Tip III çocuk humerus suprakondiler kırıklarında lateral 3 k-teli tespiti ile çapraz K-teli kadar etkili ve güvenli mi? Prospektif, randomize, karşılaştırmalı çalışma
Is lateral 3 k-wire fixation as effective and safe as cross k-wire fixation in type III children's humerus supracondylar fractures? A prospective, randomized, comparative study
- Tez No: 687837
- Danışmanlar: PROF. DR. CEMİL ERTÜRK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Humerus suprakondiler kırığı, Ulnar sinir, Lateral diverjans, Flynn kriterleri, deformite, Humeral kırıklar, Kemik deformasyonu, Kırık fiksasyonu, Kırıklar-kemik, Ortopedi, Ortopedik fiksasyon cihazları, Prospektif çalışmalar, Humerus supracondylar fracture, Ulnar nerve, Lateral divergence, Flynn criteria, deformity, Humeral fractures, Bone deformation, Fracture fixation, Fractures-bone, Orthopedics, Orthopedic fixation devices, Prospective studies
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çocuk humerus suprakondiler kırıklarında (ÇHSK) kapalı redüksiyon ve perkütan çivileme en yaygın ve kabul görmüş bir yöntem olmasına karşın, ideal K- teli tespit konfügrasyonu ile ilgili tartışmalar devam etmektedir. K-teli tespitindeki amaç, kırığı stabilize etmek, dizilimi sağlayıp redüksiyonu devam ettirmek ve nörovasküler yaralanma riskini en aza indirmektir. Biyomekanik çalışmalarda çapraz K-teli tespitinin en güvenli olduğu belirtilsede, klinik pratikte medialden uygulanan K-teli tespitine bağlı olarak artmış ulnar sinir yaralanma riskine dikkat çekilmiştir. Bu nedenle, lateralden diverjan K-telleriyle tespit yöntemlerine başvurulmuştur. Lateral iki adet K-telinin de zayıf tespit yöntemi olduğu, bu nedenle lateralden üç tel daha etkili olabileceği görüşü ortaya çıkmıştır. Bunun yanında ÇHSK'da çapraz K- teli ile üçlü diverjan lateral tespitinin karşılaştırıldığı çalışmalar oldukça kısıtlıdır. Bu nedenle çalışmamızda lateral üç K-telinin en az çapraz K-teli kadar etkin ve güvenli olduğunu incelemek için prospektif randomize karşılaştırmalı bir çalışma yapmayı amaçladık. Hastalar ve yöntem: Hastanemiz acil ortopedi polikliniğine getirilen ve ÇHSK tanısı konulan hastalar iki farklı cerrahi yöntemle tedavi edilecek şekilde prospektif, randomize ve karşılaştırmalı bir çalışma planlandı. 2-12 yaş arası suprakondiler humerus kırığı tanısı sahip 120 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar iki gruba ayrılarak, Grup 1 hastalar lateral üçlü K teli ile, Grup 2 hastalar ise çapraz K-teli ile tespit edildi. Her iki tekniğin cerrahi süre, skopi sayısı ve süresi, radyolojik, fonksiyonel ve nörolojik sonuçlarını karşılaştırıldı. Radyolojik incelemelerde humeroulnar açı, Baumann açısı, diafizometafizer açı, medial epikondiler epifizer açıları ölçüldü. Bunun yanında, Flynn skorlaması, varus-valgus deformite görünümü, etkilenen ekstremitenin nörolojik muayenesi ile fonksiyonel ve klinik bulgularımızı değerlendirdik. Bulgular: Demografik veriler her iki grupta birbirine benzerdi (p>0.05). Gartland sınıflamasına göre her iki grupta tip 3a fazlaydı (p<0.05). Ameliyat süresi ve skopi sayısı Grup 1 de fazlaydı (p<0.05). Ayrıca, radyolojik ve fonksiyonel sonuçlar her iki grupta benzerdi (p>0.05). Buna karşın, komplikasyon olarak Grup 2 de ulnar sinir arazı daha fazla olmasının yanında Grup 1 de ise K-teli migrasyonu, spur görünümü fazla idi (p<0.05). Sonuç: Sonuç olarak bu karşılaştırmalı çalışmamız da ÇHSK'de lateral üç K-teli ile çapraz pinleme arasında klinik ve radyolojik skorlar benzerdi. Bunun yanında operasyon süresi, skopi sayısının fazla olması, migrasyon ve spur gibi sorunlar lateralden K-telinin dezavantajı olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna karşın çapraz pinlemede ulnar sinir hasarı gibi medikolegal ciddi sorunlardan kaçınmak için alternatif seçenek olarak ÇHSK'de lateralden üç diverjan pinlemenin güvenle uygulanabileceğini düşünüyoruz.
Özet (Çeviri)
Introduction: Although closed reduction and percutaneous nailing are the most common and accepted methods in pediatric supracondylar fractures of the humerus, debates continue regarding the ideal K-wire fixation configuration. The purpose of K-wire fixation is to stabilize the fracture, maintain alignment and maintain reduction, and minimize the risk of neurovascular injury. Although it has been stated in biomechanical studies that crossed K-wire fixation is the safest, in clinical practice, attention has been drawn to the increased risk of ulnar nerve injury due to medial K-wire fixation. Therefore, fixation methods with lateral divergent K-wires were used. It has emerged that two lateral K-wires are also a weak fixation method, therefore, three wires from the lateral may be more effective. In addition, studies comparing crossed K-wire and triple divergent lateral fixation in pediatric humeral supracondylar fractures are very limited. Therefore, in our study, we aimed to conduct a prospective randomized comparative study to examine that three lateral K- wires are at least as effective and safe as cross-over K-wires. Patients and methods: A prospective, randomized and comparative study was planned in which patients who were brought to the emergency orthopedics outpatient clinic of our hospital and diagnosed with a pediatric humerus supracondylar fracture were treated with two different surgical methods. 120 patients aged 2-12 years with a diagnosis of supracondylar humerus fracture were included in the study. The patients were divided into two groups, Group 1 patients were fixed with three lateral K-wires, and Group 2 patients were fixed with diagonal K-wires. Surgical time, number and duration of fluoroscopy, radiological, functional and neurological results of both techniques were compared. In radiological examinations, humeroulnar angle, Baumann angle, diaphysometaphyseal angle, medial epicondylar epiphyseal angles were measured. In addition, we evaluated our functional and clinical findings with Flynn scoring, varus-valgus deformity appearance, neurological examination of the affected extremity. Results: Demographic data were similar in both groups (p>0.05). Type 3a was higher in both groups according to Gartland classification (p<0.05). The operation time and the number of fluoroscopy were higher in Group 1 (p<0.05). In addition, radiological and functional results were similar in both groups (p>0.05). On the other hand, as a complication, ulnar nerve palsy was more common in Group 2, and K- wire migration and spur appearance were higher in Group 1 (p<0.05). Conclusions: In conclusion, clinical and radiological scores were similar between lateral three K-wires and cross pinning in pediatric humeral supracondylar fractures in our comparative study. In addition, the operation time and the number of fluoroscopy are high, and problems such as lateral migration of K-wires and spur appear as disadvantages. On the other hand, we think that three divergent pinning from the lateral side can be safely applied in pediatric humerus supracondylar fractures as an alternative option to avoid serious medicolegal problems such as ulnar nerve damage in cross pinning.
Benzer Tezler
- Çocuk humerus suprakondiler tip II-III kırıklarında lateral iki adet K-teli tespitine medialden çapraz bir adet K-teli eklenmesi sonuçları değiştirir mi? Geriye dönük karşılaştırmalı çalışma
Does adding a K-wire medially crossed to lateral two k-wires fixation in children with humerus supracondylar type II-III fractures change the results? Retrospective comparative study
YUNUS ELMAS
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEMİL ERTÜRK
- Gartland evre II-III pediatrik suprakondiler humerus kırıklarında posterior ve çapraz pinleme ile sadece çapraz pinleme yöntemlerinin radyolojik ve klinik sonuçlarının karşılaştırılması-prospektif randomize kontrollü çalışma
Comparison of radiological and clinical results between posterior and cross-pinning and cross-pinning alone in gartland stage II-III pediatric supracondylar humerus fractures - a prospective randomized controlled trial
SAKHI AHMAD FAZLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Ortopedi ve TravmatolojiAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT YEŞİL
- Çocuk suprakondiler humerus kırıklarında uygulanan açık ve kapalı cerrahi metodların değerlendirilmesi
Comparison of open and closed surgical methods in the treatment of supracondylar humerus fractures of children
AHMET MURAT AKSAKAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Ortopedi ve TravmatolojiUludağ ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET BARTU SARISÖZEN
- Çocuk humerus suprakondiler kırıklarında kapalı redüksiyon ve perkütan pinleme ile tedavi edilen hastaların radyolojik ve klinik sonuçları
Radiological and clinical outcomes of pediatric patients with A supracondylar humerus fracture surgically treated with closed reduction and percutaneous pinning
OĞUZHAN MUSLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Ortopedi ve TravmatolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DAVUT KESKİN
- Çocuk displase suprakondiler humerus kırıklarında uyguladığımız cerrahi tedavi sonuçları
The results of the surgical treatment of displaced subracondylar humeral fractures in children
ERGİN ETKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Ortopedi ve TravmatolojiGataOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET KIRAL
YRD. DOÇ. DR. İBRAHİM AKMAZ