
- Tez No: 69294
- Danışmanlar: PROF. DR. HATEMİ HÜSREV
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Glükoz, Obezite, İnsülin, Glucose, Obesity, Insulin
- Yıl: 1998
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZETObezitede gözlenen çeşitli metabolik değişiklikler arasında en çok ilgi çekeni glikoz intoleransı olmuştur. Ve pek çok araştırmacı bu ilişkiyi aydınlığa kavuşturmak için glikoz tolerans testinden yararlanmıştır. Ağız yolundan verilen glikozun; damar içi yoldan verilene göre, pakreasın insülin salınımı daha fazla uyardığının saptanmasıyla, çalışmacılar inkretin etkisi adı verilen bu etkinin patogenezdeki yerini anlamak amacıyla hem OGTT hem de IVGTT uygulamışlardır. Bununla birlikte bugüne kadar obezite de her iki glikoz tolerans testiyle yapılan çalışmalar çelişkili sonuçlar içermektedir. Açlıkta normoglisemi ve hiperglisemi, açlıkta normoinsülinemi ve hiperinsülinemi, azalmış, normal yada artmış insülinojenik indeksler erken, normal ve gecikmiş doruk glisemi ve doruk insülinemi zamanları tartışmaya oldukça acıktır. Bu değişik sonuçlarla bazı araştırmacılar obezite ile glikoz intoleransı arasındaki ilişkinin sebebini insülin direnci olarak göstermişlerdir. Biz bu çeşitli görüşlere kendi yorumumuzu katabilmek için, İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim dalında tanısı konmuş ve herhangi bir ilaç tedavisi almayan 17 Obez hastayla, cinsiyet, vücut-kitle indeksi ve yaş açısından benzer, 20 sağlıklı kişiden oluşan kontrol grubunu, glikoz tolerans testi yaparak insülin cevabı açısından değerlendirmek istedik.İnkretin etkisini inceleyebilmek amacıyla gruplara hem OGTT hem de IVGTT uyguladık. Oral glikoz tolerans testinde, National Diabetes Data Group'un kriterlerine göre; bozulmuş glikoz toleransı, hasta grubunda %41 kontrol grubunda %5 olarak bulundu. İntravenöz glikoz tolerans testinde k<1,0 değerine göre diabetik oran hasta grubunda %6 kontrol grubunda ise %5 oranında saptandı. Ayrıca intravenöz glikoz tolerans testinde hasta grubunda elde edilen“k”değeri ortalaması. 1,65 ±0.54 bulunurken kontrol grubunda: 1.48±1.14 bulundu. K değeri açısından hasta ve kontrol grubunda anlamlı fark bulunamadı (p<0,001 ). Her iki glikoz tolerans testinde de ölçülen glikoz ve insülin değerleri hasta grubunda daha yüksektir. Fakat IVGTT'nin 15. ve 30. dakikasındaki glisemi değerinin az anlamlı olarak (p<0.05) yüksekliği dışında açlık değerleri de dahil olmak üzere diğer dakikalardaki bu yükseklikler hem insülin hem de glikoz için istatistiksel olarak anlam taşımamaktaydı. İki testte de glisemi ve insülinemi doruk düzeylerine oral glikoz tolerans testinde 45.dakika ve intravenöz glikoz tolerans testinde 15. Dakika olmak üzere eş zamanlı olarak ulaşıldı. Ayrıca yine her iki glikoz tolerans testinde hasta ve kontrol gruplarında hesaplanan toplam ve delta insülinojenik indeksler arasında anlamlı fark bulunmuştur. Bu bize obez hastalarda pankreasın glikoza karşı verdiği insülin cevabının normal olmadığını gösterdi. Çalışmamızda glikoz tolerans testini iki yoldan uygulamamız, inkretin etkisini değerlendirmemize olanak sağladı. Hastalarda OGTT esnasında hesaplanan toplam insülinojenik indekslerin, IVGTT esnasında hesaplanana bölünmesiyle bulunan değerin ortalaması 2,04±1,24 iken kontrol grubunda 2,42+1,41 olarak bulundu. (p<0,001 ) Böylece enteroinsuler eksenin obezitede bozulmadığını hatta güçlendiğini saptamış olduk. Buna dayanarak obezite ileglikoz intoleransı arasındaki ilişkinin inkretin etkisinin azalmasına da bağlı olmadığı sonucuna vardık. Sonuç olarak; hasta grubunda bulunan yüksek glikoz intoleransı oranı ve düşük k değerine karşın insülinojenik indekslerin normal bulunmuş olması, glikoza bağlı pankreas insülin cevabının normal olup, obezitede gözlenen glikoz metabolizması bozukluğundan insülin direncinin sorumlu olduğunu düşündürmektedir. Literatür bilgilerinin de desteğiyle insülin direncinin önemli bir sebep olduğu ve bununla ilgili yeni çalışmalara gereksinim duyulduğu inancındayız.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- İnsulin sekresyonu ve glukoz homeostazı üzerine kalsiyum kanal blokeri, Nifedipin'in etkisi
Başlık çevirisi yok
ALİ ÖNDER KARAOĞLU
- Glikoz tolerans durumunun araştırılmasında erken insülin salgı fazının değeri
Başlık çevirisi yok
Ü. DENİZ SUNA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1990
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Obezlerde insülin direncini ortaya çıkarmak için glukoz klamp tekniğinin kullanımı
Başlık çevirisi yok
HASAN YILMAZ
- Premenopozal obez kadınlarda total vücut yağ dağılımının insülin direncine bağlı komplikasyonlar üzerine etkisi
Başlık çevirisi yok
SERDAR BAYSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıPamukkale Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Periferik insulin direncinin göstergesi olarak insulin, C-peptid salgılaması
Insulin, C-peptide secretions;As an indicator of the peripheric insulin resistance
İBRAHİM SÜVE