Multipl myelomlu hastalarda periferik kan ve kemik iliğinde myelom hücre ve öncüllerinin fenotipik yapısının klinik seyir ve prognozle ilişkisi
The Relationship of the phenotypic markers of myeloma cell and its progenitors in peripheral blood and bone marrow samples with clinical course and prognosis in patients with multiple myeloma
- Tez No: 69256
- Danışmanlar: PROF. DR. OSMAN İLHAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Akım sitometrisi, Fenotip, Multipl miyelom, Prognoz, Flow cytometry, Phenotype, Multiple myeloma, Prognosis
- Yıl: 1998
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Bu çalışmada; yeni tanı, plato ve refrakter fazdaki myelom olgularında periferik kan ve kemik iliğinde lenfosit ve plazma hücrelerinin fenotipik özellikleri akım sitometrik yöntemle belirlenerek; myelom hücre ve öncüllerini yansıtan yüzey antijenlerinin, adezyon moleküllerinin ve immün cevabm düzenlenmesinde rolü olan T hücre alt gruplarının hastalık aktivitesi, evresi ve sağkalım ile ilişkisi değerlendirildi. Ayrıca, tümör yükünü yansıttığı düşünülen çeşitli hematolojik ve biyokimyasal göstergelerin hastalık aktivitesi ile ilişkisi ve sağkalım üzerine etkisi araştırıldı. Yaş ortalaması 56.7 yıl olan 37' si erkek, 35'i kadın 72 multipl myelomlu hasta çalışmaya alındı. Olguların 33 'ü yeni tanı almıştı, 31 olgu refrakter, 8 olgu ise plato fazda bulunuyordu. Yeni tam alan olgulardan tedavi öncesi, refrakter ve plato fazlarda bulunan olgulardan ise tedavi sonrası alman periferik kan ve kemik iliği örneklerindeki lenfosit ve plazma hücre popülasyonlarında geniş bir monoklonal antikor paneli kullanılarak akım sitometrik analiz ile antijenik pozitiflik yüzdeleri ölçümlendi. Eş zamanlı olarak, kemik iliği plazma hücre yüzdesi, trombosit sayısı ve hemoglobin, eritrosit sedimentasyon hızı, total protein, albümin, kalsiyum, alkalen fosfataz, kreatinin, LDH, CRP ve 02-MG düzeyleri tayin edildi. Üç yıllık sağkalım oranı refrakter olgularda % 35.5, yeni tanı alan olgularda % 57.6 ve plato fazda bulunan olgularda % 100 bulundu (p<0.01). Evre EQ olgularda Evre I ve II olgulara göre üç yıllık sağkalım oram anlamlı olarak düşük idi (p<0.001). Hematolojik ve biyokimyasal parametrelerin hastalık aktivitesi ile ilişkisi araştırıldığında; kemik iliği plazma hücre yüzdesi (p=0.0001), hemoglobin düzeyi (p<0.0001), trombosit sayısı (p<0.05), sedimentasyon (p<0.05), 02-MG (p<0.05) ve total 60protein (p<0.05) düzeylerinin aktivite gruplan arasında anlamlı farklılık gösterdiği saptandı. Tek değişkenli sağkalım analizinde kemik iliği plazma hücre yüzdesi (p<0.0001), trombosit sayısı (p<0.01), LDH (p<0.01), hemoglobin (p<0.05), sedimentasyon (p<0.05), CRP (p<0.05), 02-MG (p<0.05) ve albümin (p<0.05) düzeylerinin sağkalımı anlamlı olarak etkilediği gözlendi. Kaplan-Meier survival analizi ile albümin için 3.5 gr/dl, kreatinin için 2.0 mg/dl ve 02-MG için 2.7 mg/L'nin altmda ve üstünde değerlere sahip olgular arasında sağkalım oranı bakımından anlamlı farklılıklar saptandı (sırasıyla p<0.001, p<0.001, p<0.01). Cox proportional hazard modelinde 02-MG düzeyi ve trombosit sayısının ölüm riskini bağımsız olarak arttıran faktörler olduğu gözlendi. Kemik iliği plazma hücre oranı için % 30 ve P2-MG düzeyi için 2.7 mg/L sınırlan esas alınarak düşük, orta ve yüksek risk gruplan tanımlandı ve Kaplan-Meier survival analizi ile bu risk gruplan arasında sağkalım açısından anlamlı farklılıklar tespit edildi (p<0.001). Periferik kan monoklonal antikor pozitiflik düzeylerinin hastalık aktivitesi ile ilişkisi değerlendirildiğinde; multidrug-resistance'ın belirlenmesinde kullandığımız monoklonal antikor olan CD38+CD4E3+ düzeyi refrakter olgularda yeni tanı alan olgulardan anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.01). CD19, CD38, CD38+CD19+ ve CD56+CD19+ düzeyleri plato fazdaki olgularda yeni tanı ve refrakter