Yeni tanı kanser hastalarında saptanan sarkopeni ile leptin ve adiponektin düzeyleri arasında ilişki
Yeni tanı kanser hastalarında saptanan sarkopeni ile leptin ve adiponektin düzeyleri arasında ilişki
- Tez No: 688993
- Danışmanlar: PROF. DR. AHMET ALACACIOĞLU, DOÇ. DR. UMUT VAROL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Onkoloji, Oncology
- Anahtar Kelimeler: Adiponektin, Kas distrofileri, Leptin, Neoplazmlar, Adiponectin, Muscular dystrophies, Leptin, Neoplasms
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Kansere bağlı gelişen sarkopeninin etiyolojisi oldukça çeşitlidir. Olası fizyopatolojik mekanizmaların çoğu ya hipotektik ya da klinik araştırma konusudur. Bu bağlamda kanser ve sarkopeni gelişimindeki fizyopatolojik mekanizmaların aydınlatılması ilişkili faktörlerin açığa çıkarılması bu durumun erken tespiti ve önlenmesinde yardımcı olacaktır. Bu nedenle sarkopeni için biyobelirteçlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu biyobelirteçlere yönelik birçok çalışma yapılmaktadır. Fakat şu ana kadar leptin ve adiponektin ile sarkopeni ilişkisi inceleyen literatürdeki çalışmalar oldukça sınırlıdır ve kanserli hastalarda pek irdelenmemiştir. Biz yeni tanı alan kanser hastalarındaki sarkopenini ile leptin ve adipoenktin ilişkisini incelemeyi planladık. Materyal ve Metot: Çalışmamıza Ocak 2020 ile Haziran 2021 tarihleri arasında 3.basamak eğitim ve araştırma hastanesi olan hastanemizin Tıbbi Onkoloji Kliniği'ne başvuran 160 yeni tanı kanser hastası dahil edildi. Çalışma prospektif gözlemsel olarak yapıldı. Bu hastalar sarkopeni saptanan ve saptanmayanlar olmak üzere 80 kişilik 2 gruba ayrıldı. Bu hastalara vücut kompozisyon ölçümleri, BMI ve kas kitlesi ölçümleri yapılarak leptin ve adiponektin düzeyleri ölçüldü. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların medyan yaşı (aralık: 23-80) idi. Çalışmaya dahil edilen hastaların büyük çoğunluğu kolorektal, akciğer ve gastroözafegal kanserli hastalardan oluşmaktaydı. Herhangi bir kronik hastalığı olan hasta sayısı %38 idi. Sarkopenik hasta grubunda sırasıyla leptin düzeyi daha düşük saptanırken ve adiponektin düzeyi daha yüksek olarak bulundu. SMI ile leptin, adiponektin, yaş, BMI ve albümin düzeyleri açısından Spearman'ın korelasyon analizi yapıldığında; leptin ve adiponektin açısından SMI ile arasında negatif bir korelasyon saptandı. Lojistik regresyon analizinin bir parçası olarak sarkopeniyi bağımlı değişken ve leptin, adiponektini bağımsız değişkenler olarak ele aldığımızda, leptin dışında diğer faktörlerin bağımsız bir öngörücü olduğu gösterildi. SMI ile leptin, adiponektin, albümin ve BMI düzeyleri arasında basit lineer regresyon analizi yapıldığında sadece istatistiki anlamlılık leptin için vardı. HGS ile leptin, adiponektin, albümin ve BMI düzeyleri arasında basit lineer regresyon analizi yapıldığında ise leptin, adiponectin, albümin için istatistiki bir anlamlılık saptanırken VKİ için istatistiki bir bir fark görülmedi. Tartışma ve Sonuç: Yeni tanı alan kanser hastalarında sarkopeni ile leptin ve adiponektin arasında anlamlı bir ilişki olduğunu tespit ettik. Sarkopenik hastalarda leptin düzeyi daha düşük adiponektin düzeyi ise daha yüksek bulundu. Kanser hastalarında leptin ve adiponektinin sarkopeni için güvenilir belirteçler olarak kullanılabileceği sonucuna vardık. Bu sonuçlar, yaklaşmakta olan sarkopeninin belirteçleri olarak leptin ve adiponektini kullanmanın potansiyel ilgisini araştıran gelecekteki ileriye dönük çalışmaları teşvik etme potansiyeli oluşturacağını düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Giriş ve Amaç: Kansere bağlı gelişen sarkopeninin etiyolojisi oldukça çeşitlidir. Olası fizyopatolojik mekanizmaların çoğu ya hipotektik ya da klinik araştırma konusudur. Bu bağlamda kanser ve sarkopeni gelişimindeki fizyopatolojik mekanizmaların aydınlatılması ilişkili faktörlerin açığa çıkarılması bu durumun erken tespiti ve önlenmesinde yardımcı olacaktır. Bu nedenle sarkopeni için biyobelirteçlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu biyobelirteçlere yönelik birçok çalışma yapılmaktadır. Fakat şu ana kadar leptin ve adiponektin ile sarkopeni ilişkisi inceleyen literatürdeki çalışmalar oldukça sınırlıdır ve kanserli hastalarda pek irdelenmemiştir. Biz yeni tanı alan kanser hastalarındaki sarkopenini ile leptin ve adipoenktin ilişkisini incelemeyi planladık. Materyal ve Metot: Çalışmamıza Ocak 2020 ile Haziran 2021 tarihleri arasında 3.basamak eğitim ve araştırma hastanesi olan hastanemizin Tıbbi Onkoloji Kliniği'ne başvuran 160 yeni tanı kanser hastası dahil edildi. Çalışma prospektif gözlemsel olarak yapıldı. Bu hastalar sarkopeni saptanan ve saptanmayanlar olmak üzere 80 kişilik 2 gruba ayrıldı. Bu hastalara vücut kompozisyon ölçümleri, BMI ve kas kitlesi ölçümleri yapılarak leptin ve adiponektin düzeyleri ölçüldü. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların medyan yaşı (aralık: 23-80) idi. Çalışmaya dahil edilen hastaların büyük çoğunluğu kolorektal, akciğer ve gastroözafegal kanserli hastalardan oluşmaktaydı. Herhangi bir kronik hastalığı olan hasta sayısı %38 idi. Sarkopenik hasta grubunda sırasıyla leptin düzeyi daha düşük saptanırken ve adiponektin düzeyi daha yüksek olarak bulundu. SMI ile leptin, adiponektin, yaş, BMI ve albümin düzeyleri açısından Spearman'ın korelasyon analizi yapıldığında; leptin ve adiponektin açısından SMI ile arasında negatif bir korelasyon saptandı. Lojistik regresyon analizinin bir parçası olarak sarkopeniyi bağımlı değişken ve leptin, adiponektini bağımsız değişkenler olarak ele aldığımızda, leptin dışında diğer faktörlerin bağımsız bir öngörücü olduğu gösterildi. SMI ile leptin, adiponektin, albümin ve BMI düzeyleri arasında basit lineer regresyon analizi yapıldığında sadece istatistiki anlamlılık leptin için vardı. HGS ile leptin, adiponektin, albümin ve BMI düzeyleri arasında basit lineer regresyon analizi yapıldığında ise leptin, adiponectin, albümin için istatistiki bir anlamlılık saptanırken VKİ için istatistiki bir bir fark görülmedi. Tartışma ve Sonuç: Yeni tanı alan kanser hastalarında sarkopeni ile leptin ve adiponektin arasında anlamlı bir ilişki olduğunu tespit ettik. Sarkopenik hastalarda leptin düzeyi daha düşük adiponektin düzeyi ise daha yüksek bulundu. Kanser hastalarında leptin ve adiponektinin sarkopeni için güvenilir belirteçler olarak kullanılabileceği sonucuna vardık. Bu sonuçlar, yaklaşmakta olan sarkopeninin belirteçleri olarak leptin ve adiponektini kullanmanın potansiyel ilgisini araştıran gelecekteki ileriye dönük çalışmaları teşvik etme potansiyeli oluşturacağını düşünmekteyiz.
Benzer Tezler
- Yeni tanı metastatik olmayan kolorektal kanserli hastalarda saptanan sarkopeni ile FGF21 ve irisin düzeyi arasındaki ilişki
The relationship between FGF21 and the level of irisin in patients with chocorectal cancer with non-metastatic cancer
SEVİNÇ ÇAĞLAR ECEMİŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Onkolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET ALACACIOĞLU
- Yeni tanı alan 1 ay-18 yaş arası kanser hastalarında başvuru anında ateşin sıklığı ve etyolojik açıdan değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
KADİR KILIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DİLDAR BAHAR GENÇ
PROF. DR. ZEYNEP YILDIZ YILDIRMAK
- Yeni paradigmaya göre akut koroner sendrom hastalarında lezyon ciddiyetinin sistemik immün inflamasyon indeksi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship of lesion seriousness with systemic immune inflammation index in acute coronary syndrome patients according to the new paradigm
BATUHAN ÖZBAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
KardiyolojiManisa Celal Bayar ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UĞUR KEMAL TEZCAN
- Akut myeloid lösemi tanılı olgularda yeni nesil dizileme'de myeloid panel analizi ile saptanan mutasyon profili, immunhistokimyasal belirteçler ve klinikopatolojik korelasyon değerlendirmeleri
Comparison of molecular analysis findings determined by new generation sequencing with immunhistochemical markers and clinicopathological parameters in acute myeloid leukemia
GÖKÇE SU CEYLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
PatolojiAydın Adnan Menderes ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FÜRUZAN DÖGER
- Biyokimyasal nüks olan prostat kanseri hastalarında PSMA pozitron emisyon tomografisinin yeri
The role of PSMA positron emission tomography in patients with prostate cancer with biochemical recurrent
UFUK ÇAMANLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
OnkolojiMersin Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMEL SEZER