olgulardan anlamlı olarak düşük (p<0.05), CD10+CD19+ düzeyi ise yeni tanı alan olgularda diğer iki aktivite grubundan anlamlı olarak yüksek idi (p<0.05). Yeni tanı ve refrakter olgularda klonal B hücre fazlalığı (CBE) plato fazdaki olgulara göre belirgin olarak sık idi. Kemik iliğinde yapılan değerlendirmede ise CD56, CD56+CD19-, CD44+CDllb+ ve CD44 düzeyleri plato fazmdaki olgularda yeni tanı ve refrakter olgulardan (p<0.05), CD11b+CD19+ ve CD44+CD11b+CD19+ düzeyleri ise refrakter olgularda diğer iki aktivite fazına göre anlamlı olarak düşük tespit edildi (sırasıyla p<0.05 ve p<0.01). Evre I ve Evre II-III (ileri evre) olguların monoklonal antikor düzeyleri açısından karşılaştırılmasında; ileri evre olgularda periferik kan CD45RO (p=0.01) ve CD4 (p<0.05) düzeyleri ile CD4/CD8 oranı (p<0.05) Evre I olgulardan anlamlı olarak düşük; CD38 (p<0.01), CD38+CD19+ (p<0.05) ve PCA-1CD38 (p<0.05) düzeyleri ise anlamlı olarak yüksek bulundu. Kemik iliğinde ise Evre II-III olgularda PCA-1CD38 düzeyi Evre I olgulardan anlamlı olarak yüksek (p<0.05); CD45RA+RO+CD 19+, CD44+CD11b+CD19+ ve CD1 lb+CD19+ düzeyleri ise düşük saptandı (p<0.05). 61Monoklonal antikor düzeylerinin sağkalım üzerine etkisini değerlendirmek için her bir monoklonal antikor için verilerin dağılım şekline göre % 50 veya % 75 persantil değerleri sınır kabul edilerek, bu sınırın altında ve üstünde pozitiflik düzeyine sahip olgular Kaplan-Meier survival analizi ile karşılaştırıldı. Periferik kanda artmış CD3 (p=0.01), CD4 (p<0.01), CD8 (p<0.01) ve CD45RO (p<0.01) düzeylerine anlamlı olarak yüksek; CD10 (p<0.01), CD20+CD19+ (p<0.05), CD56+CD19+ (p<0.05), CD38 (p<0.05), CD38+CD3“ (p<0.05), CD11b (p<0.01) ve CD11b+CD19+ (p<0.05) düzeyleri ile CBE varlığına (p<0.01) anlamlı olarak düşük sağkalım oranlarının eşlik ettiği saptandı. Kemik iliğinde ise artmış CD3 (p<0.01), CD4 (p=0.001), CD8 (p<0.05), CD20 (p<0.01), CD45RA (p<0.05), CD45RA+CD19+ (p<0.05) ve CD11b (p<0.05) düzeylerine anlamlı olarak yüksek; CD56 (p<0.05), CD56+CD19- (p<0.01), CD56+CD19+ (p<0.05), CD38+CD3”(p<0.05) CD38+CD4E3+ (p<0.05) düzeyleri ile CD45RO/CD45RA oranına (p<0.05) anlamlı olarak düşük sağkalım oranlarının eşlik ettiği gözlendi. Sonuç olarak, multipl myelomda immün fenotipik yapının hastalık seyri ve sağkalımı etkilediği görülmektedir. Bu nedenle, myelom hücre ve öncüllerinin fenotipik yapısının ortaya konulması ve prognostik faktörlerin saptanması tedavi stratejilerinin belirlenmesine ve özellikle otolog periferik kök hücre transplantasyonu sırasında aferez ürününden CD38" kök hücre seleksiyonu ile gelişebilecek relapsların önlenmesi gibi tedavi uygulamalarına yardımcı olabilir. 62
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Multipl myelomlu hastalarda serum ferritin düzeyleri ile kemik iliği demir depolarının ilişkisi
Başlık çevirisi yok
MÜNCİ YAĞCI
- Multipl myelomlu hastalarda interlökin-6 ve C-reaktif proteinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
MELİH AKTAN
- Multiple myelomlu hastalarda beta-2 mikroglobulin ve laktik dehidrogenaz incelenmesi
Investigation of beta-2 microglobulin and lactic dehydrogenase in patient with multiple myeloma
CEVAT MEHMED
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1997
Hematolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜNÇAĞ DİNÇOL
- Multipl spontan abortuslu olgularda dermatoglifik analizler
Başlık çevirisi yok
DİLEK KOÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Kadın Hastalıkları ve DoğumAnadolu ÜniversitesiTıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURETTİN BAŞARAN
- Multiple sklerozda akustik refleks ve beyin sapı işitsel uyarılmış potansiyelleri değişikliklerinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
HÜSNÜ ÇALLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kulak Burun ve BoğazDokuz Eylül ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı